close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 214. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veenżir ‘aşîrateke-l-akrabîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve en yakın hısımlarını korkut.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim, Sen önce) En yakın akrabalarını uyar(makla tebliğe girişmelisin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve en yakın hısım ve akrabalarından başlayarak, erişebileceğin herkesi uyar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
En yakın akrabalarını, seninle samimi olan, sana yakınlık duyan arkadaş grubunu, sorumluluğu, hesap ve cezayı hatırlatarak uyar.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Önce) en yakın hısımlarını uyar.
214-215.İbnu Cerir`in İbnu Cureyc`den rivayet ettiğine göre: "(Önce) en yakın hısımlarını uyar" (214. ayeti kerime) diye buyurulunca Resulullah (a.s.) yakın akrabalarını uyarmaya başladı. Ancak bu durum (yani Resulullah (a.s.)`ın özellikle yakınlarıyla ilgilenmesi) diğer Müslümanların biraz ağırına gitti. Bunun üzerine Yüce Allah: "Mü`minlerden sana uyanlara kanatlarını ger" (215. ayeti kerime) diye buyurdu.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Önce en yakın soydaşlarını (Allah'ın dinine dâvet ederek, kendilerine öğüd ver de cehennem azabı ile) korkut.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve en yakın aşiretini uyar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yakın akrabalarını uyar!
Besim Atalay
swap_vert close
Kocundur en yakın hısımlarını
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Artık yakınlarından başlayarak (erişebildiğin) herkesi uyar!”
Öğüt vermeye en yakından başlamak gerekir ki uyarının diğer insanlara tesiri kolay olsun. Yakınların aldığı mesajla hayatlarında oluşacak değişiklik hiç şüphesiz çevredeki insanların dikkatini çekecek ve onların merakını artıracaktır. Bu da uyarının karşı tarafta kabul görmesini kolaylaştıracak ve insanların kısa zamanda hidayetine vesile olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber de tebliğ işine en yakınlarından başlamıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
En yakın akrabâna vaz’ ver nasîhat ve ’azâbu(A)llah ile ihâfe it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Önce en yakın hısımlarını uyar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Önce) en yakın akrabanı uyar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yakın akrabanı da uyar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Önce) en yakın akrabanı uyar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana en yakın olan insanları uyar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Önce) en yakın hısımlarını uyar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem en yakın hısımlarını inzar et
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim! Îmân etmedikleri takdirde başlarına gelecek olan azap ile ilgili olarak, diğer insanlardan önce sen) en yakın akrabalarını uyar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Önce yakın akrabalarını uyar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen (ilkin) en yakın hısımlarını inzâr et.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (önce) en yakın akrabâlarını korkut!(2)
(2)Bu âyet indirildiğinde Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz akrabâsını topladı ve: “Ey aşîretim! Allah-ü Teâlâ’ya îman ve itâatle kendinizi O’nun azâbından muhâfaza ederek kurtarın! Aksi takdirde benimle olan akrabâlığınızın faydası olmaz!” buyurdu. (Celâleyn Şerhi, c. 9, 413)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Sen en yakın akrabalarını da uyar. *
(*) … Önceki âyetlerde Hz. Peygamber’in genel anlamda insanlık için uyarıcı olarak görevlendirildiği ifade edilirken bu âyetlerde de özel olarak akrabalarını uyarması emredilmektedir. Bu buyruk Peygamber’in akrabası olmanın kimseye sorumluluğunu yerine getirmeme gibi bir ayrıcalık kazandırmadığını ifade etmesi bakımından önemlidir. Bu âyet inince Resulullah Kureyş kabilesine mensup inanan inanmayan, yakın uzak akrabasını veya temsilcilerini Safâ tepesinde toplayarak yakınlarından birinin peygamber olmasının Allah katında kimseye bir fayda sağlamayacağını, her şahsı ancak kendi imanının ve sâlih amelinin kurtaracağını haber vermiştir (Buhârî, “Tefsîr”, 26): (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen kendi yakın aşiretini uyar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen en yakınlarını uyarmakla işe başla.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Pek yakın kavim ve kabileni Allah azabıyle korkut.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Önce yakın akrabanı uyar!
Kadri Çelik
swap_vert close
(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyarıp korkut.
