[Size ölümü veren ve zamanı geldiğinde yeniden diriltecek olan O’dur!] ⁴⁹ Ve Son Saat gelip çattığında, günaha saplanmış olanlar, [yeryüzünde] bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir: onlar kendilerini böylece [hayat boyu] kandırırlar! ⁵⁰
49 Bu parantez içi ifade -kasdettiği anlam burada vecîz bir şekilde yansıtılmıştır- bu ayetin bundan önceki ayetle ve 11-16 ve 27. ayetlerle bağlantısını sağlamaktadır.50 İnsanın dünyevî/maddî “zaman” kavramının yanıltıcı özelliğine Kur’an’ın çeşitli yerlerinde değinilmiştir. Yukarıdaki bağlamda, öncelikle bu kavramın izafîliği, yani bu dünyadaki hayatımızın öteki dünyadaki ebedî hayata nazaran aşırı kısalığı (karş. mesela, 10:45 veya 17:52), ikinci olarak da, yeniden diriltilen günahkarların, yeryüzündeki hayatlarının, hatalarını anlamalarına ve hayat tarzlarını düzeltmelerine, imkan vermeyecek kadar kısa olduğu şeklindeki avuntuları vurgulanmaktadır. Kur’an, “böylece onlar kendilerini kandırırlar” (lafzen, “uzaklaşmaktadırlar”, yani hakikatten) derken problemin bu ikinci yüzünü vurgulamaktadır. Yu’fikûn fiilinin açıklaması için bkz. sure 5, not 90.