Artık sabret;[³⁶²⁵] unutma ki Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. (Kendi söylediklerine dahi) yürekten inanmayanlar,[³⁶²⁶] tahrikleriyle sakın seni fevrî ve tepkisel bir davranışa sürüklemesinler.[³⁶²⁷]
[3625] 58. âyetin devamında haber verilen türden tahriklere karşı.
[3626] Lâ yûkınûn, “tam ikna olmayanlar, kesin inanmayanlar” anlamına gelir. Burada sözü edilen kişiler, önceki âyetlerden de anlaşılacağı gibi baştan beri hiç inanmayan kişilerdir. Allah Rasûlü’nün çağdaşlarından Pers efsaneleri anlatıcısı Nadr b. Hâris’in kastedilenlerden biri olduğu nakledilir. Abduddâr’ın reisi olan bu Nadr, Bedir’de müşriklerin sancaktarıydı. Şu halde, onların gönülden inanmadıkları şeyin 58. âyette yer alan kendi suçlamaları olduğunu söylemek, en makul açıklama olarak görünmektedir.
[3627] Te’kit formunda gelen el-İstihfaf, âyetin başındaki sabrın karşıtıdır. Tıpkı Zuhruf sûresinin 54. âyetinde olduğu gibi: “Tahrike kapılıp fevrî ve duygusal tepkiler vermek” anlamını taşır.