close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 82. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżî atme’u en yaġfira lî ḣatî-etî yevme-ddîn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle bir mabuttur ki kıyamet gününde umarım, hatamı da yarlıgar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Ahirette) Din (hesap ve ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O’dur;"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hesap gününde hatalarımı bağışlamasını umduğum kimse de O'dur.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Herkesin, vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğun hesabını vereceği, yalnız ilâhi mevzuatın yürürlükte olduğu gün, hatalarımı bağışlamasını umduğumdur.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendisinden din günü kusurlarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O'dur ki, hesab gününde günahımın bağışlanmasını kendisinden umarım.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ahiret günü hatalarımı affedeceğini umduğum O’dur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
75,76,77,78,80,81,82,83. İbrâhim şöyle demişti: “Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak âlemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Âhiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!”
Besim Atalay
swap_vert close
Ceza günü günahımı bağışlamasını umduğum da o»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum yine O'dur.”
Cemil Said
swap_vert close
75-82. İbrâhîm "Biliyor mısınız ki sizin sizin tapdıklarınız ve âbâ ve ecdâdınızın tapmış oldukları putlar benim düşmanlarımdır kâinâtın sâhibi yalnız bir Allâh vardır. O Allâh beni yaratdı hidâyete sevk itdi, benim rızkımı ve içeceğimi virdi, hasta oldığım vakit bana şifâ virir, beni öldürecek ve tekrâr diriltecekdir ve ümîd iderim ki dîn gününde günâhlarımı ’afv idecekdir." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
75,76,77,78,79,80,81,82,83. İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur.
Edip Yüksel
swap_vert close
" Yargı gününde, kusurlarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o ki ceza günü ben onun günahımı afivbuyurmasını niyaz ederim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve hesap gününde, *zellemi bağışlayacağını umduğum da Odur.”
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ve din günü¹ hatamı bağışlayacağını umduğum O'dur.”
1- Hesap günü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ceza gününde kusurlarımı yarlığayacağını umduğum da Odur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Dîn (hesab) günü hatâlarımı benim için bağışlayacağını umduğum O'dur!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve O ki, hesap gününde günahlarımı bağışlamasını ümit ederim.*
(*) Bu âyetlerin zâhirinden anlaşıldığı üzere Hz. İbrâhim’in kavmi ay, güneş ve yıldızlara veya bunların yerdeki sembolü olan putlara tapıyorlardı. Bu toplumun gökyüzündeki en büyük tanrıları güneş, yeryüzündeki en büyük tanrıları ise onun temsilcisi olan Baal adındaki put idi. Onlara göre insanların hayatını putlar yönetiyordu, yaratma ve yok etme işini de zaman yapıyordu (İbn Âşûr, XIX, 141). İşte burada Hz. İbrâhim, halkının Allah’ı bırakıp da tapmış oldukları bütün tanrıların uydurma, onlara tapanların da yanlış yolda olduklarına vurgu yapmış, bundan sonra da gerçek ve tapılmaya lâyık olan tanrının herşeyi /evreni yaratan, hidayete erdiren, yediren, bütün canlılar için gıdaları yaratan, içiren, yaşam için suyu var eden, hastalara şifa veren ve şifa için gerekli olan şeyleri var eden, ölümü gerçekleştiren, hayat veren ve hesap gününde günahları bağışlayan yüce Allah olduğuna dikkat çekmiştir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Din gününde hatalarımı bana bağışlamasını umduğum, yalnızca O dur” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yargı günü yanlış davranışlarımı yarlıgıyacağını umduğum da Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ceza gününde hatalarımın yarlıganmasını umduğum Zat, yine O/dur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Hesap/din gününde hatalarımı bağışlayacağını umduğum O’dur.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını ummakta olduğum da O'dur.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ve Yargı Gününde günahlarımı bağışlayacağını umduğum da, ancak Odur!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Umarım ki Din günü bana yanlışlarımı (günahlarımı) bağışlar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kıyamet günü kusurlarımı bağışlamasını umduğum da odur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ceza günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O’dur."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hesap gününde benim için hatalarımı bağışlayacağını umduğum [*] O’dur.
Hz. İbrahim’in bu sözü bir insanın peygamber bile olsa hata yapabileceğini, hatasını bağışlaması için Yüce Allah’a dua etmesi gerektiğini göstermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ve din günü günâhlarımı bağışlamasını umduğum da O (Allah)’tır.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Hesap Günü’nde hatalarımı bağışlamasını umduğum kimse de O’dur.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve O’dur hesapların görüleceği günde günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim. 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hesap Günü’nde, hatalarımı benden yana bağışlayacağını umduğum (tek) zât da O’dur.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve; din günü, günahlarımı bağışlamasını umduğum da O'dur" dedi. (Böylece onları bir kez daha uyardı. Fakat onların bu uyarılardan hiçbir ders almadıklarını görünce Rabbine yöneldi ve)
Osman Fırat
swap_vert close
"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve O'dur ki, cem gününde benim için kusurumu af ve setretmesini umarım (niyaz ederim.)»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum ulu Rabbim de yine O'dur. [4, 48]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ceza günü hatamı bağışlayacağını umduğum da O'dur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve kıyâmet gününde benin hatâlarımı mağfiret itmesini O'ndan tama' iderim" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hesap günü yanlış davranışlarımı bağışlamasını beklediğim de odur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kıyamet günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim de O'dur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Hesap gününde hatâlarımı bağışlayacağını umduğum da Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı ol kim ŧama' dutarın kim yarlıġaya baña yazuġumı yanud güni” ya'nį ķıyāmet.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kim umaram kim baña benüm günāhum baġışlaya ḳıyāmet günin‐de.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və qiyamət günü xətamı bağışlayacağına ümid etdiyim də Odur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Who, I ardently hope, will forgive me my sin on the Day of Judgement.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And who, I hope, will forgive me my faults on the day of Judgment.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّـذ۪ٓي
ve O ki
اَطْمَعُ
umarım
اَنْ يَغْفِرَ
mağfiret et-mesini
ل۪ي
benim için
خَط۪ٓيـَٔت۪ي
hatalarımı
يَوْمَ
günü
الدّ۪ينِۜ
din
"(Hesap günü olan o) Din günü hatalarımı mağfiret edeceğini umduğum da (yalnızca) O'dur."
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
طَمِعَ
Fiil-I
ط م ع
Umdu, ümide kapıldı, arzu etti
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
خَط۪ٓيـَٔت
İsim
خ ط ا
Hata, suç
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza