close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekâle innî ahbebtu hubbe-lḣayri ‘an żikri rabbî hattâ tevârat bilhicâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken gerçekten de demişti, ben, güzel atları, Rabbimi anarak severim ve sonunda güneş, perde altına girmişti de.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O da demişti ki: "Gerçekten ben, (bu) mal (veya at) muhabbetini; (sadece) Rabbimi zikretmeme (yardımından, O’na ibadet ve cihad hizmetime vesile olmasından) dolayı sevip tercih ettim." Sonunda bu atlar (koşmuş ve) perde (gibi toz bulutlarının) arkasına saklanmışlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Ben güzel olan herşeyi severim, çünkü Rabbimi bana hatırlatır” derdi. Atlar koşarak uzaklaşıp gözden kayboluncaya kadar, bu sözleri tekrarladı, daha sonra
Ahmet Tekin
swap_vert close
Süleyman: “Ben hayırlı mal, hayırda kullanılacak mal sevgisini, at sevgisini Rabbimin kitabındaki emrinden, emrine bağlılığımdan dolayı benimsedim” dedi. Nihayet eğitim alanındaki atlar toz duman içinde gözden kayboldu.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dedi ki: "Doğrusu ben mal sevgisine kapıldım da, Rabbimin zikrinden geri kaldım." [5] Nihayet (güneş) perdenin arkasına gizlendi.
5.Tefsirlerin genelinde atların Hz. Süleyman (a.s.)`a bir akşam üstü arzedildiği ve bunlarla meşgul olurken ikindi namazını kaçırdığı bu yüzden böyle söylediği ifade edilmektedir. Türkçe`deki meallerin çoğunda bu ifadenin anlamı: "Ben mal sevgisini Rabbimi anmaktan dolayı tercih ettim" şeklinde verilmektedir. Ancak ayetin metninde "an" harfi cerri geçtiğinden dolayı bu anlam metne uygun düşmemektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
O da demişti ki: 'Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim.' Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O şöyle demişti: “- Beni bu mal (at) sevgisi, Rabbime ibadetden (ikindi namazını kılmaktan) alıkoydu.” Nihayet güneş batmıştı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O: “Ben mal sevgisini Rabbimin zikrine tercih ettim. Atlar perdenin arkasına geçince:
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Süleyman, “Rabbimi hatırlattıklarından dolayı atları severim” dedi. Gözünden kaybolana kadar onlara baktı.
Besim Atalay
swap_vert close
O dedi ki: «Tanrımı andığımdan ben bunları severim!», Güneş inene değin o bakınakalmıştı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onları bir süre izleyen Süleyman), “Benim bu atlara olan sevgim Rabbimi hatırlattıkları (ve O'nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir.” dedi. Ve atlar, gözden kayboluncaya kadar (onları izlemeye devam etti). Ardından:
Cemil Said
swap_vert close
"Ben bu dünyânın emvâli ile meşgûl iken gün gâib olub gice geldi ben Allâh’ın zikrini unutdum tekrâr bunları bana getiriniz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
32,33. Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
32,33. Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman[463], “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.
Bu âyetin bu kısmı, “Nihayet güneş perde arkasına çekilince (batınca)” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
31-32. Bir gün akşama doğru alımlı, soylu koşu atları önüne getirildiğinde, “Ben malı (atları), rabbimi hatırlattığı için sevdim” dedi. Derken (güneş batınca) onlar karanlığın perdesiyle gizlendi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
32, 33. Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.  
 Âyet, muharebe için at beslemenin öteden beri yürütülegelen güzel bir âdet olduğunu ortaya koymaktadır. Hz. Süleyman, savaş ihtiyacı belirince, atların hazırlanmasını ve idman için koşturulmasını emrederek, «Ben bunları dünyada nefsimin hazzı için değil, Allah’ın emrinden ve onun dinini takviye etmek arzusundan dolayı seviyorum» demişti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki, "Mal ve mülk sevgisi beni Rabbimi anmaktan alıkoydu. Ta ki, o (güneş) bir örtünün ardından kayboldu."
Süleyman peygamberin, atlarıyla meşgul olurken akşam namazını kaçırdığı anlaşılıyor.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ben, dedi, at sevgisini, Rabbimi anmaktan ötürü tercih ettim." Nihayet atlar perdenin arkasına gizlendi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ben dedi, o hayır sevgisini rabbımın zikrinden sevdim, nihayet hıcaba gizlendi
Emrah Demiryent
swap_vert close
32-33. “Benim bu atlara olan sevgim, Rabbimi (şükür ile) anmama sebep oldukları (ve cihat meydanlarında, O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir” dedi. Nihâyet (atlar koşup da) gözden kayboldukları zaman, “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar, yanına getirilince, onların) ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Doğrusu ben Rabb'imin öğüdünden dolayı hayra muhabbeti sevdim.”¹ dedi. Derken gözden kayboldular.²
1- Hayırlı olan şeyler, bana Rabb'imi hatırlattığı için sevdim. 2- Atlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Gerçek ben, mal (ya'ni at) sevgisine (sırf) Rabbimi zikretmek için düşdüm» demişdi. Nihayet (bu atlar) perdenin arkasına gizlenmiş (ler) di.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bu yüzden demişti ki: “Doğrusu ben Rabbimin zikrinden (cihâda yarayışlı hayvanlar olmasından) dolayı hayra muhabbeti (o atları) sevdim.” Nihâyet (eğitilen o atlar sür'atle koştular da sanki ufukta) perdenin arkasına gizlendiler (gözden kayboldular).
İhsan Aktaş
swap_vert close
32, 33. (O zaman kendisi) demişti ki: “Rabbimi hatırlattıklarından dolayı güzel olan her şeyi (atları vb.) severim. Nihayet (eğitilen o atlar sür’atle koşup) gözden kayboldukları zaman, "Onları bana geri getirin" dedi. (Atlar getirilince de hem sevgisinde hem de sağlıklı olanla olmayını anlamak için) onların bacaklarını ve boyunlarını (şefkatla) sıvazlamaya başladı. (*)
(*) Akşam vakti sunulan iyi cins ve eğitimli atlardaki kusurları anlamak için Hz. Süleymân atları perdenin arkasından çıkarttırmış ve elleri ile sıvazlayarak kontrol etmiştir. Eski dönemlerde, savaşlarda atlı süvariler çok kritik rol oynamaktadır. Göğüs göğüse çarpışan savaş atlarının hasta veya zayıf olması savaş kaybettiren önemli bir faktördür. Eski Yunan ve Roma imparatorluğunda savaş atı hekimliği ve cerrâhisi bu nedenle çok ilerlemişti. (Kurandan Hayata) فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْأَعْناقِ) أي فجعل يمسح سوقها وأعناقها إظهارا لكرامتها لديه، إذ هي أعظم الأعوان، في دفع العدوان أو الخير من المال. . والغرض من ذلك المسح أمور الأول: تشريفاً لها وإبانة لعزتها لكونها من أعظم الأعوان في دفع العدو الثاني: أنه أراد أن يظهر أنه في ضبط السياسة والملك يتضع إلى حيث يباشر أكثر الأمور بنفسه الثالث: أنه كان أعلم بأحوال الخيل وأمراضها وعيوبها، فكان يمتحنها ويمسح سوقها وأعناقها حتى يعلم هل فيها ما يدل على المرض، فهذا التفسير الذي ذكرناه ينطبق عليه لفظ القرآن انطباقاً مطابقاً موافقاً،(مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) وقيل : حتى توارت أي : الخيل في المسابقة . وذلك أن سليمان كان له ميدان مستدير يسابق فيه بين الخيل ، حتى توارت عنه وتغيب عن عينه في المسابقة ; لأن الشمس لم يجر لها ذكر (القرظوبي) والمسح حقيقته : إمرار اليد على الشيء لإِزالة ما عليه من غبش أو ماء أو غبار وغير ذلك مما لا يراد بقاؤه على الشيء ويكون باليد وبخرقة أو ثوب ،. (تفسير المراغي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
At gözden kayboluncaya kadar “Bana Rabbimi hatırlatmalarından dolayı, sahip olduğum bu malları çok seviyorum” demişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dedi: "Gerçekten ben bu güzel malları çalabımı düşündürdükleri için severim." Atlar yerlerine çekilince de,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O da «— Ben bu atları Rabbimi anmadan dolayı severim [¹]» demişti. Ta ki atlar Süleyman/ın gözünden nihan oldu [²].
[1] Veya Rabbinin Kitabı olan Tevrat'tan dolayı. Yani atlara olan muhabbetim heva ve hevesimden dolayı değil, belki Allah'ın dinine kuvvet vermeden, cihattan dolayıdır.[2] Yahut bu atların muhabbeti beni Rabbimi anmadan alıkoydu, güneş battı, ikindi namazını kılamadım.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun üzerine (Süleyman), “Muhakkak ki ben güzel/ iyi [hayr] olanı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı severim” dedi. Hatta bunu onlar/atlar gözden kayboluncaya kadar tekrarladı.¹²
12 Bu tercüme Razî’nin bu ayet ile yorumundan esinlenerek yapılmıştır. Atların gözden kaybolması; bir engelin/perdenin veya dağın/tepenin arkasına geçmesi veya havanın iyice kararması şeklinde yorumlanabilir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Dedi ki: “Doğrusu ben bu atların sevgisini, Rabbimi anmayı sağladıkları için sevdim.” Sonunda atlar (öylece koşarak) perdede (ufukta) görünmez oldular.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ben dünya malını, sırf bana Rabb’imi hatırlattığı için severim! Bu atları da yalnızca Rabb’imin rızası için seviyorum. Çünkü onlarla Allah yolunda cihat edilecek, mazlumların hakkı korunacak, huzur ve adâlet sağlanacak!” derdi. Ve atlar koşarak uzaklaşıp gözden kayboluncaya kadar onları hayranlıkla seyrederdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dedi ki: -“Ben, rabbimin zikrinden ötürü Mal’ın sevgisini kabul ettim. Nihayet Örtü’ye büründü.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Ben bu güzelleri, bana Allah’ı hatırlattıkları için seviyorum " der karanlık basana kadar onları seyrederdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sevgisiyle atlarına olan düşkünlüğü sorgulandığında; “Ben onları; Allah’ı bana hatırlattıkları için severim! Çünkü onlar bana Rabbimin yaratıp sunduklarıdır. Bütün yaratılanlar bana Rabbimi sevdirir!” derdi. Atlarını salıverdi. Onlar gözden kayboluncaya kadar koşturarak uzaklaştılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Süleyman) “Şüphesiz ki ben Rabbimi hatırlatmaları nedeniyle iyi şeyleri sevmekten hoşlanırım.” demişti. Sonunda onlar (atlar) perdeleninceye (gözden kayboluncaya) kadar (bu durum sürmüştü).
Mehmet Türk
swap_vert close
(Süleyman) atlar koşarak gözden kayboluncaya kadar (onları seyretti ve): “Gerçekten ben, iyi atı¹ bana Rabbim(in gücünü) hatırlattığından dolayı severim.” dedi.
1 Araplar iyi ata mecâzen “hayr” dedikleri için bu şekilde tercüme edilmiştir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü Rabbimi bana hatırlatır!” ²⁹ derdi; [atlar koşarak uzaklaşıp] gözden kayboluncaya kadar [bu sözleri tekrarladı. ³⁰ Daha sonra,]
29 Lafzen, “Rabbimi anmamdan dolayı” (‘an) [yahut “sonucu olarak”.]30 Bu parantez içi ifadeler, Râzî’nin bu pasaj ile ilgili yorumuna dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Güneş batımına kadar onları seyretmiş ve şöyle demişti: – Şimdi ben atları sevmeyi Rabbimi zikretmeye tercih etmiş oldum.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Elbet ben güzel olanı severim” demişti, “çünkü bana Rabbimi hatırlatır!”[⁴⁰⁷³] Nihayet atlar gözden kayboldu.[⁴⁰⁷⁴]
[4073] Her güzellik, bilinçli bir tasarımın eseridir. Güzele bakıp da o güzelliği yaratanı görmeyen, camdan bakacağı yerde cama bakıyor demektir. [4074] Tevâratın dişillik tası “güneşi” de gösterebilir (Tercihimiz için krş: Râzî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Doğrusu ben onlara sırf, Rabbimin zikrinden dolayı (hayrı severcesine) muhabbet besleyiverdim" dedi. (O sırada atlar koşarak) gözden kayboldu.
Osman Fırat
swap_vert close
Ben, dedi, mal sevgisini, Rabbimi anmaya tercih ettim. Nihâyet bu atlar varıp gözden kaybolana kadar..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Ben Rabbimin zikrinden dolayı hayrı severcesine (o atları) seviverdim.» Nihâyet (güneş veya atlar) hicap ile gizlenmiş oldu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
32, 33. Onlarla ilgilenip “Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim. ” dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: “Onları tekrar bana getirin! ” deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.
Hz. Süleyman (a.s.) savaşta istifade etme ve daha başka gayelerle atların hazırlanmasını ve eğitimleri için koşturulmalarını emrederek, bazan bu işe bizzat nezaret ediyordu.” Ben bunları nefsimin haz duyması için değil, Allah’ın dinini güçlendirmek arzumdan dolayı seviyorum.” demişti.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ben, dedi, mal sevgisini, Rabbimi anmaktan (ötürü) tercih ettim. Nihayet bu atlar perde ile gizlendi (koşup dağın arkasına düşmekle gözden kayboldu).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ben bunları severek seyir ve temâşâ ider iken rabbimin 'ibâdetinden geri kaldım. Güneş batdı."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dedi ki “Ben malı, Sahibimi düşündürdüğü için severim.” Sonra atlar yerlerine çekildi.
Şaban Piriş
swap_vert close
O da şöyle demişti:-Ben, malı, Rabbimin zikrine vesile olduğu için seviyorum. Sonunda atlar toz perdesinin arkasında kaybolmuştu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Süleyman, “Rabbimi hatırlattığı için mal sevgisi bana hoş geliyor” dedi. Nihayet atlar gözden kayboldular.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dedi: "Servet sevgisini, Rabbimi anmak için benimsedim." Nihayet Güneş perde ardına çekildi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eyitti “bayıķ ben sevdüm ya'nį diledüm ħayr sevmek ya'nį at çalabumı añmaķ üzere” [243a] tā gizlendi ya'nį güneş perde içine.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
eyitdi: Taḥḳīḳ ben meşġūl oldum atlar ‘arż eylemege ġazā‐y‐ıçun, Tañrı‐muñ ẕikrinden ki ‘aṣr namāzıdur, ol vaḳta degin ki güneş perdeye girdi, ya‘nīyire batdı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O dedi: “Mən gözəlliyi (bu atları) Rəbbimin zikrindən (Tövratdan) dolayı sevirəm (çünki Allahın dinini qüvvətləndirmək üçün bir cihad vasitəsi kimi onların tə’rifi Tövratda mövcuddur). Nəhayət, (o atlar Süleymanın gözündən) qeyb olub gizləndi. (Və ya: bu atlara olan məhəbbəti məni Rəbbimin zikrindən yayındırdı. O qədər onlara tamaşa etdim ki, ikindi namazı qıla bilmədim)”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he said: Lo! I have preferred the good things (of the world) to the remembrance of my Lord; till they were taken out of sight behind the curtain.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And he said, "Truly do I love the love(4185) of Good, with a view to the glory of my Lord,"- until (the sun) was hidden in the veil (of Night):(4186)
4185 The story is not found in the Old Testament. I interpret it to mean that, like his father David, Solomon was also most meticulous in not allowing the least motive of self to be mixed up with his spiritual virtues. He was fond of horses: he had great armies and wealth; but he used them all in Allah's service. Cf. 27:19, n. 3259; 27:40, n. 3276, etc. His battles were not fought for lust of blood, but as Jihad in the cause of righteousness. His love of horses was not like that of a mere race-goer or of a warrior: there was a spiritual element in it. He loved by a kind of love which was spiritual—the love of the highest Good. Some commentators interpret this verse saying that Solomon, peace be upon him, was so engrossed in the inspection of his fine horses that he completely forgot to say his 'Asr prayer before the sunset. In the light of this interpretation the verse may be translated: "And he said, Truly did I prefer the good things (of this world) to the remembrance of my Lord". (R). 4186 His review of his fine horses was interrupted by his evening devotion, but he resumed it after his devotions. ,  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَقَالَ
ve dedi
اِنّ۪ٓي
gerçek-ten ben
اَحْبَبْتُ
sevdim
حُبَّ الْخَيْرِ
hayırlı sevgiyi
عَنْ ذِكْرِ
zikrinden dolayı
رَبّ۪يۚ
Rabb-imin
حَتّٰى
ta ki
تَوَارَتْ
gizlendi
بِالْحِجَابِ۠قف
perde ile
O da, "gerçekten ben, (maddi ve manevi her türlü) hayırlı sevgiyi Rabbimi bana zikrettirdiğinden (ve şükrettirdiğinden) dolayı sevdim" dedi. Nihayet (o atlar) gözden kaybolup gittikleri zaman,
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
حُبّ
İsim
ح ب ب
Sevgi, muhabbet, aşk
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
تَوَارَى
Fiil-VI
و ر ي
Gizlendi
حِجَاب
İsim
ح ج ب
Perde