close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Beli-lleżîne keferû fî ‘izzetin veşikâk(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olanlar, ululanmadalar ve isyan içindeler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kesinlikle) O inkârcı nankörler (ve isyan içindeki gafiller boş) bir büyüklenme (kof bir izzet ve böbürlenme) ve (Hakk’tan ayrılıp) bölünme (şikak ve nifak) içindedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, boş gurura kapılmış, bu sebeple de doğru yolu bırakıp yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğrusu, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, boş bir gurur, bir ayrılık, bir bölücülük, hakka muhalefet ve düşmanlık içindeler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır. O inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; o inkâr edenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(İş kâfirlerin dediği gibi değil), doğrusu o kâfir olanlar, bir tekebbür ve bir ayrılık içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat o kâfirler, (izzet-i nefis ismi altında) büyük bir aldanış, ayrılık ve aykırılık içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2. Sâd. Şeref sahibi Kur'ân'a yemin olsun ki, inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.[477]
[477] Sâd sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 223.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hayır, kâfir olanlar büyüklenmelerle, iki ayrılık içindeler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
1-2. Sâd. Öğüt dolu olan Kur'an'a andolsun ki inkârda direnenler yersiz bir gurura kapılarak (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.
“Sâd” harfi “ile ilgili Bakara suresinin birinci ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz.   
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler kibir ve şikâk içinde yaşayorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2. Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-2. Sâd. Öğüt ve uyarı dolu Kur’an’a andolsun ki inkâr edenler, bu uyarıya kulak verecekleri yerde, gurura kapılmış ve ayrılığa düşmüşlerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2. Sâd. Öğüt veren Kur'an'a yemin ederim ki, küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, bir gurur ve tefrika içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Doğrusu, inkar edenler kibir ve ayrılık içindedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat o küfredenler bir onur, bir şikak içindeler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayır! Kâfirler boş bir gurur/kibir (ile Allah’a) ve (Resûlü’ne karşı) muhalefet içindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu gerçeği yalanlayan nankörler, büyüklenmelerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(haal) küfredenler (in iddia etdikleri gibi değildir). Bil'akis (onların dışı boş) bir onur, (içi ise tam) bir tefrika içindedir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hayır! İnkâr edenler bir gurur ve (Allah'a ve Resûlüne karşı) muhâlefet içindedirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
1, 2. Sad! Zikir (öğüt, uyarı ve doğru bilgiler) içeren Kur’an’a kasem ederim ki, inkâr etmiş olanlar, (iddia ettiklerinin) aksine bir gurur ve tefrika içindedirler. *
(*) Sûrenin başında yer alan “sâd”, hurûf-ı mukattaa denilen harflerdendir. (Bilgi için bk. Bakara 2/1). ‘’ziz zikir,’’öğüt, uyarı ve doğru bilgiler içeren demektir. O inkâr etmiş olanlar ise ilahî vahiy gerçeğini kabul etmeye yanaşmazlar; çünkü bunu kabul etmeleri, insanın Allah’a karşı sorumluluğunun kabulü anlamına gelir ama insanın “kendi kendine yeterliliği” şeklindeki küstahça inançta ifadesini bulan boş gururları, bunu yapmalarına izin vermez. (M. Esed Meali 2. Ayet Açıklaması) -الثاني: ذي البيانين أي فيه قصص الأولين، والآخرين، وفيه بيان العلوم الأصلية والفرعية ومجازه من قوله: { وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءانَ لِلذّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ } } [القمر: 22]. (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) ومعنى {ذِى ٱلذّكْرِ }: أنه مشتمل على الذكر الذي فيه بيان كل شيء. قال مقاتل: معنى {ذِى ٱلذّكْرِ }: ذي البيان. (فتح القدير) وقال قتادة: ذي التذكرة، للناس والهداية لهم. وقيل: ذي الذكر، للأمم والقصص والغيوب والشرائع (البحر المحيط) ويحتمل أن يكون معناه ذو النبأ أي فيه أخبار الأولين والآخرين وبيان العلوم الأصلية والفرعية.( اللباب في علوم الكتاب) {وَٱلْقُرْآنِ ذِي ٱلذِّكْرِ} أي ذِي البيَانِ الْهَادِي إلى الحقِّ (التفسير الكبير) قال ٱبن عباس ومقاتل معنى «ذِي الذِّكْرِ» ذي البيان - وقيل: «ذِي الذِّكْرِ» أي فيه ذكر ما يحتاج إليه من أمر الدين. (الجامع لاحكام القرآن) وأولـى القولـين فـي ذلك بـالصواب قول من قال: معناه: ذي التذكير لكم،(جامع البيان في تفسير القرآن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenler, şan, şeref peşinde olup, ayrılık içindedirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O tanımazlar büyüklük taslamakta, karşı durmaktadırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirlerin inanmayışı şüpheden dolayı değildir. Belki onlar hakkı kabule karşı gurur göstermekte, peygambere karşı gayret-i cahiliyeden dolayı ayrılıktadırlar [⁴].
[4] Yahut kâfirlerin küfürü Kur'an'da bir halel buldukların, dan dolayı değildir. Belki onlar ikrara karşı baş çekmekte, peygambere karşı ayrılık göstermektedirler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis inkâr edenler bir gurur [izzet] ve ayrılık içindedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır! O küfre sapanlar (boş) bir gurur ve ayrılık içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat hakîkati inkâr edenler, kendilerini anlamsız ve ahmakça bir büyüklük duygusuna kaptırmış, böylece hakîkat karşısında inatla direniyor, Rablerine karşı isyankârca tavır takınıyorlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Aksine, inkâr etmiş olanlar izzet (kibir) ve ayrılıklar içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnkarcılar, işi onur meselesi yapıp düşmanlığa vardırdılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler kibirle, büyüklenerek, kendi sözlerini Allah’ın sözlerinden üstün tutarlar. Gerçeklerimizi inkâr ederek yolumuzdan saparlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Aslında kâfir olanlar, (haksız) bir gurur ve ayrılık (düşmanlık) içindedir.
Mehmet Türk
swap_vert close
O kâfirler (boş) bir gurur ve ayrılık içerisindedirler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, boş gurura kapılmış ve [bu sebeple] (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır. ⁴
4 Yani, onlar ilahî vahiy gerçeğini kabul etmeye yanaşmazlar; çünkü bunu kabul etmeleri, insanın Allah’a karşı sorumluluğunun kabulü anlamına gelir ama insanın “kendi kendine yeterliliği” şeklindeki küstahça inançta ifadesini bulan boş gururları, bunu yapmalarına izin vermez. Aynı fikir, 16:22’de ve daha genel anlamda 2:206’da ifade edilmiştir. Keza karş. 96:6-7.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama nerde! Gerçekleri örtbas eden kâfirler yersiz bir gurur ve açık bir düşmanlık içindedirler. 2/204.206, 23/66
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama nerde! İnkârda direnenler, (akletmek yerine) yersiz bir gurur ve tarifsiz bir cepheleşme içindeler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçekte o kafirler boş bir gurur ve ayrılık içindedirler.
(Kuşkusuz Kur'an'da, ibret alacaklar için nice öğüt ve uyarılar vardır. Ama kafirler bundan yararlanamazlar. Zira onlar büyüklük taslarlar ve O'na karşı gelmekde direnirler de, birbirinden ayrı çeşitli ilah edinirler.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Aksine kâfir olanlar bir güç ve ayrılık içindeler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Belki o kâfir olanlar, bir gurur ve muhalefet içindedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Kâfirler) Bu Kur'ân'ı onda şüpheye yer verecek herhangi bir taraf olduğundan değil, ama asıl kendileri Allah'a karşı kibir ve muhalefet taşıdıkları için inkâr ediyorlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler hakkı kabûlden kibir iderler ve Allâh ve rasûlüne muhâlefet ve 'adâvetdedirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu kitabı görmezlikten gelenler, aslında kendilerini güçlü görüp ayrı duranlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafir olanlar kibir ve ayrılık içindedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Doğrusu, inkâr edenler kibirleri yüzünden muhalefet içindeler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İş hiç de onların sandığı gibi değil! O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş içindedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki anlar kim kāfir oldılar ḥamiyyet içindedür daħı düşmānlıķ içinde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki kāfirler tekebbürlik içindedür ve muḫālefet içindedürler nebīye.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Məkkə kafirlərinin iman gətirməmələri heç də, onların dediyi kimi, şəkk-şübhə üzündən deyildir). Doğrusu, o kafirlər qürur və nifaq içindədirlər. (İman gətirməyi özlərinə sığışdırmır. Muhəmməd əleyhissəlama qarşı çıxıb onunla ədavət aparırlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but those who disbelieve are in false pride and schism.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But the Unbelievers (are steeped) in Self-glory(4148) and Separatism.
4148 The great root of Evil and Unbelief is Self-glory or Arrogance, as is pointed out in several places with regard to Satan: cf, below, 38:74-76. This leads to Envy and Separatism, or a desire to start a peculiar doctrine or sect of one's own, instead of a desire to find common grounds of belief and life, which lead to the Religion of Unity in Allah. This teaching of Unity was what the Pagans objected to in the Prophet (verse 5 below)!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلِ
bila-kis
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
ف۪ي عِزَّةٍ
bir gurur içindedir
وَشِقَاقٍ
ve bir ayrılık
İnkâr edenler (sahte) bir gurur ve (haktan) ayrılık içindedirler.
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عِزَّة
İsim
ع ز ز
Gurur, izzet
شِقَاق
Fiilimsi-III
ش ق ق
Ayrılık