close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad kâne lisebe-in fî meskenihim âye(tun)(s) cennetâni ‘an yemînin veşimâl(in)(s) kulû min rizki rabbikum veşkurû leh(u)(c) beldetun tayyibetun verabbun ġafûr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsunki Sebe kavmine, oturdukları yerde bile bir delil vardı, sağda, solda iki bahçe bulunmadaydı; yiyin Rabbinizin rızkından ve şükredin ona; tertemiz bir şehir ve suçları örten bir Rab.
Sebe, Yemen ülkesinde bir şehirdir, Meârib de denir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Sebe’ (halkı)nın oturduğu yerlerde de nice ayetler (ve medeniyetlerine ait işaretler) vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. (İstifadenize sunulan) Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz vardır)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki Sebe' kavmine, kendi yurtlarında ilâhî nimeti ve güzelliği yansıtan bir ibret ve alamet vardı. Sağlı sollu cennet misali iki bahçe bulunmaktaydı. Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O'na şükredin, ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rabb.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sebe' kavminin oturduğu yerlerde de, Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren işaretler, insanlar için büyük ibretler, alınacak dersler, kalıntılar vardır. Biri bol mahsul veren, diğeri düşük verimli iki bahçeleri vardı. Onlara: “Rabbinin size verdiği rızıktan yiyin. O'na şükredin. İşte güzel bir memleket, koruma kalkanına alan ve bağışlaması bol bir Rab!” denildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki Sebe (halkı)nın kaldığı yerde de bir ibret vardır. Sağdan ve soldan iki bahçe. [1] "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. (Beldeniz) hoş bir belde ve (Rabbiniz) çok bağışlayıcı Rab!" [2]
1.Yani her bir evin sağında ve solunda birer bahçe bulunuyordu.2.Onlara böyle denildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) 'Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var).'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten (Yemen'de yaşamış olan) Sebe' kavmi için, oturdukları yerlerde (kudret ve vahdaniyyetimize delâlet eden) bir alâmet vardı: Sağ ve soldan iki taraflı bahçeler... (peygamberleri onlara şöyle demişti): “- Rabbinizin rızkından yeyin de, O'na şükredin. (Çünkü beldeniz) hoş bir belde; Rabbiniz de, mağfireti çok bir Rab'dır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Sebe kabilesi için yurtlarında önemli bir ayet vardı. Sağda ve solda (her tarafta) bahçeleri vardı.(*) “İşte Rabbinizin verdiği rızıktan yiyin. O’na şükredin! Ne güzel şehir! Ve ne güzel bağışlayan Rab!” (dedik.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sebe'lilerin yurtlarında Allah'ın kudretine bir işaret vardır. Sağlı sollu iki bahçe vardı. Onlara, “Rabbinizin verdiği rızıktan yiyiniz ve O'na şükrediniz” denildi. Ne güzel bir ülke ve ne güzel affedici bir Rabb![451]
[451] Sebe’ toplumunun kıssası hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 397-406.  
Besim Atalay
swap_vert close
Seb'e ulusunun yurtlarında ibret vardır, sağda, solda iki bahçe bulunurdu, «Tanrınızın azığından yiyerek, ona şükür edesiniz, ne güzel bir kent, ne de bağışçı bir Tanrı!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş (Yemen'deki) Sebe yurdundan da alınacak ibret vardır. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. (Beldeniz) güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”
“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Hz. Süleyman tarafından İslam topraklarına katılmıştır. Sebe halkı, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Kendilerine birkaç peygamber gönderilmiş ise de refah düzeylerinin yüksek olması sebebiyle şımarmışlar, bozgunculuk yaparak insanlara zulmetmişlerdir. Kedilerini uyarmak için görevlendirilen peygamberlere de itaat etmemişler ve onlara karşı da isyanlarına devam etmişlerdir.   
Cemil Said
swap_vert close
Sebe’ ahâlîsinin meskenlerinde sağda ve solda, Allâh’ın kudretine delîl olan iki bağçeleri var idi. Biz ânlara: "Rabbinizin ihsân itdiği rızıkdan ekl idiniz, gâyet güzel beldeniz var ve rabbiniz gafûrdur" didik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sebelilerin yurtlarında Allah'ın kudretine bir işaret vardır: Sağlı sollu iki bahçe vardı. Onlara: "Rabbinizin verdiği rızıktan yiyin ve O'na şükredin. İşte hoş bir şehir ve bağışlayan bir Rab" denmişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, Sebe’ halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun ki oturdukları yerlerde Sebe kavmine ait büyük bir işaret vardı. Biri sağda diğeri solda iki bahçe. “Rabbinizin bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin. Ne güzel bir belde, ne bağışlayıcı bir rab!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun, Sebe' kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab!  
 Sebe’, Yemen’de büyük bir şehrin ve orada yaşayan kavmin ismidir. Bu şehir, Neml sûresinde (27/23-44) kendisinden söz edilen melike Belkıs’ın hükmettiği ülkenin başkenti idi. Kurucusu Sebe’ olduğu için, belde ve halkı onun adıyla anılmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sebe'lilerin evleri, sağlı sollu iki bahçeyle birlikte bir harikaydı. Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. Güzel bir ülke ve Bağışlayan bir Rab...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki Sebe' kavmi için oturdukları yerde bir ibret vardı: Sağ ve soldan iki bahçe! (onlara): "Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin, ne güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!" (denildi).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlime kasem ederim ki Sebe' için meskenlerinde hakıkaten bir âyet vardı: sağ ve soldan iki Cennet, yeyin diye rabbınızın rızkından da ona şükredin, ne güzel: hoş bir belde, gafur bir rab.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, Sebe’ kavminin oturduğu yerlerde de (insanlar için Allah’ın varlığını, vahdaniyetini ve kudretini gösteren nice) ibretler vardır. (Oturdukları yeri) sağdan ve soldan (çevreleyen) iki bahçe (vardı). (Peygamberleri, onlara şöyle demişti:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Çünkü (size bahşedilmiş) güzel bir memleketiniz ve bağışlayıcı bir Rabbiniz (var).”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki, Sebelilerin yaşadıkları yerde bir ayet¹ vardı: Sağda ve Solda iki cennet!² Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin.³ Temiz bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rabb!
1- Kanıt, belge. 2- Bahçe. 3- O'nun size verdiği nimet ve imkânların karşılığını; O'nun istediği şekilde harcayarak verin. O rızıktan ihtiyaç sahiplerine verin. İhtiyacı olanlara yardım edin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki «Sebe'» (kavmini) n sakin olduğu yerde (de) bir ibret vardı. (Her ev) sağdan, soldan iki (şer) cennet (bağçe ile muhacir idi). (Onlara:) «Rabbinizin rızkından yeyin, Ona şükredin. Çok güzel (temiz) bir belde. Rab (şükredenleri) cidden yarlığayıcıdır» (denilmişdi).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, Sebe' (kavmi) için oturdukları yerde bir ibret vardı. (Oturdukları yeri) sağdan ve soldan (çevreleyen) iki bahçe (vardı). (Onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin! (İşte) hoş bir memleket ve çok bağışlayıcı bir Rab!” (denilmişti.)
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz Sebe’ (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet (alamet, işaret) vardı. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara gönderilen elçi şöyle demişti) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. (İşte sizin için) Güzel bir şehir ve ne kadar da bağışlayıcı bir Rab!”(*)
(*) “Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Hz. Süleyman tarafından İslam topraklarına katılmıştır. Sebe halkı ise, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Kendilerine birkaç peygamber gönderilmiş ise de refah düzeylerinin yüksek olması sebebiyle şımarmışlar ve peygamberlere itaat etmemişler. Sebeliler, tarihte zengin ve varlıklı bir kavim olarak bilinmektedir. Bu kavmin en önemli eserlerinden biri Yemen’de bulunan Ma’rib Barajı’dır. Bu barajın patlamasıyla Sebe şehri yıkılmış, halkı sellerin altına kalarak can vermiştir. (C. Külünkoğlu Meali 15. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Oturdukları meskenlerde Sebe kavmini hatırlatan işaretler var. Sağında ve solunda iki bahçenin yetiştirdiği, Rabbinizin rızıklarından yiyin. O tertemiz beldeler için bağışlayıcı Rabb olarak O’na şükredin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Seba ulusunun eyleştikleri yurtta bir belge vardı: Onların biri sağda, öbürü solda ikişer bahçeleri vardı. "Çalabınızın azığından yiyin, ona şükredin. Bu ne güzel bir kenttir böyle! Çalabınız yarlıgayıcıdır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Sebe/ kavminin meskenlerinde bir ibret vardı: Biri sağında, diğeri solunda olmak üzere bir bahçe vardı. Peygamberleri onlara, «— Rabbinizin rızkından yiyin, O/na şükredin, memleketiniz lâtif, suyu, havası hoş bir memleket, Rabbiniz de yarlıgayan (bağışlayan) Rabdir» demişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun, Sebe halkının oturduğu yerde ibret [âyet] vardır. Sağda ve solda iki bahçe vardı. (Onlara), “Rabbinizin rızkından yiyiniz ve O’na şükrediniz. Ne güzel/temiz bir belde ve ne çok bağışlayıcı bir Rab!” (dendi).
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Sebe halkının oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. “Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. (Sizin için burada) Güzel bir şehir ve bağışlamakta olan bir rab (var, dedik).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun, geçmişte helâk edilen Sebe halkının o cennet gibi yurtlarında, onlara Allah’ın kudret ve merhametini göstermeye yetecek apaçık bir delil vardı: Şöyle ki, biri sağdan diğeri soldan, iki meyve bahçesi, şehri boydan boya kuşatmıştı. Elçileri onlara, “Ey halkım!” demişti, “Rabb’inizin size bahşettiği nîmetlerden yiyin, için ve yalnızca O’na şükredin! Daha ne istiyorsunuz: Güzel bir yurt ve bağışlayıcı bir Rab!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun meskenlerinde SEBE’ (halkı, ülkesi) için âyet vardı: Sağdan ve soldan iki bahçe! Rabbinizin (verdiği) rızkından yiyin, O’na şükredin! Temiz bir belde ve bağışlayıcı bir rabb!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sağlı sollu bahçeler, Sebe halkının yurtlarına anlamlı bir görüntü veriyordu. Sanki lisani hâl ile diyordu ki: " Rabbinizin nimetlerinden yiyin ve şükredin. Ne kadar güzel bir ülke! Dahası ne kadar Cömert bir Tanrı. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Sebe kavminin yaşadığı yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. Onlara: “Rabbinizin rızkından yiyin! Rabbinize şükredin. İşte size güzel bir memleket; sizi hatalarınızdan bağışlamaya hazır bir Rab!” Dedik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki sağdan ve soldan iki bahçeye sahip olan sebe’ kavmi için oturdukları yerde bir ders vardır. (Onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin!” (demiştik). İşte güzel bir şehir ve çok bağışlayan bir Rab!
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun, Sebe’ halkının¹ oturduğu, sağdan sola (her tarafı) çifter çifter bahçeli memleketlerinde de ibretler vardı. (Sanki o bahçeler onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve Ona güzel bir memleketiniz² ve bağışlayıcı bir Rabbiniz (olduğu için) şükredin.” diyordu.³
1 Bk. (Neml: 22)2 (بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ) ifadesinin ebcet hesabıyla İstanbul’un fethine işaret ettiğini söyleyen Molla Cami, herhalde ya bu beldenin Yemen’de olduğunu ya da Yemen’in ve İstanbul’un nerede olduğunu bilmiyordu.3 Yukarıdaki tercüme; söylenen sözün faili açıkça belli olmadığı, bir kavme vahiy gelmeyeceği ve bir de burada “intak sanatı” olabileceği düşüncesiyle, tercih edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SEBE’ halkı, [çekici güzellikler içindeki] yurtlarında [Allah’ın rahmetinin] bir işaretine sahiptiler; ²³ sağa ve sola doğru uzanan iki [geniş] bahçe, [onlara sanki şu çağrıyı yapıyordu:] “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin: ne güzel topraklar ve ne bağışlayıcı bir Rab!”
