close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alnâ beynehum vebeyne-lkurâ-lletî bâraknâ fîhâ kuran zâhiraten vekaddernâ fîhâ-sseyr(a)(s) sîrû fîhâ leyâliye veeyyâmen âminîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların şehirleriyle kutladığımız şehirler arasında, adeta birbirine bitişik nice şehirler halketmiştik ve o şehirlere gidip gelmeyi kolay bir hale getirmiştik; demiştik ki: Geceleri, gündüzleri emniyet içinde gezin, dolaşın oralarda.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara; kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler (veya; merkezi meydanların etrafında, binaları sırt sırta vermiş yerleşim birimleri) var kılmıştık ve orada (karada ve denizde) yürüme (ve ulaşım imkânlarını) sağlamıştık; "Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın" (diye bu muhteşem düzen ve dengeyi hazırlamıştık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz o toplumun çöküşünden önce, bereketli kıldığımız şehirlerden olan, Mekke ve Kudüs ile onlar arasına, birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan birçok kasaba yerleştirdik ve onlar için seyahatleri kolaylaştırdık ve adeta: “Bu topraklarda hem geceleri, hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin” dedik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların yurdu ile o bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen, birbirine yakın nice kasabalar kurdurduk. Bunlar arasında yolculuğu konaklara ayırdık, planı biz yaptık. “Oralarda, geceleri, gündüzleri korkusuzca dolaşın” dedik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlarla içini bereketli kıldığımız beldeler arasında (karşıdan karşıya) görünen kasabalar var ettik ve oralarda yürümeyi takdir ettik. "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde dolaşın!"
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen şehirler var ettik ve orada yürüme (imkanlarını) takdir ettik: 'Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın' (dedik).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz Sebe' halkı ile, kendilerine bereket verdiğimiz (Şam ve Ürdün gibi) memleketler arasında arka arakaya şehirler meydana getirmiştik. Oralarda yolculuk için (muayyen yer ve zamanlarda) gidiş geliş takdir eylemiştik. (Kendilerine de şöyle demiştik: “-Geceler ve gündüzler boyu (her istediğiniz zaman) oralarda emniyet içinde yürüyün.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlarla, mübarek kıldığımız şehirler arasında, birinden diğeri görünen nice şehirler yaptık. Aralarında dolaşım planladık. “Geceler ve gündüzlerce emniyet içinde yürüyün” dedik.(*)
(*) Ayetten anlaşılan, bir zamanlar Arabistan ile Yemen arası, çok bayındır ve gelişmiş bir durumdaymış.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların yurdu ile mübarek kıldığımız şehirler arasında, birbirinden görünen beldeler yerleştirdik. Aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık. “Güven içerisinde oralarda gece ve gündüz gidip geliniz” dedik.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar ile, kutlu kıldığımız kentler arasında, birbirine yakın kentler yaratmıştık, geziyi de ölçümledik, gece, gündüz orada emniyetle gezesiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendileriyle, içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen kasabalar var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik. “Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde gezin/dolaşın!” (dedik).
Cemil Said
swap_vert close
Sebe’ şehriyle bereket virdiğimiz diğer şehirler beyninde ma’mûr karyeler ve mükemmel bir yol virdik "Gice, gündüz emn ve selâmetle seyahat idiniz" didik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlarla, kutlu kıldığımız şehirler arasında, karşıdan karşıya görünen kasabalar var etmiş, oraları gezilecek belirli konak yerleri yapmıştık, "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde gezin" demiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sebe’ halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş-gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: “Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bereketli kıldığımız beldeler ile onlar arasında birbirini gören birçok yerleşim yeri oluşturduk ve bunlar arasında seyahati uygun konaklara ayırdık. “Oralarda geceleri, gündüzleri güven içinde seyahat edin” dedik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların yurdu ile, içlerini bereketlendirdiğimiz memleketler arasında, kolayca görünen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında yürümeyi konaklara ayırdık. Oralarda geceleri, gündüzleri korkusuzca gezin dolaşın, dedik.  
 Yemen-Suriye yolu üzerinde birbirine yakın, kolayca bulunan ve konaklama ihtiyaçlarına cevap veren kasabalara işaret edilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlarla bereketli kıldığımız bölgeler arasına vahalar yerleştirdik ve orayı yolculuğa elverişli yaptık: "Geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde orada dolaşın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz onlarla o feyz-u bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta karyeler meydana getirmiştik ve onlarda muntazam seyr-ü sefer takdir eylemiştik, gezin oralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyyet içinde demiştik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların yurdu ile içine feyz ve bereket verdiğimiz memleketler arasında, birbirlerinin görüş mesafesinde nice beldeler var ettik. Ve bunlar arasında gidip gelmeyi kolay bir hâle getirmiştik. “Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içerisinde gidip gelin” buyurduk.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlarla bereketli kıldığımız kentler arasında birbirlerine yakın kasabalar yaptık. Bunlar arasında yolculuk yapılacak yollar düzenledik. “Buralarda geceleri ve gündüzleri güvenli olarak yolculuk yapın dedik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (ın yurdu) ile (feyz ve) bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta nice kasabalar yapmışdık. Oralarda seyr (ve sefer etmelerini) takdîr etmiş, (kendilerine:) «Gecelerce ve gündüzlerce oralarda korkusuz gezin, dolaşın» (demişdik).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlar(ın yurdu) ile kendilerini bereketli kıldığımız memleketler (Şam havâlisi)arasında, (birbirinden rahatça) görünen (mesâfelerde) şehirler meydana getirmiştik ve buralarda (kolayca gidip gelmek üzere) sefer etmeyi takdîr etmiştik. “Oralarda geceleri ve gündüzleri emniyet içinde kimseler olarak seyâhat edin!” (demiştik.)
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O toplumun çöküşünden önce,) Onların yurdu ile içlerini bereketli kıldığımız kentler arasında, (biri diğerinden) açıkça görülen kentler oluşturmuştuk ve orada (onlar arasında) düzenli ve sistemli yolculuk yapma (ulaşım) imkânları sağlamıştık. Oralarda geceleri ve gündüzleri, güven içinde gezip dolaşın!”(demiştik). (*)
(*) Meskûn yerlerin birbirine yakınlığı, ülkenin refah ve bereketini gösteriyordu. Feyz ve bereket verilen şehirler ise Şam şehirleridir. Ayetten anlaşılan, bir zamanlar Arabistan ile Yemen arası, çok bayındır ve gelişmiş bir durumdaymış  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz helak ettiğimiz toplumla, çevresini bereketli kıldığımız şehirlerarasında, görüp gezilecek yerler meydana getirdik ki, güven içinde gece ve gündüz gezip görün diye.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar ile birlikte bolluğa eriştirdiğimiz kentler arasında biribirlerine çok yakın şenlikli kentler de var ettik. Aralarında gidip gelmelerini yasadık. "Gece gündüz, tam bir güvenlik içinde, buralarda gezin" dedik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlarla bereketli kıldığımız köyler arasında birbirine yanaşmış mâmur kasabalar yaptık [¹], o kasabalar arasında gelip gitmeyi takdir ettik [²], «— Gece, gündüz, emin olarak bu kasabalarda gezin, tozun» dedik.
[1] Sebe'den Şam'a varıncaya kadar birbirine muttasıl binlerce köyler vardı. Hepsi de mâmurdu.[2] Öyle ki öğleye kadar bir köye, öğleden akşama kadar bir köye gidilirdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz, (bu felaketten önce) onlarla, bereketli kıldığımız beldeler arasında birbirine nâzır beldeler var ettik ve aralarında geliş gidişi düzenledik. “Geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezin dolaşın” (demiştik).
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendileri (Sebe) ile içlerinde bereketler kıldığımız memleketler (Şam) arasında (birbirine yakın) görünebilen şehirler var ettik, içlerinde yolculuğu ölçülü (yanlarına azık almaya ihtiyaç duymayacakları şekilde) kıldık ve de “Oralarda geceleri ve gündüzleri güvenlik içinde gezip dolaşın” (dedik).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa Biz, bundan önce onlara nice nîmetler bahşetmiştik. Örneğin,bereketli kıldığımız Kudüs, Şam ve Mekke gibi şehirlerle onlar arasına, kervanların konaklaması için birbiri ardınca kasabalar serpiştirmiş ve bu şehirler arasında düzenli ulaşım imkânlarısağlamıştık. Ve Peygamberler aracılığıyla “Ey Sebe halkı!” demiştik, “Bu şehirler arasında gece gündüz güven içinde seyahat edebilirsiniz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların arasında ve orada bereketlendirdiğimiz Şehirler’in arasında sırt sırta yeni şehirler de kurduk. Orada Seyahat / Gidiş-Gelişler takdir ettik. Gündüzleri ve geceleri güven içinde orada seyahat edin / gidin-gelin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, Yemen'in Sebe şehri ile, verimli topraklara sahip Şam arasına ardarda kentler inşa ettik. Bu kentler arasına düzenli seferler ayarladık. gece-gündüz güvenle seyahat edin dedik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların ülkelerine yakın şehirler var ettik. Şehirler bereketli topraklara sahipti. Aralarında gidip gelebilecekleri yol güzergâhları yarattık. Böyle yapmasaydık zorlu doğa koşullarında ulaşım imkânları bulamazlardı. "Oralarda geceleri gündüzleri ne zaman isterseniz korkusuzca gezin dolaşın." dedik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar(ın yurdu) ile kendilerini bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, kolayca görünen şehirler var etmiş ve bunlar arasında (kolayca) yürümelerini (seyahat etmelerini) mümkün kılmıştık. (Onlara) “Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün (seyahat edin!” demiştik).
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz onların memleketiyle, kutsal kıldığımız (Mekke, Kudüs ve Şam) memleketleri arasında sırt sırta şehirler var etmiş,¹ onlara da düzenli gidiş geliş imkânı sağlamış ve onlara: “Oralarda geceler ve gündüzler boyunca güvenlik içerisinde gezip dolaşın.”(demiştik).²
1 Âyetin bu bölümü, “Biz onlarla, içlerinde bereketler verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta şehirler var etmiş...” şeklinde de anlaşılabilir. 2 Bu âyetten o dönemde, Yemen ile Şam arasının son derece ma’mûr şehirlerle dolu olduğu anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz, [o toplumun çöküşünden önce,] kutsadığımız şehirler ²⁶ ile onlar arasına birbirlerinin görüş mesafesinde bulunan [birçok] kasaba yerleştirdik; ve böylece [onlar için] seyahati kolaylaştırdık, [ve adeta] “Bu [topraklarda] hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde seyahat edin!” [dedik].
26 Yani, Sebe halkının kullandığı kervan yolu üzerinde bulunan Mekke ve Kudüs şehirleri.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz Sebe halkının yurtları ile topraklarını bereketli kıldığımız beldeler arasına, birbirini gören ve oldukça yakın köyler ve konaklayacak mekânlar yerleştirmiş, “Geceler ve gündüzler boyunca güven içinde seyahat edin!” diye bunlar arasında kolay ve güvenli bir seyahat imkânı oluşturmuştuk. 16/7, 43/13...15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Biz (bu helâkten önce) onlara, mübarek kıldığımız şehirlerle kendileri arasına birbirine nâzır beldeler inşâ ed(ecek kudret ver)dik; ve bunlar arasında düzenli ulaşımı temin ettik; (ve bu yolla) “Geceler ve gündüzler boyunca güvenli bir biçimde yolculuk yapın!” (demiş olduk).[³⁸³⁸]
[3838] Verilen her nimet, tıpkı inen bir vahiy gibi okunup anlaşılması gereken bir mesaj taşır. Vahyin ilk muhatapları dolaylı olarak uyarılıyor; nitekim onlar doğrudan da uyarılmışlardı (28:57 ve 106:1-4).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların yurdu ile mübarek kıldığımız beldeler arasında (konaklamaları için) birbirine yakın yerlerde kasabalar var ettik. "Oralarda gece gündüz korkusuzca (kervanlarla) seyahat edin" dedik. (Fakat onlar nankörlük ettiler)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlarla, içinde bereketler yarattığımız kentler arasında, açıkça görünen kentler var ettik ve bunlar arasında yürümeyi takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün" (dedik).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onların aralarında ve kendilerinde bereket vermiş olduğumuz beldeler arasında birbirine muttasıl kasabalar meydana getirmiştik ve onlara seyr-i seferi takdir eylemiştik. Geceleri ve göndüzleri emînler olarak yürüyünüz (demiştik).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların diyarlarıyla, feyz ve bereket verdiğimiz kutlu beldeler arasında sırt sırta vermiş, biri birinden görülebilen nice kasabalar var ettik ve bunlar arasında düzenli ulaşım imkânları sağladık. “Oralarda geceler ve gündüzler boyunca, güven içinde gezin dolaşın! ” dedik.
Meskûn yerlerin birbirine yakınlığı, ülkenin refah ve bereketini gösteriyordu. Feyz ve bereket verilen şehirler ise Şam ülkesinin şehirleridir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlarla, içinde bereketler yarattığımız kentler arasında, açıkça görünen kentler var ettik ve bunlar arasında yürümeyi takdir ettik: "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün" (dedik).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sebe memleketi ile mübârek kıldığımız arz (Arz-ı Şam) arasını birbirine yakın beldeler ve karyeler ile ma'mûr itdik ve orada seyr u seyahat menzillerini takdîr ve tahsîs iyledik. "Gice ve gündüz kemâl-i emniyet ile gidüb gelin" didik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Halbuki onlarla, bereketli kıldığımız şehirler arasında, biri diğerinin arkasından gelen kentler var etmiş, yolculuk yapmaya uygun ölçüler koymuş ve "Oralarda gece - gündüz güven içinde yolculuk edin" demiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar ile bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, seçkin şehirler yaptık ve güven içinde gündüz gece seyahat edin diye, aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların yurduyla bereket verdiğimiz memleketler arasında sırt sırta vermiş beldeler var etmiş ve böylece orada kolay bir seyahat nasip etmiştik—gece gündüz orada güven içinde gezin diye.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onlarla, içini bereketle dolduğumuz kentler arasında, sırt-sırta vermiş kasabalar oluşturduk; Bunlar arasında gidiş-gelişler belirledik. "Geceleri ve gündüzleri, güven içinde gezip dolaşın oralarda." dedik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķılduķ aralarında daħı köyler arasında ol kim bereket virdük anda köyler görinür daħı ŧaķdir eyledük anda yürimegi. “yüriñ anda giceler daħı gündüzler iminler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyledük anlar bile bereket virdügümüz şehrler‐ile arasında ki Şāmiḳlīmidür, biri birine yaḳın şehrler ḳılduḳ. Taḳdīr itdük anda seyr eylemegi.Seyr eyleñüz anda giçeler ve gündüzler iminlig‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların (Səba əhlinin) yurdu ilə bərəkət verdiyimiz məmləkətlət (Şam və Urdun) arasında bir-birinə bitişik (abad) qəsəbələr inşa etmiş, orada gediş-gəliş yaratmışdıq (belə ki, səfər zamanı yolçular o qəsəbələrin birində istirahət edir, axşam isə digərində yatıb dincəlirdilər). (Onlara belə demişdik: ) “Gecələri-gündüzləri (istədiyiniz vaxt) orada arxayın gəzib-dolanın!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We set, between them and the towns which We had blessed, towns easy to be seen, and We made the stage between them easy, (saying): Travel in them safely both by night and day.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Between them and the Cities(3816) on which We had poured our blessings, We had placed Cities in prominent positions, and between them We had appointed stages of journey in due proportion: "Travel therein, secure, by night and by day."
3816 An instance is now given of the sort of covetousness on the part of the people of Saba , which ruined their prosperity and trade and cut their own throats. The old Frankincense route was the great Highway (imam mubin 15:79; sabil muqim, 15:76) between Arabia and Syria . Through Syria it connected with the great and flourishing Kingdoms of the Euphrates and Tigris valleys on the one hand and Egypt on the other, and with the great Roman Empire round the Mediterranean . At the other end, through the Yemen Coast , the road connected, by sea transport, with India , Malaya, and China . The Yemen-Syria road was much frequented, and Mada'in Salih was one of the stations on that route, and afterwards on the Pilgrim route: see Appendix VII to S. 26. Syria was the land on which Allah "had poured his blessings", being a rich fertile country, where Abraham had lived: it includes the Holy Land of Palestine. The route was studded in the days of its prosperity with many stations (cities) close to each other, on which merchants could travel with ease and safety, "by night and by day". The close proximity of stations prevented the inroads of highwaymen.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلْنَا
ve kılmıştık
بَيْنَهُمْ
aralarında
وَبَيْنَ
ve ara- sında
الْقُرَى
o memleket- lerin
الَّت۪ي
onlar ki
بَارَكْنَا
bereketli kıldık
ف۪يهَا
kendi- lerini
قُرًى
kasa- balar
ظَاهِرَةً
görünen
وَقَدَّرْنَا
ve takdir ettik
ف۪يهَا
bura- larda
السَّيْرَۜ
yürümeyi
س۪يرُوا
yürüyün
ف۪يهَا
oralar- da
لَيَالِيَ
geceleri
وَاَيَّاماً
ve gündüz- leri
اٰمِن۪ينَ
güvenliler olarak
Biz, onlar(ın yurdu) ile kendilerini (mübarek ve) bereketli kıldığımız memleketler arasında, (her biri diğerinden) görünen (nice) kasabalar var ettik ve bunlar arasında (kolayca) seyahat etmelerini takdir ettik. (Ve onlara dedik ki) "Oralarda (hem) geceleri (hem de) gündüzleri güven içinde seyahat edin."
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
بَارَكَ
Fiil-III
ب ر ك
Bereketli kıldı, mübarek kıldı, bolluk verdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
ظَاهِرَة
Etken fiil
ظ ه ر
Açıkça, görünen
قَدَّرَ
Fiil-II
ق د ر
Takdir etti, ölçtü biçti, tayin etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَيْر
İsim
س ي ر
Yürümek
سَارَ
Fiil-I
س ي ر
Dolaştı, yola çıktı, yürüdü, gezdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
ءَامِنِين
Etken fiil
ا م ن
Emniyette olanlar, güvende olanlar, emin kılınanlar