close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 175. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ebsirhum fesevfe yubsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hele bir bak, bir gözle onları, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onları seyret ki; (zalimlerin hezimetini ve acı akıbetini, mücahit mü’minlerin ise galibiyet ve hâkimiyetini) yakında göreceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da yakında görmediklerini görecekler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların, inkâr edenlerin âkıbetlerinin nasıl olacağına, dünyada uğrayacakları felâketlere iyi bak. Yakında kendileri de görecekler. Akılları başlarına gelecek.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında göreceklerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gözetle onları, yakında (kendilerine ne yapılacağını) görecekler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onları gözetle, başlarına neler geleceğini görecekler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların halini gözetle; onlar da gözetleyeceklerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bakasın ki yakında görecek onlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onları gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.
Cemil Said
swap_vert close
174,175. Yâ Muhammed! Bir zamân ânlardan uzak dur, bak ne felâketler göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hallerini gör onların; ileride kendileri de görecekler!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların halini gör, onlar da görecekler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları seyret; onlar da görecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gör onları: yakında görecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların başına gelecek olanı bekle. Nitekim onlar da (başlarına nelerin geleceğini) yakında göreceklerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gözetle onları. Kendileri de (başlarına geleceği) yakında göreceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onları(n başlarına gelecek olanı) gör; nihâyet ileride (onlar da) görecekler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
174 , 175. (Resulüm!) Sen bir süreliğine onlara (azgınlık edip inkârda ısrar edenlere) aldırma. Ve gözetleyiver onları, ileride onlar da (neler olacağını) göreceklerdir!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları gözetle. Çünkü onlarda gözetleyecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onları bekle bak. Onlar da yakında göreceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların akıbetlerini gör, yakında onlar görürler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen onları gözle, kendileri de yakında görecekler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu arada, onların entrikaları dikkatle izle; zaten onlar,müminlerin üstün geldiğini yakında görecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gör; artık ilerde göreceklerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
174,175. Resulüm! Sen bir süre onlarla ilgilenme. // şimdilik seyret, çünkü yakında görecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara cezalarını vereceğimiz gün hallerini bir görsen! Nasıl olacaklar? O gün onlar da kendi hallerini görecekler. Onlar için hiçbir şey; inkâr ederken şişindikleri, kibirlendikleri, birbirlerine arka çıktıkları gibi olmayacak.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onları gör (gözetle); onlar da ileride görecekler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen onları biraz gözetle. Onlar yakında (başlarına gelecekleri) göreceklerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onları[n kim olduklarını] gör; ⁷³ onlar [da] zaman içinde [şimdi görmediklerini] göreceklerdir. ⁷⁴
73 Yani, kendilerini saptıran insanlar olduklarını. Besura fiili (kelime anlamıyla, “gördü” yahut “görür oldu”), burada, “aklen görmek” veya “görüş sahibi olmak” anlamlarında kullanılmıştır.74 Yani onlar, hakikati ve bunu reddetmenin başlarına getireceği belayı anlayacaklardır: burada açıkça Hesap Günü’ne atıf yapılmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini. 6/158
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve sen onları(n halini) gör, zamanı gelince onlar da (kendi perişan hallerini) görecekler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onları gözetle! (Üzerlerine inecek azabı bekle) Onlar da (o azabı) yakında görecekler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve gör onları, yakında onlar da görecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara bak! Elbette ki, yakında göreceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onları gözetle! Zaten kendileri de başlarına geleceği yakında göreceklerdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları gözetle. Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara başlarına gelecek belâ ve mesâ'îbi göster. Onlar yakında bunı göreceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ne yaptıklarını gör; yakında onlar da görürler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları gözle, onlar da gözleyecekler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve onları gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gözün, üstlerinde olsun; yakında görecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı görgil anları tįz göreler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı gör anlara ne olacaḳdur? anlar daḫı görecek‐ lerdür saña olan nuṣreti.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və (kənardan) onlara bax! Onlar mütləq (küfrlərinin aqibətini) görəcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And watch, for they will (soon) see.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And watch them (how(4141) they fare), and they soon shall see (how thou farest)!
4141 Watch and wait, for the Right must come to its own.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَبْصِرْهُمْ
ve onları gör
فَسَوْفَ
ve yakında
يُبْصِرُونَ
görecekler
Ve onları gözetle! Yakında (karşılaşacakları azabı) onlar da görecekler.
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür