95,96. (İbrâhîm) dedi ki: “(Siz ellerinizle) yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Hâlbuki sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.”(1)
(1)Bu âyet, insan fiillerinin yaratıldığına dâir ehl-i sünnetin delîlidir. (Râzî, c. 13/26, 150)“İrâde-i cüz’iye-i insâniye ve insanın cüz’-i ihtiyâriyesi (insanın cüz’î irâdesi ve seçmesi) çendan (gerçi)zaîfdir, bir emr-i i‘tibârîdir (yaratılmış olmayıp, hâriçte vücûdu yoktur), fakat Cenâb-ı Hakk ve Hakîm-i Mutlak, o zaîf cüz’î irâdeyi, irâde-i külliyesinin taallukuna (tecellîsine) bir şart-ı âdî (basit bir şart) yapmıştır. Yani ma‘nen der: ‘Ey abdim (ey kulum)! İhtiyârınla hangi yolu istersen, seni o yolda götürürüm. Öyle ise mes’ûliyet(sorumluluk) sana âiddir!’ Teşbihte hatâ olmasın, sen bir iktidârsız çocuğu omuzuna alsan, onu muhayyer(serbest) bıraksan: ‘Nereyi istersen seni oraya götüreceğim’ desen, o çocuk yüksek bir dağı istese, sen de götürsen; çocuk üşüse veyâhut düşse; elbette ‘Sen istedin’ diyerek itâb edeceksin (kızacaksın) ve onun yüzüne bir tokat vuracaksın.” (Tılsımlar, 26. Söz, 84-85)