23 Bu ifade, önceki pasajda geçen Allah’a şükretme çağrısı ve 13. ayetin sonundaki, kendilerini “Allah’ın kulları” olarak görenler arasında bile “gerçekten şükredenlerin çok az olduğu” (bkz. yukarıda not 19) beyanı ile bağlantılıdır. Sebe (Arapçada sebe’) Krallığı, Güneybatı Arabistan’da yerleşik bulunuyordu ve en parlak dönemlerinde (M.Ö. ilk bin yılda) yalnızca Yemen’i değil, Hadramevt’in geniş bir bölümünü, Mahrah topraklarını ve şimdiki Habeşistan’ın büyük bir bölümünü de içine alıyordu. Sebeliler, başkent Ma’rib’in -bazan Mârib olarak okunuyordu- çevresinde, yüzlerce yıllık bir zaman kesiti içinde, günümüze kadar ayakta kalabilmiş muhteşem kalıntılarıyla tarihte büyük bir ün yapmış olan olağanüstü barajlar, bentler ve suyolları şebekeleri inşa etmişlerdi. Sebe ülkesi, bütün Arap Yarımadası’nda dillere destan olan muazzam gelişmesini bu büyük barajlara borçluydu. (H. 334’de ölen coğrafya bilgini Hemedânî bu barajlar şebekesinin suladığı toprakların Doğuya, Rub‘u’l-Hâlî sınırları çevresindeki Sayhad çölüne doğru uzandığını nakleder.) Ülkenin zenginleşmesi, halkının ticarî faaliyetlere yoğun ilgisinden ve Ma’rib’den Kuzeyde Mekke, Medine ve Suriye’ye, Doğuda Arap Denizi kıyılarındaki Zufâr’a doğru ilerleyen ve böylece Hindistan ve Çin’e bağlanan deniz yolları ile birleşen “baharat yolu”nu kontrol etmelerinden ileri geliyordu. Yukarıdaki pasajın değindiği dönem, tabii, 27:22-44’de sözü edilenden daha sonraki bir zamana tekabül eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki Sebe halkının yurtlarından alınacak nice ibretler vardır: Vadinin sağından ve solundan boylu boyunca uzanan o güzelim bahçeler! Adeta şöyle diyordu: – Rabbinizin bahşettiği rızıklardan yiyin ve O’na olan şükrünüzü eda edin, bakın ne güzel bir yurdunuz ve ne kadar bağışlayıcı bir Rabbiniz var! 4/147, 14/7, 64/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU (bu),[³⁸³⁰] yurtlarında bir nice mesaj bulunan Sebe halkı için de geçerliydi:[³⁸³¹] sağdan ve soldan boylu boyunca uzanan cennet (gibi bir doğa, hal diliyle sanki şöyle sesleniyordu): “Rabbinizin size bahşettiği rızıktan yiyin, ama O’na olan şükrünüzü de eda edin! (İşte) tarifsiz güzellikte bir yurt ve sınırsız bağışlayıcı bir Rab!”[³⁸³²]
[3830] Yani: ‘dünyevî iktidarın geçiciliği’ yasası. Krş: “o (iyi ve kötü) dönemleri Biz insanlar arasında döndürür dururuz” (3:140). [3831] Sebe (Eski Ahid’de Şiba), milattan önceki bin yılda Hadramevt, Yemen, Necran ve Habeşistan’ın bir bölümünü içine alan ve okyanusla Akdeniz arasındaki Baharat Yolu’nu elinde bulunduran gelişmiş bir su uygarlığı. Me’rib Barajı, kadim çağların en büyük yapay su göletiydi. İlk yıkılışı miladi 215 tarihinde Roma imparatoru Decius dönemine rastlar. Sebe halkını teşkil eden Kahtân kabileleri bu felaketin ardından dağılarak kuzeye göç ettiler. Sebe kıssasının nüzul ortamında mutlaka bir karşılığı olmalı. O karşılık, Allah Rasûlü’nün Mekke’deki 13 yıllık davetinin bir bölümünü oluşturan; “kabileler nezdinde hicret yurdu arayışı” dönemidir. Bu dönem, risaletin yaklaşık 10-13. yıllarına tekabül eder. Allah Rasûlü bu arayışını, hac aylarına denk gelen panayır mevsiminde gerçekleştirdi. İşte o davet sırasında Yemenli kabilelerle diyaloğa girilmiş olmalı ki, onların tarihlerinin bir parçası olan Sebe kıssası anlatılıyor. Diyalog kurulan bu kabilenin Yesrib’deki Yemen kökenli Evs ve Hazrec olması daha akla yatkın görünmektedir. [3832] Âyet sanki şöyle demektedir: Dünyadaki her güzellik cennetteki aslına atıftır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki Sebe kavmi için oturdukları beldede bir ibret vardı, biri sağda diğeri solda, iki bahçeleri bulunuyordu. Onlara: "Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin, işte güzel bir belde (size bu nimetleri ihsan eden) Rabb çok bağışlayandır" denildi.
