close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fea’radû feerselnâ ‘aleyhim seyle-l’arimi vebeddelnâhum bicenneteyhim cenneteyni żevâtey ukulin ḣamtin veeślin veşey-in min sidrin kalîl(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken yüz çevirdiler de onlara setin suyunu gönderdik ve bahçelerini, ancak böğürtlen, ılgın ve birazcık da köknar yetiştiren iki çorak tarlaya çevirdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak onlar (şükürden ve itaatten) yüz çevirdiler, böylece Biz de onlara (büyük su bendini-barajını yıkıp) Arim selini gönderdik. Ve onların (o güzelim) ikili bahçelerini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki harap bahçeye dönüştürüp (nimetlerimizi ellerinden aldık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama onlar bizden yüz çevirip uzaklaştılar. Biz de üzerlerine, barajlarını yıkıp geçen bir sel gönderdik de, verimli iki bahçeleri sadece böğürtlen, ılgın ve köknar ağacından ibaret, virane bir bahçe şekline geliverdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ama onlar bu nimetlere şükürden yüz çevirdiler. Bu yüzden, bendi tahrip edilerek yıkılan barajlarının sularını, Arim Sellerini onlara musallat ettik. Onların iki bahçesini, acı buruk yemişli ılgın ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.
bk. Kur’an-ı Kerim, 27/22-24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak onlar yüz çevirdiler. Bu yüzden biz de üzerlerine Arim selini gönderdik ve onların iki bahçelerini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az sayıda Sedir ağacı bulunan iki bahçeye dönüştürdük.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat onlar, (peygamberlerin davetini kabulden) yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim vadisinin selini salıverdik ve o güzelim iki taraflı bahçelerini, buruk yemişli, acı meyvalı, dikeni çok ve meyvası az ağaçlardan ibaret iki harab bahçeye çevirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de, onlar üzerine baraj selini gönderdik. Ve iki taraftaki bahçelerini, buruk yemişli, acı meyveli ve az sedir ağaçlı bahçelere çevirdik..
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Buna rağmen onlar yüz çevirdiler. Biz de onların üzerlerine barajları yıkan o seli gönderdik. Onların bahçelerini acı yemişli, meyvesiz ve içinde birkaç sedir ağacı bulunan iki verimsiz bahçeye dönüştürdük.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar yüz döndüler, büvetlerin selini üstlerine gönderdik, her iki bahçeyi de, acı yemişli, ılgın ağaçlı, az da köknarlı iki bahçeye çevirdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak onlar (Allah'ın doğru yola davetini kabul etmeyerek) yüz çevirdiler, böylece biz de onlara (barajlarını yerle bir eden) Arîm selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk (ekşi) yemişli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.
“Arim seli”, şiddetli yağmur sularının su setlerini yıkmasıyla meydana gelen sel felâketi demektir. Topraklarının bolluğu, meyvelerinin çokluğu ve refah seviyelerinin yüksekliği sebebiyle şımaran, nankörleşen, sağa sola sataşan, fesat çıkaran, güçsüzlere zulmeden Sebe halkını cezalandırmak üzere meydana gelen şiddetli yağmurların sebep olduğu sel felaketine “Arîm” seli denmiştir. “Ma’rib Barajı” nın patlamasına da sebep olan bu “Arîm Seli” ile o güzelim evler yerle bir olmuş, bağlar bahçeler yıkılmış, her taraf tanınmaz hale gelmiş ve her şey enkaza dönmüştür.  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin ânlar hakîkatden yüz çevirdiler. Biz de sedlerini seller ile yıkdık ve iki bağçeleri yerine acı meyve husûle getiren nabak ve ılgun ağaçlarını muhtevî ve az meyveli iki bostan virdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Fakat onlar yüz çevirdiler; bunun için Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik, onların bahçelerini, buruk yemişli, ılgınlık ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim[444] selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
“Arim”, tefsir bilginlerince şiddetli yağmurdan oluşan sel, bir vadi adı ya da su seddi diye açıklanmıştır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ama onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların iki bahçesini, acı yemişli, ılgınlı ve birkaç da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ama onlar yüz çevirdiler. Bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirdik.  
 Arim seli, Sebe’ kavmini cezalandırmak üzere meydana getirilen, şiddetli yağmurun sebep olduğu ve büyük göçlere yol açan bir sel felâketidir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de barajın selini onlara göndererek çifte bahçelerini, acı meyveler, ılgın ve biraz da sedir ağacı içeren çifte bahçelere çevirdik
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat onlar (şükürden yüz çevirdiler) bakmadılar. Biz de üzerlerine Arim selini salıverdik ve o güzelim iki bahçelerini buruk yemişli, ılgınlık ve içinde biraz da sidir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat onlar bakmadılar, biz de üzerlerine arim seylini salıverdik ve o dilber iki Cennetlerini buruk yemişli, ılgınlık, az bir şey de sidirden iki harap Cennete çevirdik.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak onlar (şükürden ve itaatten) yüz çevirdiler, bu yüzden biz de üzerlerine Arim selini gönderdik ve onların iki bahçelerini de buruk yemişli, acı meyvalı ve içinde az sayıda sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlarsa yüz çevirdiler¹. Biz de üzerlerine su seddinin suyunu salıverdik. Ve iki cennetlerini², acı meyveli ağaçlara, meyvesiz ağaçlara ve az miktarda sedir ağacı bulunan iki cennete² çevirdik.
1- Karşılığını vermediler. 2- İki bahçeye.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat onlar (bu nimetin şükründen) yüz çevirdiler. Biz de onlara Arim selini gönderdik. (O) ikişer cennetlerinin yerinde de ekşi yemişli, acı ılgınlı ve az bir şey de Arabistan kirazından (olmak üzere haraab) iki (şer) bostan peyda etdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat (onlar, şükürden) yüz çevirdiler; bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik ve onların iki bahçesini (de) buruk yemişli, acı ılgınlı ve (içinde) sidir ağacından az bir şey bulunan iki (harab) bahçeye çevirdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (kendilerine gönderilen elçinin mesajından) yüz çevirdiler. Bu yüzden onlara Ârım Seli’ni gönderdik ve (baraj yıkılmasıyla oluşan bu sel ile) onların bahçelerini acı yemişli, meyvesiz ve içinde birkaç sedir ağacı bulunan iki verimsiz (harap) bahçeye dönüştürdük.(*)
(*) Ârim kelimesi eski Yemenliler’de bir yerin özel adı olmaksızın “set” mânasında kullanılmıştır (Cevâd Ali, VII, 201; EI2 [Fr.], VI, 549). Kur’ân-da “seylü’l-arim” diye zikredilen (Sebe’ 34/16) sel baskını Sebe diyarı ve oranın halkıyla ilgili olduğuna göre burada sözü edilen set, Sebe Devleti’nin eski merkezi olan Me’rib şehri yakınındaki Me’rib su seddi olmalıdır. Bu sedde Sebe Seddi, Arim Seddi de denilmiştir (İA, VII, 330). İlkçağ’larda Arap yarımadasının güney batısında kurulan Sebe Krallığı’nın başşehri Me’rib ve çevresi kurak bir bölge olduğu için bütün ziraî faaliyetler sunî sulamaya bağlı idi. Bu sebeple eski Güney Arapları birçok sulama tesisi yapmışlardı; bunların en önemlisi ise Me’rib Seddi idi… Kaynak: (ARİM - TDV İslâm Ansiklopedisi) Yani Ârim, bir baraj olup patlaması sonucu bağ ve bahçaları sel altında kalmıştı. Bu barajla ilgili Kurtubi tefsirinin metnine bakılabilir.) فأرسلنا عليهم سيل العرم و ( العرم ) فيما روي عن ابن عباس : السد ؛ فالتقدير : سيل السد العرم (تفسير القرطبي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sebe halkı mesajlarımızdan yüz çevirdiler. Bizde onların üzerine büyük bir sel gönderdik. O verimli iki bahçelerini, böğürtlen, ılgın ve çok az bodur bitki veren bahçeler haline getirdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar ise yüz çevirdiler. Biz de onların üzerine Arim ırmağının sularını gönderdik. Onların o iki bahçeleri yerine de içinde acı yemişler veren ağaçlar, acı ılgın, biraz da yaban kirazı bulunan iki bahçe verdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ise şükürden yüz çevirdiler, biz de üzerlerine su bendinin selini gönderdik, onların iki bahçelerine bedel, pek acı meyvalı ağaçlarla acı ılgın, biraz da yabani Arabistan kirazı ağaçlarını havi iki bahçe verdik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ne var ki onlar yüz çevirdiler/söz dinlemediler. Bunun üzerine Biz de onların üzerine Arim¹¹ selini gönderdik. Sonuçta onların iki bahçesini, acı meyveli çalı ve ılgınlarla kaplı ve biraz da sedir bulunan çorak iki bahçeye döndürdük.
11 Arim: Şiddetli yağmurlardan oluşan ve önündeki her seddi yıkan sele denir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arîm (her şeyi yıkıp süpüren azap) selini gönderdik ve onların iki bahçesini; buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.
(Arîm kelimesi “baraj, set” anlamına gelen ve Güney Arapçasında kullanılan “arimen” kelimesinden türemiştir. Böylece setin (baraj) yıkılmasından sonra meydana gelen sel sonucu bütün ülke harap oldu. Sebeliler’in dağların arasına setler inşa ederek kazdıkları kanallar yıkıldı ve bütün sulama sistemi bozuldu. Bunun sonucu daha önceden bir bahçe gibi olan ülke yabani otların yetiştiği bir orman haline geldi ve küçük bodur ağaçların kiraza benzer yemişi dışında yenebilecek hiçbir meyve kalmadı.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat onlar Elçinin mesajından yüz çevirdiler; Biz de üzerlerine, barajlarını yerle bir eden o meşhur Arim selini gönderdik ve sahip oldukları verimli iki bahçeyi, yalnızca böğürtlen, ılgın ve Arabistan kirazı denilen birkaç yabani sedir ağacından ibaret iki vîrâne bahçeye çevirdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Derken yüz çevirdiler; “Arim seli” ni üzerilerine gönderdik. Onların güzelim bahçelerini az sidir’den bir şey, buruk yemişler ve ılgınlık bulunan iki bahçeye çevirdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama teşekküre yanaşmadılar. Biz de onlar üzerine Arim selini gönderdik. Sonunda sağlı sollu bu güzelim bahçelerin meyvelerini ekşi, tatsız tuzsuz bir şey yaptık. Ortalıkta birkaç sedir ağacı sırıtıp kaldı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar Allah’a şükretmediler. Zulme, sapıklığa yöneldiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların iki bahçesini gönderdiğimiz sel yok etti. Güzelim bahçenin arkasında, buruk yemişli, acı ılgınlı, içinde biraz sedir ağacı bulunan iki bahçe kaldı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Ancak) onlar yüz çevirmişlerdi. Bu yüzden üzerlerine [Arim] Seli’ni [*] göndermiştik. Onların iki bahçesini, acı meyveli, ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirmiştik.
“Arim seli”, büyük barajları su altında bırakabilen, onları yıkabilen hacimde, çok büyük bir felaketti. [el-‘Arim] kelimesine “köstebek” diyenler olduğu gibi, bunun seddin veya vadinin adı olduğunu söyleyenler de vardır. Bu barajı, Sebelilerin, Belkıs’ın, Himyer’in veya Lokman b. Âd’in yaptığı rivayet edilmektedir. Tarihte bu olayın tam olarak ne zaman gerçekleştiği bilinmemekte, ancak Me’rib Barajı’nın ilk yıkılış tarihinin MS 2. yüzyıl olabileceği bildirilmektedir. Bu olaydan sonra Sebe Krallığı büyük ölçüde harap olmuş, yöre halkının önemli bir bölümü kuzeye doğru göç etmek zorunda kalmıştı (Esed, [Kur’an Mesajı], s. 876’da 24. not).  
Mehmet Türk
swap_vert close
Fakat onlar (Haktan) yüz çevirince, Biz de onlara Arim¹ selini gönderdik. Ve onların çifter çifter bahçelerini, acı meyveli, acı ılgınlı ve içerisinde birkaç dikenli kiraz ağacı olan çifter çifter bahçelere dönüştürdük.
1 Arim: Önüne geçilmez sel, Arim denilen settin seli veya Arim deresinin seli anlamlarına gelir. Arim Setti; Sebe’ ülkesinde yetmiş kadar çayın aktığı, sellerin toplandığı, zift ile kaplı, sulama için kullanılan bir barajdır. Bu setti yaptıran hakkındaki rivâyetler o kadar çok ki bunları birleştirmek mümkün değildir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama onlar [Bizden] yüz çevirip uzaklaştılar ve bu yüzden barajlarını yıkıp geçen, ²⁴ sahip oldukları [son derece verimli] iki bahçeyi sadece böğürtlen, ılgın ve birkaç tane [yabani] sedir ağacından ibaret (virane) bir bahçeye çeviren bir sel gönderdik:
24 Lafzen, “barajları su altında bırakan” (seylu’l-‘arim). Bu felaketin tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Fakat, Ma’rib Barajının ilk yıkılışının muhtemel tarihi M.S. 2. yüzyıl olabilir. (Bu olaydan sonra) Sebe Krallığı büyük ölçüde harap oldu ve bu da, güneyli (Kahtân) birçok kabilenin Yarımada’nın kuzeyine doğru göç etmelerine yol açtı. Ardından, barajlar ve kanallar şebekesi belli ölçüde onarıldı, fakat ülke eski refah düzeyine bir daha ulaşamadı ve İslam’ın zuhurundan 20-30 yıl önce de bu büyük baraj tamamen çöktü.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ne var ki onlar şükürden yüz çevirdiler. Biz de onların üzerine barajlarını yıkan şiddetli bir sel gönderdik. Sonuçta onların o güzelim bahçelerini, buruk meyveli çalılar ve ılgınlarla kaplı içinde birkaç sedir ağacı bulunan çorak bir araziye dönüştürdük. 16/112
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne var ki onlar yüz çevirdiler. İşte bu yüzden Biz onların üzerine (barajlarını) yıkan şiddetli bir sel[³⁸³³] gönderdik ve o iki has bahçeyi, acı meyveli çalılar[³⁸³⁴] ve ılgınlarla[³⁸³⁵] kaplı, içerisinde birkaç sedir cinsi ağaç[³⁸³⁶] bulunan harap bir bahçeye çevirdik.
[3833] el-‘Arîm: ‘Arâmeden “şiddet ve çokluk”, ya da selin ismi olarak “Arim Seli” veya Yemen ve Habeş lügatinde “suyu tutmaya yarayan set, baraj” anlamına gelir (İbn Âşûr). [3834] Dallarından misvak yapılan meyvesi acı olan erak/misvak türünden çöl iklimine özgü çalılar. [3835] Yine çalı bitkilerinden olan bir ılgın (tamarix) türü. [3836] Bunun bilinen sedir türleriyle bir yakınlığı olup olmadığını bilmiyoruz. Elmalılı bunu “kara yemiş” diye de bilinen “Arabistan kirazı” olarak niteler. Gölgesi en geniş ağaç olarak takdim edilmesi yaprağını dökmediğinin delilidir. Metinde “az” olduğu vurgulandığına göre, muteber bir bitki türü olmalıdır. Bir çeşit çam olan bilinen sedir türlerinden biri olması da muhtemeldir. Sedir için ayrıca bkz: 53:14, not 8.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ama onlar (nankörlük ettiler, peygamberlerinin hak davetinden) yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik, onların o güzelim iki bahçesini buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan, iki harap bahçeye çevirdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Ama (şükürden) yüz çevirdiler; bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik, onların iki bahçesini buruk yemişli, acı meyvalı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat onlar kaçındılar. Onların üzerlerine Arim selini gönderdik. Ve onların cennetlerini iki cennet ile tebdîl ettik ki, bu iki cennet pek acı meyve ağaçlarını ve acı ılgını ve biraz da Arabistan kirazı ağaçlarını (hâvi bulunuyordu).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat onlar bu dâvete sırtlarını döndüler, Biz de onların üzerlerine kükremiş, hırçın mı hırçın, bendleri yıkan bir sel gönderdik. O güzelim bahçelerini, içinde sadece buruk yemişli, ılgınlık, biraz da dikeni çok, meyvesi az ağaçlardan ibaret bozulmuş bahçelere çevirdik. [27, 22;24]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ama (şükürden) yüz çevirdiler; bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik; onların iki bahçesini buruk yemişli, acı meyvalı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavim, Cenâb-ı Hakk'a şükür itmekden ve Rasûlün emrine itâ'atden i'râz iylediklerinden onların üzerine şiddetli sel gönderdik, bağçe ve bostanlarını acı oltlar, süpürge çalıları ve tek tük sedir ağaçlarından müteşekkil şûrezâra tebdîl iyledik. [¹]
[1] "Seylü'l 'Arim" diye meşhûr olub Yemen'de bir çok yerleri harâb iden seldir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama onlar uyarılara kulak asmadılar; biz de üzerlerine Arim selini göndererek onların iki bahçesini yok edip yerinde buruk yemişli ağaçlar, ılgınlık ve biraz da sedir ağacı oluşturduk.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yüz çevirmişlerdi de, onlara “arim seli”ni göndermiştik. Onların bahçelerini, buruk meyveli, acı ılgın ağaçlı ve bol otlu bahçelere çevirmiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de onların üzerine barajlarını yıkan bir sel gönderdik ve o iki taraflı bağlarını buruk meyveli, acı ılgınlı ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ne var ki onlar yüz çevirdiler; biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı, birazcık da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yüz döndürdiler pes viribidük anlaruñ üzere dereler silin. daħı degşürdük iki bostanlarına iki bostan yimiş isleri erük aġacınuñ ya'nį erük aġacınuñ yimişlü bostan daħı ılġun daħı neşene sidrden az.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şükrlerden i‘rāż itdiler. Pes anlar üstine viribidük dereler selini. Anlarıġarḳ itdük. Daḫı anlara iki bostān yirine, iki bostān virdük. Anuñ yemişi acınesne, daḫı ılġun aġaçlu ve biraz zanbaḳ aġaçından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin onlar (itaətimizdən) üz döndərdilər, Biz də üstlərinə Ərim (bəndinin) selini göndərdik. (Bunun nəticəsində yurdlarını su basdı). Onların iki (gözəl) bağçasını (tikanlı) acı meyvəli, (içərisində) yulğun ağacları və bir az da sidr ağacı olan iki bağçaya çevirdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But they were froward, so We sent on them the flood of Iram, and in exchange for their two gardens gave them two gardens bearing bitter fruit, the tamarisk and here and there a lote tree.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But they turned away (from Allah., and We sent against them the Flood(3812) (released) from the Dams,(3813) and We converted their two garden (rows) into "gardens" producing bitter fruit, and tamarisks, and some few (stunted) Lote-trees.(3814)
3812 Into that happy Garden of Eden in Arabia Felix (Araby the Blest) came the insidious snake of Unfaith and Wrongdoing. Perhaps the people became arrogant of their prosperity, or of their science, or of their skill in irrigation engineering, in respect of the wonderful works of the Dam which their ancestors had constructed. Perhaps they got broken up into rich and poor, privileged and unprivileged, highcaste and low-caste, disregarding the gifts and closing the opportunities given by Allah to all His creatures. Perhaps they broke the laws of the very Nature which fed and sustained them. The Nemesis came. It may have come suddenly, or it may have come slowly. The pent-up waters of the eastern side of the Yemen highlands were collected in a high lake confined by the Dam of Ma'arib. A mighty flood came: the dam burst: and it has never been repaired since. This was a spectacular crisis: it may have been preceded and followed by slow desiccation of the country. 3813 "'Arim" (= Dams or Embankments) may have been a proper noun, or may simply mean the great earthworks lined with stone, which formed the Ma'arib dam, of which traces still exist. The French traveller TJ. Arnaud saw the town and ruins of the Dam of Ma'arib in 1843, and described its gigantic works and its inscriptions: See Journal Asiatique for January 1874: the account is in French. For a secondary account in English, see W.B. Harris, Journey Through Yemen, Edinburgh, 1893. The dam as measured by Arnaud was two miles long and 120 ft. high. The date of its destruction was somewhere about 120 A.C., though some authorities put it much later. 3814 The flourishing " Garden of Arabia " was converted into a waste. The luscious fruit trees became wild, or gave place to wild plants with bitter fruit. The feathery leaved tamarisk, which is only good for twigs and wattle-work, replaced the fragrant plants and flowers. Wild and stunted kinds of thorny bushes, like the wild Lote tree, which were good for neither fruit nor shade, grew in place of the pomegranates, the date palms, and the grapevines. The lote tree belongs to the family Rhamnaceac, Zizyphus Spina Christi. of which {it is supposed) Christ's crown of thorns was made, allied to the Zizyphus Jujuba, or bertree of India . Wild, it is shrubby, thorny and useless. In cultivation it bears good fruit, and some shade, and can be thornless, thus becoming a symbol of heavenly bliss: 56:28.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَعْرَضُوا
fakat yüz çevirdiler
فَاَرْسَلْنَا
bu sebeple gönderdik
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
سَيْلَ
selini
الْعَرِمِ
Arim
وَبَدَّلْنَاهُمْ
ve onlara değiştirdik
بِجَنَّتَيْهِمْ
onların iki bahçesini
جَنَّتَيْنِ
iki bahçe- çeye ki
ذَوَاتَيْ
sahibi- dirler
اُكُلٍ
yemiş- ler
خَمْطٍ
buruk (acı)
وَاَثْلٍ
ve ılgın
وَشَيْءٍ
ve bir şey
مِنْ سِدْرٍ
sidir ağacından
قَل۪يلٍ
az
Fakat onlar (resulümüzden) yüz çevirdiler. Bu sebeple Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların (o) iki bahçesini, acı yemişli, ılgınlı ve içinde biraz da sidir ağacı bulunan iki (harab) bahçeye çevirdik.
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
سَيْل
İsim
س ي ل
Sel
عَرِم
İsim
ع ر م
Arim (seli)
بَدَّلَ
Fiil-II
ب د ل
Değiştirdi, çevirdi, tahrif etti
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
اُكُل
İsim
ا ك ل
Ürün, yemiş, meyve
خَمْط
Sıfat
خ م ط
Buruk (acı)
اَثْل
İsim
ا ث ل
Ilgın (bir ağaç türü)
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سِدْر
İsim
س د ر
Sidir (ağaçları. Arabistan kirazı denilen bir meyve ağacı)
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az