close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 222. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Tenezzelu ‘alâ kulli effâkin eśîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, bütün yalancı ve suçlulara inerler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu şeytanlar) Onlar; (gerçeği tersine çevirerek) pervasızca yalan ve iftira düzmekten çekinmeyen, günaha (ve riyakârlığa) yönelen herkese (kötü maksatlı ve palavracı şair ve hatip kimselere) inerler. (Onları hayali kuruntulara sevk ederler.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar her günahkar, iftiracı, yalancı, sahtekar üzerine iner.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, bile bile günaha giren, iftirayı alışkanlık haline getiren herkesin üstüne çullanırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar her yalancı günâhkâra inerler.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, her düzenbaz günahkârın (kâhinlerle sahte peygamberlerin) üzerine inerler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Günahkâr, iftiracı olan herkesin üzerine inerler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.”
Besim Atalay
swap_vert close
Her yalancıya, günahlıya inerler!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar nerede kendi kendini aldatan bir günahkâr ve yalancı varsa ona iner.
Cemil Said
swap_vert close
Her yalancı ve îmânsızın yanına gelir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar, günahkar iftiracıların hepsine iner.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, her günahkâr yalancıya inerler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar günaha, iftiraya düşkün olan herkese inerler (onlara kötülüğü telkin ederler).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar her günahkar iftiracıya iner.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vebal yüklenici her bir sahtekâr üzerine inerler
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (şeyta) nlar yalana (ve iftiraya) düşkün olan her günahkâra inerler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bütün iftiracı günahkârlara inerler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar her günahkâr yalancının tepesine iner (ler).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) iftirâya düşkün, çok günahkâr olan herkesin üzerine iner.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar, çok iftira yapan (iftirayı alışkanlık hâline getiren), çok günah işleyen herkesin üstüne çullanırlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şeytanlar yalnızca sürekli yalan uyduran iftiracı günahkârlara inerler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
şeytanlar günaha, yalana düşkün olanların tepesine konarlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, uydurucu, günaha düşkün her kimseye inerler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Her günahkâr müfterinin [effâk] üzerine iner.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, bütün aşırı yalancı ve günah düşkünü kimselere inerler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar yalnızca düzenbaz, günahkâr insanlara inerler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her bir günahkâr iftiracıya iniyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlar. nerede suçlu ve iftiracı varsa onlara konuk oluyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar her günahkâr yalancıya gelir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar günaha, iftiraya düşkün olan herkese inerler. [*]
Burada “sebep-sonuç” ilişkisi vardır. Bu ayet şeytanın kimlere dost kılınacağının delilidir. İman etmemek, Kur’an’dan yüz çevirmek “sebep”, şeytanın dost edinilmesi ise “sonuç”tur. Benzer mesajlar: A‘râf 7:27; Meryem 19:83; Fussilet 41:25; Zuhruf 43:36.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, günâhtan korkmayan sahtekârlara¹ inerler.
1 Effâk: Çok yalancı, iftiracı, sahtekâr, Esîm: günâhtan korkmayan, vebal yüklenici şerli kimse, demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar nerede kendi kendini aldatan ⁹⁷ günahkar biri varsa ona inerler
97 Effâk terimi lugat olarak “büyük yalancı” yahut “yalancılığı huy haline getiren” kişi demektir; bu ayette ise, daha çok, “kendi kendini aldatan” anlamına gelmektedir; bu anlama geldiği, kendi kendini aldatan kimselerin ister istemez başkalarını da aldatmaya, başkalarına da yalan söylemeye yatkın olduklarına işaret eden sonraki ayetten de anlaşılmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar nerede bir iftiracı, nerede bir günahkâr varsa onlara inerler. 16/98...100
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar kendini aldatmayı alışkanlık haline getiren her günahkâra inerler;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ancak; günaha, yalana dadanan kimselerin üzerine inerler.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, her günahkâr yalancıya inerler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Her kezzab facir üzerine iniverir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar yalan ve iftiraya, günaha düşkün kimselere inerler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Her günâhkâr müfterîye nâzil olurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şeytanlar, hayırsız iftiracılardan hiç birinin peşini bırakmazlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, her günahkar, sahtekarlara inerler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nerede yalana düşkün bir günahkâr varsa ona iner.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Her bir dönek/iftiracı günahkâr üzerine iner onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iner her bir gey yalancı üzere ya'nį ķahinler yazuķlu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İnerler her yaman kişi üstine ki yazuġı çoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar hər bir yalançıya, günahkara nazil olarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They descend on every sinful, false one.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They descend on every lying, wicked person,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تَنَزَّلُ
iner
عَلٰى
üzerine
كُلِّ
herbir
اَفَّاكٍ
iftiracı
اَث۪يمٍۙ
günahkâr
Onlar, her bir iftiracı günahkâr üstüne inerler.
تَنَزَّلَ
Fiil-V
ن ز ل
İndi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اَفَّاك
Etken fiil
ا ف ك
Çok iftiracı, çok yalancı
اَثِيم
Sıfat
ا ث م
Günahkâr, günah işleyen