close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle âmentum lehu kable en âżene lekum(s) innehu lekebîrukumu-lleżî ‘allemekumu-ssihra felesevfe ta’lemûn(e)(c) leukatti’anne eydiyekum veerculekum min ḣilâfin veleusallibennekum ecma’în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Firavun, size izin vermeden inandınız ha dedi, şüphe yok ki o, sizin büyüğünüz, büyüyü o öğretti size; şimdi anlarsınız siz, mutlaka ellerinizi, ayaklarınızı çaprazvari kestireceğim ve hepinizi de astıracağım.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunu duyan Firavun kızgın ve hırçın şekilde: "Bana danışmadan ve) Benden izin almadan mı O’na iman ettiniz? (Hem O’na iman edecek ne var? O sadece büyücülükte sizden biraz daha ileri bir kişiden başkası değildir.) Kesinlikle o size sihri (büyüyü) öğreten büyüğünüz (yerinde) birisidir. (Haydi, bu kararınızdan vazgeçin, yoksa) Yakında (başınıza neler geleceğini görecek ve) bileceksiniz! (Şöyle ki:) Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi astırıp (en feci şekilde öldüreceğim)" diye (tehdit etmişti.)
[Not: Bugünkü zalimler de Firavun’un iman eden sihirbazlarına yaptığı gibi, gerçeği konuşanları ve halkı uyaranları, işkence ile öldürmek, hapsetmek, sürgüne göndermek ve düzenin nimetlerinden mahrum etmek peşindelerdi.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Firavun: “Ben size izin vermeden, O'na inanıyorsunuz öyle mi?” diye çıkıştı. “Size büyüyü öğreten ustanız bu olmalı mutlaka. Fakat yakında, nasıl intikam alacağımı göreceksiniz. Bana karşı gelmenizden dolayı ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim sonra hepinizi asacağım!” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun: “Ben size izin vermeden mi, ona boyun eğip güvendiniz? Anlaşıldı ki, size sihri öğreten büyüğünüzmüş o. Şimdi size yapacaklarımı göreceksiniz. Ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Hepinizi astıracağım.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? O size büyüyü öğreten büyüğünüzdür. Yakında muhakkak bileceksiniz. Sizin ellerinizi ve bacaklarınızı çaprazlama kesecek sonra hepinizi asacağım."
Ali Bulaç
swap_vert close
(Firavun) Dedi ki: 'Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Gerçek şu ki, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Firavun onlara şöyle) dedi: “- Ben size izin vermeden ona (Mûsa'ya) iman ettiniz, anlaşıldı ki o size büyü öğreten büyüğünüzmüş! O halde mutlaka yakında bileceksiniz: Muhakkak surette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve gerçekten hepinizi asacağım.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Firavun: “Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür. İlerde bileceksiniz. Ben, el ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun, “Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz, öyle mi?” diye çıkıştı. “Doğrusu o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Andolsun, yakında bileceksiniz, bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden ellerinizi ve ayaklarınızı doğrayacağım, hepinizi asacağım” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Firavun dedi ki: «Benden izin almadan ona inan mı getirdiniz, gerçekten o, size büyü öğreten büyüğünüz olmalı, yakında anlarsınız, Ellerinizi, ayaklarınızı verevine keseceğim, hepinizi asacağım da!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Firavun: “Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz, öyle mi?” diye çıkıştı. “Doğrusu o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Andolsun, yakında bileceksiniz, bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/mesleklerinizi ellerinizden alacağım, özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (daha sonra da ibret olması için) hepinizi asacağım” dedi.
Bkz. 7/124 ve dipnotu, 20/71 ve dipnotu.  
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn: "Ben size müsâ’ade itmezden evvel îmân itdiniz, dimek o sizin âmirinizdir. Sihri size o öğretdi. Lâkin başınıza gelecekleri görirsiniz. Aksi cihetlerden birer el ve ayağınızı kesdireceğim ve cümlenizi asacağım" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarınızı, and olsun, çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Firavun dedi ki: “Benim size izin vermemi beklemeden ona iman ediyorsunuz, öyle mi? Anlaşılan o, size sihri öğreten üstadınızmış! Ama şimdi göreceksiniz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Firavun, (kızgınlık içinde) dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Demek ki size sihiri öğreten büyüğünüzmüş o! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım!
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki, "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyücülüğü öğreten ustanız olmalı. Şimdi göreceksiniz: Ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama ke stireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ona, dedi: ben size izin vermeden iyman ettiniz, anlaşıldı ki o size sihri ta'lim eden büyüğünüzmüş, o halde mutlak yakında bileceksiniz, çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazına kestireceğim, hem muhakkak hepinizi çarmıha gerdireceğim»
Emrah Demiryent
swap_vert close
Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: “Ben size izin vermeden O’na îmân ettiniz ha! Anlaşıldı ki, o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz. Kesinlikle, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve hepinizi astıracağım!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Benden izinsiz ona iman ettiniz. Kesinlikle o size sihir öğreten büyüğünüzdür! Şunu kesin olarak bilin ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Fir'avn) dedi ki: «Ben size izin vermeden siz ona îman etdiniz ha! Hakıykat size büyüyü öğreten büyüğünüzmüş o! O halde yakında bileceksiniz. Herhalde sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesdireceğim, sizin topunuzu behemehal çarmıha gerdireceğim»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Fir'avun:) “(Ben) size izin vermeden ona îmân ettiniz, öyle mi? Şübhesiz ki o, gerçekten size sihri öğreten büyüğünüzmüş. Ama ileride elbette göreceksiniz. Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi kesinlikle asacağım!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Firavun) dedi ki: ‘’Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Demek ki size sihri öğreten büyüğünüzmüş o! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz. Elbette (bana karşı yaptığınız) muhalefetten dolayı (sizin) ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, (ellerinizde ve ayaklarınızda yaralar açıp size işkence edeceğim) ve (idam etmek üzere) hepinizi asacağım.’’ *
(*) Buradaki (قطع)‘’ kelimesinden maksat el ve ayakların kesilip koparılması anlamında olması mümkün değildir, çünkü bütün eller ve ayaklar kesilirse, bunların asılması da mümkün olamayacağı gibi, aynı zamanda böyle bir şeyin tapılması da anlamsız olur. Not: Ayette geçen ((خِلَافٍ ‘’hilafin’’ kelimesi ise muhalafet etmek’’anlamındadır. Aşağıdaki tefsir metinlerine de bakılabilir. Ayrıca nasıl ki Yusuf-31’de (وقطعن أيديهن)‘’ve katta’ne eydiyehunne, ‘’Onlar Yusuf’u görünce ellerini kestiler’’ şeklindeki ayetin fiziksel anlamda ‘’ellerini kesip koparmak’’ değilse, Maide- 33, 38 ve Ta-ha-71 vb. ayetlerde geçen aynı kelimenin fiziksel anlamda el ve ayaklarının kesilip koparılmasından ibaret olmaması gerekir. Bu nedenle bundan maksat el ve ayaklarında yaralar açıp onlara işkence yapmaktır. فقال لأقطعن أيديكم وأرجلكم من خلاف أي من أجل خلاف ظهر منكم ولأصلبنكم أجمعين كأنه أراد به ترهيب العامة لئلا يتبعوهم في الإيمان ( الشعراء 49) (تفسير النسفي)) ويجوز أن يبقى الخلاف على حقيقته أعني المخالفة ( 71 - تفسير سورة طه) ( تفسير الألوسي) )قوله ( من خلاف ) يحتمل أن يكون المعنى ( لاقطعن اىديكم وارجلكم من خلاف ) اى لاجل مخالفتكم أياى فتكون ( من ) تعليلية ( الاعراف-124 (الدر المصون في علوم الكتاب المكنون ) (والخلاف المخالفة – التوبة -81 ( القرطوبي) وقيل المعنى من أجل الخلاف الذي ظهر منكم والصلب التعليق على الخشب وهذا التوعد الذي توعده فرعون السحرة ليس في القرآن نص على أنه أنفذه وأوقعه بهم (البحر المحيط – أبو حيان) ويُحْتملُ أن يكون المعنى: لأقَطِّعَنَّ لأجْلِ مخالفتكم إيَّاي فتكون "مِنْ" تعليليةً وتتعلَّق على هذا بنفس الفعل، وهو بعيدٌ. (اللباب في علوم الكتاب) {لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ الخ ) هنا لا يمكن أن يكون التقطيع للأيدي والأرجل بتراً وجزاً، وإلا لما تحقق له الصلب بعد التقطيع، إذ كيف تصلب جثة بلا أيدي ولا أرجل. وأي معنى لصلب جثة مات صاحبها بعد قطع أطرافه، نقول هذا لأن فعل الصلب في الآية معطوف على فعل التقطيع،: المصدر : (قول في علم أسباب النزول – محمد شحرور) 2- قطع يد السارق لا يعني بترها)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun sihirbazlara “Ben size izin vermeden önce, iman mı ettiniz? Herhalde o (Musa) size sihir öğreten üstadınız. Şunu iyice öğreneceksiniz ki, çaprazlama olarak ellerinizi ve ayaklarınızı kesip, hepinizi sallandırıp asacağım. ” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Firavun dedi: «Sizler benim uygunum olmadan Ona inandınız, öyle mi? Besbelli ki size büyüyü öğreten büyügünüz budur. Yakında ben size göstereceğim. Ne olursa olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazvari kestireceğim, sonra da, ne olursa olsun, hepinizi birden astıracağım.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Firavun onlara dedi: «— Ben size izin vermeden evvel ona iman ettiniz. Çünkü o, size büyücülüğü öğreten büyük üstadınızdır. Yakında cezanızı göreceksiniz. Sizin ellerinizi, her biri bir yanda olarak keseceğim, topunuzu asacağım».
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Firavun da), “Ben size izin vermeden ona inandınız öyle mi? İyice anlaşıldı ki, o size sihri öğreten büyüğünüzmüş/hocanızmış. Öyleyse yakında bileceksiniz/göreceksiniz! Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve hepinizi astıracağım¹⁴” dedi.
14 Krş. A’râf, 7/123-124; Tâhâ, 20/71  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Firavun) Dedi ki: “Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Hiç tartışmasız o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse yakında bileceksiniz, şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp sallandıracağım.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu manzara karşısında öfkeden çıldıran Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız, öyle mi?” diye homurdandı, “Durun hele, şimdi anladım! Demek ki Mûsâ, size büyücülüğü öğreten üstadınız ve siz de Mûsâ adına çalışan birer ajandınız. Nasıl da düşünemedim; ta başından beri bunu plânlayıp bana oyun oynadınız. Fakat bana ihânetin cezası neymiş, göreceksiniz: Sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesecek, sonra da hepinizi hurma ağaçlarına asacağım! Mûsâ’nın Rabbi’nin azabı mı, yoksa benim azabım mı daha çetin ve daha sürekliymiş, o zaman göreceksiniz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ben size izin vermeden önce ona inandınız, öyle mi? O, size Sihr’i öğreten büyüğünüz. İlerde bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazına (hılaf’tan, ardı ardına) kestireceğim; topluca sizi çarmıha gerdireceğim!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fıravun: " Ona benden izin almadan inandınız. Demek size büyüyü öğreten büyük hocanız o imiş. Pek yakında göreceksiniz: ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesip hepinizi sallandıracağım. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavun, "Ben size izin vermeden mi inandınız? Musa size büyülü sözler öğreten büyüğünüzdür. Yakında bileceksiniz. Bakın size neler yapacağım. Ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra hepinizi asacağım!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Firavun) şöyle demişti: “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz, (öyle mi)! Şüphesiz ki o (Musa), size büyü öğreten büyüğünüzdür (akıl hocanızdır). İleride (size neler yapacağımı) elbette bileceksiniz. Dönekliğ(iniz)den dolayı kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı elbette kestireceğim ve hepinizi astıracağım!” [*]
Burada mesaj, [min hılâfin] ifadesi gereği el ve ayakların “çaprazlama” kesilmesinden ziyade, “döneklik” nedeniyle bu cezanın verilmesidir. El ve ayakların kesilmesiyle ilgili olarak benzer mesajlar: Mâide 5:33; A‘râf 7:124; Tâhâ 20:71.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Firavun, büyücülere): “Ben size izin vermeden siz, o (Mûsa’ya) inandınız ha?¹ Demek ki, size büyüyü öğreten büyüğünüz oymuş.² Öyleyse (size yapacağımı yakında) anlayacaksınız. Yemin olsun, sizin hepinizin ellerini ve ayaklarını çaprazlama kestireceğim ve hepinizi astıracağım!” dedi.
1 Firavun’un bu ifâdesinden; Firavunlar ve benzerlerinin, insanların nelere inanacaklarına kadar onlara zulmettikleri ve bunun, onların genel mantığı olduğu anlaşılmaktadır. Mefhum-i muhalifini alırsak, insanlara böyle davrananların da; firavun mantıklı kimseler olduğu anlaşılır. Bk. (A’raf: 123, Tâ Hâ: 71)2 Aslında firavun, büyücülerin büyü yapmayı Hz. Mûsa’dan öğrenmediklerini biliyordu. Zîrâ Hz. Mûsa firavuna gelip bu mucizeyi götermeden önce, o büyücüler zâten büyü yapıyorlardı. Böylece Firavun, yukarıda Hz. Musa için söylediği “deli” yaftasına bir de “büyücü” yaftasını ilave etti.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Firavun:] “Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz, öyle mi?” diye çıkıştı, “Size büyüyü öğreten ustanız bu olmalı mutlaka! ²⁶ Fakat yakında [benim intikamımı] göreceksiniz: içinizden çoğunun ellerini ayaklarını kestireceğim, hepinizi astıracağım!” ²⁷
26 Yani, “öylesine üstün bir büyücü ki, sizin hocanız olmuş olabilir”.27 Bkz. Yukarıdaki cümlede tekraren vurgulanan “çoğunun”, “hepinizi” ifadelerine açıklama getiren 5:33 hk. 44 ve 45. not, 7:124 hk. 92. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
–Firavun Ben size izin vermeden önce ona iman ettiniz öyle mi? Anlaşıldı demek ki size sihri öğreten büyük ustanız oymuş, fakat göreceksiniz yakında sizin sahip olduklarınızla ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim ve sizi hurma kütüklerinde sallandırıp idam edeceğim. 7/103...145
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Firavun) dedi ki: “Demek siz ben izin vermeden ona inandınız, öyle mi? Anlaşıldı ki o size büyüyü öğreten üstadınızdır; fakat pek yakında gününüzü göreceksiniz: dönekliğinizden dolayı[³²⁰³] ellerinizi ve ayaklarınızı mutlaka keseceğim ve topunuzu asacağım!”
[3203] “Dönekliğinizden dolayı” min hilâfinin karşılığı olarak verilmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun; "Ben size izin vermeden, ona inandınız ha!.. Şüphe yok ki o, sizlere sihir öğreten elebaşınızdır, şimdi cezanızı çekin bakalım!.. Andolsun ki ben, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve hepinizi çarmıha gereceğim " dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
(Fir’avn) dedi: "Ben size izin vermeden mi ona iman ettiniz? O, size sihir öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse (size ne yapacağımı) yakında bileceksiniz: Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Fir'avun) Dedi ki: «Ben size izin vermeden evvel siz ona imân ettiniz, şüphesiz ki, o size sihri öğretmiş olan büyüğünüzdür. Artık yakında bileceksiniz, elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamasına kestireceğim ve muhakkak ki sizi toplu bir halde astıracağım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Firavun: “Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Anlaşıldı: Size büyüyü öğreten ustanız oymuş! Size yapacağımı da yakında öğreneceksiniz. Farklı yönlerden olmak üzere el ve ayaklarınızı kesecek ve hepinizi asacağım! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Fir'avn) dedi: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse (size ne yapacağımı) yakında bileceksiniz: Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn: "Ben size izin virmezden evvel ona îmân mı itdiniz? O size sihri ta'lîm iden büyüğünüzdür. Şimdi görirsiniz. Elleriniz ve ayaklarınızı muhâlif taraflardan keseceğim ve cümlenizi asacağım" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ben izin vermeden ona inadınız öyle mi? Demek ki, o sizin büyüğünüz, size büyüyü öğreten adam. Göreceksiniz; kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamasına kesecek ve hepinizi asacağım” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Anlaşıldı ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür, elleriniz ve ayaklarınızı çaprazlama kestireyim ve sizi çarmıha gerdireyim de görün siz! dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Firavun “Fakat ben size izin vermeden iman ettiniz,” dedi. “Demek, bu size büyücülüğü öğreten büyüğünüzmüş. Siz görürsünüz; ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamasına kesip hepinizi asacağım.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Firavun haykırdı: "Ben size izin vermeden ona inandınız ha! Anlaşıldı, o sizin hepinize sihirbazlığı öğreten büyüğünüz. Yakında bileceksiniz. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlamasına keseceğim ve yemin olsun sizi toptan asacağım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti: fir'avn “įmān getürdüñüz aña andan ilerü kim destūr virem size. bayıķ ol uluñuzdur ol kim ögretti size cādūlıġı pes tįz [197a] bilesiz. gey kesem ellerüñüzi daħı ayaķlaruñuzı şaşru ya'nį śaġ el sol ayaķ daħı 'aśam sizi dükelcügüñüzi.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Fir‘avn eyitdi: İnanduñuz mı eger ben size destūr virmeden burun? Ol sizüñuluñuzdur ki size cāẕūluġı ögretdi. Siz bileceksiz, keser‐men ellerüñüzi veayaḳlaruñuzı muḫālif. Daḫı boġazuñuzdan aṣar‐men barçañuzı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Fir’on) dedi: “Mən sizə izin verməmişdən əvvəl siz ona iman gətirdiniz, çünki o, həqiqətdə sizə sehr öyrətmiş olan böyüyünüzdür. (Heç eybi yoxdur. Əzabımın nə olduğunu) sözsüz ki, biləcəksiniz. Mütləq əl-ayağınızı çarpaz kəsdirib hamınızı çarmıxa çəkdirəcəyəm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Pharaoh) said, Ye put your faith in him before I give you leave. Lo! he doubtless is your chief who taught you magic! But verily ye shall come to know. Verily I will cut off your hands and your feet alternately, and verily I will crucify you everyone.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Said (Pharaoh): "Believe ye in Him before I give you permission? surely he is your leader, who has taught you sorcery! but soon shall ye know!(3165) "Be sure I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will cause you all to die on the cross!"
3165 The sorcerers knew that they had met something very different from their tricks. Allah's spirit worked on them and they professed the True God. As they represented the intelligence of the community, it may be presumed that they carried the intelligence of Eygpt with them and perhaps some of the commonalty, who were impressed by the dramatic scene! Hence Pharaoh's anger, but it is the beginning of his decline!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
اٰمَنْتُمْ
iman ettiniz
لَهُ
ona
قَبْلَ
önce
اَنْ اٰذَنَ
izin ver-memden
لَكُمْۚ
size
اِنَّهُ
şüphe-siz o
لَكَب۪يرُكُمُ
elbet büyü-ğünüzdür
الَّذ۪ي
o ki
عَلَّمَكُمُ
size öğretti
السِّحْرَۚ
sihri
فَلَسَوْفَ
ama elbette yakında
تَعْلَمُونَۜ
bileceksiniz
لَاُقَطِّعَنَّ
mutlaka keseceğim
اَيْدِيَكُمْ
ellerinizi
وَاَرْجُلَكُمْ
ve ayaklarınızı
مِنْ خِلَافٍ
çaprazlamadan
وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ
ve kesinlikle sizi asacağım
اَجْمَع۪ينَ
hepinizi
(Firavun) Dedi ki: "Ben size izin vermeden önce siz ona iman ettiniz (öyle mi)! Şüphesiz o, size sihri öğreten büyüğünüzdür; ama yakında (buna karşılık size yapacaklarımı) bil(ip gör)eceksiniz! Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama (bağlayıp) keseceğim ve hepinizi kesinlikle asacağım!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَذِنَ
Fiil-I
ا ذ ن
İzin verdi, dinledi, kulak verdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
سِحْر
İsim
س ح ر
Sihir
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
قَطَّعَ
Fiil-II
ق ط ع
Kesti, ayırdı, böldü, parçaladı, biçti, kopardı
يَد
İsim
ي د ي
El
رِجْل
İsim
ر ج ل
Ayak
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خِلَافٌ
İsim
خ ل ف
Çaprazlama, muhalefet ederek, ardından
صَلَّبَ
Fiil-II
ص ل ب
Asıldı
اَجْمَعِين
İsim
ج م ع
Hepsi, hep beraber, topluca, topyekûn, tümüyle