close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şems Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vel-ardi vemâ tahâhâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve yere ve onu döşeyene.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yeryüzüne ve onu (yaşam için bu denli elverişli) yayıp döşeyene,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
yeryüzünü ve onu döşeyene veya onun uçsuz bucaksız genişliğine,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun yeryüzüne ve Allahın, yeryüzünü düzenlediği ölçüye, plana, hesaba!
Ahmet Varol
swap_vert close
Yere ve onu yayana,
Ali Bulaç
swap_vert close
Yere ve onu yayıp döşeyene,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Arza ve onu döşeyene,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yere ve serilişine,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5,6,7,8. Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki, [762][763]
[762] Şems sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 147.[763] Yemin edilen 11 varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 149-156.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzüne, yeryüzünü döşeyene
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene,
Cemil Said
swap_vert close
arz ile ânı döşeyen
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yere ve onu yayana,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yere ve onu yayıp döşeyene;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10. Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yere ve onu döşeyene,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve yere ve onu döşeyene
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yere ve onu yayıp döşeyene,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve yere ve onu döşeyene,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
yere ve onu yayıb döşeyene,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem yere ve onu döşeyene!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yerküreye ve onu (hamur bezesi gibi) yuvarlatıp (geoit şeklinde düzenleyip kıtalar hâlinde) bölene, *
(*) Aşağıda da geçtiği gibi müfessir Mücahid ve el Ferra’ye göre, (طحا)’’tahâ’’ kelimesi Naziat 30. ayetteki (دحا) ’’daha’’kelimesiyle aynı anlamdadır. Mu’cemul Meani adlı Lügat kitabında ise, (دحا)’’daha’’nın anlamı; ‘’yerküreyi yaşam için hamur bezesi şeklinde düzenledi’’ anlamına gelir. Bildiğiniz gibi hamur bezesi tam yumurta gibi değil, biraz basıktır, yani geoit şeklindedir. Yine İbn Abbas’tan da nakledildiğine göre, (طحاها)’’tahaha’’ (أي قسمها)’’ ey kasameha’’yani ‘’yerküreyi (parçalara, kıtalara) böldü.’’anlamına da gelir. İşte hem (طحي) hem de (دَحَى) kelimelerinin anlamları aynı olup ‘’yerküreyi hem hamur bezesi gibi yayıp geoit şeklinde düzenlemek hem de İbn Abbas’a göre’’ yerküreyi kıtalar hâlinde bölmek’’ gibi anlamlara gelir. Özetle, Naziat- 30. aytten, yerkürenin göklerden daha sonra bugünkü durumda yaratıldığı ve bu yaratılışın küre şeklinde değil de hamur bezesi gibi, kutupları basık, dağı, vadileri bulunan yuvarlak bir şekilde olduğu anlaşılmaktadır. Yine Şems suresi 6. ayette olan ((طحاها ifadesinin de (دحاها) anlamında olduğundan, bu ayet, Naziat-30. ayeti de teyit etmektedir. İşte dünyanın hamur bezesi şeklinde (kutupları) basık olduğuna dair lügatlara ait metinler aşağıya alınmıştır. Yani (طحا) ‘’tahâ’’nın iki anlamı vardır. Biri geoit şeklinde yuvarlak olmak, diğeri kıtalara bölmek. Ayrıca bu ayet indiği zaman geçerli Batlamyus coğrafyasına göre yeryüzü tepsi gibi düz kabul ediliyordu, oysa bu ayet, o zamandan beri dünyanın yuvarlak, (geoit şeklinede) olduğuna işaret etmektedir. ( الله اعلم)عن ابن أبي نجيح، عن مجاهد، قوله: ( وَالأرْضِ وَمَا طَحَاهَا ) قال: دحاها – (تقسير الطبري) دحَى الخبّازُ العجينةَ: جعلها على هيئة بيضة (تعريف و معنى دحى في معجم المعاني ) وقال آخرون: بل معنى ذلك: وما قسمه ...عن عليّ، عن ابن عباس، في قوله: ( وَالأرْضِ وَمَا طَحَاهَا ) يقول: قسمها ((تقسير الطبري - تفسير الماوردي - تفسير القرآن (تفسير القران العظيم – ابن كثير) قال الفراء : طَحاها ودَحاها واحدٌ (المعجم: لسان العرب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzüne ve onun kalınacak satıh haline getirilişine,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yeryüzü, onu döşeyen hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yer ve onu yayan hakkı için,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzüne ve onu yayana,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve yere ve onu yayıp döşeyen kudrete.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsunyeryüzüne ve oradaki canlıların huzur ve güven içinde yaşayabilmesi için, onu her türlü nîmet ve imkânlarla donatarak bir halı gibi yayıp döşeyene!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer’e ve onu yayıp döşeyene / döndürene / yuvarlayana!
Mehmet Çakır
swap_vert close
5,6. göğe ve onu yapana // yere ve onu döşeyene,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yere ve onu yayana,
Mehmet Türk
swap_vert close
Yeryüzüne ve onun düzenlenişine,
Muhammed Esed
swap_vert close
ve yeryüzünü, onun (uçsuz bucaksız) genişliğini!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yeryüzüne ve onu kuşatan bitki örtüsüne. 13/3, 16/12...16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
yeryüzü ve onu (yumurta misali) yuvarlak yaratan güç şahit olsun![⁵⁷⁵⁰]
[5750] Tahâhâ ile Nâzi’ât 30’daki dehâhâ iştikak-ı ekber açısından birbirine yakındır (Ferrâ). İkisi de yeryüzünün yuvarlaklığına delâlet eder. Burada mâ ile gelen tahâhâ, canlı hayatı temsil eden biyosfer tabakasının yeryüzünü çepeçevre kuşatmasına da bir işaret olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yere ve onu yayıp döşeyene, (âlemlerin Rabbine)
Osman Fırat
swap_vert close
Yeryüzü ve onun yayılıp döşenmesi,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yere ve onu yayıp döşeyene.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yer ve onu yayıp döşeyen,
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene andolsun.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yer ve onı döşeyen
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
yeryüzü ve onu döşeyen[*],
[*] Naziat 79/30 dipnotu  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yere ve onu yayana.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yere ve onu döşeyene.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yir ḥaķķıçun daħı anuñ ḥaķķıçun kim döşedi anı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve yirler ḥaḳḳı‐çun ve anı döşeyen ḥaḳḳı‐çun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun yerə və onu döşəyənə;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the earth and Him who spread it,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By the Earth and its (wide) expanse:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْاَرْضِ
ve yere andolsun
وَمَا طَحٰيهَاۙۖ
ve onu döşeyene
Yere (insanın bedenine) ve onu yayıp döşeyene (bir düzene koyana) andolsun,
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
طَحٰى
Fiil-I
ط ح و
Döşedi