close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kem ehleknâ min kablihim min karnin fenâdev velâte hîne menâs(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan önce nice ümmetleri helak ettik de bağrışıp çığrıştılar ama kurtuluş vakti çoktan geçmişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz kendilerinden önce, nice kuşakları helak edip yıkıma uğrattık da, onlar (çaresizce yalvarıp) feryat etmişlerdi; ancak (artık) kurtulma (zamanı) değildi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlardan önce nice toplumları helak ettik, kurtulmak için vakitleri kalmamışken nasıl yalvarıyorlardı bize.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettik. O zaman feryat etmişlerdi. Artık kurtulma zamanı geçmişti.
bk. Kur’an-ı Kerim, 21/12-13.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Feryat ettiler ama kurtuluş vakti değildi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz kendilerinden önce, nice nesilleri yıkıma uğrattık da onlar feryad ettiler; ancak (artık) kurtulma zamanı değildi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kendilerinden evvel nice ümmetleri helâk ettik! Çığrıştılar, fakat kurtulmak vakti değildi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan önce nice çağları helak ettik. Kurtulmak için bağırıp çağırdılar. Heyhat, nerede o kurtuluş anı!?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. O zaman yalvardılar, ama kurtuluş zamanı değildi.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onlardan önce nice nice nesilleri yok ettik, çağrıştılarsa dahi kurtuluş çağı geçmiş bulunuyordu !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helak ettik. Ve kaçmalarının mümkün olmadığını anladıklarında (bize nasıl) yalvarıyorlardı (bir görseydin)!
Cemil Said
swap_vert close
Ânlardan evvel ne kadar nesil mahv itdik hepsi istimdâd idiyorlardı. Fakat artık ’azâbdan kurtulmağa vakit kalmamışdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ediyorlardı; oysa artık kurtulma zamanı değildi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik; o sırada feryat ettiler ama artık zaman kurtulma zamanı değildi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. O zaman feryat ettiler. Halbuki artık kurtulma zamanı değildi.  
 Bu âyetlerde kâfirlerin bazı iddialarına yer verilerek durumları anlatılmıştır:  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ettiler, ancak artık kurtuluş zamanı değildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerinden önce nicelerini helak ettik. Onlar çağrıştılar. Ama artık kurtuluş vakti değildi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kendilerinden evvel nicelerini helâk ettik! Çığırıştılar: Değildi fakat vaktı halâs
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kendilerinden önce nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helâk ettik. O zaman (azabımızı gördüklerinde, son anda pişmanlık duyup) feryat etmişlerdi. Ama artık (azabımızdan) kurtuluş vakti geçmişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan önce nice kuşakları yok ettik. O zaman feryat ettiler, ama artık kurtuluş vakti geçmişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz kendilerinden evvel nice ümmet (ler) i helâk etdik. O zaman (ne) çığlıklar kopardılar. Halbuki (o vakit, azâbdan kaçıb) kurtulma vakti değildi...
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri (böyle zulümleri sebebiyle) helâk ettik; o zaman feryâd ettiler; (ama) artık kurtuluş zamânı değildir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlardan önce (inkâr, zulüm ve azgınlıkları sebebiyle) nice nesilleri yıkıma uğrattık da feryat etmişlerdi; ama kurtuluş zamanı değildi (iş işten geçmişti).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helak ettik. (Azap onlara gelince) Bağırıp çağırdılar, ama kaçacak zamanları / yerleri yoktu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz onlardan önce nice soyları yok etmiştik. Onlar da çağrışıp durmuşlardı. Oysaki artık kurtulma sırası değildi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan evvel nice tabakaları helâk etmiştik de onlar azaptan kurtulmak için feryada başlamışlardı. Halbuki bu zaman kaçıp kurtulacak zaman değildi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendilerinden önce nice nesilleri [karn]² helak ettik de onlar feryat etmişlerdi ama kurtuluş zamanı çoktan geçmişti.
2 Karn kelimesi Arapçada belli bir dönemin insanlarını yani nesilleri ihtiva etse de tarihsel anlamıyla uygarlıkları da ifade eder.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz kendilerinden önce, nice kuşakları yıkıma uğrattık da onlar feryat ettiler; ancak (artık) kurtulma zamanı değildi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa bilmiyorlar mı ki, kendilerinden önce nice toplumları helâk ettik!Öyle ki, zâlimler azâbımızı gördüklerinde, son anda pişmanlık duyup feryât etmişlerdi; ne var ki, kurtuluş vakti çoktan geçmişti! Şimdiki inkârcılara gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan önce nice kuşakları helâk ettik. Derken feryat ettiler; hâlbuki kaçıp kurtulma vakti değildi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz daha önce, nice nesilleri helâk ettik. Hepsi feryadu figân ettiler ama, kaçacak zamanları bile olmadı…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Duymadılar mı? Yaşadıkları yerleri görmüyorlar mı? Biz onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Başlarına yok edici felaketlerimiz geldiğinde feryadı figan etmişlerdi. Emrimiz gelince feryat etmeleri hiçbir işe yaramadı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helak etmiştik de feryat etmişlerdi; (ancak) kurtulmaları mümkün değildi.
Mehmet Türk
swap_vert close
Bizim kendilerinden önce helâk ettiğimiz nice nesiller, (o helâk esnasında) feryat ettiler ama (artık) kurtulma zamanı çoktan geçmişti.¹
1 (لَاتَ)’deki (تَ) zaiddir. (لَاتَ) burada (لَيْسَ) manasınadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlardan önce kaç nesli ⁵ [bu günahlarından dolayı] yok ettik! Ve artık kaçmalarının mümkün olmadığını anladıklarında ⁶ [nasıl] yalvarıyorlardı [Bize]!
5 Karn terimi, sadece bir “nesil”i ifade etmeyip aynı zamanda -ve Kur’an’da sıkça görüldüğü gibi- “belli bir döneme ve çevreye ait halk”ın tümünü, yani kelimenin tarihsel anlamıyla bir “uygarlık”ı simgelemektedir.6 Lafzen, “kurtulmak için vakitleri kalmamışken”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hâlbuki biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Tam bu sırada feryat ediyorlardı ama nafile vakit kurtuluş zamanı değildi, iş işten geçmişti. 14/9-10, 22/42...44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendilerinden önce nice kuşakları helâk ettik; tam bu sırada imdat dilediler, fakat kurtuluşun vakti çoktan geçmişti.[⁴⁰⁴⁷]
[4047] Sadece burada gelen ve lâte hîne menâs deyimi, Türkçedeki “geçti Bor’un pazarı” deyimini andırır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(İbret almazlar, oysa) Biz kendilerinden önce nice ümmetleri helak etdik de (azab anında) çığlıklar kopardılar. Oysa (azap anı tevbe edip imana gelme) kurtulma zamanı değildi.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan önce nice beldeleri helâk ettik Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlardan evvel nice kavimleri helâk ettik, çağırışmaya başladılar. Artık kurtuluş vakti değildi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz onlardan önce nice nesilleri silip süpürdük. O zaman ne çığlıklar, ne feryatlar kopardılar! Ama kurtuluş zamanı çoktan geçmişti! [21, 12-13]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helak ettik de feryad ettiler; fakat artık kurtuluş zamanı geçmişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşrikîn-i Mekke'den evvel ne kadar karnlar helâk itdik ki onlar 'azâbın geldiği zamânda feryâd ve istimdâd itdiler ve onlara "Şimdi halâs ve firâr vakti değildir" dinildi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan önce nice nesiller, etkisizleştirdiğimiz sırada yalvarıp yakardılar ama artık iş işten geçmişti.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan önceki nesillerden nicelerini helak ettik. Feryat ettiler ama kurtuluş/kaçış vakti geçmişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. O zaman feryad edip durdularsa da kurtuluş vakti geçmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik biz, bağrıştılar onlar, fakat kurtuluş yoktu; geçmişti zaman.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
niçe helāk eyledük anlardan ilerü geçmiş bölükden. pes ķıġırdılar daħı degül ķaçacaķ yir vaķtı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Niçe ḳavmi helāk itdük kendülerden burun. Pes nidā itdiler istiġfār idüp,istiġfār özlerine yaramaduġı vaḳtda ki ‘aẕābdan ḳurtulmaġa ḳaçacaḳ yir ḳal‐maduġı vaḳtda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onlardan əvvəl neçə-neçə nəsilləri məhv etdik. Onlar fəryad edib kömək diləyirdilər, lakin artıq (əzabdan) qaçıb can qurtarmaq vaxtı deyildi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
How many a generation We destroyed before them, and they cried out when it was no longer the time for escape!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
How many generations before them did We destroy? In the end they cried(4149) (for mercy)- when there was no longer time for being saved!
4149 Teaching, Warning, Signs have been given by Allah to all nations and at all times, and yet nations have rebelled and gone wrong and suffered destruction. If only later generations could learn that wrongdoing results in self-destruction! For the justice of Allah merely carries out the result of their own choice and actions. At any time during their probation they could repent and obtain mercy, but their "Self-glory and Separatism" stand in the way. Ultimately they do cry for a way of escape, but it is then too late.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَمْ
nice
اَهْلَكْنَا
helâk ettik
مِنْ قَبْلِهِمْ
onlardan önce
مِنْ قَرْنٍ
nesilden
فَنَادَوْا
ki feryat ettiler
وَلَاتَ
ve değildi
ح۪ينَ
vakti
مَنَاصٍ
kurtuluş
Biz, onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar da feryat ettiler. Oysa artık kurtuluş vakti değildi!
كَم
Soru eki
كَم
Nice, ne kadar, kaç?
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَرْن
İsim
ق ر ن
Nesil, kavim
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
لَاتَ
Fiil-I
ل و ت
Değil
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an
مَنَاص
İsim
ن و ص
Kurtuluş