close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekeżżebe-lleżîne min kablihim vemâ belaġû mi’şâra mâ âteynâhum fekeżżebû rusulî(s) fekeyfe kâne nekîr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı ve bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile nail olamadılar, öyle olduğu halde yalanladılar da ceza ve azabım, nasıl gelip çattı, helak etti onları.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendilerinden öncekiler de (böyle) yalanlamıştı. Oysa bunlar, (kudret ve medeniyet bakımından) öbürlerine (evvelki ümmetlere) verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardı. Buna rağmen (şımararak) elçilerimi yalanladılar; ama (bak bu) inkârın (ve kötülük planları kurmanın sonu) nasıl oldu! (Tarihe bakanlar anlayacaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlardan öncekiler de kitap verilmesine ve uyarıcılar gönderilmesine rağmen peygamberleri ve gelen mesajı yalanladılar. Halbuki bu Mekke'liler kendilerinden öncekilere verdiğimiz kuvvet, uzun ömür, mal ve evlat çokluğunun onda birine bile, henüz ulaşamamışlardır. Böyle iken, öncekiler peygamberleri ve mesajlarımızı yalanladılar da, bak beni inkâr edişin neticesi nasıl oldu?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Bunlar, öncekilere verdiğimiz servetin, gücün, yaşadıkları hayatın sahip oldukları devletin onda birine ulaşamamışlardı. Bunlar da, Rasullerimi yalanladılar. Beni tanımamak nasılmış, onları gözden çıkarmam, gazabım nasılmış bir bak!
bk. Kur’an-ı Kerim, 40/82; 46/26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlardan öncekiler de yalanladılar. Oysa bunlar onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdir. Böyleyken onlar elçilerimi yalanladılar. Ama benim inkârım nasıl oldu?
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerinden öncekiler de yalanladı. Oysa bunlar, öbürlerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardı. Buna rağmen (şımararak) elçilerimi yalanladılar; ancak benim de (onları) inkarım (yıkıma uğratmam) nasıl oldu?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlardan (o Mekke kâfirlerinden) öncekiler de, (peygamberlerini) yalanlamışlardı; hem de bunlar, evvelki kâfirlere (mal, evlâd ve ömür gibi şeylerden) verdiklerimizin onda birine ermediler; peygamberimizi tekzip ettiler de beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunlardan öncekiler de peygamberleri yalanladılar. (Öyle ki) şimdikiler, onlara verdiğimizin onda birine dahi yetişmiş değiller. Fakat onlar peygamberleri yalanladılar. İşte Benim onları nasıl yakaladığımı görün!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanladılar. Oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardır. Onlar da peygamberlerimizi yalanlamışlardı. Bak, beni inkârın sonu nasıl oldu?
Besim Atalay
swap_vert close
Bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı, onlara verdiğimiz şeyin onda birine, bunlar ermemişlerdi, benim gönderdiğim peygamberleri yalanladılar, imdi azabım nicedir?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlardan öncekiler de (hakikati böyle) yalanlamışlardı. (Sakın servetlerine, güçlerine güvenmesinler) Zira bunlar onlara verdiğimiz (güç ve kuvvetin) onda birine bile ulaşamamışlardır. (Evet onlara bahşettiğimiz bunca nimete rağmen) resullerimi yalanladılar. Fakat sonunda, Bana meydan okumak nasıl olurmuş, gördüler!
Cemil Said
swap_vert close
Ânlardan evvel gelenler bizim âyâtımızı tekzîb iyledilerdi. Mücâzâtım ne kadar müdhîş oldı?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendilerinden önce gelenleri de yalanlamışlardı; oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdi. Böyleyken peygamberlerimizi yalanladılar; Beni inkar etmek nasıl olur?*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlardan öncekiler de (ilâhî bildirimleri) yalan saymışlardı. Bunlar (şimdikiler) onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen onlar peygamberlerimi yalancılıkla itham etmişlerdi. Ben de bilseniz onları nasıl cezalandırdım!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkâr etmişlerdi. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu!
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan öncekiler yalanladılar. Halbuki onlara verilenlerin onda birine ulaşmamışlardı. Elçilerimi yalanladılar. Beni tanımamak da nasılmış?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine eremediler. Peygamberlerimi yalanladılar, ama beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlardan evvelkiler de tekzib etmişlerdi, hem bunlar onlara verdiklerimizin onda birine ermediler, Resullerimizi tekzib ettiler de nasıl oldu inkârım?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlardan önceki (kavim) lerin de (birçoğu) peygamberlerini yalanlamışlardı. Bunlar, öncekilere verdiğimizin (uzun ömür, mal ve evlat çokluğu ve beden kuvvetinin) onda birine bile ulaşamamışlardı. Buna rağmen (şımararak) peygamberlerimi yalanladılar. (Ve neticede yapmış oldukları küfür ve isyana karşılık olarak) cezalandırmamın nasıl olduğunu gördüler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendilerinden öncekiler de yalanlamışlardı. Ve onlara verdiğimiz nimetlerin onda birine bile sahip değillerdi. Buna rağmen resûllerimizi yalanladılar. Fakat Beni yok sayma neymiş gördüler!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) tekzîb etdi (ler) Halbuki bunlar öbürlerine verdiklerimizin onda birine ermemişlerdir. (Böyle iken) öbürleri peygamberlerimizi tekzîb etmişlerdi. (Bak) beni inkâr (edişin akıbeti) nice oldu!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanlamıştı; (bunlar, servet ve ömürce)onlara verdiklerimizin onda birine bile erişmediler; böyle iken peygamberlerimi yalanladılar; ama beni inkâr etmek nasıl olurmuş (gördüler)!(2)
(2)“Bu kâinâtı bir muntazam şehir ve bir mükemmel apartman ve misâfirhâne ve bir mu‘cizâtlı kitab ve Kur’ân hükmüne getirip hey’et-i mecmuasından (tamâmından) tâ bir zerreye kadar bütün mahlûkāt tabakalarını ve dâirelerini ve tâifelerini mîzân-ı ilim ve nizâm-ı hikmetle (ilmin ölçüsü ve hikmetin düzeniyle) kabzasına(eline) alan, tasarruf eden ve kudreti içinde rahmetini gösteren ve rubûbiyet-i mutlakası (herşeyi terbiye ve idâre etmesi) içinde mevcûdiyetini (varlığını) ve vahdâniyetini (birliğini) güneş ve gündüz gibi bildirip tanıtan ve bildirip tanıtmasına mukābil (karşılık), îmanla tanımayı ve sevdirmesine mukābil, ubûdiyetle (kullukla)mukābele etmeyi ve ihsanlarına mukābil, şükür ve hamd etmeyi isteyen böyle bir Rahmân-ı Rahîm’i tanımayan ve ubûdiyetle onu sevmeye çalışmayan, belki inkâr ile ona bir nevi‘ adâvet (düşmanlık) taşıyan insan sûretindeki şeytanlar, birer küçük Nemrud ve birer küçük Fir‘avun hükmünde nihâyetsiz bir azâba elbette müstehak olurlar.” (Şuâ‘lar, 15. Şuâ‘, 569)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlardan öncekiler de (böyle) inkâr etmişlerdi. Ve onlara (öncekilere) verdiğimiz (güç, mal, mülk ve servetin) onda birine olsun (bunlar) erişememişlerdir. (Böyle iken) elçilerimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim (yani onların kötülük planları kurmanın sonu) nasıl olmuştu?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlardan öncekilerde yalanlamıştı. Henüz onlara verilenlerin onda biri kendilerine ulaşmamışken, elçilerimi yalanlamışlardı. Sonra (bak) inkâr etmenin sonu nasıl olmuş?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlardan öncekiler de elçilerimizi yalancı yerine koymuşlardı. Oysaki bunlar onlara verdiklerimizin onda birini edinmemişlerdi. Böyle iken yine elçilerimizi yalancı saymışlardı. Beni yoğumsamanın sonu nasıl olurmuş bakın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Daha evvel geçenler de peygamberlerini yalancı saymışlardı. Bunlar, onlara verdiklerimizin [³] onda birine bile nâil olamamışlardır. Onlar peygamberlerimi yalancı saydılar. Böyleyken benim ukubetim nasıl olmuştur? [⁴].
[3] Güç, kuvvet, uzun ömür, servet.[4] Onlar güçleriyle, mallarıyle uzun ömürleriyle beraber helâkten kurtulamadılar. Artık onlardan ibret alarak bu hallerden kaçsınlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Bunlar onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdi. Böyle olduğu hâlde elçilerimizi yalanladılar. O hâlde Beni inkâr nasılmış (görsünler)!
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerinden öncekiler de yalanladı. Oysa bunlar, öbürlerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardır. Buna rağmen (azabı engelleyemediler), elçilerimi yalan saydılar, ama benim reddedişim (yıkıma uğratmam) nasıl olurmuş (iyice gördüler)!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlardan önce yaşamış olan zâlim toplumlar da hakîkati böyle inkâr etmiş ve sonunda cezalarını çekmişlerdi. Bugünkü müşrikleri de aynı âkıbet bekliyor! Sakın servetlerine, güçlerine güvenmesinler. Çünkü onlar, geçmişte yaşayan bu insanlara verdiğimiz bilgi, güç, servet ve medeniyetin henüz onda birine bile ulaşmış değiller. Evet, onlara gerçekten büyük nîmetler bahşetmiştik. Buna rağmen, elçilerimizi yalanladılar fakat sonunda, Beni inkâr etmek ne demekmiş, gördüler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanladı. Onlara verdiğimiz şeylerin ondabirine bile ermediler. Benim rasûllerimi yalanladılar. Beni inkâr etmek nasılmış?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! daha öncekiler de yalanladı, hatta onlar, verdiğimiz ödevin onda birini bile yapamadılar. Peki elçilerimi yalanladılar, beni inkar ettiler de ne oldu?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Daha önce kitap gönderdiğimiz toplumlarda aynı şekilde yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamadılar. Geçmiştekiler bunlardan malca, mülkçe, ordularının gücü bakımından daha üstün oldukları halde hepsini yok ettik. Çünkü elçilerimizi yalanlamışlardı. Ayetlerimizi inkâr edenlerin sonucu nasıl oldu görmüyorlar mı?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin (gücün) onda birine bile ulaşamamışlardı. (Önceki toplumlar da) elçilerimi yalanlamışlardı. Cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!
Mehmet Türk
swap_vert close
Kendilerine verdiklerimiz bunlardan on kat daha fazlasına ulaşan öncekiler de hem gerçekleri hem de Peygamberlerimi yalanladılar. (Sonunda) benim de (onları) inkârım nasıl olurmuş (gördüler).¹
1 Bu âyet, “Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine ulaşamadılar. Peygamberlerimi yalanladılar. (Sonunda) Benim de (onları) inkârım nasıl olurmuş (gördüler.)” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlardan önce yaşamış olanlar[ın çoğu] da, böylece hakikati yalanlamışlardı; bu [eski toplumlar], [kendilerinden sonraki kuşaklara] tevdî ettiğimiz [hakikatin kanıtlarının] onda birine bile sahip olmadıkları halde yine de elçilerimizi yalanladıklarında, Benim onları yok saymam ne korkunç oldu! ⁵⁵
55 Zımnen, “Kur’an gibi açık ve kapsamlı bir ilahî buyruğun kendilerine tebliğ edildiği inkarcıların durumu ne kötü olacaktır!” Bu ayetin tümü ile ilgili yaptığım çeviri, ötekilerden oldukça farklı olan Râzî’nin yorumuna dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dahası onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz güç ve nimetlerin onda birine bile sahip değiller. Evet, onlar elçilerimi yalancılıkla suçlamışlar, ama sonuçta benim cezalandırmam nasılmış? 10/13, 50/12...14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası onlardan öncekiler de yalanlamışlardı; ama onlara verilen (mânevî nimetler, bu ümmete) verilenin onda birine bile ulaşmamıştı;[³⁸⁶²] buna rağmen elçilerimi yalanladılar ve sonuçta Beni inkâr nasıl olurmuş gördüler.[³⁸⁶³]
[3862] Ya da: “bunlara verdiklerimiz onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşmamıştı”. Tercihimiz Râzî’nin alternatif olarak sunduğu kişisel yorumuna dayanmaktadır. [3863] Krş: 22:44, not 65.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlardan öncekiler de (Ad ve Semud gibi, peygamberlerini) yalan saymışlardı oysa müşrikler, onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardır. O kavimler peygamberlerini yalan saydılar. Ama benim de onları inkârım (onları azaba uğratmam) bak ne kadar feci oldu! (Onlar bu ibretlerden hâlâ bir ders almayacaklar mı?)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Ama beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlardan evvelkiler de tekzîp etmişlerdi. Halbuki onlar, ötekilerine verdiklerimizin onda birine ermemişlerdir. Resûllerimizi tekzîp ettiler. Artık bak, Benim (onları) inkârım nasıl oldu?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunlardan, (Mekke müşriklerinden) öncekiler de hakkı yalan saymışlardı. Halbuki bunların güç ve kuvveti onlarınkinin onda biri kadar bile değildir. Buna rağmen azabı engelleyemediler. Peygamberlerimi yalan saydılar ama, redlerine karşı Benim reddedişim nasıl olurmuş, iyice gördüler! [46, 26; 40, 82]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bunlardan önceki(millet)ler de yalanlanmışlardı. Bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erişmemişlerdir. (Onlara o kadar ni'met verdiğim halde yine) elçilerimi yalanladılar. Ama benim de (onları) inkarım nasıl oldu, (onları nasıl mahvettim)!?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan evvel geçen kavimler de tekzîb itmişlerdi. Ehl-i Mekke onlara virdiğimiz mal ve evlâd ve sâir ni'metin onda birine bile bâliğ olamadılar. (Onlardan on kat fazla müstağrak-ı ni'am olan akvâm-ı sâlife de tekzîb itdilerdi.) Bu kadar ni'mete karşı rasûllerimi tekzîb itdiklerinden onları helâk iyledik. Onlara inkârlarının cezâsı nasıl oldı?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlardan öncekiler de yalana sarılmışlardı. Üstelik bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birini bile ulaşamadılar. Buna rağmen onlar da elçilerimi yalanlamışlar (kitaplarımı tanımamışlar)dı. Onları nasıl da tanınmaz hale getirdim.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Onlara verdiğimizin onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen peygamberlerimi yalanladılar. Buna karşı benim cezam nasıldı?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bundan öncekiler de yalanlamışlardı. Şimdikilerin gücü ise onlara verdiklerimizin onda birini bulmuyor. Onlar peygamberlerimi yalanladılar da inkârlarının sonu ne oldu?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlardan öncekiler de yalanladılar. Üstelik bunlar, ötekilerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Resullerimi yalanladılar. Peki, benim azabım nasıl oldu!?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yalan duttı anlar kim anlardan ilerü-di daħı irmediler onda birine anuñ kim virdük anlara. pes yalan duttılar yalavacumuzı pes nite oldı 'aźābum!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yalanladılar nebīleri anlardan burun geçenler ve bunlar yitişmedileranlara virdügümüz nesnelerüñ ‘öşrine. Pes yalanladılar benüm nebīlerümi.Pes gör nice oldı benüm intiḳāmum.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlardan (Məkkə müşriklərindən) əvvəlkilər də (öz peyğəmbərlərini) təkzib etmişdilər. Bunlar (Məkkə əhli) onlara verdiklərimizin (mal-dövlətin, qüdrətin, ömrün) onda birinə belə nail olmamışlar. Amma onlar Mənim Peyğəmbərimi yalançı saydılar. (Ya Rəsulum! Bir görəydin) Mənim (onları) inkar etməyim necə oldu! (Peyğəmbərləri inkar etdikləri üçün Mən də o kafirləri inkar edib onlara olan ne’mətimi nifrətlə əvəz etdim, hamısını məhv edib yer üzünü onlardan büsbütün təmizlədim. Bu, Məkkə müşriklərinə bir ibrət dərsi olmalıdır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those before them denied, and these have not attained a tithe of that which We bestowed on them (of old); yet they denied My messengers. How intense then was My abhorrence (of them)!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And their predecessors rejected (the Truth); these have not received a tenth of what We had granted(3856) to those: yet when they rejected My messengers, how (terrible) was My rejection (of them)!
3856 Passing to Peoples before the immediate ancestors, the People of the Book, or the People of Saba' and 'Ad and Thamud, had received favours and gifts, power and wealth, ten times more than were enjoyed by the Pagan Quraysh. Yet when they turned away from them, and what terrible consequences descended on them when they lost Allah's Grace! This should make everyone humble, not least the posterity of Muhammad the Messenger if they forsake Allah's Truths! For they have received a higher Teaching!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذَّبَ
ve yalanla- mıştı
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
مِنْ قَبْلِهِمْۙ
onlardan öncedir
وَمَا بَلَغُوا
ve erişmediler
مِعْشَارَ
onda birine
مَٓا
o şey-lerin ki
اٰتَيْنَاهُمْ
onlara verdik
فَكَذَّبُوا
böyle iken yalanladılar
رُسُل۪ي۠قف
resullerimi
فَكَيْفَ
ama nasıl
كَانَ
oldu
نَك۪يرِ۟
beni inkâr etmek
Onlardan öncekiler de (resullerini) yalanlamıştı. (Bunlar, servet ve saltanatça) Onlara verdiklerimizin onda birine bile erişmediler. (Onlara o kadar nimet verdiğim hâlde onlar, yine de) Resullerimi yalanladılar; ama Beni inkâr (etmenin sonucu) nasılmış (gördüler)!
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
مِعْشَار
İsim
ع ش ر
Onda bir
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
نَكِير
İsim
ن ك ر
İnkâr etme