Osman Fırat
swap_vert close
Sebe’ halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. (Onlara şöyle denilmişti): "Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Celâlim hakkı için Sebe' (kavmi) için ikametgâhlarında bir alâmet var idi. Sağdan ve soldan iki cennet ile çevrilmişti. (Kendilerine denilmişti ki:) «Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. Tertemiz bir belde ve yarlığayan bir Rab.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gerçekten Sebe' halkına, oturdukları diyarda bir ibret dersi vardı. Onların meskenleri sağdan soldan iki bahçe ile çevrili idi. Peygamberleri kendilerine dedi ki: “Allah'ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, O'na şükrediniz. Ne hoş bir diyar! Ne iyi, ne müsamahalı ve bağışlayıcı bir Rab! ”
Sebe’: Yemen’de yerleşmiş bir kabile adı olup başkentleri Ma’rib, bu günkü San’a civarında yer alıyordu. Kurdukları üstün medeniyet dillere destan idi. Hz. Süleyman (a.s.) vesilesiyle mânen de yükselen bu millet, daha sonra şirke ve tefrikaya mâruz kaldı. M.Ö. 5. asırda ünlü Ma’rib barajının çöküşü ile bu ülkenin yıldızı da söndü.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun (Kahtan oğlu, Ya'rub oğlu...) Sebe (oğulların)ın oturdukları yerlerde de bir ibret vardır: (O meskenler) Sağdan, soldan iki bahçe (ile çevrili idi. Onlara): "Rabbinizin rızkından yeyin de O'na şükredin! Hoş (bir) ülke, çok bağışlayan Rab!" (denilmişti).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sebe kavmi [²] içün memleketlerinin sağ ve sol taraflarındaki iki bağçe ve bostan, halkın kudretine delâlet iden bir âyet idi. Rasûlleri onlara "Rabbinizin rızkından ekl idin ve O'na şükür iyleyin. Memleketiniz çok güzel ve münbit ve rabbiniz ise gafûrdur" didi.
[2] Yemen'de Kahtânilerden bir kavim idi. Küfürleri sebebiyle sel ile helâk oldılar. Memleketleri San'a'ya üç günlük mesâfede pek ma'mûr idi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sebe'lilerin oturdukları yerde bir (ibret) gösterge vardı;: sağlı sollu iki bahçe. Onlara: “Sahibinizin verdiği rızıktan yiyin ve ona şükredin" denmişti. “Hoş bir şehriniz ve kusurları örten bir Sahibiniz var.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Sebe halkı için, ülkelerinde bir ibret vardı: sağlı sollu bir bahçe!-Rabbiniz'in rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir belde ve bağışlayıcı bir Rab!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Doğrusu, Sebe' kavminin yurdunda da onlar için bir âyet vardı. Onlar sağ ve sollarından, iki taraflı bağlarla çevrilmişlerdi—Rabbinizin rızkından yiyin de Ona şükredin diye. İşte size tertemiz bir belde ve ziyadesiyle bağışlayıcı bir Rab!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, Sebe' için kendi meskenlerinde bir ibret vardı. Sağ ve soldan iki bahçe. Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin. Tertemiz bir belde ve affeden bir Rab...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ oldı sebe ķabįlesinüñ ŧuraķlarında nişān iki bölük baġçalar śaġdın yaña daħı śoldın yaña. “yiñ rūzįsinden çalabuñuzuñ daħı şükr eyleñ aña. ildür ħoş daħı çalab'dur yarlıġayıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ Sabā ehline sākin olduḳları yirlerinde āyet var‐ıdı, iki bostān ṣaġdanve ṣoldan. Yiñüz Tañrıñuz rızḳından daḫı şükr eyleñüz aña. Şehr yaḫşışehrdür ve Tañrı Ta‘ālā ‘afv idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səba (tayfasının) yurdunda (qüdrətimizə dəlalət edən) bir nişanə var idi. (Orada) sağdan və soldan (dağla əhatə olunmuş) iki bağça var idi. (Səba əhlinə belə buyurulmuşdu: ) “Rəbbinizin ruzisindən yeyin və Ona şükür edin. (Yurdunuz) gözəl bir diyar, (Rəbbiniz də) bağışlayan bir Rəbbdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
There was indeed a sign for Sheba in their dwelling place: Two gardens on the right hand and the left (as who should say): Eat of the provision of your Lord and render thanks to Him. A fair land and an indulgent Lord!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There was, for Saba',(3810) aforetime, a Sign in their home-land - two Gardens to the right and to the left. "Eat of the Sustenance (provided) by your Lord, and be grateful to Him: a territory fair and happy, and a Lord Oft-Forgiving!(3811)
3810 This is the same city and territory in Yemen as is mentioned in 27:22: see note there as to its location. There the period was the time of Solomon and Queen Bilqls. Here it is some centuries later. It was still a happy and prosperous country, amply irrigated from the Ma'arib dam. Its road or perhaps its canals, were skirted by gardens on both sides, right and left: at any given point you always saw two gardens. It produced fruit, spices, and frankincense, and got the name of Araby the Blest for that part of the country. 3811 The land was fair to look upon: the people happy and prosperous: and they enjoyed the blessings of Allah, Who is Gracious and does not punish small human faults or weaknesses.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
and- olsun
كَانَ
oldu
لِسَبَاٍ
Sebe için
ف۪ي مَسْكَنِهِمْ
oturdukları yerde
اٰيَةٌۚ
bir ibret
جَنَّتَانِ
iki bahçe
عَنْ يَم۪ينٍ
sağdan
وَشِمَالٍۜ
ve soldan
كُلُوا
yiyin
مِنْ رِزْقِ
rızkından
رَبِّكُمْ
Rabb- inizin
وَاشْكُرُوا
ve şükredin
لَهُۜ
O'na
بَلْدَةٌ
bir mem- leket
طَيِّبَةٌ
temiz
وَرَبٌّ
ve bir Rabb
غَفُورٌ
Ğafûr
Andolsun, Sebe (kavmi) için de oturdukları yerde (büyük) bir ibret vardı. (Onların) Sağdan ve soldan (olmak üzere yurtlarını çepeçevre kuşatan) iki bahçeleri vardı. (Onlara gelen resulümüz dedi ki) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. (İşte) Temiz (hoş ve güzel) bir memleket ve Ğafûr (her türlü günahı mağfiret eden) bir Rabb!"
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
سَبَا
Özel isim
سَبَا
Sebe (Hz. Süleyman (a.s.) döneminde yaşanyan bir kavim)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَسْكَن
İsim
س ك ن
Mesken, yurt, ev, yuva, oturulan yer
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
شِمَال
İsim
ش م ل
Sol
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
بَلْدَة
İsim
ب ل د
Belde, diyar, memleket, şehir, ülke
طَيِّبَة
Sıfat
ط ي ب
Temiz, hoş, tertemiz
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)