close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-ttâliyâti żikrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kur'an okuyanlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sürekli) Zikir (Kur’an) okuyarak (ve Allah’ı çağırıp O’na yalvararak ibadet ve hizmet edenlere) yemin olsun ki;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Kur'ân'ı okuyup ibret alanlara andolsun ki;
Ahmet Tekin
swap_vert close
Övünç kaynağı Kur'ân'ı okuyanlara, uygulayanlara, zikir meclislerinde bulunanlara öğüt verenlere andolsun.
bk. Kur’an-ı Kerim, 77/5-6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Zikri okuyanlara,
Ali Bulaç
swap_vert close
Zikir okuyanlara,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Kur'an okuyanlara...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Zikir ve mesajı okuyanlara andolsun ki;
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4. Sıra sıra dizilenlere, toplayıp sürenlere, Kur'ân okuyanlara andolsun ki sizin tanrınız tektir.[467]
[467] Sâffât sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 103.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kitabı okuyanlar üzerine ant olsun
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Uyarmak için peş peşe gelen (ayet)leri de düşün!
Cemil Said
swap_vert close
1,2,3. Saf teşkîl idenler ve şeyâtîni ta’kîb ve tehdîd idenler ve âyât-ı kudsiyeyi okuyanlar nâmına yemîn iderim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4,5. Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4. Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah’ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilâhınız gerçekten bir tek ilâhtır.[451]
Âyetlerde belirtilen işleri yapanların melekler, yahut mü’minler ve özellikle âlimler olduğu tefsir bilginlerince ifade edilmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-4. Sıra sıra dizilmiş olanlara, (yanlışları) engellemeye çalışanlara ve anmak için okuyanlara andolsun ki kuşkusuz tanrınız bir tekdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4. Saf saf dizilmişlere, toplayıp sürenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki, ilâhınız birdir.  
 Burada «saf saf dizilenler, toplayıp sürenler ve zikir okuyanlar»ın melekler olduğu söylenmiştir. Ayrıca bunların gök cisimleri, ruhlar, kudsî cevherler, Kur’an âyetleri, âlimler ve gaziler olduğunu söyleyenler de vardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve mesajı okuyanlara...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve o yolda zikir okuyanlara.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o yolda zikr okuyanlara
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3-4. (Allah’a ibadet için) saf saf dizilen (melek) lere, (bulutları sevk eden ve ilham yoluyla insanları) kötülüklerden meneden (melek) lere ve zikri (Allah’ın kelâmı olan Kur’ân’ı) okuyanlara kasem olsun ki, (ey insanlar!) Şüphesiz, sizin ilâhınız, tek bir ilâh (olan Allah’) tır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Öğüt okuyanlara,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
1,2,3. Saflar bağlayıb duranlara, sevk (-u idare) ve (men'-u) zecredenlere, zikir okuyanlara yemîn ederim ki,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem zikir (Kur'ân) okuyanlara! (And olsun!)
İhsan Aktaş
swap_vert close
3 , 4. Ve (Allah’ın yaradılışlarına koyduğu yasalara bağlılık içinde varlık amaçlarına uygun bir hâl içinde bulunmaları neticesinde adeta hâl diliyle) zikri (Allah’ın yüceliğini) okuyanlara yemin ederim ki, hiç şüphesiz sizin ilahınız tektir. (*)
(*) Şuursuz varlıkların Allah’ı tesbih etmesi demek, Allah’ın yaradılışlarına koyduğu yasalara bağlılık içinde, varlık amaçlarına uygun bir hâl içinde bulunmaları demektir. Bu bağlamda evrende olan tüm canlı ve cansız varlıklar Allah’ı adeta hâl diliyle zikir ve tesbih etmektedirler. Hâl diliyle ortaya konan bu gerçeklik, aslında Allah’ın tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasını ifade etmektedir. Saffat, zacirat ve taliyat ifadeleriyle bulut ve ruzgârları anlamak da mümkündür. Bu nedenle her üç ayetin meali bu şekilde uygun görülmüştür. (الله اعلم) ‘’ Ama en doğrusu yüce Allah bilir.’’Bu konuda aşağıya alınan İmam Nablüsi’nin (موسوعة النابلسي للعلوم الاسلامية ) adlı eserine ait metne de bakılabilir… Ayrıca Ebu Müslim’e göre, melekler dişi olmadıklarından dolayı kendileri için والصافات – فَالزَّاجِرَاتِ - فَالتَّالِيَات ذكرا) ‘’ vessaffati, fezzacirat, fettaliyat ‘’şeklindeki dişiler için kullanılan bu tür ifadelerin melekler için kullanılması söz konusu olamaz. Ayrıca eğer tefsirlerde geçtiği gibi, bunlardan maksat melekler ise (ki onlara göre bulutları havada sürüp sevk eden meleklerdir,) bu ayet, Fatır-9. ve Rûm-48. ayetlerle tamamen çelişir hâle gelir. Oysa Fatır-9 ve Rûm 48. ayetlere göre havada bulutları sürüp sevk eden rûzgârlardır, melekler değil. İşte Fatır-9. ayet şöyledir. (والله الذي أرسل الرياح فتثير سحاباً فسقناه إلى بلد ميت فأحيينا به الأرض بعد موتها كذلك النشور) فاطر -9 ‘’ Ve (zatım olan) Allah o dur ki, rüzgârları (oluşturup) gönderir, onlar da (buhar yüklü) bulutları (okyanus, deniz ve göllerden kaldırıp) hareket ettirir. Derken biz onu (susuzluktan bitki örtüsü kuruyup adeta) ölmüş bir bölgeye sürükleriz ve onunla (yağmurla) ölümünden sonra yeri (yeşertir) canlandırırız. İşte (kıyamet günündeki) dirilişte böyle olacaktır.’’ İşte burada görüldüğü gibi bulutları sürüp sevk eden rüzgârlardır, bu aynı zamanda bilimseldir. Zaten her şey yüce Allah’ın evren ve tabiat için koymuş olduğu kanunlara göre hareket etmektedir. Bkz: ((موسوعة النابلسي للعلوم الاسلامية وبعضهم قال: الصافَّات هذه السحب التي اصطفَّت إلى جانب بعضها بعضاً، والزاجرات تلك الرياح التي تسوق السحب إلى مواقع القطر، والتاليات ذكرا هذه الآية ؛ آية السحاب، وآية الرياح، تتلو علينا شيئاً عن عظمة الله عزَّ وجل، كأنها تتلو علينا بلسان الحال لا بلسان المقال يعني وإن شئت أن تقول: هي السحب قد اصطفت، والرياح قد زجرت، ولسان حال السحب والرياح تتلو علينا شيئاً عن عظمة الله عزَّ وجل، فهذا صحيح (موسوعة النابلسي للعلوم الاسلامية) وقال أبو مسلم : لا يجوز حمل هذه اللفظ ( أي الصافات) وكذا ما بعدها على الملائكة لأن اللفظ مشعر بالتأنيث والملائكة مبرؤن عن هذه الصفة .......(تفسير الالوسي ) أن الله عزَّ وجل إذا أقسم بذاته فمن أجل أن يجذب نظرنا إلى أسمائه الحسنى وصفاته الفضلى، أما إذا أقسم بآياته فليلفت نظرنا إلى هذه الآيات فإن لم يقسم فبالنسبة إلى ذاته، وإن أقسم فبالنسبة إلينا، وإذا أقسم بمخلوقاته فهذا يعني جلب نظرنا إلى هذه الآية والزاجرات: السحاب (اللباب في علوم الكتاب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zikri (Kur’an’ı) okuyanlara, and olsun ki.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kur’an’ı okudukça okuyanlar hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kitap okuyanlar hakkı için [²]
[2] İlmiyle âmil olan âlimlerin sıfatlarıdır. Gazilere de sıfat olabilir. Harp meydanında saf teşkil edenler, düşmanı cihat meydanından sürenler veya atları cihat meydanına sürenler, âyat-ı ilâhiyeyi tilâvet edenler hakkı için. Meleklere de sıfat olabilir: Kulluk makamında bedi' bir saf teşkil edenler, men'edenler, tespih ve takdise mülâzim olanlar hakkı için. Kısas-ı pak nefislere yemin olunuyor. Nazm-ı kerîmde İslâm milletlerinin cehalet ve dalâletten tahlisi ile kalblerinin pâk kılınmalarına işaret vardır,  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Zikr’i/Kur’an’ı okuyanlara,
Kadri Çelik
swap_vert close
Zikir (Kur'an) okumakta olanlara.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öğüt okuyanlara; bir öğüt ve uyarı olan bu Kur’an’ı anlamaya çalışarak okuyan Müslümanlara, Allah’ın kitabını öğrenen, öğreten ve yaşayan alimlere, hakîkati tüm insanlığa duyurmak için seferber olan İslâm dâvetçilerine ve Allah’tan aldığı vahyi Peygamberlere ileten meleklere yemin olsun ki,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hatırlamak üzere Okuyanlar’a!
Mehmet Çakır
swap_vert close
vızır vızır okuyanlar aşkına!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kitap okuyanlara yemin andolsun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Zikr] (Kur’an) okuyanlara ki
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2,3,4. Omuz omuza veren (Müslümanlara, ¹ bunları) yönlendirip sevk eden (önder)lere² ve Allah’ın Kitabını dilinden düşürmeyenlere yemin olsun ki, sizin ilâhınız gerçekten tektir.
1 Saffat: Dizilip saf olanlar, saf dizenler anlamına gelir. Saf ise, çeşitli şeyleri düz bir hat üzerinde sırayla dizmek veya dizilen sıra demektir. Bu ifâdeyle; melekler, yıldızlar, namaza duran ve küfre karşı Allah yolunda cihad için toplanan Müslümanlar, kastedilmiş olabilir. 2 Zecr: Azarlayarak bir şeyi defetmek, sevk etmek ve yasaklamak demektir. Bu ifâdeyle; bulutları sevk eden melekler, Müslümanları tehlikelerden koruyan mücahit orduları veya Müslümanları ve bu orduları sevk ve idare eden önderler, kastedilmiş olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [bütün dünyaya] bir öğüt ve uyarıda bulunmasını:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Uyarıcı ayetleri iletenlere and olsun ki. 35/31-32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Uyarmak için peş peşe gelenler…[³⁹⁸⁵]
[3985] Tâliyât: Nasıl ki saf bir amaca ulaşmak için yan yana dizilmekse, tilv ya da tilavet de “bir mâna oluşturmak için peş peşe gelmek”tir. Katâde bununla “vahyi okuyup izleyen kimselerin” kastedildiğini söyler (Taberî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Zikir okuyanlara (vahiy ve ilham indiren meleklere) ki,
Osman Fırat
swap_vert close
Zikiri (Allah’ın mesajını) anlatanlar
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kur'an'ı tilâvet edenler hakkı için.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kitap okuyanlara ki [77, 5-6]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Zikir okuyanlara,
Bu and içilen yaratıklar, doğa olaylarını yönetmekle görevli, Allah'a kulluk için dizilmiş meleklerdir. Bu âyetlerin, melekleri kasdettiği, 164-165. âyetlerden de belli olmaktadır. Orada bizzat vahyi getiren meleğin sözü anlatılmaktadır. Hadîsin anlatımına göre Hz. peygamber'in görevlendirilişi sırasında bütün kâhinler ve astrologlar şaşırılmıştı. Gökte beliren bir kuyruklu yıldızın ve birçok meteor'un yanılttığı bu kişiler, artık eskisi gibi tepelere oturup yıldızları gözetlemekten korkmuşlar, eksisi gibi tâliblerine gelecek haberleri veremez olmuşlardı.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve enbiyâya âyât-ı kudsiyeyi getirüb tilâvet iyleyen meleklerle yemîn iderim ki
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aynı zamanda doğru bilgiden ayrılmayanlara[1] and olsun ki[2],
[1] Bütün bu kelimeler النفوس kelimesinin sıfatı sayılarak anlam verilmiştir. [2] "O müjde, zorbalardan (tâğut'tan), ona kul olmaktan uzak duran ve Allah'a yönelenlere müjde vardır. Müjdeyi şu kullara, söz dinleyip sözlerin en güzeline uyanlara ver. Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. İşte sağlam duruşlu (ulu'l-elbab) olanlar işte onlardır." (Zümer 39/17-18)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Engelleyenlere... Ögüt dinleyenlere...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Zikri okuyanlara.(3)
(3) Kur’ân’ı okuyanlar, zikir ve tesbih edenler, ilim ve irfan ile meşgul olanlar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O Zikir okuyanlara,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-3. śaf baġlayıcılar ḥaķķı-y-içün ya'nį firişteler yā ġāzılar çeride śaf dutmaķ daħı süriciler ya'nį bulıt süren firişteler sürmek daħı oķıyıcılar ķur’ān’ı
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
nebīler üstine Allāhuñ kelāmın oḳuyan melekler ḥaḳḳı‐çun,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və Qur’an oxuyanlara!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who read (the Word) for a reminder,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And thus proclaim the Message (of Allah.!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَالتَّالِيَاتِ
ve okuyanlara
ذِكْراًۙ
zikir
(Bu sevk ve idareyi yaparken) Zikir (olan Allah'ın kelamını) okuyanlara (andolsun ki)!
تَالِيَاتِ
Etken fiil
ت ل و
Okuyanlar
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)