close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şems Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İżi-nbe’aśe eşkâhâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O zaman ki en bahtsızları atılmıştı da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onların en ’azgın eşkıyaları’ (zorbalık ve küstahlıkla) ayaklanıp ortaya atılmıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İçlerinden en yozlaşmış azgınları deveyi öldürmek üzere ayaklandığında,
Ahmet Tekin
swap_vert close
En azgınları, çete reisi ortaya atılıp çıktığı zaman Sâlih: “Dokunmayın.”dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
En bahtsızları ortaya atılınca.
Ali Bulaç
swap_vert close
En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O vakit (Semûd kavminin) en azılısı, (bir mucize olarak kayadan çıkarılan Allah'ın devesini öldürmek için) fırlayınca;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
En şakileri ortaya atıldıklarında,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
12,13. En azgınları ileri atıldığında, Allah'ın peygamberi onlara, “Allah'ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, yollamıştı en kötüsünü
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
Cemil Said
swap_vert close
En ileri gelen eşkiyâsı nâkayı (dişi deveyi) öldürmeğe koşdılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
11,12. Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
En azılısı cüretle ileri atıldığında;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
11, 12, 13, 14, 15. Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, Allah'ın Resûlü onlara: «Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!» dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti. (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!
 Allah Semûd kavmine Sâlih Peygamber’i göndermişti. Kendisinden mucize istediler. Allah ona pek güzel bir dişi deve gönderdi. Bu devenin otlaklarda serbestçe dolaşması, belli bir günde sulanması, deveye kimsenin kötülük etmemesi emredildi. Kudar b. Sâlif adında birisi, Hz. Sâlih’i yalanladı. Sonra deveyi kestiler. Allah, onların memleketlerini başlarına yıktı ve onları helâk etti. Onlardan kalan harabeler hâla mevcuttur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
En azgınları ayaklanmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
En azgınları ileri atılınca,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O en yaramazları fırladığı zaman
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların en azgını ayaklandığı zaman,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(O kavmin) en şakıysi ayaklandığı zaman.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
12,13. Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah'ın peygamberi (Sâlih) onlara: “Allah'ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
12,13. En azgınları (deveyi öldürmek için) ileri atıldığında, Allah’ın elçisi onlara, “Allah’ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.*
(*) “Allah’ın devesi” (nâkatullah) ifadesi tıpkı “Allah’ın arzı” (arzullah) ifadesi gibi, “kamu malını ifade etse gerektir. Aynı zamanda, sahipsiz canın sahibinin Allah olduğunu gösterir. Nâka, beş yaşına ulaşmış dişi deve için kullanılır. Hamile olduğu imasını taşır. “Allah’ın devesi” ifadesi eskiden beri Araplarda yaygın olan bir geleneği hatırlatır. Muhtemelen kökleri Semud’a kadar uzanan bu geleneğin cahiliyyede yaşatıldığını Mâide 103’ ten öğreniyoruz. Semud kavmi, Mâide 103’te sayılan sebeplere benzer bir nedenden dolayı bir dişi deveyi “Allah’ın devesi” ilan edip “kutsallaştırmış”, sonra da o hayvana “Allah baksın” dercesine suyu bile çok görmüştür. Buradaki yaman çelişki şudur: Hem bir hayvanı yaratılış amacı dışına iterek “Allah’ın devesi” ilan etmişler hem de onu susuzluktan ölüme terk etmişlerdir. Âyetteki “haddini aşma” bu olsa gerektir... (M. İslamoğlu Meali 13. Ayet Açıklaması) Not: İsrailyatlarla dolu bazı tefsirlerde bu devenin bir mucize olarak bir kayadan çıktığı şeklindeki açıklamaları ne Kur’an’a, ne de sahih bir sünnete dayanır. Yani bunun aslı ve astarı yoktur. Ayrıca bu deveye (ناقة الله)’’ Allah’ın devesi, denildiğine göre bunun sahibi bilinmediği ve bu nedenle kamuya ait bir deve olduğu anlaşılmaktadır. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların kural tanımaz eşkıyaları (Elçinin getirdiği mesajlara karşı) ayaklandıkları zaman.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların en sapkını ileri atılınca,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani en bedbahtı kalkıp deveyi öldürmeye kalkmıştı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani onların en azgını (deveyi boğazlamak için) ileriye atılmıştı.³
3 Krş. Kamer, 54/29  
Kadri Çelik
swap_vert close
İçinden en azgını ayaklandığında.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani içlerinden en azgınları, ileri atılarak Sâlih Peygamberin karşısına dikilmişti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, o vakit en eşkıyası / en bedbaht olanı ileri atıldı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Halkın belâlısı ortaya atılınca,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların elebaşları azdıkça azdı! Halkı yalanlarıyla tehditleriyle kandırarak Allah’a karşı gelmeye zorladılar. Allah’ın ilkelerine, Allah’ın yasalarına karşı halkı kışkırttılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
11,12. Semûd (toplumu) içlerinden en azgını ileri atılınca, ta baştan (ona engel olmayarak) Hakk’ı yalanlamıştı.¹
1 Semûd Kavmi için Bk: (A’raf: 73)  
Muhammed Esed
swap_vert close
içlerinden en onulmaz azgınları, [zulüm yapmak için] ileri atılırken,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların en azgınları ileri atılmıştı. 11/62, 17/59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
hani kavmin en azgını kışkırtmayla zıvanadan çıktığında,[⁵⁷⁵⁵]
[5755] Mutavaat kalıbı olan inbe‘ase, kışkırtılma durumunu ifade eder. Buna göre, günaha kışkırtan da günahı işleyen gibi suçludur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların içinden en azgını (Sâlih a.s.'ın gösterdiği mucizeyi ortadan kaldırmak için) ayaklandı;
Osman Fırat
swap_vert close
En haydutları ortaya çıkıp ayaklandığı zaman,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların en şâkisi ayaklandığı zaman.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir ara onların en azılı olanları öne atıldığında, bu yalanlamaları iyice şiddetlendi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
En haydutları ayaklandığı zaman,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
En şakîleri o zamân kalkub deveyi öldürdiler
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün onların en hayırsızı ileri atıldı.
Şaban Piriş
swap_vert close
En azgınları ileri atılmıştı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani onların en bedbahtı baş kaldırmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
En haydutları ortaya fırladığı zaman,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim ķoptı yirinden bed baħŧıraġı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki durdı deveyi öldürmeg‐içün ol ḳavmüñ bedbaḫtraġı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların ən rəzili (Allahın bir mö’cüzəsi olaraq qayanın içindən çıxartdığı dəvəni öldürməyə) qalxdığı zaman
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When the basest of them broke forth
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold, the most wicked man among them was deputed (for impiety).(6155)
6155 The prophet Salih made a certain she-camel a Sign or Symbol, a test case, "This she-camel of Allah is a Sign unto you; so leave her to graze in Allah's earth and let her come to no harm, or ye shall be seized with a grievous punishment" (7:73). but they plotted to kill her and sent the most wicked man among them to dare and do that deed of impiety. It was probably when she came to drink at the stream that she was hamstrung and killed. See 26:155, and 54:27.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذِ
o va-kit
انْبَعَثَ
ileri atılmıştı
اَشْقٰيهَاۙۖ
onların en azgını
Hani onların en azgın olanı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اِنْبَعَثَ
Fiil-VII
ب ع ث
İleri atıldı
اَشْقَى
İsim
ش ق و
İsyankâr olan, en azgın