71,72. Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Gerçekten Ben, çamurdan bir insan¹ yaratacağım. Onu biçimlendirip² ona rûhumdan üflediğim zaman³ derhâl ona secdeye kapanın!” demişti.⁴
1 Beşer: Bir şeyin güzelliğiyle ortaya çıkması, görünmesi demektir. İnsana beşer denmesi, hayvanların aksine üzerinde yün, kıl ve tüy gibi şeylerin bulunmayıp derisinin olduğu gibi görünmesindendir. Yani beşer: İnsan, insanoğlu, âdemoğlu demektir. Aynı kökten gelen “beşere”: üst deri, derinin üst tabakası, “beşîr”: güzel yüzlü, müjdeleyici, “beşâre”: güzellik anlamına gelir. Sözlük anlamından da anlaşılacağı üzere “beşer” tabiri, insan hakkında, onun maddî yönü ve dış görünüşüyle ilgili olarak kullanılır. Burada beşerin maddî yönü ve şekli, bedeni söz konusu edilmektedir. İnsan yalnız beşerî yönüyle değil, vahiy alan yönüyle de insandır. Topraktan yaratılan insanın beşeriyet yanı, Kur’an’ın ifadeleriyle unutkanlığının, nankörlüğünün, aceleciliğinin, tartışmayı pek sevmesinin, bilgisizliğinin, zalimliğinin ve zayıflığının sembolüdür. 2 Biçimlendirme yaratmaktan sonra olduğuna göre, demek ki insan çamurdan yaratıldıktan sonra, bir de insan şeklini almak ve insanlık seviyesine gelmek için bir süre de biçimlendirilmeye tabi tutulmuştur. 3 Yani bu, “kendi rûhumun bir kısım özelliklerini taşıyan bir rûh verdiğim zaman” demektir. Yoksa kendi rûhumdan bir parça demek değildir. Ayrıca bu ifâde insana şeref için de olabilir.4 Âdem (a.s)’ın yaratılışıyla ilgili olarak Bk. (Bakara: 30, Hicr: 28)