close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şems Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velkameri iżâ telâhâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ondan ışık aldığı, ardına düşüp seyrettiği zaman aya.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onu izlediği zaman Ay’a,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve o güneşten ışık alıp ona uydu olduğu zaman aya,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, yansıdığı kadarıyla ışığını aksettirdiği, yerini tuttuğu güneşi izlediği zaman aya!
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu izlediği zaman aya,
Ali Bulaç
swap_vert close
Onu izlediği zaman aya,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Güneş batarken) ona tabi olduğu zaman aya,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ayın onun peşinde gelişine,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5,6,7,8. Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki, [762][763]
[762] Şems sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 147.[763] Yemin edilen 11 varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 149-156.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ona uyan aya
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onu izleyerek/okuyarak (ışığını yansıtan) Ay'a,
Cemil Said
swap_vert close
âna perver olan ay,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ardından gelmekte olan aya,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu izlediğinde Ay’a andolsun,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Işığı onun ardından geldiğinde aya;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10. Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu izleyen aya,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Güneş'in ardından gelen Ay'a,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve aya: uyduğu zaman ona
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Güneşin batışından sonra ortaya çıkarak) onu izlediği vakit aya,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onu izleyen Ay'a,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(ışık almakda) ona tabî olduğu zaman aya,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (güneş batınca) onu ta'kib eden aya!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve uyup onu (güneşi) izlediği (ay ile güneş arasına dünyanın girmediği, dünyanın gölgesi altında kalmadığı ve güneşi görüp ışığını yansıttığı) zaman aya, *
(* ) Ayette kullanılan“telâha” kelimesini “uyup izlemek” demektir. Bu kelime bağımlı olmayı, birine uyup ardınca gitmeyi ifade etmektedir. Gerçekten de Ay, uydusu olduğu Dünya ile beraber Güneş’in etrafında döner ve Evren’in içinde Güneş nereye doğru hareket ediyorsa Ay ve Dünya da oraya doğru hareket eder. Hareket edip, ilerleyen bir Güneş’in etrafında Ay ve Dünya döner. (İst.K.A. Grubu)… Zira, güneşin çekim gücü sayesinde güneş sistemindeki tüm gezegenler onu izlemektedir… Aşağıdaki tefsir metinlerinde de (ve güneşi izlediği zaman aya yemin ederim) şeklindeki ayet, ayın bir ışık kaynağı olmadığını, güneşten ışık yansıttığını göstermektedir, deniliyor. Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: وقد يكون المراد - بتلاها أي تبعها في كل وقت، لأن نوره مستمد من نور الشمس فهو لذلك يتبعها، وقد قال بهذا الفرّاء قديما وأثبته علماء الفلك حديثا (تفسير المراغي )وثانيهما: أن القمر يأخذ نوره ويستمده من نور الشمس. وهذا قول الفراء قديما، وقد قامت الأدلة عند علماء الهيئة والنجوم، على أن القمر يستمد ضوءه من الشمس.. وقال الشيخ ابن عاشور: وفي الآية إشارة إلى أن نور القمر، مستفاد من نور الشمس، أى: من توجه أشعة الشمس إلى ما يقابل الأرض من القمر، وليس نيرا بذاته، وهذا إعجاز علمي من إعجاز القرآن (تفسير الوسيط ) ﴿والقمر إذا تلاها﴾ أي إذا أتبعها فأخذ من ضوئها وسار خلفها (مجمع البيان في تفسير القرآن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Güneşin ışığını yansıttığı zaman aya,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
güneşin ardından doğan ay hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Güneşin ardınca doğan ay hakkı için,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu izlediğinde [telâhâ)¹ aya,
1 “Telâhâ” fiili; okumak, takip etmek, izlemek anlamındadır. Ay geceleri aydınlatma hususunda güneşi izler. Yani güneşten aldığı ışığı geceleri yansıtır. Ayrıca, güneş ışığı sayesinde evreleri oluşur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onu izlediği zaman aya.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve gerek ışığını Güneş’ten alarak, gerekse onun batışından sonra ortaya çıkarak onu izlemekte olan Ay’a!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ona uyduğu zaman Ay’a!
Mehmet Çakır
swap_vert close
1,2. Güneşe ve aydınlığına! // onu izleyen aya,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Güneşi takip eden aya,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu izlediğinde aya, [*]
Ayette geçen [telâ/tilavet] fiili “takip etmek” anlamındadır. Kur’an’ı tilavet etmek de onun ilkelerini takip etmektir. Ay ışığını güneşten aldığı gibi bizim de Kur’an’dan ışık almamız ve vahyin yörüngesinde yaşamamız gerekmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2. Güneş’e ve onun kuşluk vaktindeki aydınlığına, o aydınlığı (geceleyin) yansıtan aya,¹
1 Bu âyet, “o (güneşi) takip eden aya,” şeklinde de tercüme edilebilir. Konu ile ilgili olarak Bk. (Yûnus: 5)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve güneşi(n ışığını) yansıtan ¹ ayı!
1 Lafzen, “onu izleyen (telâhâ)”, yani güneşi. Hicret’ten sonra 2. yüzyılda yaşamış olan büyük dilbilimci Ferrâ’ya göre, “bunun anlamı, ayın ışığını güneşten aldığıdır” (Râzî’nin nakli). Bu, aynı zamanda Râğıb’ın da yukarıdaki ibare ile ilgili yorumunu yansıtmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onu izleyip meydana çıkan Aya. 21/33, 36/40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
güneşin ışığını yansıtan[⁵⁷⁴⁶] ay şahit olsun![⁵⁷⁴⁷]
[5746] Lafzen: “Güneşi tilâvet eden Ay şahit olsun!” Tuluv, ayın güneşi izlediğini, yani ‘ışığını tilavet edip okuduğunu’ ifade eder. Ayın güneşin ışığını yansıtması, “ayın güneşi okuması” olarak anlaşılmalıdır. Allah’ın kelâmını hakkıyla okuyan, Allah’ın nuruyla aydınlanır ve o nuru etrafına yansıtır. Ayın evreleri onun gün ışığını izlemesiyle oluşur. Bu izleme ayın on dördünde kemaline ulaşır. Bedir günleri, adeta güneşi izleyen ayın güneşe en çok benzediği günlerdir. [5747] Ayın ibadetlerdeki ve hayattaki önemli rolü. Oruç, hac, zekât, iddet, borçların hesaplanması, vâde hep ayın dinî hayat ve ibadetlerle kaçınılmaz ilişkisini gösterir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Güneşin batmasıyla zulmete bürünen gökyüzünü, aydın kılmak için onun) Ardından gelmekte olan aya;
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onu izleyen Ay,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve güneşe tâbi olduğu vakit kamere.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onu izlediği zaman ay hakkı için!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu izleyen aya andolsun,
Güneş battıktan sonra doğan aya andolsun.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onı ta'kîb iden ay
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu takip ettiğinde ay önemlidir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu takip eden Ay'a.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve onu izlediğinde Aya,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onu izlediğinde Ay'a,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eylük ḥaķķı-y-içün ķaçan ardınca geldi anuñ ya'nį ayuñ ilk günleri yā ķaranulıġı yā aça güneş nūrını.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ay ḥaḳḳı‐çun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun (günəşin) ardınca çıxan aya;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the moon when she followeth him,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By the Moon(6148) as she follows him;
6148 The first pair is the glorious sun, the source of our light and physical life, and the moon which follows or acts as second to the sun for illuminating our world. The moon, when she is in the sky with the sun, is pale and inconspicuous; in the sun's absence she shines with reflected light and may metaphorically be called the sun's vicegerent. So with Revelation and the great Prophets who brought it; and the minor Teachers who derive their light reflected, or perhaps doubly reflected, from the original source.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْقَمَرِ
ve Ay'a andolsun
اِذَا
o va-kit ki
تَلٰيهَاۙۖ
onu ta-kip etti
Onu takip ed(ip oku)duğu zaman Ay'a (ve nûrunu Allah'ın âyetlerinden alıp diğer insanlara o nûru saçana) andolsun,
قَمَر
İsim
ق م ر
Ay
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti