Oysa (ey Resulüm!) Biz, onlara (o müşriklere, şirk koşmanın doğruluğuna kaynak ve delil olacak) öyle ders alacakları kitaplar vermemiştik. Ve (onları şirk koşmalarına davet eden, şirkten kaçınmaları hâlinde azapla uyaran) senden önce onlara bir uyarıcı da göndermemiştik.
(*) Yani şirk koşmalarında kendilerini haklı çıkaracak Allah tarafından ne bir kitap ne de onları şirke davet eden bir elçi gönderilmiştir ki, seni bir yalancı, bir sihirbaz olmakla suçlayabilsinler. Bu nedenle bunların söyledikleri ne bir kitaba ne de bir resûle dayanmaktadır. Not: Birçok mealde buradaki ayetlerin bağlamları birbirinden koparıldığı için ayete yanlış meal verilmiştir. Çünkü bu ayetle onları şirk davalarında haklı çıkaracak kitapların verilmediği ve şirkten kaçınmalarıyla azap göreceklerine dair onları uyarmış bir uyarıcının de gönderilmediği ifade edilmektedir. Yoksa onlara ilahi mesajları bildiren uyarıcıların gönderilmediği anlamında değil. Çünkü her topluma uyarıcalar gönderilmiştir. Demek ki, kendilerine, “senden hemen önce bir uyarıcı göndermedik.” denilmesi; yaptıkları şirklerin hiçbir kitaba ve hiçbir Peygambere dayanmadığını beyan içindir. Müşrikliği ortaya koyanlar, Peygamberler değil bizatihi kendileri idi. (الله اعلم) وما أرسلنا إليهم قبلك من نذير ) يدعوهم إليه وينذرهم على تركه ، وقد بان من قبل أن لا وجه له فمن أين وقع لهم هذه الشبهة ( تفسير الألوسي ) (تفسير البيضاوي) وما آتيناهم من كتب يدرسونها ؛ أي: ما أعطينا مشركي مكة كتبا يدرسونها؛ فيها برهان على صحة الشرك؛ وما أرسلنا إليهم قبلك من نذير ؛ ولا أرسلنا إليهم نذيرا ينذرهم بالعقاب إن لم يشركوا؛ ثم توعدهم على تكذيبهم بقوله(تفسير النسفي- تفسير الكشاف)