Onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman onlara (emrinde çalışanlara) onun öldüğünü, ancak değneğini (saltanatını) yiyen (yıkan) yeryüzü canlısından başka hiçbir şey delâlet etmedi (sebep olmadı). Yıkıldığı zaman cinler (emrinde çalışan görülmeyen güçler) anlamış oldular ki, eğer gaybı (kavrayışlarının ötesindeki gerçeği) bilmiş olsalardı, o aşağılayıcı (ağır işçilik koşullarında çalışma zorunluluğu ve hizmetçilik) azabı içinde (sıkıntıyla) kalmaya devam etmezlerdi.*
(*) Hz. Süleyman’a (a.s.) vâris olan oğlu, maddi eğlencelere düşkün birisi ve adeta dünya kurdu idi. Onun için Hz. Süleyman’ın (a.s.) ölümünden sonra, dağlarda yaşayan kavimler isyan ettiler ve böylece devletin nizamı da yıkılıp yok oldu. (Ayrıca bkz. 38:34, Kitab-ı Mukaddes; I Kırallar; Bap12) M. Celal Şems Meal Açıklaması) Yine son dönem müelliflerden Ömer Rıza Doğrul’a ait Tevrat bağlamlı tarihsel nitelikli mufassallaştırma, bize göre ideal bir mufassallaştırmadır. “Ömer Rıza Doğrul’a göre Süleyman’ın dayandığı değnek, onun saltanatıdır. Değneğini kemiren kurt da oğlunun idaresizliği ve zaafıdır. Cinler de Süleyman’ın, buyruğu altına aldığı isyancı kabilelerdi. Süleyman’ın ölümünden sonra onun saltanatına musallat olan oğlu Rehoboam, sefahate ve zevke daldığından onun saltanatını kemirdi, çürüttü. Sonunda İsrailoğullarına hizmet eden, boyun eğen kabileler, artık onlara boyun eğmediler. Rehoboam’ın elinde sadece bir kabile kaldı. On bir kabile onun elinden çıktı, mülkü dağıldı. Kaynak: (Hz. Süleyman Kıssasının Kur’an Perspektifinde Mufassallaştırılması - Cengiz Duman -30-Ömer Rıza Doğrul, Tanrı Buyruğu, C. II, s. 676. Süleyman Ateş, Yüce Kur’an’ın Çağdaş Tefsiri, C. VII, s. 244. 31) “O halde baston, kurulu saltanata, kırılması ise o saltanatın yıkılmasına; ağaç kurdu, Süleyman Peygamberin yerine geçen oğlunun beceriksizliğine işarettir ki bu, sözü edilen konuda çok nefis bir benzetmedir. Nitekim İsrailoğullarının Davud (a) ile Süleyman (a) döneminde başlayan altın çağı, Süleyman Peygamberin (a) vefatıyla gerileme devrine girmiş ve çok sürmeden baş aşağı gelmiştir.” (Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, C. X, s. 4934) Ayrıca dil/Edebiyat uzmanları, dünyadaki tüm dillerde sanatsal/ müteşabih anlatımlar bulunduğunu dile getirmektedir. O nedenle bir ibarede sözcüklerin hakikat anlamlarının kabul edilmesine bir mania /engel olduğu zaman o sözcüklerin sanatsal anlamları, yani metafor, mecaz, kinaye gibi ikincil anlamları dikkate alınır. Bu ayette de böyle olmalıdır. Bu sanatsal anlatım doğrultusunda, Süleyman peygamberin asası onun hükümdarlığını; asayı yiyen kurt ise Süleyman peygamberin hükümdarlığını [ülkesini] parçalayan dirayetsiz, basiretsiz oğlu [halefi] Rehoboam’ı simgeler. Tarihi kayıtlara göre, Süleyman’ın oğlu Rehoboam zevk ve sefaya dalıp bilgili ve tecrübeli danışmanlarını dinlememiş, kendisi gibi eğlence düşkünü arkadaşlarına uymuştu. İşte, Süleyman’ın (as) saltanatı, mülkü, devleti bu yüzden yıkılmıştı… Ayetteki anlatımın mecaz olduğunu daha iyi anlayabilmek için mevcut meallerdeki anlamlar esas alınarak şu sorular sorulabilir: * Bir böcek bir değneği ne kadar sürede kemirebilir? Bu süre içerisinde bir insanın yeme, içme, uyuma ve diğer zaruri ihtiyaçlarını gidermesi nasıl mümkün olabilir? Hz. Süleyman’ın asası üzerindeki ölümü günlerce, aylarca veya bir sene fark edilmemesi mümkün mü? * Ölmüş bir adamın günlerce kokmadan beklemesi mümkün müdür? Görüldüğü gibi, ayet zahir anlamıyla değerlendirildiğinde ister istemez akla bu tür sorular gelmektedir. Bütün bu soruların bizi götürüp bırakacağı yer, “Yoksa ayette müteşabih bir ifade, mecaz ve kinayeli bir anlatım mı var?” sorusudur. (Tebyin-ül - Kuran) Dolayısıyla ağaç kurdunun Hz. Süleyman’ın oğlunun ehil olmayışına, değneğin Hz. Süleyman’ın güç ve kudretine, vücudunun yere düşüşünün ise krallığının yıkılışına delalet ettiğini savunan yorum Yüce Allah’ın insana bahşettiği en büyük nimet olan akıl ve mantığa da en uygun olanıdır. Zaten Kur’an’da birçok müteşabih, mecaz ve kinayeler mevcuttur. İşte burada da bu durum söz konusu olabilir. Bkz: https:// kurankissalarininsistematigi. wordpress.com/2013/12/03/8-bolum-hz-suleyman-peygamber-ve-hudhud/14. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in bu ayeti üzerinde müfessirlerin birçok yorumları vardır. Bu yorumların birçoğu akıldan uzaktır. Bunların en mantığa yakın olanı, Abdulvehhab Neccâr’ın rivayet ettiği görüştür. Bu rivayete göre: Süleyman (a) öldü. Ölümü, insanlar tarafından bilindiği halde cinlere kapalı kaldı. Gömüldü, işi bitti ve oğlu hükümdarlığı üstlendi. Cinler, Tedmur gibi uzak yerlerde bulunuyorlar, işten usanmıyorlar, Süleyman (a)’ın cezalandırmasından korkarak çalışmaya devam ediyorlardı. Biraz zaman geçtikten sonra cinlerden biri onun öldüğünü anladı. Çünkü bastonun yere atılmış olduğunu gördü. Bastonu kaldırdı, bir de ne görsün, ağaç kurdu bastonu yemiş. Ağaç kurdunun bastonu yemesinden şu neticeye vardı: Süleyman (a), bu bastonu uzun zamandan beri bırakmıştır. Onu terk etmesi; ya ölümden veya başka bir hastalıktan olacaktır. Durumu araştırdı ve Süleyman (a)’ın öldüğünü anladı. Keyfiyeti cinlere haber verdi. Onlar da şunu kesinlikle anladılar: Şayet gaybı bilselerdi uzun zaman horlayıcı azap içerisinde beklemeyeceklerdi.” Kaynak: (Afif Abdülfettah Tabbâra, A.g.e., s.371. Bkz: Hz. Süleyman Kıssanın Kur’an Perspektifinde Mufassallaştırılması - Cengiz Duman) Ayrıca aşağıdaki tefsir metninde de belirtildiği gibi (دابة) insan dahil her canlı için de kullanılabilir. (الله اعلم)
يقول المفسرون : إن الجن الذين كانوا يعملون لسليمان قالوا للإنس بأنهم يعلمون الغيب فأراد اللّه تعالى أن يُرِيَ العباد كذبهم في هذه الدعوى فقضى اللّه الموت على سليمان عليه السلام, واتَّكأ على عصاه ومات على هذه الحال فصار الجن إذا مروا به وهو متكئ عليها, ظنوه حيا, وهابوه فغدوا على عملهم كذلك سنة كاملة على ما قيل, حتى سلط الله دابة الأرض على عصاه, فأكلتها فسقط سليمان عليه السلام وتفرقت الشياطين وتبينت الإنس أن الجن لا يعلمون الغيب الخ هناك العديد من التساؤلات حول ما تقوله الرواية: تعلم الغيب هل هذا التفسير مقبول عقليا ومنطقيا اين كان سليمان بالضبط حين مات هل كان داخل قصره ..أم في حديقته...أم في مكان ما خارج القصر؟ وما الذي كان يفعله ولماذا لم يلاحظ أحد أنه ميت؟ أين كان حرسه وخدمه وحاشيتة ووزرائه وقادته وأهله حين مات سليمان لماذا لم يلاحظ من كان معه او حوله أنه ميت و متكأ على
عصاه لفترة طويله دون حراك ودون طعام وشراب ونوم؟ لماذا لم يحاول أي شخص ممن هم حوله أن يقترب منه ويحدثه..؟ الذي يبدوا ان هذه الرواية ليست منطقية تماما ولا يمكن تخيلها لأنه وبكل بساطه لو كان سليمان متكئا .على عصاه ويراه الجميع ومات وهو على هذه الحال فإن الجميع سيلاحظ أن سليمان ساكنا دون حراك طوال الوقت ليلا ونهارا لا يأكل ولا يشرب ولا يأمر ولا يطلب أي شيئ.أالذي دلهم على موته دابة الأرض كيف دلتهم؟ كلت منسأته... وعلم الجميع بموته كيف يمكن أن يموت سليمان ويظل ميتا لفترة طويلة دون أن يعرف أحد بذلك؟ ... (قصص القرآن بدون خرافات) والرأى عندنا، أن الدابة، كل ما دبّ على الأرض.. وهذا ما يشير إليه قوله تعالى «وَما مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللَّهِ رِزْقُها» فكل ما دبّ على الأرض، من إنسان وحيوان، فهو دابة، وكونها فى الأرض، أو على الأرض، لا يغير من الأمر شيئا، (ص832 التفسير القرآني للقرآن)