hakikati inkar etmelerinden dolayı onları işte böyle cezalandırdık. Biz, nankörlük yapanlardan başkasını hiç cezalandırır mıyız? ²⁵
25 Ne Kur’an, ne de hiçbir sahih Hadis, Sebe halkının Ma’rib barajının son çöküşünden kısa bir süre önce (yani, M.S. 6. yüzyılda) işledikleri günahın mahiyeti hakkında kesin bir şey söylememektedir. Fakat bu belirsizlik bilinçlidir. Sebe’nin refahı ve ardından büyük bir felaketle (catastrophic) çöküşünün eski Arabistan’da bir darb-ı mesel olduğu gerçeği karşısında, bu kıssanın Kur’an’da zikredilmesinin, Hz. Süleyman’ın ölümü ile ilgili bir önceki menkıbe gibi, tamamen ahlakî bir amaç taşıdığı söylenebilir. Çünkü bu iki menkıbe de, Kur’an’da sunuldukları şekliyle, bütün beşerî üstünlüklerin ve başarıların gelip geçici olduklarını gösteren temsîllerdir. Yukarıda 23. notta işaret edildiği gibi, Sebe’nin çöküş kıssası, insanların Allah’a karşı sürekli nankörlüğü ile de yakından bağlantılıdır. (Bkz. ayrıca 20. ayet ve ilgili 29. not.)