close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul innemâ e’izukum bivâhide(tin)(s) en tekûmû li(A)llâhi meśnâ vefurâdâ śümme tetefekkerû(c) mâ bisâhibikum min cinne(tin)(c) in huve illâ neżîrun lekum beyne yedey ‘ażâbin şedîd(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ben size tek bir öğüt vermedeyim ancak: İkişerikişer, tekerteker kalkın da sonra bir düşünün ki sizinle konuşanda deliliğe ait bir emare bile yok; o, ancak ve ancak, şiddetli bir azaptan önce sizi korkutan biri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Size bir tek öğüt verip (teklifte bulunuyorum). Şöyle ki: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kıyam etmeniz (kalkıp evinize gitmeniz, kendi durumunuzu değerlendirmeniz), sonra da (akıl ve vicdanla) düşünmeniz (lazımdır. O zaman hak vereceksiniz ki) Sizin Sahibiniz (ve yakinen tanıdık kimseniz olan Peygamber)de hiçbir delilik (alâmeti) bulunmamaktadır. O sizi sadece, şiddetli bir azabın öncesinde uyarandır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Ben size birtek öğüt veriyorum: Allah için teker teker, ikişer ikişer kalkın da sonra bir düşünün ki, sizinle konuşan peygamberde hiçbir delilik yok. O ancak, sizi şiddetli bir azabın öncesinde korkutan bir elçidir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rasulüm onlara: “İlimde, teknikte, ahlakî güzellikte çağınızın örneği, önderi olarak Allah için, ikişer ikişer, birer birer, harekete geçip İslâmî sorumlulukları sırtlanarak yerine getirmenizi; insanlara İslam esaslarını öğretmenizi; İslâmî eğitimi kurumsallaştırmanızı, İslamda sebatınızı; ailenizin ve halkınızın meselelerine itina göstermenizi; ihtiyaçlarını karşılamanızı, sorumluluklarının gereğini yapmalarını istemenizi; İslam ilkelerinin uygulanıp uygulanmadığını denetlemenizi; bunları yaparken mutlaka aklınızı ve düşünme kabiliyetinizi kullanmanızı, size öğütlüyorum, sorumluluklarınızı, sorumsuz davranmanızın doğuracağı sonuçlarıhatırlatarak sizleri uyarıyorum.” de. Hemşehriniz, arkadaşınız peygamberde cinlere mahkûm olmuşluk, delilik eseri yoktur. O, kesinlikle, şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak sizi uyaran bir peygamberdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Size bir şeyi öğütlüyorum: Allah için ikişer ikişer ve teker teker durup sonra düşünmenizi. (Göreceksiniz ki) arkadaşınızda hiçbir delilik eseri yoktur. O ancak şiddetli bir azabın öncesinde sizin için bir uyarıcıdır."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Size bir tek öğüt veriyorum: “Allah için ikişer ikişer ve teker teker kıyam etmeniz, sonra düşünmeniz. Sizin sahibiniz (veya arkadaşınız olan Peygamber)de hiç bir delilik yoktur. O, yalnızca sizi, şiddetli bir azabın öncesinde uyarandır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, Mekke kâfirlerine) de ki: “- Size sadece bir tek nasihat edeceğim: Allah için, (tarafgirlik için değil, gerçeği anlamak için) ikişer ikişer ve teker teker (peygamberin meclisinden) kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz; arkadaşınızda cinnetten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde sizi korkutan bir peygamberdir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ben ancak tek bir şeyi size öğüt veriyorum: ‘Allah için ikişer ikişer, birer birer (yanımdan) kalkasınız, sonra düşünesiniz ki: Arkadaşınızda hiçbir delilik yoktur. O ancak, şiddetli bir azabın önünde sizi uyaran bir Peygamberdir.’
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Size sadece bir öğüt veriyorum: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkınız. Sonra arkadaşınızda kesinlikle hiçbir deliliğin olmadığını iyice düşününüz. O sadece, sizi önünüzdeki şiddetli azaba karşı uyaran birisidir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Size yalnız öğüt veririm; Allah için, birer ikişer kalkın, gidin, sonra düşünün; deli değil sizin arkadaşınız, o ancak katı bir azaptan önce sizi kocundurandır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara de ki: “(Ey müşrikler!) Size bir tek öğüdüm var: Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün!” Arkadaşınızda cinnetten eser yok! O, şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kişiden başkası değil.
Ayette geçen, “İkişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün” ifadesi, insanın hem sosyal sorumluluğunu hem de kişisel tavrını ihtiva eden ve tefekkürü ve muhakemeyi esas alması gerektiğine vurgu yapan bir söylemdir. Tefekkürün, muhakemenin sosyal ve psikolojik anlamda insan üzerinde çok büyük etkisi vardır. Eğer insan düşünürse, düşündükleri de vahiy eksenli ve vicdan yörüngeli olursa, nereden geldiğini, neden yaratıldığını, niçin yaşadığını, nasıl yaşaması gerektiğini ve nereye gittiğini, her şeyin onun emrine niçin verildiğini ve nihai nimetlerin onun için neden hazırlandığını mutlaka anlayacaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
46,47. Ânlara di ki: "Ben size bir şey teklîf idiyorum, Allâh’ın da’vetine ikişer ikişer veyâ birer birer geliniz ve göriniz ki sizin musâhibiniz Muhammed mecnûn mıdır yoksa size ’azâb-ı şedîdi haber virmeğe me’mûr bir peygamber midir? Ben sizden ücret istemiyorum ücretinizi kendiniz içün saklayınız benim ücretim Allâh’dandır Allâh her şeye şâhiddir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Size tek bir öğüdüm vardır: Allah için ikişer ikişer ve tek tek kalkınız, sonra düşününüz, göreceksiniz ki arkadaşınızda bir delilik yoktur. O yalnız çetin bir azabın öncesinde sizi uyarmaktadır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) De ki: “Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed’de cinnetten eser yoktur. O, şiddetli bir azaptan önce sizin için ancak bir uyarıcıdır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Size tek bir öğüt vereceğim: Allah için, başkalarıyla birlikte veya tek başınıza şöyle bir durup düşünün! (Görüyorsunuz ki) arkadaşınızda cinnetten eser yok; o ancak şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kimse.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm! Onlara) de ki: Size bir tek öğüt vereceğim: İkişerli olarak, teker teker Allah'a yönelin ve düşünün! Arkadaşınızda (peygamberde) hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir.  
 Kur’an-ı Kerim, sosyal ve psikolojik baskılar altında peygamberi inkâr edenleri, tek başlarına düşünerek ve karşılıklı tartışarak peygamber hakkında hüküm vermeye davet ediyor. Zira çoklarının inkârı, çevrenin mânevî baskısından ileri geliyordu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Size bir tek öğüdüm var: ALLAH için ikişer ikişer, yahut teker teker kalkın, sonra düşünün. Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O sadece, çetin bir cezadan önce sizi uyaran birisidir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Size sadece bir tek nasihat edeceğim. Şöyle ki: Allah için ikişer, üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz." Arkadaşınızda (peygamberde) delilikten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygaberdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: size sâde bir tek nasıhat edeceğim şöyle ki: Allah için ikişer üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz, arkadaşınızda cinnetten eser yoktur, o yalnız şiddetli bir azâbın önünde sizi sakındıracak bir Peygamberdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Müşriklere:) “Size sadece tek bir şeyi tavsiye edeceğim, (size yapmış olduğum tebliğler hususunda, topluca değil de) *ikişerli olarak ve (ya) teker teker, Allah için/gerçekten hakkı anlamak için bir düşünün” de. (Ey Mekke halkının inkârcıları! Doğduğu günden beri çok iyi tanıdığınız, El Emin olarak vasıflandırdığınız ve sizinle aynı yerde/Mekke’de yaşayan) arkadaşınızda hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel, sizi uyaran bir peygamberdir.
* “İkişerli olarak ve (ya) teker teker”; Hak için bir araya gelmemiş olan kalabalık kişilerin toplantısı, zihni bulandıran, basîret nurunu körelten ve sağlıklı düşünceden alıkoyan şeylerdendir. Orada insaf az, haksızlık çok olur. Hakkı söylemeye çalışanlar derhal susturulur. Bu yüzden müşriklere, tek başınıza ya da birkaç kişi toplanarak sağlıklı bir şekilde düşünün buyurulmuştur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Size yalnızca bir tek şey öğütlüyorum. Allah için ikişer ikişer ve teker teker bir araya gelin¹. Sonra iyice düşünün.” Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O, şiddetli bir azabın öncesinde bir uyarıcıdır.
1- “İkişer ikişer sayısal bir değer değil, çokluk ifade eden bir deyimdir. İster kendi kendinize ister birçoğunuz birlikte bir araya gelip kafa kafaya verip düşünüp gerçeği görmeye çalışın.”  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) de ki: «Ben size sırf Allah için ikişer, ikişer, teker teker (karşımda) durmanız, sonra arkadaşınızda hiçbir mecnunluk olmadığını iyi düşün (üb bil) menizi va'z ederim. O, çetin bir azâb (gelib çatmaz) dan evvel (bunu) size haber veren (bir peygamber) den başkası değildir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) De ki: “Size sâdece tek bir nasîhat edeceğim; şöyle ki: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkarsınız, sonra da düşünürsünüz! (Ve anlarsınız ki)arkadaşınızda hiçbir delilik yoktur; o ancak, (pek) şiddetli bir azâbın öncesinde, sizin için bir korkutucudur.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Resulüm!) De ki: Ben, size ancak Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkmanızı, sonra (vicdanınızla baş başa kalarak) arkadaşınızda (bende) cinnetten (delilikten) hiçbir eserin olmadığını iyice bir düşünmenizi öğütlerim. O, (arkadaşınız olan ben) ancak şiddetli bir azabın öncesinde sizin için bir uyarıcıdır. *
(*) Ayette geçen, “İkişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün” ifadesi, insanın hem sosyal sorumluluğunu hem de kişisel tavrını ihtiva eden ve tefekkürü ve muhakemeyi esas alması gerektiğine vurgu yapan bir söylemdir. Tefekkürün, muhakemenin sosyal ve psikolojik anlamda insan üzerinde çok büyük etkisi vardır. Eğer insan düşünürse, düşündükleri de vahiy eksenli ve vicdan yörüngeli olursa, nereden geldiğini, neden yaratıldığını, niçin yaşadığını, nasıl yaşaması gerektiğini ve nereye gittiğini, her şeyin onun emrine niçin verildiğini ve nihai nimetlerin onun için neden hazırlandığını mutlaka anlayacaktır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara deki “Ben sizin, Allah için birer ikişer (namaz için) kalkmanızı, sonra gelecekte başınıza gelecek şiddetli bir azabın öncesinde, arkadaşınızda bir delilik olmadığını ve yalnızca sizin için bir uyarıcı olduğunu hatırlamanız için öğüt veriyorum”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Benim size bir tek öğütüm var: Allah için birer ikişer karşıma dikilin. Sonra iyice düşünün ki sizin bu yoldaşınızda delilik yoktur. O, yalnız önünüzdeki ağır azaptan önce size gelen bir uyarıcıdır, okadar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki ben size yalnız bir öğüt veriyorum: Allah için birer, ikişer buradan kalkıp gidin [⁵], sonra düşünün, taşının ki hakikati bileceksiniz. Sizinkinde, peygamberde divanelik yoktur [⁶]. O, önünüzdeki kıyametin şiddetli azabından evvel, Allah azabıyle korkutur bir peygamberden başka bir şey değildir.
[5] Bana zahmet vermeyin. Yahut cidali ve taklidi bırakarak Allah için benim hal ve siretimle iştigale kıyam edin.[6] Yahut düşünün, taşının ki sizinkinde divanelik yoktur -yahut- düşünün, taşının sizinkinde ne delilik vardır?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Size ancak tek bir öğüdüm var: İster başkalarıyla birlikte olun ister yalnız, Allah’ın huzurunda (bulunduğunuzun bilincinde) olunuz¹⁹ sonra da iyice düşününüz. Arkadaşınızda cinnetten tek bir eser de yoktur. O ancak şiddetli bir azap gelmeden önce sizi uyaran bir kişidir.”
19 Bu anlamı M. Esed’e borçluyuz. Ayet diğer tercümeler gibi lâfzen tercüme edilirse anlam şöyle olur. “Allah için ikişer ikişer [mesnâ], teker teker [furâdâ] kalkınız sonra düşününüz.” Ayrıca ayette geçen ikişer ikişer diye  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Size tek bir öğüdüm vardır: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkınız, sonra düşününüz. Arkadaşınızda (peygamberde) bir delilik yoktur (gerçeğini görünüz). O sadece çetin bir azabın eşiğinde sizi uyarıcıdır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! İnkârcılara seslenerek de ki: “Bakın, size bir tek öğüdüm var: İster toplu hâlde birkaç arkadaş kafa kafaya vererek, istertek başınıza, sessiz ve sâkin bir ortamda Allah’ın huzurunda durun ve samîmî olarak bir düşünün. Kişisel arzu ve çıkarlardan soyutlanmış, önyargılardan arınmış bir hâlde inancınızı yeniden gözden geçirdiğinizde, kendinizi şu apaçık gerçeğin huzurunda bulacaksınız: Çocukluğundan beri tertemiz ahlâkını yakından tanıdığınız bu arkadaşınız, asla bir deli değildir! O ancak, zâlimleri bekleyen şiddetli bir azâba karşı sizi uyaran bir elçidir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Doğrusu size bir tek öğüt veriyorum. Allah için ikişer ikişer ve birer birer kalkın; sonra düşünün! Sizin arkadaşınızda hiçbir cinnet / delilik yoktur. O ancak şiddetli bir azaptan önce sizin için bir uyarıcıdır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm de ki: " size bir çift lafım var: Allah aşkına! birer ikişer ayağa kalkın ve şu arkadaşınızın deli olmadığını bir güzel düşünün. " O sizi, başınız belâya girmeden uyarıyor o kadar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara de ki: “Size tek bir öğüt vereceğim! İkişerli olarak teker teker Allah’a yönelin! İyice düşünün! Arkadaşınızda hiçbir delilik yoktur! Ben sadece size şiddetli bir azap gelmeden uyaran bir elçiyim!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlara) de ki: “Size tek bir öğüt vereceğim: (İster) ikişer ikişer (toplu halde, isterse) yalnız başınızayken Allah’ın huzurunda (olduğunuzun bilincinde) olun!” Sonra (şunu) düşünün: Arkadaşınızda (Muhammed’de) hiçbir cinlenmişlik yoktur! O ancak şiddetli bir azabın öncesinde sizin için bir uyarıcıdır.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Kâfirlere): “Size sadece Allah’ın huzurunda durup, birlikte ve teker teker, arkadaşınızın deli olmadığını ve sizi şiddetli bir azabın öncesinde uyardığını düşünmenizi tavsiye ediyorum.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Size bir tek öğüdüm var: ister başkalarıyla birlikte iken ister yalnız, ⁵⁶ Allah’ın huzurunda [bulunduğunuzun bilincinde] olun ve sonra kendi kendinize, [bu elçi olarak görevlendirilen] arkadaşınızda ⁵⁷ bir delilik olmadığını düşünün: O, yaşayacağınız şiddetli azaba karşı sizi uyarmaktan başka bir şey yapmıyor.”
56 Lafzen, “ikişer ikişer (mesnâ) ve birer birer (furâdâ)”. Râzî’ye göre mesnâ terimi, bu bağlamda, “başka bir insanla birlikte” veya “başka insanlarla” anlamına gelir: bu sebeple, yukarıdaki ifade, insanın sosyal davranışına -yani başkalarıyla ilgili eylemlerine- olduğu kadar ahlakî bir tercihi gerektiren her durumdaki kişisel tavrına da işaret etmektedir.57 Bkz. 7:184, not 150.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Sizden tek bir isteğim var. İster bir araya gelip istişare edin, ister teker teker görüş bildirin, Allah için iyice bir düşünüp değerlendirin. Anlayacaksınız ki arkadaşınızda delilikten bir eser yoktur. O, sadece şiddetli bir azabın öncesinde sizi uyaran bir elçidir. 54/9- 10, 68/2...15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Size tek bir öğüdüm var: ister başkalarıyla beraber ister tek başınayken, Allah’ın huzurunda bulunduğunuz gerçeğini asla (unutmayın)![³⁸⁶⁴] Sonra arkadaşınızda delilikten eser olmadığını düşünün: onun tek yaptığı, önünüzde bekleyen şiddetli mahrumiyete karşı sizi uyarmaktır[³⁸⁶⁵]
[3864] Veya: “Allah için ikişer ikişer ve teker teker dîvâna durun..” Bizim tercih ettiğimiz mana zımnen ‘Allah’a karşı esas duruşunuzu bozmayın!’ anlamına gelir. Bu bir tek öğüt, adeta kulluğun anahtarı mesabesindedir. Bu cümlenin irabında ihtilaf edilmiştir. Sebeb-i nûzul rivayetine bağlı okuma ısrarı, işi karıştırmıştır. Zemahşerî en-tekûmûnun bi-vâhidetini tefsir eden atf-ı beyan olduğu görüşündedir. Ebu Hayyan buna dil açısından haklı olarak karşı çıkar. Dilci Ebu Ali (el-Fârisi) en-tekûmûyu vahidetinden bedel olarak okumuştur (Bahr). Bu tercihe şayandır. Bi-vâhidetini Süddi uluhiyyet tevhidine yorarak müstakil olarak lâ-ilâhe illallah ile açıklamıştır. Bu, kelimenin belirsiz olmasından dolayı isabetsizdir. İbn Âşûr’un dediği gibi bu bi-hasletin, bi-kadiyyetin mânasına gelir (et-Tahrir). Mesnâ ve furâdâ haldir. Cümlenin burada tamamlandığı görüşünü tercih ettik. Fakat bir kısım kariler summe tetefekkerû ile başayan cümleyi de öncekinin devamı saymışlardır. Biz bu ikincinin müstakil bir cümle olduğu görüşüne dahil olduk (Bkz: Ebu Hayyan ve İbn Âşûr). [3865] Azâbın kök mânası olan “terk ve mahrumiyet”e dayanarak (68:33, not 29).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "Ben size ancak bir şey ile öğüt veririm, sırf Allah için (bitaraf bir görüşle hakikate ulaşmak için) ikişer ikişer veya teker teker karşımda durun; (meclisimde benim konuşmamı dinleyin ve elinizi vicdanınıza koyarak) iyice düşünün. O zaman arkadaşınızda (bende) hiç bir delilik olmadığını anlamış olursunuz. O ancak sizi -şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel- uyaran bir peygamberdir.”
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed!) De ki: "Ben size ancak bir tek şey ki Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed’de cinnetten eser yoktur. O, önünüzde bulunan şiddetli bir azaptan sizi uyaran bir uyarıcıdır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Size ancak bir şey ile öğüt veririm. Şöyle ki: Allah için ikişer ikişer ve teker teker kalkarsınız, sonra da güzelce düşünürsünüz, sizin sahibinizde cinnetten bir eser yoktur, o sizin için şiddetli azabın önünde bir korkutucudan başka değildir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Size bir tek nasihat edeceğim: İkişer ikişer veya teker teker Allah hakki için durup düşünmenizi, hem sonra bu arkadaşınızda delilikten eser olmadığını iyice anlamanızı istiyorum. O, ancak şiddetli bir azaptan önce sizi sakındırmak için gelen bir peygamberdir. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Size bir şeyi öğütleyeyim: 'Allah için, ikişer ikişer ve teker teker durup düşününüz! Arkadaşınızda delilikten eser yoktur. O, çetin bir azabın arefesinde sizin için bir uyarıcıdır."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara di ki: "Sizi bir nasîhatle irşâd ideyim. Garaz ve 'ivazsız, Allâh'a hâlis olarak ikişer ikişer ve tek tek kalkub bir tarafa çekiliniz ve sonra güzelce tefekkür idiniz ki sâhibiniz Muhammed'de cünûn eseri yokdur. Ancak o sizi, önünüzde bulunan şiddetli (başınıza gelecek olan) 'azâbdan korkudıcıdır. Bunı kendi kendinize tefekkür idiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: "Size bir tek öğüdüm var: Allah için kalkın ve ikişer kişi baş başa vererek ya da teker teker düşünün; göreceksiniz ki, arkadaşınızda cinlerin bir etkisi yoktur. O yalnız çetin bir azabın öncesinde sizi uyarmaktadır."
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Size tek bir öğüt veriyorum. Allah için birer, ikişer kalkın, sonra iyice düşünün. Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O, yalnızca şiddetli bir azapdan önce sizi uyaran birisidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Size tek bir öğüt veriyorum. Birer ikişer gelin, sonra düşünün. Arkadaşınızda delilikten eser yoktur. O ancak size şiddetli bir azaptan önce gelmiş bir uyarıcıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Size, bir tek şey öğütleyeceğim: Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün!" Arkadaşınızda cinnetten eser yok! O, şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kişiden başkası değil.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “bayıķ ögütlerin sizi bir nesene-y-ile kim ŧurasız Tañrı içün ikin ikin daħı birin birin andan endįşe eyleyesiz yoķdur işüñüzde delülik. degül ol illā ķorķıdıcı sizüñ ķatı 'aźāb ileyindegi.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed, ben sizi ögütlemezin, illā bir nesne‐y‐ile ki du‐rasız Allāh yolına ikin ikin ve birin birin. Andan fikr idesiz ki yol‐daşuñuzuñ ki Muḥammed resūlu’llāhdur, delülügi yoḳdur. Ol degüldür, illābir ḳorḳudıcı peyġamber size, size ḳatı ‘aẕāb gelmezden burun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Bu müşriklərə) de: “Mən sizə ancaq bir öyüd verəcəyəm. Allah xatirinə (məni dinlədikdən sonra məclisimdən) iki-iki, bir-bir durun (durub gedin), sonra da bir dərindən düşünün, (görəcəksiniz ki) sizin yoldaşınızda (Muhəmməd əleyhissəlamda) heç bir divanəlik əsəri yoxdur. O yalnız qarşıdakı şiddətli əzabla (düçar olacağınız axirət əzabı ilə) sizi qorxudan (xəbərdar edən) bir peyğəmbərdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (unto them, O Muhammad): I exhort you unto one thing only: that ye awake, for Allah's sake, by twos and singly, and then reflect: There is no madness in your comrade. He is naught else than a warner unto you in face of a terrific doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "I do admonish you on one point: that ye do stand up before Allah,- (It may be) in pairs,(3857) or (it may be) singly,- and reflect (within yourselves): your Companion is not(3858) possessed: he is no less than a warner to you, in face of a terrible Penalty."
3857 A crowd mentality is not the best for the perception of the final spiritual truths. For these, it is necessary that each soul should commune within itself with earnest sincerity as before Allah: if it requires a Teacher, let it seek out one, or it may be that it wants the strengthening of the inner convictions that dawn on it, by the support of a sympathiser or friend. But careful and heartfelt reflection is necessary to appraise the higher Truths. 3858 Note that in verses 46, 47, 48, 49 and 50, arguments are suggested to the Prophet, by which he can convince any right-thinking man of his sincerity and truth. Here the argument is that he is not possessed or out of his mind. If he is different from ordinary men, it is because he had to give a warning of a terrible spiritual danger to the men whom he loves but who will not understand his Message.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اِنَّـمَٓا
ancak
اَعِظُـكُمْ
size nasihat edeceğim
بِوَاحِدَةٍۚ
tek bir şeyle
اَنْ تَقُومُوا
ayağa kalkmanızı
لِلّٰهِ
Allah için
مَثْنٰى
ikişer ikişer
وَفُرَادٰى
ve teker teker
ثُمَّ
son- ra
تَتَفَكَّرُوا۠قف
düşünürsünüz
مَا
yok- tur
بِصَاحِبِكُمْ
arkadaşınızda
مِنْ جِنَّةٍۜ
hiçbir delilik
اِنْ
değildir
هُوَ
o
اِلَّا
an- cak
نَذ۪يرٌ
bir uyarı- cıdır
لَكُمْ
sizin için
بَيْنَ يَدَيْ
öncesinde
عَذَابٍ
bir azabın
شَد۪يدٍ
şiddetli
(Resulüm!) De ki: "Size tek bir nasihatim var; (ister) ikişer ikişer (başkalarıyla), (ister) teker teker (yalnız başınızayken, her zaman Allah'ın huzurunda bulunduğunuzun farkında olarak) Allah için ayağa kalk(ıp çaba, gayret sarf ed)in! Sonra düşünün, (Allah'ın resul olarak gönderdiği) arkadaşınızda hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizin için bir uyarıcıdır."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَعَظَ
Fiil-I
و ع ظ
Nasihat etti, vaaz verdi
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَثْنٰى
İsim
ث ن ي
İkişer
فُرَادٰى
İsim
ف ر د
Tek başınıza, teker teker
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَفَكَّرَ
Fiil-V
ف ك ر
Tefekkür etti, düşündü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
صَاحِب
İsim
ص ح ب
Arkadaş, sahip
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جِنَّة
İsim
ج ن ن
Delilik, cin
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu