close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ âteynâhum min kutubin yedrusûnehâ(s) vemâ erselnâ ileyhim kableke min neżîr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve halbuki biz, onlara okuyup ders alacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce bir kokutucu da göndermemiştik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Oysa Biz onlara (Hakk’tan sapıtanlara) okuyup ders alacakları (ve doğruyu bulacakları başka) kitaplar vermemiştik ve kendilerine Senden önce bir uyarıcı da göndermemiştik. (O halde kâfirler ve münafık kimseler bu cesareti nereden almaktalardı?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Halbuki ey Muhammed! Biz senin uyardığın o Mekke'lilere daha önce okuyacakları bir kitabı vermemiştik ve senden önce onlara bir uyarıcı da göndermemiştik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Halbuki biz onlara, okuduklarında, içinde Kur'ân'ın ve senin aleyhine deliller bulabilecekleri kitaplar vermedik. Senden önce, onları putlara tapmaya, ilahlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşmaya davet eden; bunun sorumluluğunu, hesabını ve cezasını hatırlatan bir uyarıcı da göndermedik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Oysa biz onlara inceleyecekleri kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı göndermemiştik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Oysa biz onlara ders alacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı göndermemiştik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Halbuki biz, onlara, (Allah'a ortak koşmanın doğruluğuna delil olacak) öyle ders alacakları kitaplar vermedik ve kendilerine senden evvel azap ile korkutucu bir peygamber de göndermedik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hâlbuki Biz, (Kur’andan önce) onlara öğrenecekleri kitaplar vermiş değiliz. Senden önce de onlara uyarıcı peygamber göndermedik. (Ki senin mesajlarına karşılık müstağni kalıyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Oysa biz, onlara okuyacakları kitaplar vermemiştik. Senden önce de onlara herhangi bir uyarıcı göndermemiştik.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onlara okuyacakları hiçbir kitap göndermedik, senden önce onlara kocunduran da yollamamıştık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Oysa biz onlara (Kur'an'dan önce), okuyup mütalâa ettikleri bir kitap vermedik (ki, Kitabın ne olduğunu bilip, Kur'an hakkında ileri geri konuşsunlar). Ayrıca senden önce onları uyarmakla görevli bir uyarıcı da göndermedik (ki, seni bir yalancı olmakla suçlayabilsinler).
Cemil Said
swap_vert close
Senden evvel biz ânlara hiç bir kitâb hiç bir rasûl göndermemiş idik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Oysa Biz, onlara okuyacakları bir kitap vermemiş ve senden önce de onlara bir uyarıcı göndermemiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Oysa biz onlara okuyacakları (inkârlarına dayanak yapacakları) kitaplar vermemiştik ve senden önce onlara uyarıcı da göndermemiştik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Halbuki biz onlara okuyacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce onlara bir uyarıcı (peygamber) de göndermemiştik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara, inceleyecekleri bir Kitap vermemiş ve senden önce onlara bir uyarıcı göndermemiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitaplar göndermedik. Kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermedik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitablar vermedik ve kendilerine senden evvel bir nezîr de göndermedik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hâlbuki biz, onlara, (Allah’a ortak koşmanın doğruluğuna delil olacak) okuyacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce kendilerine, (“Allah’a ortak koşmazsanız azaba uğrarsınız” diyen) bir uyarıcı (peygamber de) göndermedik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, onlara bilgilenecekleri kitaplardan¹ vermedik. Ve senden önce onlara bir uyarıcı da göndermedik.
1- Bunların söyledikleri ne bir kitaba ne de bir resûle dayanmaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitablar vermediğimiz gibi onlara senden evvel azâb ile korkutucu bir (peygamber) de göndermedik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki onlara ders alacakları kitablardan vermemiştik ve senden önce kendilerine hiçbir korkutucu göndermemiştik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa (ey Resulüm!) Biz, onlara (o müşriklere, şirk koşmanın doğruluğuna kaynak ve delil olacak) öyle ders alacakları kitaplar vermemiştik. Ve (onları şirk koşmalarına davet eden, şirkten kaçınmaları hâlinde azapla uyaran) senden önce onlara bir uyarıcı da göndermemiştik.
(*) Yani şirk koşmalarında kendilerini haklı çıkaracak Allah tarafından ne bir kitap ne de onları şirke davet eden bir elçi gönderilmiştir ki, seni bir yalancı, bir sihirbaz olmakla suçlayabilsinler. Bu nedenle bunların söyledikleri ne bir kitaba ne de bir resûle dayanmaktadır. Not: Birçok mealde buradaki ayetlerin bağlamları birbirinden koparıldığı için ayete yanlış meal verilmiştir. Çünkü bu ayetle onları şirk davalarında haklı çıkaracak kitapların verilmediği ve şirkten kaçınmalarıyla azap göreceklerine dair onları uyarmış bir uyarıcının de gönderilmediği ifade edilmektedir. Yoksa onlara ilahi mesajları bildiren uyarıcıların gönderilmediği anlamında değil. Çünkü her topluma uyarıcalar gönderilmiştir. Demek ki, kendilerine, “senden hemen önce bir uyarıcı göndermedik.” denilmesi; yaptıkları şirklerin hiçbir kitaba ve hiçbir Peygambere dayanmadığını beyan içindir. Müşrikliği ortaya koyanlar, Peygamberler değil bizatihi kendileri idi. (الله اعلم) وما أرسلنا إليهم قبلك من نذير ) يدعوهم إليه وينذرهم على تركه ، وقد بان من قبل أن لا وجه له فمن أين وقع لهم هذه الشبهة ( تفسير الألوسي ) (تفسير البيضاوي) وما آتيناهم من كتب يدرسونها ؛ أي: ما أعطينا مشركي مكة كتبا يدرسونها؛ فيها برهان على صحة الشرك؛ وما أرسلنا إليهم قبلك من نذير ؛ ولا أرسلنا إليهم نذيرا ينذرهم بالعقاب إن لم يشركوا؛ ثم توعدهم على تكذيبهم بقوله(تفسير النسفي- تفسير الكشاف)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O inkâr edenlere çalışıp öğrensinler diye ne kitaplardan birisini verdik ve nede onlara senden öncede bir uyarıcı gönderdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Oysaki Biz onlara okuyup öğrenecekleri Kitap’lar göndermediğimiz gibi, senden önce uyarıcı da göndermemiştik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Halbuki biz, bunlara okuyup Kur/an/ın bâtıl olduğunu açıklayacakları kitaplar vermemiş, senden evvel de bunlara Allah azabıyle korkutur bir peygamber göndermemiştik. [²].
[2] İman etmemek hususunda hiçbir özürleri yoktur. Ehl-i Kitap böyle değildir. Onların Kitapları ve dinleri var. «Dinimiz bu dini terk etmemizi emrediyor» diye velev bâtıl olsun, bir özür dermeyan edebilirler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Oysa Biz onlara ne okuyup inceleyecekleri kitaplar vermiş ne de onlara senden önce bir uyarıcı göndermiştik.¹⁸
18 Krş. Rûm, 30/35; Yâsin, 36/76  
Kadri Çelik
swap_vert close
Oysa biz onlara (Kur'an'ın sihir olduğunu) ders alacakları kitaplar vermedik ve kendilerine, senden önce bir uyarıp korkutucu da göndermedik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa Biz onlara, bu Kur’an’dan önce, okuyup inceleyecekleri bir kitap vermediğimiz gibi, senden önce kendilerine bir uyarıcı da göndermemiştik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara, ders yapacakları hiçbir kitap vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Oysa biz daha önce onlara, okumaları için herhangi bir kitap vermemiştik. Senden önce, kendilerine herhangi bir uyarıcı da göndermemiştik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Oysa onlara daha önce okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik. Uydurulduğunu nereden biliyorlar? Büyülü sözler olduğunu nereden biliyorlar? Dinleyip öğüt almaları gerekmez miydi?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz onlara okuyacakları kitaplar vermemiştik. Senden önce onlara herhangi bir uyarıcı da göndermemiştik. [*]
Benzer mesajlar: Kasas 28:46; Secde 32:3. Bu üç ayetin mesajı Yâsîn 36:6’dakinden farklıdır. Çünkü Yâsîn 36:6’da “ataların uyarılması”ndan söz edilmekteyken, diğer ayetlerde “Hz. Muhammed’in yaşadığı dönemde Mekke’ye peygamber gelmediği”nden söz edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hâlbuki Biz, onlara (bu konuda) başvuracakları kitaplar vermediğimiz gibi senden (hemen) önce¹ bir uyarıcı da göndermedik.²
1 Bk. (Tâ Hâ: 52, Kasas: 43, 45 ve dipnotları)2 Her ne kadar onlara yakın zamanda uyarıcı gönderilmemişse de onların babalarına daha önce uyarıcı peygamberler gönderilmişti. Kendilerine, “senden hemen önce bir uyarıcı göndermedik.” denilmesi; yaptıkları şirklerin hiç bir kitaba ve hiç bir Peygambere dayanmadığını beyan içindir. Müşrikliği ortaya koyanlar, Peygamberler değil bizatihi kendileri idi. Yoksa daha önce onların babalarına İsmail ve İbrahim (a.s.) gönderilmişti. Bk. (Yasin: 6 ve dipnotu)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Oysa [ey Muhammed,] Biz onlara ne başvuracakları ⁵⁴ vahiyler göndermişizdir, ne de senden önce bir uyarıcı.
54 Lafzen, “okuyup inceleyebilecekleri”; yani atalarından devraldıkları bâtıl inanç ve uygulamaları desteklemek için başvuracakları. Karş. benzer bir görüşü dile getiren 30:35.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hâlbuki biz onlara da ders alacakları kitap vermiş ve senden önce de onlara bir uyarıcı göndermiştik. 16/36, 35/24, 67/6...12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Halbuki Biz onlara okuyup öğrenecekleri kitaplar vermedik, senden önce bir uyarıcı göndermiş de değildik.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Oysa biz onlara, okuyacakları bir kitap vermemiş ve senden önce bir uyarıcı (peygamber) da göndermemiştik.
(Nitekim onlar, kendilerinden bir peygamber gelmesini istiyor ve eğer bize bir uyarıcı gelseydi, ya da bir kitap indirilmiş olsaydı biz başkalarından daha doğru yolda olurduk, diyorlardı. Ama Allah, onlara lütfedip de istediklerini verince onu yalanladılar ve inkâr ettiler)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Halbuki, onlara ders alacakları kitaplardan vermemiştik ve onlara senden evvel (azap ile) bir korkutucu göndermemiştik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz onlara Kur'ân'dan önce, okuyacakları kitaplar vermedik, keza senden önce onları uyarmakla görevli bir peygamber de göndermedik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Halbuki biz onlara okuyacakları bir Kitap vermemiştik ve senden önce onlara bir uyarıcı göndermemiştik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz onlara onı okuyub ders alacakları bir kitâb göndermemişdik. Ve senden evvel onlara, bir peygamber dahî irsâl itmemişdik. (Öyle bir kitâb veyâhud bir rasûl oldığı halde senin hak olmadığını nasıl bildiler.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oysa senden önce onlara, ne ders alacakları kitaplar vermiş, ne de uyarıcı bir elçi göndermiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Halbuki biz onlara, senden önce ders alacakları, bir kitap vermemiş ve bir uyarıcı da göndermemiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oysa Biz onlara ne daha önce ders alacakları bir kitap vermiş, ne de senden önce bir uyarıcı göndermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Oysaki biz onlara, araştırıp ders alacakları kitaplar vermemiştik; daha önce kendilerine bir uyarıcı da göndermemiştik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı virmedük anlara [231a] kitāblar kim oķırlar anı daħı viribimedük anlardın yaña senden ilerü hįç ķorķıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı virmedük anlara kitābları oḳuyalar. Viribimedük daḫı anlara sendenburun hīç peyġamber.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Halbuki (Ya Rəsulum!) Biz onlara oxuyacaqları bir kitab verməmiş və səndən əvvəl də özlərinə (Allahın əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbər göndərməmişdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We have given them no Scriptures which they study, nor sent We unto them, before thee, any warner.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But We had not given them Books which they could study, nor sent messengers(3855) to them before thee as Warners.
3855 The ancestors (as in the case of the Arabs of the Times of Ignorance) had received no revelation of the clear kind which a messenger and a Book bring them. This is a reason for welcoming, not for rejecting, new Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اٰتَيْنَاهُمْ
ve onlara vermemiştik
مِنْ كُتُبٍ
kitaplardan ki
يَدْرُسُونَهَا
onlardan ders alıyorlar
وَمَٓا اَرْسَلْنَٓا
ve göndermemiştik
اِلَيْهِمْ
kendile- rine
قَبْلَكَ
senden önce
مِنْ نَذ۪يرٍۜ
hiçbir uyarıcı
Hâlbuki Biz onlara (okuyup) ders alacakları kitaplardan vermediğimiz gibi senden önce onlara bir uyarıcı (resul de) göndermemiştik.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
دَرَسَ
Fiil-I
د ر س
Okudu, ders aldı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı