close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ’acibû en câehum munżirun minhum(s) ve kâle-lkâfirûne hâżâ sâhirun keżżâb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların cinsinden bir korkutucu geldi mi şaşıp kalırlar da kafirler derler ki: Bu, bir büyücü ve pek yalancı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendilerine içlerinden (peygamber olarak) bir uyarıcının gelmesine hayret etmişler ve kâfirler: "Bu yalan söyleyen bir büyücüdür" demişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi bu insanlar, aralarında bir uyarıcının çıkmasına şaşmaktadırlar ve bu inkârcılar şöyle diyorlar: “O peygamber sadece bir büyücü ve yalancıdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçlerinden, kendilerine sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı, bir peygamber geldi diye şaştılar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler: “Bu, büyüleyici konuşarak aklı etki altına alan, peygamberlik iddiasında yalancı biri” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine hayret ettiler. İnkâr edenler dediler ki: "Bu yalancı bir büyücüdür.
Ali Bulaç
swap_vert close
İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kâfirler dedi ki: 'Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kureyş oğulları) içlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da, o kâfirler şöyle dediler: “- Bu, bir sihirbazdır, bir yalancıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
4, 5. (Onların yola gelmeyişlerinin bir nedeni; onlara gelen uyarıcının kendilerinden olması idi.) Kendilerinden, onlara bir uyarıcı geldi diye, tuhaflarına gitti. (İkinci neden:) Onların kâfir(önder)leri: “Bu yalancı, büyüleyici bir adamdır. Bütün ilahları bir mi yapıyor; kesinlikle bu çok acayip bir şeydir” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, kendilerine içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar. Kâfirleri şöyle dediler: “Bu, büyücüdür; yalancıdır.”
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara, kendi içlerinden, bir kocunduran gelmiş olduğuna şaşakaldılar; kâfirler dediler ki: «Bu çok yalancı bir büyücü
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
4-5. Aralarından bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. O inkârcılar dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır. O, bütün ilahları (reddedip) bir tek ilah olduğunu mu iddia ediyor? Doğrusu, bu çok tuhaf bir şeydir!”
Bkz. 7/69, 10/2  
Cemil Said
swap_vert close
4,5. Kâfirler birdenbire içlerine bir rasûl geldiğine ta’accüb idiyorlar "Bu sihirbazdır, yalancıdır, tekmîl mabûdları ibtâl ile bir Allâh mı çıkarmak istiyor? Hakîkaten bu garîb bir şeydir" diyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
4,5. Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kâfirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu, yalancı bir sihirbazdır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şimdi bunlar da kendilerine aralarından bir uyarıcı gelmesine şaşıyorlar ve bu inkârcılar şöyle diyorlar: “Bu adam bir sihirbazdır, tam bir yalancıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
4, 5. Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler: Bu pek yalancı bir sihirbazdır! Tanrıları, tek tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir! dediler.  
 Kureyşliler, bu sözleriyle Hz. Muhammed’i tanımayıp inkâr ediyorlardı. Hz. Peygamber Kelime-i Tevhidi tavsiye ettiği zaman müşrikler: «Tek tanrı bütün yaratıkları nasıl idare edebilir?» demişler ve Allah’ı birlemeye yanaşmamışlardı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. İnkarcılar, "Bu pek yalancı bir büyücüdür," dediler,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da kâfirler: "Bu bir sihirbazdır, yalancıdır" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İçlerinden kendilerine uyandırıcı bir Peygamber geldiğine şaştılar da dediler ki kâfirler: bu, bir sihirbaz, bir kezzâb
Emrah Demiryent
swap_vert close
4-5. Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine hayret ettiler. Kâfirler dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır. (Muhammed) İlâhları (mızı reddedip, onları) tek bir ilâh mı yaptı? Doğrusu bu şaşılacak (tuhaf) bir şeydir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Gerçeği yalanlayan nankörler: “Bu, yalancı bir büyücüdür.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O kâfirler içlerinden (kendilerinin başına çökecek) tehlikeleri bildiren (bir peygamber) geldiğine şaşdılar, «Bu, dedi (ler), bir büyücü, bir yalancıdır»;
