close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felyevme lâ yemliku ba’dukum liba’din nef’an velâ darran venekûlu lilleżîne zalemû żûkû ‘ażâbe-nnâri-lletî kuntum bihâ tukeżżibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte bugün birbirinize ne bir faydanız dokunabilir, ne bir zararınız ve zulmedenlere, tadın yalanladığınız ateşin azabını deriz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey kâfir ve gafil insanlar!) Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar sağlamaya veya zarar ulaştırmaya gücü yetmez (durumdadır.) Biz de o zulmedenlere deriz ki: "(Dünyada iken inkâr edip) Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın (bakalım.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah da şöyle diyecek: “Siz yaratılmışlardan hiçbiri, bu gün başkasına fayda veya zarar verecek güce sahip değilsiniz.” Ve o gün, yaratılış gayesi dışında yaşayanlara denecek ki: “Yalanladığınız ateşin azabını şimdi tadın bakalım!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte bu gün birbirinize ne fayda sağlamaya, ne zarar vermeye gücünüz yeter. Biz, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm, işkence ve İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimlere, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahiplerine, hakka riayet etmeyenlere: “Yalanlamakta olduğunuz ateşte yanma cezasını tadın” diyeceğiz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bugün birbirinize fayda veya zarar vermeye gücünüz yetmez. Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmedenlere deriz ki: 'Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte o gün (kıyamette) birbirinize ne bir fayda vermeğe, ne de bir zarar etmeğe gücünüz yetmez. O kâfirlere (nefislerine zulmedenlere) diyeceğiz ki:” - (Dünyada) inkâr edip durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“İşte bugün, birbirinize ne fayda ne de zarar vermeye sahip değilsiniz.” (deriz.) Ve o zalimlere: “İşte daha önce yalanladığınız ateşin azabını tadın!” deriz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O gün, bir kısmınız bir kısmınıza ne bir fayda sağlar ne de zarar verebilir. Biz, zâlimlere, “Tadın yalanlamakta olduğunuz azabı!” deriz.
Besim Atalay
swap_vert close
İmdi bugün siz, birbirinize ne kâr, ne de zarar edebilirsiniz, zulmetmiş olanlara deriz ki: «Yalan saymış olduğunuz ateşin azabını tadınız!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken (Allah şöyle buyuracak): “Bugün birbirinize ne faydalı olabilirsiniz ne de zarar verebilirsiniz!” Ve o gün (Allah'a ortak koşarak ve haddini aşarak kendilerine zulmetmiş olan) o zalimlere şöyle sesleniriz; “(Dünyada iken) yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım!”
Cemil Said
swap_vert close
O gün sizden hiç bir kimse diğerine mu’âvenet veyâ îkâ-’ı zarar idemeyecekdir. Zulüm idenlere "Vaktiyle tekzîb itdiğiniz âteş ’azâbından tadınız" diyeceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Zalimlere: "Yalanladığınız ateşin azabını tadın, bugün birbirinize ne fayda ve ne de zarar verebilirsiniz" deriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Ey tapanlar ve tapılanlar!) Artık bugün birbirinize ne fayda sağlayabilirsiniz ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere şöyle diyeceğiz: “Yalan sayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
O gün biribirinize yarar ve zarar veremezsiniz. Zalimlere, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın," deriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz. Ve biz o zulmedenlere: "Tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!" deriz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte o gün ba'zınız ba'zınıza ne bir menfeate, ne de bir zarara mâlik olamaz ve o zulmedenlere deriz: tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azâbını
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Küfürde ısrar ederek, nefislerine) zulmeden (kâfir) lere (şöyle) buyururuz: “O (hesap) gün (ünde) birbirinize fayda veya zarar vermeye gücünüz yetmez. Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Artık bugün birbirinize ne yarar ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Zulmedenlere¹: “Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını tadın.” diyeceğiz.
1- Müşriklere.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bu gün birbirinize ne bir fâide, ne de bir zarar yapmıya gücünüz yetmez. O zaalimlere biz: «Tekzîb edegeldiğiniz ateşin azabını tadın» diyeceğiz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte o gün, bazınız bazınıza ne bir fayda ne de bir zarara mâlik olur! Ve (biz de) o zulmedenlere: “Tadın, kendisini yalanlamakta olduğunuz ateşin azâbını!” deriz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Ve biz o zulmetmiş olanlara (cezayı hak ettikleri için) deriz ki: “(Dünyada) yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu gün, sizin bir kısmınız, başka hiçbir kimseye fayda veya zarar verecek değildir. Kendilerine zulmedenlere deriz ki “Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını tadın”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün kimsenin kimseye ne yararı ne de zararı dokunmıya gücü yetmez. O kıyıcılara Biz: "Yalan sayıp durduğunuz azabı tadın bakalım" diyeceğiz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara «— İşte bugün birbirinize ne menfaat, ne mazarrat eriştirmeye gücünüz yetmez» denecek zalimlere de «— Yalan saydığınız ateş azabını tadın» diyeceğiz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bugün artık birbirinize bir fayda ve bir zarar vermeye malik değilsiniz. Zulmedenlere de: “Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın!” deriz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez. Biz de o zulmetmekte olanlara deriz ki: “Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Fakat bugün, ey insanlar ve cinler, hiçbiriniz diğerine herhangi bir fayda veya zarar veremeyeceksiniz!” Böylece bu zâlimlere, “Vaktiyle inkâr ettiğiniz o cehennem azâbını tadın bakalım!” diyeceğiz. Hal böyleyken:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O Gün, bazınız için bazınız ne bir yarara mâlik olur, ne bir zarara! Zulmetmiş olanlara: “Yalanlıyor olduğunuz Ateş’in azabını tadın!” deriz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık bugün birbirinize yararınız da olamaz zararınız da. Sonra zalimlere dönüp: " Vaktiyle yalanlayıp durduğunuz cehennem azabını tadın bakalım " diyeceğiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü birbirinize fayda ya da zarar veremezsiniz. Biz hesap günü zalimlere; "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın!" deriz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bugün birbirinize yarar da zarar da vermeye gücünüz yetmez. Haksızlık edenlere “(Dünyada) yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!” diyeceğiz. [*]
Benzer mesaj: secde’ 32:20.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Artık o gün, birbirinize fayda da zarar da vermeye gücünüz yetmeyecek ve Biz de o zâlimlere: “Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın (bakalım).” diyeceğiz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [o Gün Allah şöyle seslenecektir]: “Siz [yaratılmışlar]dan hiç biri bugün bir başkasına fayda veya zarar verecek güce sahip değildir!” Ve [o Gün] haksızlık yapanlara: “Yalanladığınız ateşin azabını [şimdi] tadın bakalım!” diyeceğiz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz o gün yanlışta ısrar eden zalimlere şöyle deriz: – Bugün birbirinize ne bir fayda ne de zarar verebilecek durumdasınız, öyleyse yalana sarılıp hesaba katmadığınız cehennemin azabını tadın bakalım! 2/165...167, 40/47...50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken (Allah şöyle buyuracaktır): “Sizden hiçbiriniz bir diğerine bugün ne yarar, ne de zarar verecek güce asla sahip değilsiniz!” Ve o gün haddini bilmezlere şöyle sesleniriz: “Kendisini yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakayım!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Müşrikler) İşte bu gün birbirinize (tapılanlar tapanlara, tapanlar da tapılanlara) ne bir yarar ne de bir zarar sağlayamazsınız. Zalim olanlara da, “Yalanladığınız cehennem ateşinin azabını tadın" deriz.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın" deriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık bugün bazınız bazınıza ne bir fâideye ve ne de bir zarara mâlik olamaz ve zulmetmiş olanlara deriz ki: «O ateşin azabını tadınız ki, siz onu inkâr eder olmuştunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte bugün kiminiz kiminize ne fayda, ne de zarar vermeye güç yetiremezsiniz. O kâfirlere de diyeceğiz ki: “Yalan saydığınız o ateş azabını tadın da yalan mıymış gerçek miymiş söyleyin bakalım! ”[32, 20]
Aslında sadece fayda söz konusu olup, zarar bahis mevzuu olmamasına rağmen böyle buyurulması şöyle açıklanabilir:1. Aczlerinin tam olduğunu göstermek 2.Müşriklerin ibadet etmeleri halinde şeriklerin fayda, ibadeti terketmeleri halinde ise onlara zarar veremeyeceklerini bildirmek içindir. 3.Ebu’s-suûd gibi bazı müfessirlerin izahına göre fayda celbetme veya zararı savma kasdedilmektedir. Yani zarar kelimesinin başında hazf-i muzaf vardır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O gün birinizin, diğerine ne bir fayda, ne de zarar vermeğe gücü yeter. Biz zulmedenlere: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" deriz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu günde birbirinize ne fâide ve ne de zarara mâliksiniz. Nefislerine zulüm ile kâfir olanlara: "Dünyâda onı tekzîb iylediğiniz cehennemin 'azâbını tadınız" diriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah diyecek ki, "bugün birinizin diğerine ne fayda sağlamaya, ne de zarar vermeye gücü yeter.” Yanlış yapanlara deriz ki; “Yalan saydığınız bu ateşin azabını tadın, bakalım.”
Şaban Piriş
swap_vert close
O gün, birbirinize fayda da zarar da veremezsiniz. Zalimlere şöyle deriz:-Yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün birbirinize ne bir yararınız dokunur, ne bir zararınız. Zulmedenlere ise “Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın” buyururuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Artık o gün, birinizin diğerine yarar sağlamaya da zarar vermeye de gücü yetmez. Zulme sapanlara şöyle deriz: "O kendisini yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol gün mālik olmaya bir niceñüz bir niceye aśśı ne daħı ziyān. daħı eyidevüz anlara kim žulm eylediler “ŧaduñ 'aźābını oduñ ol kim yalan dutarduñuz anı!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes bu gün mālik olmazsız biri birüñüze aṣṣı eylemege, ziyān eylemege daḫı. Daḫı eydürüz ẓālimlere ki: Daduñuz ol od ‘aẕābını ki siz anı yalanladuñuz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu gün bir-birinizə nə bir xeyir (fayda) nə də bir zərər verə bilərsiniz. Zalımlara da: “Dadın (dünyada) yalan hesab etdiyiniz cəhənnəm odunun əzabını!” – deyəcəyik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That day ye will possess no Use nor hurt one for another. And We shall say unto those who did wrong: Taste the doom of the Fire which ye used to deny.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So on that Day no power shall they have over each other, for profit or harm: and We shall say to the wrong-doers, "Taste ye the Penalty(3853) of the Fire,- the which ye were wont to deny!"
3853 The supposed "rivals" of Allah—the false things whereon men set their hopes and fears-will have no power whatever when true values are restored; and the Firethe Penalty-which they doubted or derided, will become the dominating thing in their experience (Cf. 35:13-14).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَالْيَوْمَ
işte o gün
لَا يَمْلِكُ
malik olmaz
بَعْضُكُمْ
bazınız
لِبَعْضٍ
bazısına
نَفْعاً
bir fay- daya
وَلَا ضَراًّۜ
ve ne bir zarara
وَنَقُولُ
ve deriz
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
ذُوقُوا
tadın
عَذَابَ
azabını
النَّارِ
ateş
الَّت۪ي
o ki
كُنْتُمْ
idiniz
بِهَا
kendi- sini
تُكَذِّبُونَ
yalanlıyor- sunuz
(Allah da şeytana âbd olup kulluk edenlere buyurur ki) "Bugün birbirinize ne fayda ne de zarar vermeye gücünüz yeter." (O gün) Biz (âyetlerimizi yalanlayıp kendilerine) zulmedenlere, "(haydi) yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" deriz.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
نَفْع
İsim
ن ف ع
Fayda
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ضَرّ
İsim
ض ر ر
Zarar
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı