close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keennehunne beydun meknûn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sanki kuş tüyleriyle örtülmüş yumurtalar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz güzelliğe sahip bulunacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sanki onlar saklanıp, gizlenip muhafaza edilmiş birer yumurta gibi, pürüzsüz ve çarpıcıdırlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar gün yüzü görmemiş, el sürülmemiş yumurta gibi bembeyazdır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar adeta örtülü yumurtalar gibidirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sanki onlar (tüylerle örtülü kalıb toz toprak değmiyen) berrak yumurtalar gibidirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yanlarında, saklı yumurta gibi bembeyaz, bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş (onları beğenmiş) ceylan gözlü eşler vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Devekuşu yumurtası gibidirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Korunmuş deve kuşu yumurtaları gibidir onlar (her türlü lekeden uzak, korunmuş ve kendilerine hiçbir el değmemiştir).
Bu cümle, deve kuşunun yumurtalarını korumak için kuma gömmesinden esinlenerek söylenmiş eski bir Arap deyimidir. Bu ayetlerle ilgi yorumları yaparken olaya sadece cinsel isteklerin tatmini penceresinden bakmamak gerekir. Cennet hayatıyla ilgili yorumlar sadece dünya algısıyla yapıldığı için yanıltıcı olabilir. Dolaysıyla cennete cinsel arzuların zirve yaptığı ve bu arzuların hurilerle giderildiği bir yer olarak bakmak saygısızlık olur.  
Cemil Said
swap_vert close
48,49. Mahcûb bakışlı büyük ve siyah gözli ve vücûdları ihtimâmla saklanmış deve kuşı yumurtası renginde zevcelere nâil olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
48,49. Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
48-49. Yanlarında da eşinden başkasına bakmayan ceylan gözlü, gün görmemiş güzel tenli kadınlar bulunur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kornumuş yumurtalar gibidirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sanki saklı yumurtalar
Emrah Demiryent
swap_vert close
48-49. Yanlarında, saklı bir yumurta gibi (kendilerinden başka hiç kimsenin görmediği), bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü zevceler vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, iyi korunmuş yumurta¹ gibidir.
1- Çok iyi korunan. O dönemde yumurta bayatlamasın, bozulmasın diye Güneş'ten çok sıkı bir şekilde korunurdu. Burada benzetme yapılmıştır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
ki bunlar (kuş tüyleriyle) örtülüb saklanmış yumurtalar gibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sanki onlar (örtülüp saklanmış) toz toprak görmemiş (latîf bir rengi olan) yumurta gibidirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
48 , 49. Ve onların (Allah’a gönülden bağlanmış, dünyada herkese karşı daima samimi ve iyi davranmış bulunan erkek ve kadın kullarının) yanında tüm bakışlarını yalnız kendilerine çevirmiş (hizmet, servis ve rehberlik için hazır bekleyen) güzel gözlü (rehber ve hizmetçi)ler vardır ki, sanki onlar, günyüzü görmemiş beyaz inciler gibidir. (*)
(*) Ayetlerde geçen (قاصرات الطرف – حور مقصورات في الخيام – حور عين) ‘’kasiratut- tarfı, hurun maksuratun fil hıyamı ve hurun i’yn ‘’gibi ifadelerden maksat, cennet ehline hizmet eden, onlara yiyecek ve içecek servisini yapan, rehberlik görevinde bulunan ve cinsellikle alakası olmayan cennetin yaratıklarıdırlar. Bu nedenle ‘’Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır’’ şeklindeki mealler doğru değildir. Zira 40. ayette geçen (عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ) ‘’İbadellahil muhlesin’’sadece erkekleri değil, hem erkek, hem de kadınları ifade ettiğinden, 48. ayette geçen (قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عِينٌ ) ‘’Kasıratu tarfı i’ynün’’den maksat cinsel amaçlı kadınlar olamaz. Çünkü o zaman cennette giren Allah’ın muhlis kullarından olan kadınlara da cinsel amaçlı cennet kadınları verilmiş olur? Peki, kadın kadına ne yapacak? Haşa orada sevicilik mi var, böyle bir saçmalık olur mu? Bu nedenle Kur’an’da kendilerinden bahsedilen huriler cinsel amaçlı yaratıklar olmayıp, aksine erkek kadın demeden vildanlar gibi cennet ehline her türlü nimetlerin servisini yapan cennet hizmetçileridirler. Peki, aralarındaki fark ne olabilir? ‘’Allah’u âlem’’ o fark şöyle olabilir. Huri hizmetçiler en kaliteli elemanlar olup (حور مقصورات في الخيام)’’hurun maksuratun fil-hiyami’’ (Rahman-72) ayetinden de anlaşıldığı gibi bunlar otağlarda/saraylarda/özel ve kapalı mekânlarda hem hizmet verirler hem de genel anlamda cennet ehline rehberlik görevini yaparlar. ( الله اعلم ) ‘’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir.’’ Arapça bilenler aşağıdaki benzer açıklamalara da bakabilirler. Ayrıca bu konuda geniş bilgi için Vakia sûresi 22-23. ayetlerlerin dipnotlarına bkz. وقال الدكتورمنصور كيالي الباحث الاسلامي أن الحور العين هن “بالمعنى الحالي دليل سياحي أو عبارة عن الخدم الذين يوزعون الشراب والفواكه” وأكد أنهن “لسن للعمل الجنسي كما يعتقد الكثير” بدليل أن “الله ذكرهن بايتين وكل اية مكونة من كلمتين فقط ليحسم الموضوع - ”في النهاية تحسن الإشارة إلى هذه النقطة و هي إن الله قد أعد "الغلمان المخلدين" لخدمة أهل الجنة و وصفهم بقوله: "وَ يَطُوفُ عَلَيهْمْ وِلْدَانٌ مخُّلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتهَمْ حَسِبْتهَمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا.[12] "وَ يَطُوفُ عَلَيهْمْ غِلْمَانٌ لَّهُمْ كَأَنهَّمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُون".13[ سورة الانسان).حور العين دليل سياحي للخدمات للمتقين رجالا ونساءا او الخدم الذين يوزعون الشراب ..صغيرات صديقات وليس زوجات - لم يأت بالقرأن الكريم أي تحديد أو إشارة إلى أن الحور هي النساء اللاتي خلقن خصيصاً لمتعة الرجال في الجنة ،،، هذا تفسير من الموروث القديم ومن الحشو بالإسرائيليات ، (حور العين بمنظور انساني واخلاقي...تتمة للمقال السابق)وقال آخرون: بل عنى بالبيض في هذا الموضع: اللؤلؤ، وبه شبهن في بياضه وصفائه -- بَيْضٌ مَكْنُونٌ﴿٤٩ الصافات﴾ اللؤلؤ المصون (معنى كلمة بَيْضٌ في القرآن الكريم )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sanki onlar saklı beyaz inciler gibi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar kuş tüyüyle örtülmüş yumurtalar gibidirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sanki onlar örtülü [⁶] bir deve kuşu yumurtası gibidir [⁷].
[6] Tenleri tozsuz.[7] Deve kuşu yumurtası biraz sarıya çalar beyaz ve temiz bir renkte olmakla renklerin en makbulü sayıldığından dolayı Arap âdeti üzere vârit olmuştur. Yani renkleri çok güzel demektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sanki onlar gün yüzü görmemiş inciler/saklı yumurta (gibi bembeyaz)’dır.¹³
13 Arapçada bir deyimdir. Güzelliği ve beyazlığı tasvir için kullanılır. Kum içinde saklanmış, güneş, toz ve toprak gibi şeyler değmemiş güzellikler için kullanılır. Türkçemizde “inci gibi”, “gün görmemiş” tabirleri meşhurdur. Nitekim bu anlamda bkz. Vâkıa, 56/22-23  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (bembeyaz ve pürüzsüz eşler).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Âdetâ, gün yüzü görmemiş inciler gibi pırıl pırıl, onlara daha önce hiç kimse dokunmamış, tertemiz hanımlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sanki onlar, saklı beyazlar gibidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sanki her biri saklı bir hazine.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Saklı yumurta gibi saf temiz bembeyaz eşler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar saklı yumurta gibi bembeyazdır. [*]
Benzer mesaj: Vâkı‘a 56:17-23.  
Mehmet Türk
swap_vert close
48,49. Ve yanlarında da güzel gözleri eşlerinden başkasını görmeyen, ¹kusursuz² (hale getirilmiş) eşleri olacaktır. ³
1 Bakışlarını ve gamzelerini sadece eşlerine hasretmiş, gözleri onlardan başkasını görmeyen, başkasına bakmayan sadık eşler.2 (بَيْضٌ مَكْنُونٌ) ifâdesi, “deve kuşunun yumurtalarını korumak için kuma gizlemesi” demektir. Bu ifâdeden anlaşıldığına göre Müslüman kadınlar ölüp toprağa gömüldükten sonra, tıpkı topraktan kusursuz ve çok güzel bir şekilde çıkan deve kuşu yumurtası gibi âhirette kusursuz tertemiz ve çok güzel bir şekilde cennette eşlerinin yanında olacaklardır. Bu mecâzî bir ifâde olduğu için yukarıdaki tercüme tercih edilmiştir.3 Bu eşler; Allah’ın cennette ikram edeceği başka eşler olabilirse de kusursuz bir halde yeniden yaratılmış, dünyadaki eşleri olması daha kuvvetlidir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Vakıa: 35-37)  
Muhammed Esed
swap_vert close
gizlenmiş [deve kuşu] yumurtaları ²⁰ gibi [kusursuz] eşler.
20 Bu, deve kuşunun yumurtalarını korumak için onları kuma gizlemesinden çıkarılmış eski bir Arap deyimidir (Zemahşerî). Bunun özellikle cennete giren kadınlar için kullanılması, 56:34 ve devamında açıkça görülmektedir. Sözkonusu ayette, bütün dürüst ve erdemli kadınların, öldükleri zamanki yaşları ve durumları ne olursa olsun, güzel kadınlar olarak dirilecekleri belirtilmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sanki gün yüzü görmemiş deve kuşu yumurtası gibi bembeyaz. 55/46.76
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
sanki kumda gizlenmiş deve kuşu yumurtaları gibi kusursuz…
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sanki onlar, (kuş tüyleriyle) örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
(Tenleri bembeyaz tüllere bürünmüş nûrâni varlıklardır, onlarla birlikte bulunmak cennetliklere rûhâni bir zevk verir)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sanki onlar saklanmış yumurta gibi (bembeyaz eşler).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sanki onlar, kapalı yumurtalardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
48, 49. Yanlarında, kocalarından başkasının yüzüne bakmayan, yumuşak bakışlı, güzel gözlü, gün yüzü görmemiş yumurtanın pembe beyaz renginde eşleri de olacaktır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
48,49. Onlara, az sarıya meyyâl devekuşu yumurtası gibi beyaz yüzli ve gâyet güzel gözli zevceler vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O hizmetçiler günyüzüne çıkmamış yumurtalar gibidirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sanki onlar, saklı bir yumurta...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Saklı inciler gibi.(8)
(8) Orijinal ifade: saklı yumurtalar gibi. Bu ise kum altında saklanarak tozdan, topraktan korunan devekuşu yumurtalarını anlatır ve güzel kadınları tasvir için kullanılır. Ancak aynı kelimelerle tercüme edildiğinde bu anlam çıkmayacağından, aynı anlamı vermek üzere Türkçede yaygın bir teşbihi tercih ettik.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Korunmuş yumurtalar gibidir onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
kāne anlar yumurdadur örtülmiş.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gözleri sürmelü, büyük gözlüler, ayırtlanmış yumurdaya beñzerler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar, sanki örtülü (bağlı, heç bir əl dəyməmiş, qabığı içində təzə-təzə qalmış, ağappaq) yumurtadırlar (yaxud sədəf içində gizlənmiş incidirlər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Pure) as they were hidden eggs (of the ostrich).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
As if they were(4065) (delicate) eggs closely guarded.
4065 This is usually understood to refer to the delicate complexion of a beautiful woman, which is compared to the transparent shell of eggs in the nest, closely guarded by the mother-bird; the shell is warm and free from stain. In 55:58 the phrase used is "like rubies and coral", referring to the red or pink of a beautiful complexion.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَاَنَّهُنَّ
sanki onlar gibidir
بَيْضٌ
bir yu- murta
مَكْنُونٌ
saklanmış
Sanki onlar, saklı yumurta(dan çıkmış ve gün yüzü görmemiş) gibidirler.
كَاَنّ
Harf-i nasb
كَاَنّ
Sanki
بَيْض
İsim
ب ي ض
Yumurta
مَكْنُون
Edilgen fiil
ك ن ن
Saklanmış, saklı, korunmuş