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Buna rağmen (onlar şimdi) kendilerine içlerinden bir korkutucu gelmesine şaştılar. Ve o kâfirler dediler ki: “Bu pek yalancı bir sihirbazdır.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
4 , 5. Ve onlara, (o müşriklere) kendilerinden bir uyarıcının (mesajlarımızı tebliğ eden bir elçinin) gelmesini yadırgadılar. (Çünkü onlara göre şayet bir uyarıcı gelecekse bir beşer değil, melek olmalıdır.) Ve o inkârcılar dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır. O, bütün ilahları (reddedip) bir tek ilah olduğunu mu iddia ediyor? Doğrusu, bu tuhaf bir şeydir!”*
(*) Câhilce ve haksız sebeplerle kendi peygamberlerinin tebliğ ve uyarılarına karşı direnen ve ayrıntısı muhtelif sûrelerde anlatılan eski inkârcı nesillerin kötü âkıbetleri Kur’an’ın ilk muhataplarına bir ibret örneği olarak hatırlatılmakta; eğer onların yaptıkları gibi bunlar da fırsat eldeyken Hz.Muhammed’in davetini ciddiye alıp kabul etmez, bâtıl inançlarını, kötü yaşayışlarını sürdürürlerse başlarına gelmesi kaçınılmaz olan büyük bir felâketten kurtulma fırsatını kaçırmış olacakları, feryatlarına kulak verilmeyeceği uyarısında bulunulmaktadır. Buna rağmen müşrikler, kendi aralarından, yani kendileri gibi beşerî özellikler taşıyan birinin peygamber olmasını şaşkınlıkla karşılayıp onu büyücü ve yalancı olmakla suçladılar. Akıllarınca eğer Allah katından bir elçi, bir uyarıcı gelecekse bu bir beşer değil, melek olmalıydı (bk. En‘âm6/8-9) veya hiç değilse bu peygamber, servet veya sosyal statü açısından Araplar’ın en itibarlıları arasından seçilmeliydi. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 566) Zaten en makul ve uygun olan, uyarıcının, kendi toplumunun mensuplarını uyarıp eğitmesidir. İnsandan başka melek gibi bir varlık gelseydi insanlarla ilişki kuramazdı, onlarla beraber yaşayamaz, onlara örnek olamazdı. Başka bir milletten biri çıkıp gelseydi, tanımamaları sebebiyle, asıl onun hakkında şüphe etmeleri gerekirdi.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara, kendi içlerinden bir uyarıcı geldi diye şaşırdılar. İnkâr edenler “Bu adam sihirbaz ve çok yalancı” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O tanımazlar kendi aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: "Bu, büyücünün, yalancının biri!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler içlerinden kendilerine Allah azabıyle korkutur bir adam geldiğine taaccüp ederek dediler ki «—Bu, büyücü, çok yalancıdır,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı ve (hatta) inkâr edenler dediler ki: “Bu çok yalancı bir sihirbazdır.”
Kadri Çelik
swap_vert close
İçlerinden kendilerine bir uyarıp korkutucunun gelmiş olmasına şaştılar. Küfre sapanlar dedi ki: “Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, kendi içlerinden ve aynen kendileri gibi beşerî özellikler taşıyan bir uyarıcının gelmesini garipsediler ve böylece o inkârcılar, Kur’an’ın kitlelerce benimsenmesini engellemek için, “Okuduğu o büyüleyici sözlerle vicdanları sarsıp derinden etkileyen bu adam, yalancı bir sihirbazdır!” dediler. Ve eklediler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara kendilerinden bir uyarıcı geldiğine şaştılar. Kâfirler dedi ki: -“Bu çok yalancı bir sihirbaz!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bildik bir uyarıcı geldi diye şaşırdılar. " Tam bir yalancı! " deyip çıktılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimizi inkâr edenler aralarından bir uyarıcı seçmemize hayret ettiler. Bekledikleri olmamıştı. Onlar istiyordu ki kendilerinden biri görevlendirilsin! Seçtiğimiz uyarıcıyı beğenmediler. Emrimize karşı gelerek; "Bu yalancı bir sihirbazdır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
4,5. Onlar kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşmış [*] ve o kâfirler “Bu bir büyücüdür; çok yalancıdır! Bütün ilahları (yalanlayıp) tek ilah mı (var diyor)? Şüphesiz ki bu çok tuhaf bir şeydir!” demişlerdi.
Benzer mesajlar: Yûnus 10:2; Sâd 38:4; Kâf 50:2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
4,5. Kâfirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmiş olmasına şaşırdılar ve: “Bu (adam) yalancıdır (ve) büyücüdür. (Yani şimdi de) pek çok ilâhı, bir tek ilâh mı yapıyor?¹ Bu, kesinlikle tuhaflıktan da öte bir şey.” dediler.
1 Yani; “Allah’tan başka ilâh yoktur diyerek, ilâhlarımızın ilâhlığını yok sayıp, ilâhlığı sadece Allah’a has kılıyor.” dediler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Şimdi bu [insanlar] aralarından bir uyarıcının çıkmasına şaşmaktadırlar; ve hakikati inkar edenler şöyle diyorlar: “O [sadece] bir büyücü, bir yalancıdır! ⁷
7 Bu pasaj, ilk bakışta müşrik Kureyşliler’in Hz. Peygamber’e karşı takındıkları tavrı anlatmasına rağmen, gerçekte çoğu insanın, hemen her dönemde, “kendi içlerinden” çıkmış birinin -yani, kendileri gibi birinin- Allah’ın vahyine muhatab olduğunu kabul etmeye yanaşmamasını vurgulamaktadır. (Bkz. 50:2, not 2.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, içlerinden bir uyarıcının gelmesini hayretle karşıladılar ve o kâfirler; “Bu bir sihirbaz ve tam bir yalancı!” 11/27, 21/3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onlar aralarından birinin kendilerine uyarıcı olarak gelmesine şaştılar; işte bu kâfirler şöyle dediler: “Bu, göz boyamak isteyen yalancının biri.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kafirler içlerinden bir uyarıcının (Resulullah s.a.s'ın) gelmesine şaştılar da: "Bu çok yalancı bir sihirbaz."
Osman Fırat
swap_vert close
Kâfirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kendilerine içlerinden bir korkutucunun gelmesinden dolayı taaccübe düştüler ve o kâfirler dedi ki: «Bu, bir yalancı sâhirdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
4, 5. İçlerinden kendilerini uyarıp irşad edecek birinin gelmesine her nedense şaşırdılar ve o kâfirler: “Bu bir sihirbaz, bir yalancı! İşte tutmuş bunca ilahı bir tek ilah yapmış! Bu gerçekten şaşılacak, çok tuhaf bir şey! ” dediler. [10, 2]
En makul ve münasip olan, peygamberin, kendi toplumunun mensuplarını uyarıp eğitmesidir. İnsandan başka melek gibi bir varlık gelseydi insanlarla ilişki kuramazdı, onlarla beraber yaşayamaz, onlara örnek olamazdı. Başka bir milletten biri çıkıp gelseydi, tanımamaları sebebiyle, asıl onun hakkında şüphe etmeleri gerekirdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara kendilerinden bir uyarıcı (peygamber) gelmesine hayret ettiler de o kafirler dediler ki: "Bu yalancı bir sihirbazdır."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve küffâr-ı Kureyş, kendilerinden bir inzâr idici geldiğine ta'accüb idüb "Bu yalancı bir sihirbazdır" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O nankörler (kafirler), içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da şöyle dediler: “Bu adam, insanı büyüleyen bir yalancıdır”.
Şaban Piriş
swap_vert close
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kafirler dedi ki:-Bu, yalancı bir sihirbaz!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar da “Bu yalancı bir sihirbaz,” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendi içlerinden kendilerine bir uyarıcı geldi diye şaşıp kaldılar. Ve şöyle dedi bu nankörler: "Bu adam yalanlar düzen bir büyücü..."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı 'acabladılar kim geldi anlara ķorķıdıcı anlardan daħı eyitci kāfirler “uşbu cādūdur gey yalancı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ‘aceblediler özlerine nebī geldügini özlerinden, ya‘nīādemīlerden. Daḫı kāfirler eyitdi: Bu kişi yalancı cāẕūdur, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar öz içərilərindən özlərinə (Allahın əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbər gəlməsinə təəccüb etdilər və kafirlər belə dedilər: “Bu, yalançı bir sehrbazdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they marvel that a warner from among themselves hath come unto them, and the disbelievers say: This is a wizard, a charlatan.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So they wonder that a Warner has come to them from among Themselves!(4150) and the Unbelievers say, "This is a sorcerer telling lies!
4150 Their wonder is only stimulated. They are full of envy and spite against one of themselves who has been chosen by Allah to be His Messenger, and they vent their spite by making all sorts of false accusations. The man who was pre-eminent for truth and conscientious consideration, they call "a sorcerer and a liar"! (Cf. 51:52).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعَجِبُٓوا
ve şaştılar
اَنْ
diye
جَٓاءَهُمْ
kendilerine geldi
مُنْذِرٌ
bir uyarıcı
مِنْهُمْۘ
onlardan
وَقَالَ
ve dedi
الْكَافِرُونَ
kâfirler
هٰذَا
bu
سَاحِرٌ
bir sihir-bazdır
كَذَّابٌۚ
pek yalancı
Kâfirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcı (resulün) gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."
عَجِبَ
Fiil-I
ع ج ب
Şaşırdı, hayret etti, şaştı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مُنْذِر
Etken fiil-IV
ن ذ ر
Uyarıcı, uyaran
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
سَاحِرٌ
Etken fiil
س ح ر
Sihirbaz, büyücü
كَذَّاب
İsim
ك ذ ب
Pek yalancı, çok yalancı