close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve vehebnâ lehu ehlehu ve miślehum me’ahum rahmeten minnâ ve żikrâ li-ulî-l-elbâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ona ailesini de ve onlarla beraber daha bir mislini de, bizden bir rahmet ve aklı başında.olanlara da bir öğüt ve ibret olmak üzere verdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ayrıca) Katımızdan ona bir rahmet ve temiz akıl sahiplerine bir öğüt ve ibret olmak üzere, ailesini ve onlarla birlikte bir mislini (yeni aile bireylerini) de bağışladık. (Böylece Hz. Eyyub’u sağlık, huzur ve rahata ulaştırdık.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hastalığından dolayı, mal ve evladı azalan Eyyub'a da, ailesini ve O'nunla beraber bir mislini, katımızdan bir rahmet ve aklı başında olanlara bir öğüt ve ibret olmak üzere bağışladık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Tarafımızdan bir rahmet olarak, akıl ve vicdan sahipleri için de bir ibret olmak üzere ona, kaybettiği nüfusunu bir kat artırarak yeni bir nesil bağışladık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olması üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Katımızdan ona bir rahmet ve temiz akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir benzerini de bağışladık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahibleri için bir ibret olarak Eyyûb'a bütün ehlini ve beraberlerin de daha bir mislini bağışladık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz, Biz’den bir rahmet ve akıl sahiplerine mesaj olarak ailesini ve bir o kadarını ona verdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olarak ona ailesini, onlarla birlikte bir o kadarını daha verdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Katımızdan, bir bağışlanma, düşüncesi olanlara, bir öğüt olmak üzere onun ailesini de, benzerlerini de, ona armağanladık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir öğüt olmak üzere (kendisini terk eden) yakın çevresini ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını bahşettik.
Bkz. 21/83-84  
Cemil Said
swap_vert close
Biz Eyyûb’a ’âilesini i’âde itdiğimiz gibi bir kat daha teksîr iyledik ki bu bir eser-i rahmet ve erbâb-ı ’akl içün bir ders-i ’ibret idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere, ona tekrar ailesini ve geçmiş olanlarla bir mislini daha vermiştik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Tarafımızdan bir rahmet ve akıl iz‘an sahipleri için de anılacak bir örnek olmak üzere ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha bağışladık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bizden bir rahmet ve olgun akıl sahipleri için de bir ibret olmak üzere ona hem ailesini hem de onlarla beraber bir mislini bağışladık.  
 Hz. Eyyub ve ailesi darmadağın halde iken bir araya toplanmış, sayıları eskisinden bir kat daha artmış, kayıplar fazlasıyla telâfi edilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Çoluk çocuğunu bir katıyla birlikte ona geri verdik. Bu, akıl sahiplerine bizden bir rahmet ve mesajdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir mislini daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, akıl sahipleri için bir ibret olsun.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve ona bütün ehlini ve beraberlerinde daha bir mislini bahşettik tarafımızdan bir rahmet olarak hem de bir dersi ıbret temiz akıllar için
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nezdimizden ona (Eyyûb’a) bir rahmet ve akl-ı selîm sahiplerine bir zikir (öğüt ve ibret) olmak üzere; (Eyyûb’a, eski zenginliğini, sağlığını,) ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha bahşettik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret olarak, ona yanında yer alanları ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ona hem ehlini, hem onlarla beraber bir mislini, bizden bir rahmet ve temiz akıl saahibleri için de bir ibret olmak üzere, bağışladık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tarafımızdan bir rahmet ve (selîm) akıl sâhibleri için bir ibret olmak üzere ona(Eyyûb'a) hem âilesini hem de onlarla berâber bir mislini daha bağışladık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir öğüt olmak üzere, (kendisini terk eden) ailesini (yakın çevresini) ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını (yeni aile bireylerini) bahşettik. *
(*) Hz. Eyyup ve ailesi darmadağın halde iken bir araya toplanmış, sayıları eskisinden bir kat daha artmış, kayıplar fazlasıyla telâfi edilmiştir. أي وهبنا له أهله، الذين كانوا قد نفروا منه، وتخلّوا عنه أثناء محنته، فلما لبس ثوب العافية، وخرج من ضباب المحة، عاد إليه أهله، وعاد إليه الغرباء، فكانوا له مثل أهله، تقرّبا إليه، وتودّدا له، إذ أفاض الله سبحانه (التفسير القراني للقران)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bizden bir rahmet olarak, ehlini ve kendileriyle beraber, onların benzerlerini (inançta tabi olanları) Eyyüb’e bağışladık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz ona çoluğunu çocuğunu, bir okadar daha artırarak bağışladık. Bu da Bizden bir esirgeme, sağ düşünenler için de bir öğüt olsun diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Tarafımızdan bir rahmet, tam akıllılara da bir ibret olmak üzere ona ailesi halkını, onlarla beraber bir mislini bahşettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Tarafımızdan bir rahmet ve derin idrak/basiret sahibi olan kimselere [ulû’l-elbâb] bir öğüt olmak üzere, ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Katımızdan bir rahmet ve temiz akıl sahiplerine bir hatırlatma olmak üzere ona aile efradını, ayrıca onlarla birlikte bir mislini daha da bağışladık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eyyub tamamen iyileştikten sonra, tarafımızdan bir lütuf, bir rahmet ve akıl sahiplerine bir ibret olmak üzere, ona kaybettiği bütün ailesini ve malını mülkünü geri verdik ve bir o kadarını da fazladan armağan ettik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Duyular’ın sahipleri için hatırlatmalar ve bizden bir rahmet olmak üzere ona ailesini ve onunla birlikte bir mislini daha hibe ettik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bizden bir sevgi işareti; gönül erbabına da unutulmaz bir anı olarak, Eyyûb'u, eşine dostuna salimen ulaştırdık:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz ona tarafımızdan bir rahmet, akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini, onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik. Böylece doğaya yöneldiler. Doğadaki şifaları bulmaya başladılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Katımızdan bir merhamet ve öz akıl sahiplerine (gerçeği) hatırla(t)mak için ona hem ailesini hem de onlarla birlikte bir mislini bağışlamıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için ibret alınacak bir örnek olmak üzere ona ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.¹
1 Bk. (Enbiyâ: 83, 84)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ona katımızdan bir rahmet ve bütün akıl-iz‘ân sahiplerine bir uyarı olmak üzere mevcut nüfuslarını iki katına çıkaran yeni bir nesil ⁴⁰ armağan ettik.
40 Lafzen, “ailesini” (karş. 21:84 ve ilgili not 79).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Böylece katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret ve öğüt olarak onu ailesine bağışladık malına mal nesline nesil kattık. 21/83-84
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir ibret olmak üzere, (kendisini terk eden) yakın çevresini ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını bahşettik.[⁴⁰⁸³]
[4083] Halkın terk etmesinin önemi yoktu. Asıl kişiyi Hak terk etmemeliydi. Çünkü Hak, halk nezdinde kaybolan itibarı daha fazlasıyla iade etmeye kadirdi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Katımızdan bir rahmet, akıl sahipleri için de bir öğüt olmak üzere ona, hem ailesini, hem de onlarla beraber bir mislini ihsan ettik.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O'na tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir ibret olmak üzere ehlini, hem de onlar ile beraber onların bir mislini bağışladık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nezdimizden bir rahmet ve sağduyu sahiplerine bir ibret olmak üzere ona; ailesini, çevresini ve onların bir mislini lütfettik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ona bizden bir rahmet ve sağduyu sahiplerine bir ibret olarak ailesini ve onlarla beraber bir eşini daha armağan ettik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve ona (hastalığı zamânında mahv ve telef olan) ehlini ve bir misli fazlayı, tarafımızdan rahmet ve 'akıl sâhiblerine mev'ıza ve 'ibret olmak üzere ihsân iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Katımızdan bir ikram, sağlam duruşlu olanların ders alacakları bir hikaye olsun diye ona ailesini ve bir o kadarını daha bağışladık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ona ailesini de bağışlamıştık. Onlarla birlikte bizden bir rahmet ve sağduyu sahiplerine de bir öğüt olması için bir mislini daha bağışlamıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tarafımızdan bir rahmet ve aklıselim sahipleri için bir öğüt olarak, ona ailesini ve bir o kadarını daha bağışladık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ona bizden bir rahmet ve özü temizlere bir hatırlatma olarak, ailesini ve beraberlerinde, benzerlerini bağışladık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı baġışladuķ aña ev ķavumını daħı anlarcılayın anlaruñ-ıla raḥmet içün bizden daħı ögüt içün 'aķıllar işlerine.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı baġışladuḳ aña evi ḫalḳını, bir anlarcılayın daḫı bizüm raḥmetümüzle. Daḫı ögüt olmaġ‐ıçun ‘aḳlı olan kişilere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Dərgahımızdan bir mərhəmət və ağıl sahiblərinə bir ibrət olsun deyə, ona ailəsini və üstəlik bir o qədər də (oğul-uşaq) bağışladıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We bestowed on him (again) his household and therewith the like thereof, a mercy from Us, and a memorial for men of understanding.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We gave him (back) his people, and doubled their number,- as a Grace(4201) from Ourselves, and a thing for commemoration, for all who have Understanding.
4201 Cf. 21:84, and notes 2739-2740.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَوَهَبْنَا
ve bahşettik
لَهُٓ
ona
اَهْلَهُ
ailesini
وَمِثْلَهُمْ
ve onların mislini
مَعَهُمْ
onlarla beraber
رَحْمَةً
bir rahmet olarak
مِنَّا
Bizden
وَذِكْرٰى
ve bir öğüt
لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ
gönül sahipleri için
Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve (Rabbine yönelen) gönül (ve akıl) sahipleri için bir öğüt (ve örnek) olmak üzere hem ailesini hem de onlarla beraber bir mislini daha bahşettik.
وَهَبَ
Fiil-I
و ه ب
Hibe etti, bahşetti, lütfetti, ihsanda bulundu, ikram etti
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذِكْرٰى
İsim
ذ ك ر
Hatırlama, zikir, ihtar, öğüt, nasihat, uyarı, anma
اُولِى
İsim
ا و ل
Sahip
اَلْبَاب
İsim
ل ب ب
Gönüller