close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż ‘urida ‘aleyhi bil’aşiyyi-ssâfinâtu-lciyâd(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani ona, üç ayağının üstünde duran ve ön ayaklarından birini büküp tırnağını yere dayayan yürük atlar arzedilmişti öğleden sonra.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani ona; akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne dikip (toprağı kazıyan), öbür üç ayağıyla da yerin (üzerinde çalımlı) duran, yağız (pahalı ve soylu koşu) atları bağışlanmıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hani akşama doğru Süleyman'a üç ayağının üstünde duran ve ön ayaklarından birini büküp, tırnağını yere dayayan, savaş için koşu atları önüne getirilmişti de;
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani akşama doğru, kendisine, bir ayağını tırnağının üzerine, diğerlerini normal basarak duran cins yarış atları gösterilmişti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani ona akşam üstü safkan, yağız koşu atları gösterilmişti. [4]
4.Ayetin metninde geçen "sâfinât" kelimesi hakkında tefsirlerde: "Bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağı üzerine duran atlar" denmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hani ona öğleden sonra, saf-kan meşhur koşucu atlar arz olundukda,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırla ki; ikindi vakti görkemli, saf kan atlar ona gösterildi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ona bir akşamüstü, üç ayak üzerine duran, soylu atlar sunulmuştu.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, ona akşamlayın, güzel, yüğrük, birçok atlar gösterilmişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani, gün batımına doğru kendisine (cihad için beslenen,) durduklarında sakin, koştuklarında süratli safkan atlar sunulmuştu.
Atın üç ayağını basıp birinin tırnağını dikerek duruşuna “sufun” denilir. Bu duruşu gerçekleştiren ata “safin”, çoğuluna da “safinat” denilir. “Ciyad” ise, “koşuda hızlı olan cins at” demektir. Dolaysıyla buradaki “safinat” duruştaki asaleti, “ciyad” da gidişteki sürati ifade etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Bir gün akşam üzeri âna üç ayak üzerinde duran ve dördünci ayağının yalnız ucunı yere değdiren güzel atlar getürdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ona bir akşam üstü, çalımlı, cins koşu atları sunulmuştu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani ona akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar sunulmuştu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
31-32. Bir gün akşama doğru alımlı, soylu koşu atları önüne getirildiğinde, “Ben malı (atları), rabbimi hatırlattığı için sevdim” dedi. Derken (güneş batınca) onlar karanlığın perdesiyle gizlendi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerine durup bir ayağını tırnağının üzerine diken çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bir akşam, ona güzel koşu atları sunulmuştu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani kendisine bir zaman akşam üstü iyi cins ve rahvan atlar gösterilmişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Arzolundukda kendisine akşam üstü sâfinat halinde halıs atlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, kendisine, akşama doğru (cihat için hazırlanan) soylu, safkan koşu atları gösterildiğinde,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bir zaman kendisine, akşamüstü iyi cins safkan atlar sunulmuştu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani ona öğleden sonra bir ayağını tırnağı üstüne dikib üç ayağının üzerinde duran sür'atli koşu atları gösterilmişdi de,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani ona bir ikindi sonrası, (bir ayağını tırnağı üzerine kaldırıp diğer) üç ayağı üzerinde duran ve sür'atli koşan atlar arz edilmişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani, gün batımına doğru kendisine (Süleyman’a) soylu ve favori atlar sunulmuştu.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Akşam vakti, koşulmuş güzel atlar o’na getirildiklerinde.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir akşam üzeri ona güzel duran, koşarken de güzel koşan atlar getirilince,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani öğleden sona ona soy, yörük, atlar gösterilmiş,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani ona akşamüstü görkemli ve soylu [sâfiyât] koşu atları sunulmuştu.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerinde durup bir ayağını tırnağının üzerine diken (çalımlı ve safkan) atlar sunulmuştu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Akşama doğru, cihat için hazırlanan soylu ve endamlı koşu atları kendisine gösterildiğinde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Akşamleyin ona Safkan Koşu Atları sunuldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Akşama doğru kendisine hep, bir ayağı sekili, safkan koşu atları gösterilirdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O’nun çok sevdiği bir atı vardı. Akşamüstü bir ayağını tırnağı üstüne dikip üçayağının üzerinde çalımla dururdu. Süleyman özellikle onu çok severdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani akşama doğru kendisine safkan atlar sunulmuştu.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hani ona bir gün akşama doğru harika endamlı, soylu koşu atları¹ sunulmuştu.
