close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 97. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû-bnû lehu bunyânen feelkûhu fî-lcahîm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onun için bir yapı yapın da demişlerdi, atın onu ateşe.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine kâfirler ve zalimler) Dediler ki: "(İbrahimi düşüncenin kökünü kurutmak üzere) Onun için (özel) bir bina (fırlatıcı mancınık) yapın ve kendisini hemen (ateş ve azabın) içine atın!"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu olay ve sözler üzerine ileri gelenler şöyle bağrıştılar: “Bir odun yığını hazırlayın ve O'nu ateşin içine atın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Büyük ocaklar çatın, derhal onu alevlerin arasına atın.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dediler ki: "Onun için bir bina yapın da kendisini (oradan) alevli ateşe atın."
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.”
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onlar şöyle) dediler: “- İbrahim için (duvarla çevrili) bir bina yapın da, onu ateşe atın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “İbrahim için bir bina (hapishane) yapın, onu orada ateşe atın!” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kavmi, “Onun için bir yer yapın ve onu ateşe atın” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Ona bir yapı yapın, onu da içinde ateşe atın !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Puta tapanlar: (İbrahim'i nasıl cezalandırılacakları konusunda kendi aralarında görüştüler ve) şöyle dediler: “Fırın gibi bir yapı inşa edin (odunları tutuşturun) ve O'nu alevlerin içine atın.”
Hz. İbrahim’in ortaya koyduğu bu apaçık deliller karşısında verecek cevapları olmayınca ya inanmak zorunda kalacaklardı ya da daha önceki peygamberlerde olduğu gibi Hz. İbrahim’i yalanlayıp cezalandırmaya kalkacaklardı. Onlar da ataları gibi cezalandırma yöntemine başvurarak derhal kurdukları bir mahkeme ile Hz. İbrahim’i yargılayıp ayetteki kararı duyurdular.  
Cemil Said
swap_vert close
Biri birilerine: "Bir odun yığını hazırlayınız bunı kızgın ateşe atınız" diyorlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ötekiler, “Onun için bir yapı kurun ve (orada hazırlayacağınız) kuvvetli ateşe atın onu!” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki, "Onun için bir yapı kurun ve onu ateşe atın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haydin dediler, bunun için bir bina yapın ve bunu ateşe atın
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İbrâhîm’in bu akıl dolu sözlerine cevap veremeyen kâfirler) dediler ki: “Onun için (çok büyük bir ateş hazırlayın, aynı zamanda yüksekçe) bir yapı (da) inşa edin ve onu (oradan) ateşe atın!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Onun için bir yer hazırlayın, sonra da onu cehenneme¹ atın.” dediler.
1- Ateşe  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler: «Onun için bir bina yapın da alevli ateşe atın onu».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar ise:) “Onun için bir binâ yapın da, onu ateşe atın!” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar "Onu (yakmak) için bir yapı yapın ve onu çılgınca yanan ateşin ortasına atın!" dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kavmi “İbrahim için bir bina yapın da, onu oradan ateşin içine atın” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Bir yer yapın da ateşli aleve atın onu."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nemrudiler «— Ona mahsus bir bina yapın, oraya ateş doldurun, onu kızgın ateşe atın» dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Onlar) “Onun için bir yapı/fırın yapınız ve onu da yanan ateşe [cahîm] atınız” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“İlahlarımıza dil uzatan bu adamın derhal öldürülmesi gerekir! O hâlde, şehrin meydanında büyük bir ateş hazırlayın, sonra onun için yüksek bir kule yapın ve onu oradan ateşe atın! Atın ki, onun izinden gitmeyi düşünenler ibret alsınlar!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: -“Onun için bir bina yapın! Onu Cahîm’in / Yakıcı Alevli Ateş’in içine atın!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Onun için bir taş ocağı yapıp harlı ateşine atın " gibisine bağrışmalar oldu
Mehmet Çoban
swap_vert close
İbrahim’in sözleri üzerine inkâr edenler, "O’nun için bir bina yapın! Oraya hapsedin! Tanrılarımıza dil uzatmanın cezası olarak İbrahim’i ateşe atın!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Putperestler ise) “Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın!” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
97,98. (Kâfirler): “Onun için bir bina yapın ve onu derhâl ateşin içine atın.” diyerek ona bir tuzak hazırlamak istediler. Ama Biz de sonunda onları rezil ettik.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar, “Bir odun yığını ³⁵ hazırlayın ve o’nu yanan ateşin içine atın!” diye bağırdılar.
35 Lafzen, “bir bina” veya “bir yapı”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunun üzerine: – İbrahim’i yakmak için bir bina yapın ve onu ateşin içine atın! Dediler. 21/52...68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar “Onu (yakmak) için bir yapı yapın ve onu çılgınca yanan ateşin ortasına atın!” dediler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onlar İbrahim a.s.'e cevap veremediler, çareyi onu öldürmekte buldular ve) "Haydin, onun için bir bina yapın da onu, alevli ateşe atın!" (Putlarınıza yaptığı hakaretin cezasına kavuşsun) dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Kavmi, "Onun için (odun ateşinden ) bir bina yapın ve onu içine atın" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Bunun için bir bina yapınız da bunu bir ateş içinde bırakınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonunda: “Haydin, dediler, onun için bir odun yığını hazırlayın da onu ateşin içine atın! . ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onun için bir bina yapın da onu (o binada) ateşe atın dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(İbrâhîm'in bu sözleri üzerine Nemrûd ve ittibâ'ı) "O'nun içün bir binâ yapın. (İçine odun doldurub yakın) Onı cehennem gibi olan ateşe atın" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar da şöyle dediler: “Onun için bir yer yapın da alevli ateşin içine atın.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Onun için bir bina yapın, onu ateşin içine atın! dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“İbrahim için bir fırın yapın,” dediler. “Ve onu ateşe atın.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler: "Şunun için bir bina yapın da bunu ateşin ortasına fırlatın!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “bunyad uruñ anuñ-içün bir bunyad pes bıraġuñ anı ulu oda.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Aña yapular yapuñuz. Daḫı anı ulu od içine bıraġuñuz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar dedilər: “Bunun (İbrahim) üçün bir bina tikin, (içərisini odunla doldurub) özünü də oda atın!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: Build for him a building and fling him in the red hot fire.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said, "Build him a furnace, and throw him(4093) into the blazing fire!"
4093 The argument of Abraham was so sound that it could not be met by argument. In such cases Evil resorts to violence, or secret plotting. Here there was both violence and secret plotting. The violence consisted in throwing him into a blazing Furnace. But by the mercy of Allah the fire did not harm him (21:69), and so they resorted to plotting. But the plotting, as the next verse (37:98) shows, was a boomerang that recoiled on their own heads.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
ابْنُوا
yapın
لَهُ
onun için
بُنْيَاناً
bir bina
فَاَلْقُوهُ
derhal onu atın
فِي الْجَح۪يمِ
ateşe
(Onlar ise) Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina yapın ve (içinde bir ateş yakıp) derhal onu ateşe atın."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَنٰى
Fiil-I
ب ن ي
Bina etti, inşa etti, yaptı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
بُنْيَان
İsim
ب ن ي
Yapılmış şey, bina
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
جَحِيم
İsim
ج ح م
Cehennem, ateş