(Firavun, büyücülere): “Ben size izin vermeden siz, o (Mûsa’ya) inandınız ha?¹ Demek ki, size büyüyü öğreten büyüğünüz oymuş.² Öyleyse (size yapacağımı yakında) anlayacaksınız. Yemin olsun, sizin hepinizin ellerini ve ayaklarını çaprazlama kestireceğim ve hepinizi astıracağım!” dedi.
1 Firavun’un bu ifâdesinden; Firavunlar ve benzerlerinin, insanların nelere inanacaklarına kadar onlara zulmettikleri ve bunun, onların genel mantığı olduğu anlaşılmaktadır. Mefhum-i muhalifini alırsak, insanlara böyle davrananların da; firavun mantıklı kimseler olduğu anlaşılır. Bk. (A’raf: 123, Tâ Hâ: 71)2 Aslında firavun, büyücülerin büyü yapmayı Hz. Mûsa’dan öğrenmediklerini biliyordu. Zîrâ Hz. Mûsa firavuna gelip bu mucizeyi götermeden önce, o büyücüler zâten büyü yapıyorlardı. Böylece Firavun, yukarıda Hz. Musa için söylediği “deli” yaftasına bir de “büyücü” yaftasını ilave etti.