1 Atın üçayağını basıp birinin tırnağını dikerek duruşuna “sufun” denilir ki bu, en güzel bir duruştur. Ekseriya halis Arab atları böyle dururmuş. Öyle duran ata “safin”, çoğuluna da “safinat” denilir. “Ciyad” ise, “cevad’ın veya cevdin” çoğuludur ve “koşuda seri olan cins at” demektir. Yani, buradaki “safinat” duruştaki güzelliği, “ciyad” da gidişteki güzelliği ifade etmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve] akşama doğru soylu koşu atları önüne getirildiğinde [bile],
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani, gün batımına doğru ona safkan koşu atları sunulmuştu. 27/15...17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani, gün batımına doğru kendisine soylu ve favori atlar[⁴⁰⁷²] sunulmuştu da,
[4072] Veya: “Poz veren atlar”. Atın tek ayağını öne atıp üç ayağı üzerinde duruşuna sufun, bu duruşun sahibi ata da sâfin (ç. sâfinât) denir. Ciyâd “cins ve favori” anlamını vermektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit akşama doğru ona (şaha kalkan, üç ayağını havaya kaldırıp, bir ayağının tırnağı üzerine duran) cins koşu atları sunulmuştu. (Çok beğendi)
Osman Fırat
swap_vert close
Hani akşam üstü kendisine soylu koşu atları gösterilmişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakti ki, O'na süratle yürür durur hâlis atlar, öğleden sonra gösterilmişti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hani bir gün ikindi vakti ona, durduğunda sakin, koştuğu zaman ise süratli safkan koşu atları gösterilmişti.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Akşam üstü kendisine safin (görkemli) hızlı koşan (saf kan Arap) atları gösterilmişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Akşam üzeri Süleymân'a makbûl ve meşhûr atlar arz olundukda
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir akşam üzeri ona çalımlı cins atlar gösterilmişti.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir akşam üzeri ona safkan koşu atları sunulmuştu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani bir ikindi vakti ona duruşu zarif, koşması çevik mi çevik atlar sunulmuştu.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Akşamüstü kendisine, üç ayak üzerine basıp bir ayağını tırnak üstüne diken saf kan koşu atları sunulmuştu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim 'arż olındı anuñ üzere gice vaķt atlar yüġrükler ya'nį ol atlar kim üç ayaġı üstine daħı ķıç ayaġınuñ doynaġı ķıranına darıcı atlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳaçan ki ‘arż oldı özine gice vaḳtında ḫāṣ yügürük atlar,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Bir gün) axşamüstü ona cins (bir ayağını dırnağı üstünə qoyub, üç ayağı üstündə duran), çapar atlar göstərildiyi zaman
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When there were shown to him at eventide light footed coursers
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold, there were brought(4183) before him, at eventide coursers of the highest breeding,(4184) and swift of foot;
4183 The passages about David and Solomon have been variously interpreted by the Commentators. The versions which I have suggested have good authority behind them, though I have followed my own judgement in filling in the details. 4184 Safinat literally, horses that stand, when at ease, on three legs, firmly planted, with the hoof of the fourth leg resting lightly on the ground. This would imply breeding and a steady temper, to match with the quality of swiftness mentioned in the next clause.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
hani
عُرِضَ
arz edilmişti
عَلَيْهِ
ona
بِالْعَشِيِّ
akşam üstü
الصَّافِنَاتُ
üç ayağı üze-rinde duranlar
الْجِيَادُۙ
soylu atlar
Hani ona bir akşamüstü, bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran (çalımlı) ve soylu atlar arz edilmişti.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
عَرَضَ
Fiil-I
ع ر ض
Arzetti, teklif etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَشِىّ
İsim
ع ش و
Akşam, akşama doğru, akşam üstü
صَافِنَات
Etken fiil
ص ف ن
Üç ayağı üzerinde duranlar
جِيَاد
Sıfat
ج و د
Soylu atlar