VE KULUMUZ Eyyub’u da hatırla:[⁴⁰⁸⁰] Hani o Rabbine “(Rabbim!) şeytan bana tarifsiz bir bezginlik ve terkedilmişlik hissi vermektedir!” diye yakarmıştı.[⁴⁰⁸¹]
[4080] Krş: 21:83-84. Hz. Eyyub kıssası “sabretmek hak etmektir”in kıssasıdır.
[4081] Şeytanın verdiği ‘azabı, “senin Benim kullarım üzerinde hiçbir etkili gücün yoktur” (17:65; ayrıca: 15:42) âyeti ışığında anlamak durumundayız. Buna ilaveten, ‘azabın “terk edilmek, yalnız bırakmak” anlamındaki etimolojik kökü için bkz: 68:33, not 14. Şeytanın verdiği belirtilen bu yanıltıcı his “Allah tarafından terkedilmişlik” hissi olmalıdır. Bu elbette vehimdir çünkü Allah mü’min kulunu asla terk etmez. Bkz: “Allah kuluna yetmez mi?” (39:36). Kul Allah’ı terk etmeden Allah kulu terk etmez. Eğer musibet sonucunda kul Allah’ı terk etmişse, musibet asıl o zaman felaket olur, Allah’a yaklaştırmışsa saadet olur. Burada bir edep vardır. “Yetti gayrı” demiyor. Bezginlik var, bunu itiraf ediyor, fakat bu bezginliği şeytana nisbet ediyor. Yani içine üflenmiş olumsuz bir his olduğunu biliyor. Onu kabullenmemesi, onunla mücadele edebilmesi için böyle bakmak şart. Âyet tüm muhataplarını böylesi durumlara karşı inşâ ediyor (Ayrıca bkz: 21:84, not 85).