close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feakbele ba’duhum ‘alâ ba’din yetesâelûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir kısmı, bir kısmına döner de bir birlerine sorarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bu halde iken, kimi kimine yönelmiş olarak, birbirlerine soracaklardır:
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Orada birbirlerine, geçmiş hayatları hakkında sorular soracaklar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dünyadaki hayatlarıyla ilgili birbirlerine dönüp sorarlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Birbirlerine dönüp sorarlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, birbirlerine soruyorlar:
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Derken (cennet ehli olanlar) birbirleriyle konuşurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlar birbirine dönüp soruşturuyorlar:
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte o zaman, birbirlerine dönerek soracaklar.
Besim Atalay
swap_vert close
Birbirine dönerek, soruşurlar da
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Cennet ehli (geçmiş hayatları hakkında) birbirine dönüp soru soracaklar.
Cemil Said
swap_vert close
Biri birilerine yaklaşacaklar ve muhabbet idecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Birbirlerine dönüp sorarlar:
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken birbirlerine yönelip sorarlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Cennet sohbetinde) birbirine dönüp karşılıklı sorular sorarlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Birbirlerine dönüp soruşurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken birbirine dönüp sorarlar:
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken ba'zısı ba'zısına dönmüş soruyorlardır:
Emrah Demiryent
swap_vert close
Cennet ehli (dünyadaki geçmiş hayatları hakkında) birbirine dönüp soru sorarlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Birbirleriyle karşılıklı sohbet ediyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ehl-i cennetden) kimi kimine dönüb sorarlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O zaman (Cennet ehli) birbirlerine yönelerek karşılıklı soru sorarlar (sohbet ederler).
İhsan Aktaş
swap_vert close
50 , 51. Böyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, (dünyadaki geçmiş hayatları hakkında) birbirine bir şeyler sorarlar (sohbet ederler). Onlardan söz alan biri konuşup (şöyle der): "Benim (dünyada iken ahireti inkâr eden) bir arkadaşım vardı."
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Cennette olanlardan bazıları, birbirleri ile karşılıklı konuşurlarken,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biribirlerine dönüp sorarlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Cennetlikler birbirleriyle sohbete koyulurlar:
İsmail Yakıt
swap_vert close
Derken birbirlerine dönerek sorarlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, birbirlerine sorarlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken bu bahtiyârlar, geçmiş günleri hatırlayarak aralarında sohbet etmeye başlayacaklar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Birbirine yönelmişler soruşuyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
sorup söyleşmek için birbirilerine yanaşırlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunlar birbirlerine dönmüş soruyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Cennette) onların bir kısmı, diğerlerine yönelip birbirlerine sormaya başlayacaklar.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Cennettekiler) o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hepsi dönüp [geçmiş hayatları hakkında] birbirlerine sorular soracaklar. ²¹
21 Karş. yukarıdaki ayet 27 ve ilgili not 11. Bu pasajda, hem günahkarların karşılıklı serzenişleri, hem de ardından gelen, kurtuluşa ermiş olanların “sohbetler”i elbette ki mecazîdir ve bireysel bilincin öteki dünyadaki devamını vurgulamayı amaçlamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öte yandan bunlar cennette karşılıklı oturup sohbet ederken. 36/55.60
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte onlar da (berikiler gibi)[⁴⁰⁰⁴] birbirlerine yönelerek sualler soracaklar.
[4004] Zımnen, 27. âyette yer alan: “Cehennemliklerin kendi aralarında yaptıkları gibi..”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Cennetlikler birbirlerine dünyadaki hallerini sorarlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve bazıları bazılarına karşı dönmüş soruyorlar:
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların (o ehl-i cennetin) bazıları bazılarına karşı teveccüh ederek soruşturmaya başlarlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Birbirleriyle sohbete girerler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bunlar birbirine dönmüş soruyorlar:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Birbirine teveccüh idüb konuşur ve sohbet iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Cennettekilerden biri diğerine döner; birbirlerine sorarlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte o zaman birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar:
Ümit Şimşek
swap_vert close
Birbirlerine dönmüş, hal hatır sormaktadırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Birbirlerine dönüp bir şeyler sorarlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ilerü geldi bir niceleri bir nicelere ya'nį uçmaķ ķavmı śorışurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol mü’minler biri birine iḳbāl idüp ṣorışalar uçmaḳ içinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar bir-biri ilə (dünyada gördükləri barədə) sorğu-suala (söz-söhbətə) başlayacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And some of them draw near unto others, mutually questioning.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then they will turn to one another and question one another.(4066)
4066 Cf. above, 37:27, where the same phrase is used in the reverse conditions. In each case there is a going back to the earlier memories or experiences of this life.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَقْبَلَ
ve yöneldi
بَعْضُهُمْ
onların bazısı
عَلٰى بَعْضٍ
bazısına
يَتَسَٓاءَلُونَ
soruyorlar
(O gün) Onlardan bir kısmı diğer bir kısmına dönerek (sohbet edip birbirlerine sorular) sorarlar.
اَقْبَلَ
Fiil-IV
ق ب ل
Geri döndü, yöneldi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
تَسَائَلَ
Fiil-VI
س ا ل
İstekte bulundu, sordu