(İmam Ahmed bin Hanbel, Müsned c.1, s.111, 159 ve 333’te, Sa’lebi de kendi tefsirinde, Sadr’ul Eimme Muvaffak bin Ahmed el-Harezmi, Menakıb’da, Muhammed bin Cerir-i Taberi mezkur ayetinin tefsirinde, Tarih’ul Umem ve-l Müluk c.2, s.217’de, İbn-i Ebi’l-Hadid el-Mutezili Şerh-u Nehc’il Belağa, c.3, s.263 ve 281’de, İbn-i Esir, el-Kamil c.2, s.22’de, Hafız Ebu Naim Hilyet’ul Evliya’da, Hamidi Cem’un beyn’es Sahihayn’de, Beyhaki Sünen’un ve’d Delail’de, Ebu’l Fida, Tarih-u Ebu’l-Fida c.1, s.116’da, Halebi Siret’ul Halebiyye, c.1, s.381’de, Ebu Abdurrahman Nesai Hasais’ul Aleviyye s.6, 65. hadiste, Hâkim Ebu Abdullah Mustedrek c.3, s.132’de, Şeyh Süleyman Belhi el-Hanefi Yenabi’ul Mevedde 31. Bab’da, Muhammed bin Yusuf-i Genci eş-Şafii Kifayet’ut Talib 51. Bab’da ve daha başka birçok büyük âlimler kendi kitaplarında şöyle nakletmişlerdir: “Mezkur ayet nazil olduğunda, Resul-i Ekrem (s.a.a) akrabalarından ileri gelen kırk kişiyi, amcası Ebu Talib’in evine davet etti ve yemekten sonra onlara şöyle buyurdu: “Ey Abdulmuttalib oğulları! Allah-u Teala beni bütün insanlara ve özellikle sizlere peygamber olarak gönderdi. Ben de sizi iki kelimeyi (cümleyi) söylemeye davet ediyorum. Öyle iki kelime ki, dile hafif ve kolay, terazide ağır ve değerlidir. Siz bu iki kelimeyi söylemekle Arab’a ve Acem’e (Arap olmayanlara) egemen olacaksınız. Onlar emrinize girecek ve bütün ümmetler (milletler) size itaat edeceklerdir. Bu iki kelimeyle cennete girecek ve cehennemden kurtulacaksınız. O iki kelime; Allah’ın birliğine ve benim peygamberliğime şahadet etmenizdir. Kim (ilk şahıs olarak) bu davetimi kabul eder ve bana yardımda bulunursa, o benim kardeşim, benden sonra vezirim, varisim ve halifem olacaktır.” Resulullah (s.a.a) bu son cümleyi üç kere tekrarladı. Her üçünde de Hz. Ali’den başka kimse cevap vermedi. Hz. Ali (a.s) her defasında, “Ey Allah’ın peygamberi! Ben senin yardımcın ve yaverinim” diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.a) onu halifelikle müjdeledi ve şöyle buyurdu: “Bu (Ali), benim kardeşim, vasim ve aranızdaki halifemdir.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve ailen, komşuların, arkadaşların başta olmak üzere en yakın akrabalarından başlayarak, ulaşabildiğin bütün insanları Kur’an ile uyar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
En Yakın akrabalarını uyar!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sen önce yakın akrabalarını uyar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Önce en yakın akrabanı uyar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Önce) yakın akrabanı uyar! [*]
Bu ayet En‘âm 6:19, 92, A‘râf 7:158, Enbiyâ 21:107, Sebe‘ 34:28, Yâsîn 36:6, Şûrâ 42:7 ve Cum‘a 62:2-3. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
214,215. Ve (önce) akrabalarının en yakınlarını uyar. Ve sana uyan mü’minlere kanadını ger.¹
1 Kanat indirmek; tevazu, merhamet ve şefkatten istiâredir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve en yakınları[ndan başlayarak ⁹³ erişebildiğin herkesi] uyar
93 Her mümin erişebildiği herkese hakkı tebliğ etmekle sorumludur; fakat, bu tebliğe, hiç şüphesiz kendisine en yakın olan kimselerden ve özellikle de kendi sorumluluğu altında bulunan kimselerden yani, kendi ailesinden başlaması gerekir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve sen önce yakın akrabalarını uyar! 31/12...20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Artık senin aşiretinden olan yakınlarını uyar;[³²⁶⁶]
[3266] Sûrenin iniş zamanı dikkate alınırsa, bu çağrının bireysel davet döneminden çok sonraya denk geldiği anlaşılır. Şu halde bu çağrı, öncesine nisbetle Muhammedî davette yeni bir merhaleye işaret eder. O da, bireysel davetten kitlesel davet merhalesine geçiştir ki, bu âyet bu merhalede davet edilecek ilk kitlenin Allah Rasûlü’nün sosyal çevresi olduğunu âmirdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen ilkin yakın hısımlarını uyar.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve en yakın akrabânı/aşiretini uyar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve en yakınların olan aşiretini korkut.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Önce en yakın akrabalarını uyar!
Bu emir, İslâm’ın bir prensibini ortaya koymaktadır: Peygamber ve ailesi için hiç bir ayrıcalık yoktur. Hatta yükümlülükler önce onlardan başlamaktadır: Zekat diğer Müslümanlara düşerken, Peygamber ailesine haramdır. İlk kaldırılan faiz, Hz. Peygamberin amcası Abbas (r.a)‘ınki olmuştur. Faraza suç işlemeleri halinde Peygamber hanımlarının cezası iki misli olarak belirlenmiştir [33,30].  
Süleyman Ateş
swap_vert close
En yakın akrabanı uyar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve en yakın akrabânı Allâh'ın 'azâbından korkut.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen kavminden en yakınlarını uyar.
Şaban Piriş
swap_vert close
En yakın akrabanı uyar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Önce yakın akrabanı uyar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
En yakın akraba ve hısımlarını uyar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķorķıt ķabileni yaķınıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ögütle yā Muḥammed yaḳın ḳarāyiblerüñi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və ən yaxşın qohumlarını qorxut!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And warn thy tribe of near kindred,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And admonish thy nearest kinsmen,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَنْذِرْ
ve uyar
عَش۪يرَتَكَ
akrabanı
الْاَقْرَب۪ينَۙ
en yakın
(Resulüm! Önce) En yakın akrabanı uyar!
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
عَشِيرَة
İsim
ع ش ر
Aşiret, akraba
اَقْرَب
İsim
ق ر ب
En yakın, akraba