close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve lem yetefekkerû fî enfusihim(k) mâ ḣaleka(A)llâhu-ssemâvâti vel-arda vemâ beynehumâ illâ bilhakki veecelin musemmâ(en)(k) ve-inne keśîran mine-nnâsi bilikâ-i rabbihim lekâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hiç olmazsa kendi kendilerine bir düşünmezler mi ki Allah, gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri gerçek olarak ve mukadder bir zaman için yaratmıştır ve şüphe yok ki insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler elbet.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar kendi nefislerinin yapısını, (bedenlerinin, beyinlerinin ve tüm vücut sistemlerinin nasıl harika şekilde ayarlanıp ortaya çıktığını), Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları; ancak (kudret, rahmet ve hikmetini tanıtmak üzere) Hakk olarak ve belli bir süre için yarattığını hiç düşünmezler mi? İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hiç olmazsa, kendi kendilerine düşünmezler mi ki, Allah gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri, gerçek uyumlu, düzenli ve belirtilmiş bir zaman için yaratmıştır. İnsanlardan çoğu, sonunda Rablerine kavuşacaklarını hâlâ inatla reddederler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendi kendilerine, Allah'ın gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları ancak, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde ve belirli bir süre için yaratmasının sebeplerini hiç düşünmüyorlar mı? İncelemiyorlar mı? İnsanların bir çoğu Rablerinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendi nefisleri üzerinde düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve bunların arasındakileri ancak hak üzere ve belirlenmiş bir süre ile yaratmıştır. Gerçekten insanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkar ediyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, kendi aralarında düşünmediler mi ki, Allah göklerle yeri ve aralarındakileri, ancak hakkı yerleştirmek için ve muayyen bir vakit için yarattı, (bu vakit son bulunca, o varlıklar da yok olacaktır). Bununla beraber, gerçekten insanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ederler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendi nefislerini inceleyip düşünmediler mi? Ki Allah, gökleri, yeri ve aralarındakileri ancak hak ile ve belli bir süre ile yaratmıştır. [Boş yaratmamıştır. Rastgele bırakmamıştır.] fakat insanların çoğu, Rableri olan Allah ile buluşmayı inkâr ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri ancak bir amaç için ve sonu belirli bir süreye bağlı olarak yarattığını düşünmezler mi? İnsanlardan birçoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkâr etmektedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerle yerde, ikisinin arasında olan Allahın ancak, hak olarak — adanmış bir zaman için— yaratmış olduğunu, kendi kendilerine düşünmüyorlar mı? İnsanlardan pek çokları Tanrıya kavuşmayı tanımıyorlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'ın, göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi hak ve hikmete uygun olarak, belirli bir süre için yarattığını onlar kendi kendilerine hiç düşünmezler mi? (Bırakın bunu düşünmeyi) İnsanların çoğu Rablerine kavuşacaklarını bile inkâr ederler.
“Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyin hak ve hikmete uygun olarak yaratılması” demek, varlık âlemi mükemmel bir plan ve programa göre yaratılmış, kanunları konmuş ve her varlık tam bir uyum içinde yerini almış, sahip olduğu rol ve sorumlulukla amacına yönelmiş demektir. “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık.” (Sâd 38/27) “Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.” (Enbiya 21/16) Varlık âleminde hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığı ve her şeyin kendine has özel bir gayesi bulunduğu yapılan bilimsel araştırmalarla da tespit edilmiştir. O halde insan, makro âlemden mikro âleme kadar var olan her şeyi bütün derinliği ile düşünmeli, ibret almalı ve kendine tevdi edilen kulluk vazifesini olması gerektiği gibi icra etmelidir.  
Cemil Said
swap_vert close
Düşünmediler mi ki Allâh semâvâtı ve arzı ve ikisi beyninde bulunanları mahzâ hak içün yaratdı ve ânların müddet-i devâmları evvelce mu’ayyendir. Fakat insânların ekserîsi kıyâmet güni rablerinin huzûrına çıkacaklar, yine inanmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendi kendilerine, Allah'ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, gerçek olarak ve belirli bir süre için yarattığını düşünmezler mi? Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendi kendilerine bir düşünmezler mi? Allah gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları ancak hikmet temelinde, belli bir süreye kadar kalmak üzere yaratmıştır. Fakat şu bir gerçek ki insanların birçoğu rablerine kavuşmayı hâlâ inkâr etmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak ve muayyen bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi? İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendi kendilerine hiç düşünmediler mi ki ALLAH gökleri, yeri ve aralarındakileri bir amaç için ve belli bir süre için yaratmıştır. Buna rağmen, insanların çoğunluğu Rab'leriyle karşılaşmayı inkar etmektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki, Allah göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için yaratmıştır? Gerçekten insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nefislerînde bir düşünmediler de mi? Allah o Gökleri ve Yeri ve ikisinin arasındakileri başka değil, ancak hak sebeb ve müsemmâ bir ecel ile halk buyurmuştur, bununla beraber doğrusu insanlardan bir çoğu rablarının likasına kâfirdirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Onlar) Allah’ın, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ile (yerli yerinde) ve belirli bir süre için yarattığını, kendi nefislerinde hiç düşünmediler mi? Şüphesiz insanların birçoğu (hesap vermek üzere) Rablerine (O’nun manevi huzuruna) kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, muhasebe yapıp hiç düşünmüyorlar mı? Allah; gökleri, yeri ve bu ikisinin arasındaki şeyleri ancak hakk ile ve belli bir süre için yarattı. İnsanların çoğu Rabb'lerinin huzuruna çıkacaklarını yok saymaktadırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nefisleri hakkında (olsun) iyiden iyi düşünmediler mi? Allah o gökleri, o yeri ve ikisinin arasında bulunan şeyleri hakk (ın ikaamesine) ve muayyen bir va'de (nin inkızaasına) sebeb olmakdan başka (bir hikmetle) yaratmamışdır. Hakıykat, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı cidden inkâr edicilerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) Allah'ın, gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ile (yerli yerinde) ve belirli bir ecel ile yarattığını, kendi nefislerinde hiç düşünmediler mi? Şübhesiz ki insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr eden kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar, kendi nefislerinin (yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmezler mi? Hem Allah, göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi (bütün evreni) ancak hak (şaşmaz ve asla değişmez kurallar) ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. Ve şüphe yok ki, insanlardan birçoğu, Rablerine kavuşmayı (ahireti) inkâr etmetedirler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın göklerde, yerde ve ikisi arasındakileri planlanmış bir amaç için, belirlenmiş bir vakte kadar yarattığını, kendi nefislerince düşünemiyorlar mı? İnsanların pek çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar kendi kendilerine düşünmezler mi ki Allah yerleri, gökleri ancak gerektiği gibi, belli bir süre içinde yaratmıştır. İşte insanların çoğu çalaplarına kavuşmaya hiç inanmazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar kendi kendilerine düşünmüyorlar mı ki Allah gökleri, yeri ve aralarındakini ancak hak ve hikmete göre ve muayyen olan bir müddette yaratmıştır. İnsanların çoğu [¹] Rablerine kavuşmayı tanımıyorlar.
[1] Kureyş müşrikleri.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar kendi kendilerine;³ Allah’ın gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak bir plan dâhilinde/hak olarak ve belirli bir süre için yarattığını hiç düşünmüyorlar mı? Muhakkak ki insanların pek çoğu Rablerine kavuşacaklarını doğrusu inkâr ediyorlar.
3 Krş. Ahkâf, 46/3  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peki onlar, Allah’ın kendilerine lûtfedip verdiği aklı bu yolda kullanarak kendi içlerinde bir muhasebe yapıp düşünmüyorlar mı ki; Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmet doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yani hak olarak yaratmıştır ve yine akıllarını kullanıp anlamıyorlar mı ki, Allah bu hayatı sonsuza dek sürecek şekilde değil, ancak belirli bir süre için yaratmıştır? Aslında herkes, bunları bilir fakat gel gör ki, insanların çoğu, hesap vermek üzere bir gün Rablerine kavuşacaklarını inatla reddeder.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kendi nefislerinde düşünmediler mi? Allah, belirli bir süreliğine Yer’i, Gökler’i, ikisi arasındakileri ancak Hakk ile yarattı. İnsanlar’dan birçoğu, rabb’leriyle karşılaşmayı inkâr etmektedirler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Acaba insanlar, kendi bedenleri üzerinde hiç kafa yormazlar mı ?... Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri, tam bir denge içerisinde, fakat süreli olarak yaratmıştır. Bunu idrak edemeyen çoğu insan, Allah'a varıp hesap vereceğine de inanamaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar yaratılışlarını hiç düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile yarattı. Yarattıklarının her birinde hikmetler vardır. Yarattıklarına belirli bir süre tayin etti. Şüphesiz insanların çoğu Rabbinin dünya yaşamından hesaba çekeceğine inanmıyor.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak ve ancak bir amaç ile [*] ve belirli bir süre için yarattığını kendi kendilerine hiç mi düşünmediler! Şüphesiz ki insanların çoğu, Rableriyle karşılaşmayı inkâr etmektedir.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; Nahl 16:3; ‘Ankebût 29:44; Zümer 39:5; Duhân 44:39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onlar Allah’ın, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri, hak¹ ile ve belirli bir süre için yarattığını, kendi aralarında hiç düşünmüyorlar mı? Gerçekten insanların pek çoğu, (âhirette) Rablerine kavuşacaklarını kesinlikle inkâr etmektedirler.
1 Buradaki “hak”, şaşmaz ve asla değişmez kurallar anlamındadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar kendi içlerinde bir muhasebe yapmayı hiç bilmezler mi? ⁵ Allah, gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunan her şeyi [derunî] bir anlamdan ve [kendi belirlediği] bir zaman sınırından yoksun yaratmış olamaz: ⁶ fakat, çoğu kimse, sonunda Rablerine kavuşacaklarını hâlâ inatla reddeder!
5 Lafzen, “onlar kendi içlerinde hiç düşünmezler mi?”6 Yani, Allah’ın ezelî ve ebedî olmasına karşılık bütün yaratılmışlar sınırlı bir ömre sahip olup değişmeye ve yok olmaya maruzdurlar. İllâ bi’l-hakk (lafzen, “ancak bir hakikat ile [veya hakikate göre]”) ifadesinin “[derunî] bir anlamdan yoksun olarak” şeklinde çevrilmesi konusunda bkz. 10:5’in ikinci cümlesi ile ilgili not 11.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Peki onlar kendi iç dünyalarında, Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki her şeyi sadece gerçek bir amaç ve belirli bir süreliğine yarattığını hiç düşünmüyorlar mı? Ne var ki insanların çoğu, hesap vermek için Rablerinin huzuruna çıkacaklarına inanmıyorlar. 14/19, 46/3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şimdi onlar kendi iç dünyalarında hiç muhasebe yapmazlar mı? Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri asla bir amaç ve anlamdan,[³⁵⁶⁵] dahası sınırlı bir ömürden yoksun olarak yaratmamıştır. Ne var ki insanlardan bir çoğu Rablerine kavuşacaklarını inatla inkâr etmektedirler.[³⁵⁶⁶]
[3565] Bi’l-hakk, yaratılışın anlamlı ve amaçlılığını ifade eder (Bkz: 14:19 ve 18:13, notlar 20 ve 15). Her şeyin bir amacı olsun da insan gibi bir şaheserin amacı olmasın mı? [3566] Bir önceki cümle ve notuyla ilişkisi açıktır: Âhireti inkâr, temelde insanın anlam ve amacını inkâr demek olan nihilizmdir. Bu, insan soyuna yapılabilecek en büyük kötülüktür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar hiç -ilerisini- düşünmezler mi ki Allah, gökleri, yeri ve aralarında bulunan her şeyi (boş yere değil) ancak hak (ve hikmet) ile ve belirli bir süre için yaratmıştır! Gerçek şu ki insanların çoğu ahireti inkar edicidirler!
Osman Fırat
swap_vert close
Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki Allâh, göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak gerçek olarak ve belirtilmiş bir süre ile yaratmıştır? İnsanlardan çoğu, Rabblerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Nefisleri hakkında tefekkürde bulunmadılar mı? Allah gökleri ve yeri ve bunların aralarındakilerini yaratmadı, ancak hak ile ve muayyen bir vakit için yaratmıştır. Ve şüphe yok ki, insanlardan birçokları Rablerine kavuşmayı elbette münkirdirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar azıcık olsun kendi başlarına kalıp düşünmediler mi ki: Allah gökleri, yeri ve ikisinin arasında olan bütün varlıkları gerçek bir gaye ile, belirli bir vâdeye kadar yaratmıştır. Ama insanların birçoğu, Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarını inkâr ediyorlar.
Bu ayet onları kendi vicdanlarında bir muhasebeye davet etmekte ve vicdanlarından hareketle dış âlem hakkında birtakım gerçeklere ulaşmalarını istemektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki Allah, göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak olarak ve belirtilmiş bir süre ile yaratmıştır? İnsanlardan çoğu, Rabblerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar, Allâh'ın gökleri ve yeri ve ikisi arasındaki şeyleri ancak hak olarak ve vakit ve zamân-ı mu'ayyen içün halk itdiğini kendi nefislerinde tefekkür itmezler mi? Tahkîk nâsdan ekserîsi rablerine mülâkî olacaklarını inkâr iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar içten içe hiç düşünmediler mi; Allah gökleri ve yeri başka şekilde değil, sadece gerçek ve belli bir ömrü olan varlıklar olarak[*] yaratmıştır. İnsanların çoğu Rableriyle yüzleşmeyi gözardı ederler.
[*] Ecelli müsemma ilgili diğer ayetler Enam 6/2, Taha 20/129, Ahkaf 46/3  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendi kendilerine hiç düşünmüyorlar mı? Allah gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. İnsanların çoğu, Rabb'lerinin huzuruna çıkacaklarını inkar ederler
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar kendi üzerlerinde hiç düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirlenmiş bir ecel ile yaratmıştır. Fakat insanların birçoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ediyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendi benliklerinin içinde olup bitenleri de mi düşünmediler! Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak üzere ve belirlenmiş bir süreye bağlı olarak yaratmıştır. Şu da bir gerçek ki, insanlardan çokları Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr ediyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy daħı endįşe eylemediler mi gendüzilerinde? yaratmadı Tañrı gökleri daħı yiri daħı ikisinüñ ara śondaġıyı illā ḥaķk-ıla daħı adanılmış müddet-ile. daħı bayıķ çoķ ādemįlerden çalabı’ların görmekliġine kāfirlerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Fikr eylemezler mi öz nefslerinde ki yaratmadı Tañrı Ta‘ālā gökleri veyirleri, ikisi arasında olġanı daḫı illā ḥaḳḳı‐ıla, daḫı mu‘ayyen ecel bile.Daḫı ādemīlerüñ çoġı Tañrı Ta‘ālā liḳāsına kāfirlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər onlar öz-özlüklərində Allahın göyləri, yeri və onların arasındakıları ancaq haqq-ədalətlə və müəyyən bir müddət üçün yaratdığını düşünmürlərmi? Həqiqətən, insanların çoxu Rəbbi ilə qarşılaşacağını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün Allahın hüzurunda duracağını) inkar edir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Have they not pondered upon themselves? Allah created not the heavens and the earth, and that which is between them, save with truth and for a destined end. But truly many of mankind are disbelievers in the meeting with their Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Do they not reflect in their own minds? Not but for just ends(3513) and for a term appointed, did Allah create the heavens and the earth, and all between them: yet are there truly many among men who deny the meeting(3514) with their Lord (at the Resurrection)!
3513 Cf. 15:85. Here the argument is about the ebb and flow of worldly power, and the next clause is appropriately added, "and for a term appointed". Let not any one who is granted worldly power or advantage run away with the notion that it is permanent. It is definitely limited in the high Purpose of Allah, which is just and true. And an account will have to be given of it afterwards on the basis of strict personal responsibility. 3514 It is therefore all the more strange that there should be men who not only forget themselves but even deny that there is a return to Allah or an End or Hereafter, when a full reckoning will be due for this period of probation. They are asked to study past history, as in the next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا
hiç düşünmediler mi
ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ۠قف
kendi nefislerinde
مَا خَلَقَ
yaratmadı
اللّٰهُ
Allah
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
وَمَا
ve o şeyleri ki
بَيْنَهُمَٓا
ikisi ara- sındadır
اِلَّا
ancak
بِالْحَقِّ
hak ile
وَاَجَلٍ
ve bir süre ile
مُسَمًّىۜ
belirli
وَاِنَّ
ve şüp- hesiz
كَث۪يراً
çoğu
مِنَ النَّاسِ
insanlardan
بِلِقَٓائِ۬
kavuşmayı
رَبِّهِمْ
Rabb- lerine
لَكَافِرُونَ
gerçekten in- kâr edenlerdir
Onlar kendi kendilerine (tefekkür edip) Allah'ın; gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak (her şeyi yerli yerinde) hak (ve hikmet) ile belirli bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi? Gerçekten insanlardan çoğu Rabblerine kavuşmayı inkâr ederler.
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
تَفَكَّرَ
Fiil-V
ف ك ر
Tefekkür etti, düşündü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
مُسَمًّى
Edilgen fiil-II
س م و
Belirli, belli
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
لِقَٓاء
Fiilimsi-III
ل ق ي
Kavuşma, karşılaşma
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler