close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 118. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve hedeynâhumâ-ssirâta-lmustakîm(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ikisini de dosdoğru yola sevkettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onları dosdoğru yola yöneltip-ilettik (hidayete, başarıya ulaştırdık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onları doğru yola ilettik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Her ikisini de doğru, muhkem ve güvenli yolda, İslâmî hayatta başarıya ulaştırdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onları dosdoğru yola ilettik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onları dosdoğru yola yöneltip-ilettik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kendilerine doğru yolu gösterdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onları doğru yola ilettik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onları doğru yola yönelttik.
Besim Atalay
swap_vert close
Doğru yolu gösterdik de onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İkisini de dosdoğru yola ilettik.
Cemil Said
swap_vert close
Ânları tarîk-i hidâyete sevk itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onları doğru yola ilettik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onları doğru yola ilettik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Her ikisini de doğru yola ilettik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Her ikisini doğru yola ilettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerini doğru yola çıkardık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve kendilerini doğru yola çıkardık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve onları dosdoğru yolda sebat kıldık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onları dosdoğru yola ilettik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara doğru yolu gösterdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve kendilerini dosdoğru yola hidâyet ettik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
117 , 118. Ve ikisine de (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. (Böylece) İkisini de dosdoğru yola yöneltmiş olduk.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz her ikisini de dosdoğru bir yola ilettik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onları doğru yola da ilettik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onları doğru yola götürdük.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Her ikisini de dosdoğru yola ulaştırdık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve ikisini dosdoğru olan yola yöneltip ilettik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece her ikisini de dosdoğru yola iletmiş,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları Doğru Yol’a ilettik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Her ikisini doğru yola yönlendirdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimizle onları doğru yola ilettik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Her ikisini de doğru yola ulaştırmıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
117,118. Ve o ikisine bilinen kitabı (Tevrat’ı) vererek onlara hak yolu gösterdik.¹
1 Bu iki âyet, “Ve o ikisine apaçık anlaşılan kitabı (Tevrât’ı) vererek onlara hak yolu gösterdik.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onları doğru yola ilettik,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Böylece onlara dosdoğru yolu göstermiştik. 2/120, 16/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve o ikisini dosdoğru yola yöneltmiştik.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve onları doğru yola ilettik.
Osman Fırat
swap_vert close
Onları doğru yola ilettik
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ikisini de dosdoğru yola sevkettik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onları doğru yola ilettik!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onları doğru yola ilettik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onları doğru yola hidâyet itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İkisine de doğru yolu göstermiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara dosdoğru yolu göstermiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İkisini de dosdoğru yola ilettik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Her ikisini dosdoğru yola kılavuzladık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yol gösterdük anlara ŧogru yol.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı hidāyet virdük ikisine doġru yola dutmaġa.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların hər ikisini doğru yola müvəffəq etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And showed them the right path.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We guided them to the Straight Way.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهَدَيْنَاهُمَا
ve ikisini hidâyet ettik
الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۚ
sırât-ı mustakîme
Her ikisini de sırât-ı mustakîme (dosdoğru yola) hidâyet ettik.
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
صِرَاطٌ
İsim
ص ر ط
Yön, yol, usul, eğri büğrü olmayan düz yol
مُسْتَقِيم
Etken fiil-X
ق و م
Dosdoğru, kusursuz