close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 59. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keżâlike yatbe’u(A)llâhu ‘alâ kulûbi-lleżîne lâ ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte, Allah, bilmeyenlerin gönüllerini, bu çeşit mühürler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte Allah, (gerçeği) bilmeyenlerin (yani; İslam’a, aklına ve vicdanına göre hareket etmeyen cahillerin) kalbini böyle mühürleyip (hidayetlerini karartmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte Allah, tevhidi ve gerçekleri bilmek istemeyenlerin kalplerini böylece mühürler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte bilgisizce davrananların, hakkı, Kur'ân'ı tanımayanların kafalarını, kalplerini Allah böyle anlayışsız hale getirir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte Allah bilmeyenlerin kalplerini böyle mühürler.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte Allah, bilmeyenlerin kalblerini böyle mühürler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın vahdaniyyetini bilmiyenlerin (O'nu tasdik etmiyenlerin) kalblerini Allah böyle mühürler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte Allah, böylece o cahillerin kalplerini kökünden köreltir.(*)
(*) Mecazü’l-Kur’an.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte, gerçeği bilmeyenlerin kalplerini Allah böyle mühürlemektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte Allah, böylecene bilgisizlerin gönüllerine damga vurmuştur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, (Hakk'ın kıymetini) bilmeyenlerin (ve bilmek istemeyenlerin) kalplerini (inatları yüzünden) işte böyle mühürler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh hiç bir şey bilmeyenlerin kalblerini böyle kilidler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah bilmeyenlerin kalblerini işte böylece kapatır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte Allah, ilimden nasibi olmayanların kalplerini böyle mühürler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte bilmeyenlerin (hakkı tanımayanların) kalplerini Allah böylece mühürler.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH bilmeyenlerin kalplerini işte böyle damgalar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte bilmeyenlerin kalblerini Allah böyle mühürler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ilmin kadrini bilmiyenlerin kalblerini Allah, öyle tab'eder
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, (küfürlerindeki inatları sebebiyle hakikati) bilmeyenlerin/hakkı tasdik etmeyenlerin kalplerini (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri için) işte (manen) böyle mühürler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte Allah, bilmeyen¹ kimselerin kalplerinin üzerini böyle mühürler.
1- Gerçeği idrak etmeyen, algılamayan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bilmezlerin kalblerine Allah böyle mühür basar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte (hakkın kıymetini) bilmeyenlerin kalblerini (küfürlerindeki inadları sebebiyle)Allah böyle mühürler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte Allah, (gerçekleri) bilmek istemeyenlerin (melekler tarafından da tanınmaları için) kalblerini (akletme merkezi olan beyinlerini manevi bir işaretle) böyle damgalamaktadır.*
(*) Bu manevi işaret, gerçekleri idrak edip bilmelerine engel değildir. Yani Kur’an daki mühür, damga kavramı kalpleri/akletme ve düşünme merkezi olan beyinleri kilitleme olayı değildir, bunlar manevi bir işaret ve alamet olup gaybı bilmeyen melekler bu damga ve mühür alametiyle bunların iman ehli olmadıklarını anlıyor ve bu yüzden inananlara dua ve istiğfarda bulundukları gibi bunlara dua ve istiğfarda bulunmazlar. Kur’an da geçen ( ختم - طبع - اكنة )’’ hatm, tab’ı ve ekinne’’gibi kelimeler, kötü alışkanlıklarının izlerini ifede eder. Bu manevi izler, kötü alışkanlığı olan herkeste oluşabilir. Bu durum, iman ve gerçeği idrak etmelerine asla engel değildir. Zaten böyle bir olay olsa bile kişi kendi iradesiyle inkâr ve sapıklığı tercih ettikten sonra gerçekleşir. Yani bu hatm olayı, onların beyinlerinde bulunan durumun ifadesidir. Nasılki süt kutusu üzerinde yazılı bulunan ‘’yağsız süt’’ ifadesi sadece sütün durumunu bildiriyor ve onu yağsız yapmıyor ise, söz konusu inkârcı kalbler/beyinler üzerindeki hatm veya tab olayı da aynen bunun gibidir. Yani melekler âleminde tanınmaları için bunların beyin korteksi üzerine manevi bir damga (iz, işaret) bırakılmış. Bilindiği gibi meleklerin bir görevi de kalbinde/beyninde iman bulunan kimselere, yani mü’minlere istiğfarda bulunmalarıdır. Fakat inanmamış olanların beyni üzerinde bu tür (damga, ekinne veya mühür gibi) manevi işaretler bulunanlara ise isiğfarda bulunmazlar. İşte Kur’an’ı kerim’de kalblerine/akıl merkezi olan beyinlerine vurulan ekinne, damga ve mühür gibi manevi işaretler bunun içindir. Yoksa beyinleri kilitlemek veya hakikati anlamamak için değil... الله هنا يريد ان يقول انه ختم على قلوبهم بختم توصيف لحالة قلوبهم وهى ان عليها غشاوه والله هنا لم يضع الغشاوه بل انه يصف الوضع الذى عليه القلب العاصى تماما مثل ما يكتب على علبة الحليب مثلا انه كامل الدسم هل هنا الكتابه على العلبه هى ما حددت محتوى اللبن ام ان محتوى اللبن انه كامل الدسم هو من اجبر الشركه المصنعه ان تكتب هذه العباره التى هى مجرد وصف لمحتوى العلبه ؟ الله هنا يفعل نفس الشئ هو هنا يصف محتوى القلب فقط لا غير ولا يتدخل بأى حال من الأحوال فى اختيار الأنسان لمصير  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte Allah gerçekleri bilmeyenlerin kalplerini bundan dolayı (mühürler) kapatır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte Allah kendini bilmiyenlerin yüreğini böyle körletir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Böylece Allah bilmeyenlerin kalplerine mühür basar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, bilmeyenlerin kalplerinin üzerine işte böyle mühür vurur.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte Allah, bilmeyenlerin kalplerini böyle damgalamaktadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte Allah, apaçık hakîkati görmek istemeyen câhillerin kalplerini böyle mühürler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah bilmez kimselerin kalblerini böyle mühürler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, bilgisizlerin kalplerini böyle karartır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler. İnkâr edenlerin özgür iradeleriyle söylediklerini kendilerine şahitlik yaptırarak onaylatır. Çünkü inkâr edenlere demiştik ki; ayetlerimizin gösterdiği yoldan giderek cehaletten kurtulun! Cehaletin karanlığı iyi değildir. Ayetlerin aydınlattığı yoldan yürüyün! Ayetler size gerçekleri anlatır. Gerçekliğin aydınlığına gelin denildiğinde; cehaletin karanlığında kalmak için ısrar ederler. Kimse onlara baskı da yapmaz! Çünkü Rabbiniz hiç kimseyi zorlayarak hidayete teşvik etmez! İnsan özgür iradesiyle hidayeti talep eder; Rabbiniz de karşılığını verir. İnsan özgür iradesiyle inkâr eder, Rabbiniz karşılığını verir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte (gerçeği) bilme(k isteme)yenlerin kalplerini Allah böyle mühürler. [*]
Burada, gerçeği bilmek istememek “sebep”, kalplerin mühürlenmesi ise “sonuç”tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93, Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Mü’min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylece Allah da anlamak istemeyenlerin kalplerini mühürler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah bu şekilde, [hakikati] kabul etme[k isteme]yenlerin kalplerini mühürler. ⁵⁵
55 Allah’ın böyle insanların kalplerini “mühürleme”si konusunda bkz. 2:7, not 7.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte Allah’ın, hakikatini anlamamakta ısrar edenler kalplerini mühürlemişlerdir. 2/7, 18/57-58, 40/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah (hakikatin) bilgisine sırt çevirenlerin kalplerini işte böyle mühürler.[³⁶²⁴]
[3624] Mânevî hayatın mânevî merkezi olan kalp iflah olmaz bir biçimde bitmiş, kendisini bitiren sahibi hakkında bir suç delili olarak Hesap Günü açılmak üzere mühürlenmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte Allah, -haddini- bilmezlerin kalblerine böyle mühür basar. (Sen ne kadar uğraşsan, onları doğru yola getiremezsin)
Osman Fırat
swap_vert close
İşte Allâh, bilmeyenlerin kalblerini böyle mühürler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte bilmeyenlerin kalplerini Allah Teâlâ öylece mühürler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte Allah, ilim peşinde olmayan, gerçeği aramayanların kalplerini böyle mühürler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte Allah, bilmeyenlerin kalblerini böyle mühürler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İşte bu vecihle Allâh bilmeyenlerin kalblerine mühür urur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte Allah ilim[*] bilmiyenlerin kalbinde böyle bir yapı oluşturur.
[*] Kavmin yalemüne bilenler topluluğu ise, ellezine la yalemuüne ilim bilmeyenler olmalıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, anlayışsızların kalplerini işte böyle mühürler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bilgisizlerin kalplerini Allah işte böyle mühürler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine Allah işte böyle mühür basıyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ancılayın mühr urur Tañrı göñüllerine anlaruñ kim bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi mühr urur Tañrı Ta‘ālā yürekleri üstine ol kişilerüñ kibilmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah (haqqı) bilməyənlərin qəlblərini belə möhürləyər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus doth Allah seal the hearts of those who know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus does Allah seal up(3577) the hearts of those who understand not.
3577 When an attitude of obstinate resistance to Truth is adopted, the natural consequence (by Allah's Law) is that the heart and mind get more and more hardened with every act of deliberate rejection. It becomes more and more impervious to the reception of Truth, just as a sealed envelope is unable to receive any further letter or message after it is sealed (Cf. 2:7 and n. 31, 6:46 , and 16:108).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَذٰلِكَ
işte böyle
يَطْبَعُ
mühürler
اللّٰهُ
Allah
عَلٰى قُلُوبِ
kalplerini
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
لَا يَعْلَمُونَ
bilmiyorlar
İşte (hakkı) bilmeyen (ve anlamak istemeyen)lerin kalplerini Allah böyle mühürler.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
طَبَعَ
Fiil-I
ط ب ع
Mühür vurdu, mühürledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi