close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şems Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-nnehâri iżâ cellâhâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ışıdığı zaman güne.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onu (Güneş’i) açığa çıkardığı zaman gündüze,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
dünyayı aydınlattığı zaman gündüze,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, güneşi açtığı zaman gündüze,
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu açığa çıkardığı zaman gündüze,
Ali Bulaç
swap_vert close
Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Güneş gündüzü açıb aydınlattığı zaman gündüze,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gündüze; güneşi tam gösterdiği zamana,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5,6,7,8. Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki, [762][763]
[762] Şems sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 147.[763] Yemin edilen 11 varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 149-156.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünü aydınlatan gündüze
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Güneşin) ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüze,
Cemil Said
swap_vert close
ânı olanca parlaklığı ile meydâna çıkaran gündüz,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onu ortaya koyan gündüze,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu (dünyayı) aydınlattığında gündüze;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10. Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu açığa çıkaran gündüze,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Güneş'i açıp ortaya çıkaran gündüze,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve gündüze: Açtığı zaman onu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onu (güneşi) ortaya çıkardığı vakit gündüze,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
ona parlaklık verdiği zaman gündüze,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onu (o güneşi) açığa çıkardığı zaman, gündüze!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (dünyanın hem kendi ekseni etrafında hem de güneş etrafında dönmesi sebebiyle) onu (güneşi) açığa çıkardığı (güneş ortaya çıktığı) zaman (dünyanın bir yüzeyinde oluşan) gündüze, *
(*) Nehâr, dünyanın hem kendi ekseni hem de güneş etrafındaki dönmesiyle ışığın iyice dünyanın bir yüzeyi üzerinde yayıldığı zaman olan gündüz demektir. Tecelli; ortaya çıkma, parlama gibi manalara gelmektedir (*) والضمير في جلاها إلى ماذا يعود؟ فيه وجهان أحدهما: وهو قول الزجاج: أنه عائد إلى الشمس ...الثاني: وهو قول الجمهور ـ أنه عائد إلى الظلمة، أو إلى الدنيا، أو إلى الأرض. وإن لم يجر لها ذكر، يقولون: أصبحت باردة يريدون الغداة، وأرسلت يريدون السماء.( مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) قال مجاهد‏ : " ‏وَالنَّهَارِ إِذَا جَلاَّهَا " إنه كقوله تعالى‏ : " والنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى (تفسير القرآن العظيم – ابن كثير) والضمير المؤنث في قوله: {جلاها} ظاهره أنه عائد إلى الشمس فمعنى تجلية النهار بالشمس وقت ظهور الشمس فإسناد التجلية إلى النهار مجاز عقلي والقَسَم إنما هو بالنهار لأنه حالة دالة على دقيق نظام العالم الأرضي. وقيل: الضمير عائد إلى الأرض، أي أضاء الأرض فتجلت للناظرين لظهور المقصود كما يقال عند نزول المطر «أرسلت» يعنون أرسلت السماء ماءَها.( التحرير والتنوير) - الكشاف)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ortaya çıktığı zaman gündüze,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
dünyaya parlaklık veren gündüz hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Güneşe parlaklık veren gündüz hakkı için,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu ortaya koyan gündüze,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve güneşi açıp ortaya çıkardığı zaman gündüze.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun, ışıklarıyla yeryüzüne gülümseyerek onu aydınlatan gündüze,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Açıp gösterdiği (parlattığı) zaman Gündüz’e!
Mehmet Çakır
swap_vert close
3,4. güneşi gösteren gündüze // onu örten geceye
Mehmet Çoban
swap_vert close
Güneşi ortaya çıkaran gündüze,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu açığa çıkarttığında gündüze,
Mehmet Türk
swap_vert close
Karanlığın (gizlediklerini)¹ açıp ortaya çıkaran gündüze,
1 (جَلَّاهَا)’nın sonundaki zamir, karanlıktan kinâyedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Dünyayı ² gün ışığına çıkaran gündüzü düşün,
2 Lafzen, “onu” -açık bir şekilde “dünya”ya yahut “yeryüzü”ne işaret eden bir zamir (Zemahşerî). Dikkat edilince görülecektir ki 1-10. ayetler, bütün varlık âleminde yaratılıştan mevcut olan -hem fizikî hem de ruhî- kutupluluğu yansıtmakta ve onu Yaratıcı’nın birliği ve benzersizliği ile kıyaslamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Güneşin ışığını ortaya çıkardığında gündüze. 10/6, 17/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gün ışığını gösteren gündüz şahit olsun;
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Güneşi) Açıp ortaya çıkaran gündüze;
Osman Fırat
swap_vert close
(Güneşi) ortaya çıkaran gündüz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve güneşi açıkladığı vakit gündüze.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dünyayı açığa çıkaran gündüz,
Süleyman Ateş
swap_vert close
Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zulmeti açan gündüz
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu gösterdiğinde gündüz önemlidir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu ortaya koyan gündüze.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve dünyayı aydınlatan güne,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onu iyice açtığı vakit gündüze,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı gündüz ḥaķķı-y-içün ķaçan giderdi açdı anı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳaçan güneş ardınca çıḳsa ve gündüz ḥaḳḳı‐çun ḳaçan güneş gösterse.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun onu (günəşi) parlaq edən gündüzə;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the day when it revealeth him,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By the Day as it(6149) shows up (the Sun´s) glory;
6149 The next contrasted pair consists, not of luminaries, but conditions, or periods of time, Day and Night. The Day reveals the sun's glory and the Night conceals it from our sight. So there may be contrasts in our subjective reception of divine light, but it is there, working all the time, and must reappear in its own good time.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالنَّهَارِ
ve gündüze andolsun
اِذَا
o va-kit ki
جَلّٰيهَاۙۖ
onu açığa çıkardı
Ve o (Güneş) tecelli ettiğinde gündüze (Allah'ın âyetlerinin aydınlattığı gönüle) andolsun,
نَهَار
İsim
ن ه ر
Gündüz
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَلّٰى
Fiil-II
ج ل و
Ortaya çıkardı, açığa çıkardı