close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 56. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lleżîne ûtû-l’ilme vel-îmâne lekad lebiśtum fî kitâbi(A)llâhi ilâ yevmi-lba’ś(i)(s) fehâżâ yevmu-lba’śi velâkinnekum kuntum lâ ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve inanç verilenlerse derler ki: Andolsun ki siz, Allah'ın takdiri ne kadarsa, ta tekrar dirileceğiniz günedek yatıp eğlendiniz, gerçekten de budur tekrar dirileceğiniz gün ve fakat siz bilmiyorsunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler ise, (kâfirlere): "Andolsun, siz Allah’ın Kitabında (yazılı süre boyunca) diriliş gününe kadar yaşayıp (ömür geçirdiniz); işte (şimdi) bu (daha önce inkâr ettiğiniz ve önem vermediğiniz) dirilme günüdür (ki ona yetiştiniz). Ancak siz (bu gerçekleri) bilmeyen (ve ahirete hazırlık görmeyen) kimseler (olup çıktınız)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendilerine vahye dayalı bilgi ve iman verilenler dediler ki: “Andolsun ki siz, Allah'ın kitabında yazılı olduğu gibi, yeniden dirilip kalkacağınız güne kadar, kabirlerinizde kaldınız. İşte yeniden dirilip kalkış günü bu gündür. Ama siz bunu, bir türlü bilip anlayamadınız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilen, konuyu bilen peygamberler, mü'minler ve melekler: “Andolsun ki siz, Allah'ın Levh-i Mahfuz'da tuttuğu kayıtta belirtildiği gibi, yeniden diriltilme gününe kadar Allah'ın vahyettiğini, kitabını, dinini benimsemede geciktiniz. İşte bugün yeniden diriltilme günüdür. Fakat siz bunları anlamamayı alışkanlık haline getirdiniz.” derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler ise şöyle derler: "Andolsun ki Allah'ın kitabında (yazılı) olana göre siz yeniden diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden diriliş günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler ise, dediler ki: 'Andolsun, siz Allah'ın Kitabında (yazılı süre boyunca) diriliş gününe kadar yaşadınız; işte bu dirilme günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler (peygamberler, melekler ve müminler, o kıyamet gününde kâfirlere şöyle) diyeceklerdir: “- Doğrusu, Allah'ın kitabınca (ilim ve kazası üzere, yahud Kur'an'daki beyanına göre) ba's (kıyamet) gününe kadar durdunuz. İşte bu ba's günüdür; fakat siz bunu (dünyada tasdik etmiyordunuz.) bilmiyordunuz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler: “Siz, Allah’ın takdirinde diriliş gününe kadar kaldınız. İşte diriliş günü budur! Fakat siz, bunu bilmiyordunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler: “Andolsun ki, siz Allah'ın yazısında yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün dirilme günüdür. Fakat siz onu bilmiyordunuz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Hem bilgi, hem de inan verilmiş bulunanlar, diyecekler ki: «Allahın kitabında yazdığınca, kıyamet gününe dek beklediniz siz; işte bugün kıyamet, sizse onu bilmezdiniz!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman nasip olanlar ise onlara şöyle diyecekler: “Allah, Kitabı'nda ne kadar kalmanızı takdir buyurmuşsa, dirilme gününe değin o kadar kaldınız. İşte bugün de dirilme günüdür, fakat siz bu hususta hiçbir zaman (istemediğiniz için) gerçek bilgi sahibi olamadınız.”
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin kendilerine îmân ve ’ilim nasîb olanlar ânlara: "Siz orada kitâbu(A)llah’da münderic oldığı vecihle tekrâr dirilme gününe kadar kaldınız işte o gün geldi ama siz bilmiyor idiniz" diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler; "And olsun ki, siz Allah'ın yazısında mevcut yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür, fakat sizler anlamıyordunuz" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun, siz, Allah’ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve iman verilenler ise şöyle derler: “Andolsun ki siz, Allah’ın yazısına uygun olarak yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu diriliş günüdür; fakat siz onu tanımıyordunuz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler: Andolsun ki siz, Allah'ın yazısında (hükmedildiği gibi) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün yeniden dirilme günüdür; fakat siz onu tanımıyordunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve inanç verilenler, "Siz ALLAH'ın yasasına göre, diriliş gününe kadar kaldınız. Bu, diriliş günüdür; fakat siz bilemediniz," diyeceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler de şöyle diyecekler: "Andolsun ki, Allah'ın kitabında takdir edilmiş olan tekrar dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu, dirilme günüdür. Fakat siz bunu bilmiyordunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kendilerine ılm-ü iyman verilenler de demektedir ki alimallah, Allahın kitabınca ba's gününe kadar durdunuz. İşte bu, ba's günü velâkin siz bilmezler güruhu idiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kendilerine ilim ve îmân verilmiş olanlar (peygamberler, melekler ve mü’minler) ise onlara (kâfirlere) şöyle diyecekler: “Yemin olsun ki, siz (kabirlerinizde), Allah’ın Kitabı’nda (levh-i mahfûzda) takdir edilmiş olan, tekrar diriltilme gününe kadar kaldınız. İşte bu (gün), yeniden diriltilme günüdür. Fakat siz (yeniden diriltilişi/âhireti inatla inkâr ettiğiniz için bunu bil (ip tasdik et) miyordunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve iman verilenler: “Ant olsun ki, siz Allah'ın yasasındaki diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu dirilme günüdür. Ne var ki siz bu gerçeği algılayamadınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kendilerine ilim ve îman verilenler (şöyle) demiş (ler) dir (diyeceklerdir); «Andolsun ki Allahın kitabında (ilm-i sabıkında yazdığı) o tekrar diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu, ba's günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendilerine ilim ve îmân verilen kimseler ise: “Yemîn olsun ki (siz), Allah'ın Kitâbı'nda (va'd edilen), yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu, yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz” der.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise (o gün) derler ki: “Şüphesiz siz Allah’ın kitabında (planlandığı gibi) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün (ahiret günü) yeniden dirilme günüdür ve lâkin siz (bunu) daha önceden bilmiyordunuz.”*
(*) Ba’s kelimesi burada ölülerin dirilmesi demektir. Hesabı dünyada verilmemiş bir hayat yaşamak, hesapsız bir ölüm ve yok oluş inancına evrilir. Eğer bu iki âyette kabir değil de dünya hayatının görece kısalığı kastedilmiş olsa idi sûrenin 7. âyetindeki gibi “elhayâtud-dünyâ” şeklinde bir kullanımın olması gerekirdi. Oysa bunun yerine “lebistum” beklenilen, kalınan yer anlamında kabir işaret edilmiştir. Allahualem. Zira, mücrimler kabirde azap görselerdi yaşadıklarını ve bu süreyi bir saat olarak değil çok daha uzun ve çekilmez olarak algılayacaklardı. Değişmez yasadır: Azapta gün uzar, yüz yıl olur. Oysa mücrimler bir saatten fazla kalmadıklarına yemin etmektedir. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler “Dirilme gününe kadar, Allah’ın kitabında belirlenmiş zamana kadar kaldınız. İşte dirilme günü budur. Fakat siz bunu bilmiyordunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak kendilerine Kitap’la inanç verilenler onlara diyeceklerdir: "Siz Allah’ın Kitap’ına uygun olarak dirilme gününe kadar kaldınız. İşte dirilme günü bu gündür.ancak siz bunu hiç bilmediniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İlim ve imana nâil olanlar diyecekler ki «— * Siz, Allah/ın Kitabında olduğu gibi dirilecek güne kadar kaldınız. İşte dirilecek gün budur. Fakat siz bunu bilmezdiniz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler, “Andolsun siz Allah’ın kitabına göre yeniden diriliş gününe kadar kaldınız. İşte yeniden dirilme günü bugündür. Fakat siz hiç bilmiyordunuz” diyeceklerdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler ise derler ki: “Şüphesiz siz Allah'ın kitabında (yazılı takdiri esasınca) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün yeniden dirilme günüdür; ama siz daha önceden bilmiyordunuz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Buna karşılık, kendilerine Allah tarafından doğru bilgi ve makbul iman bahşedilmiş olanlar, “Hayır, Allah’ın kitabında haber verildiği üzere, —ki bu ilâhî bir yazgıdır— siz tâ Diriliş Gününe kadar mezarlarınızda kaldınız!” diyecekler, “İşte, Rabbimiz tarafından vaadedilen Diriliş Günü budur fakat siz bunu bir türlü anlamayayanaşmıyordunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bilgi ve İman verilmiş kimseler dedi ki: “And olsun Yeniden Diriliş günü’ne kadar Allah’ın yazısında kaldınız. Bu Yeniden Diriliş günüdür; ama siz bilmiyordunuz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bilgi ile imanı birleştirenler ise: " Siz Allah'ın yazdığı süre gereğince, ta ikinci diriliş gününe kadar dünyada kaldınız. Bu, ikinci diriliş günüdür. Ama sizler vaktiyle bunu hiç kale almıyordunuz " derler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar onlara şöyle diyecekler: “Andolsun! Siz Allah’ın yasasına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz inanmıyordunuz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilenler (inkârcılara) şöyle diyeceklerdir: “Şüphesiz ki siz Allah’ın yazısında (hükmedildiği gibi) diriltilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün, diriltilme günüdür [*] fakat siz onu bilmiyordunuz (reddediyordunuz).”
Benzer mesajlar: Yâsîn 36:63; Sâffât 37:21; Duhân 44:50; Kâf 50:20; Zâriyât 51:14; Tûr 52:14; Rahmân 55:43; Mülk 67:27; Me‘âric 70:44; Mutaffifîn 83:17.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kendilerine ilim ve îman verilenler¹ ise (onlara): “Yemin olsun ki siz, Allah’ın kitabında² yazılan, o yeniden diriliş gününe kadar (dünyada) kaldınız. İşte bu da yeniden diriliş günüdür. Ama siz, bunu (bir türlü) bilmiyordunuz.” derler.
1 Kendilerine ilim ve îman verilenler: melekler, peygamberler, ümmetin âlimleri, ümmetin mü’minleri veya tüm mü’minler olabilir. (Kurtubî)2 Yani levh-i mahfuzda…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat [hayattayken] kendilerini bilgi ⁵¹ ve inanç ile donattıklarımız: “Siz, gerçekte, Allah’ın vahyettiğin[i doğru kabul etme]de geciktiniz ⁵² [ve] Kıyamet Günü’ne kadar [beklediniz]: işte bugün Kıyamet Günü’dür: ama siz bunu anlamamakta direndiniz!” ⁵³ diyeceklerdir.
51 Bkz. sure 16, not 25.52 Lafzen, “Allah’ın vahyi (kitâb) konusunda (fî)” yani, ölünün diriltilerek O’nun tarafından yargılanacağını kabulde. Lebise fiili, “[bazı şeyleri] bekledi” yahut “[bazı şeyler konusunda] geç kaldı”, ayrıca “[bir yerlerde] bulundu” veya “kaldı”; anlamlarına gelir. Açıkçası, 55. ayetteki mâ-lebisû deyimi, “onlar kalmadılar” veya “bulunmadılar” anlamına geldiği halde 56. ayetteki lebistum, “geç kaldınız” veya “beklediniz” anlamındadır.53 Lafzen, “siz bunu anlamamayı alışkanlık edinmiştiniz” -yani, “bu vaade gözünüzü ısrarla kapatıyordunuz”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dünyadayken hakikatin bilgisi ve iman ile donanmış olanlar: – Şu bir gerçek ki siz, dünyada yeniden diriliş gününe kadar Allah’ın yasası uyarınca bir süre yaşadınız, işte bu gün de yeniden diriliş günüdür, fakat siz bu hakikati hep bilmezden geldiniz, derler. 7/52-53, 35/37, 46/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Hayattayken) bilgi ve imanla donatılanlarsa “Doğrusu siz, Allah’ın yasası uyarınca (tercih yapacak kadar dünyada) kaldınız ve işte artık (iş işten geçti ve) diriliş günü de gelip çattı;[³⁶²¹] fakat siz bunu bilmezden gelmiştiniz!” diyecekler.
[3621] Veya: “gerçek şu ki, Allah’ın yasasına göre yeniden diriliş gününe kadar beklediniz”. Tercihimiz, hayattayken vahye inanmada geç kaldıkları gerçeğine dayanmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve iman verilenler ise onlara: "Andolsun ki, Allah’ın kitabında yazılan o yeniden diriliş gününe kadar (kabirlerinizde) kaldınız, işte bu, yeniden diriliş günüdür. Ama siz bilmiyordunuz, (buna inanmıyordunuz) derler.
Osman Fırat
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: "Andolsun, siz, Allah’ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kendilerine ilim ve imân verilmiş olanlar da dediler ki: «Andolsun Allah'ın kitabında (yazılmış olan) ba's gününe kadar durdunuz. İşte bu, ba's günüdür velâkin siz bilmez kimseler oldunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman nasib edilenler ise derler ki: “Siz Allah'ın kitabınca ba's (dirilme) gününe kadar durdunuz. İşte bugün dirilme günüdür, fakat siz bunu bilmiyordunuz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve iman verilenler dediler ki: "Andolsun siz, Allah'ın yazgısınca ta yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu da dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kendilerine 'ilim ve îmân virilmiş olanlar: "Allâh'ın kitâbında yazılı oldığı vecihle ba's gününe kadar dünyâda ve mezarda kaldınız ve lâkin siz ba'sin hak oldığını bilmiyor idiniz" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve güven verilenler derler ki; “Allah’ın Kitabına göre siz, diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu, dirilme günüdür; ama siz bunu bilmez bir haldeydiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendilerine bilgi ve iman verilmiş olanlar:-Siz, Allah'ın kitabında yazılı olan diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu diriliş günüdür. Fakat siz, bilmiyordunuz, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise derler ki: Siz Allah'ın kitabında yazılı olan diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bugün diriliş günüdür; lâkin siz bilmiyordunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İlim ve iman verilenler ise şöyle dediler: "Yemin olsun, siz, Allah'ın Kitabı gereğince yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu, yeniden dirilme günüdür. Fakat siz daha önceden bilmiyordunuz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[218b] daħı eyitti anlar kim virinildiler 'ilmi daħı įmānı “bayıķ dölendüñüz Tañrı kitābı içinde girü ķoparılmaķ günine degin. pes uşbudur girü ķoparılmaķ güni velįkin siz bilmez olduñuz idi.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyide ol günde ‘ilm‐ile īmān virinenler. Taḥḳīḳ siz ḳaldı‐siz TañrıTa‘ālā ‘ilminde ḳıyāmet günine degin. Pes bu gün ḳıyāmet günidür, lākinsiz anı bilmezdi‐siz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Elm və iman sahibləri isə belə deyərlər: “Siz (qəbirlərinizdə) Allahın Kitabında (əzəli elmində yazılmış) olan qiyamət gününə qədər qaldınız. Bu, (hamının dirildiyi) qiyamət günüdür, lakin siz (onun haqq olduğunu) bilmirdiniz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But those to whom knowledge and faith are given will say: The truth is, ye have tarried, by Allah's decree, until the Day of Resurrection. This is the Day of Resurrection, but ye used not to know.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But those endued with knowledge and faith will say: "Indeed ye did tarry, within Allah's Decree, to the Day of Resurrection, and this is the Day(3574) of Resurrection: but ye - ye were not aware!"
3574 The men of knowledge and faith knew all along of the true values-of the things of this ephemeral life and the things that will endure and face them at the End-unlike the wrongdoers who were content with falsehoods and were taken by surprise, like ignorant men, when they faced the Realities.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اُو۫تُوا
kendileri- ne verildi
الْعِلْمَ
ilim
وَالْا۪يمَانَ
ve iman
لَقَدْ
andolsun
لَبِثْتُمْ
kaldınız
ف۪ي كِتَابِ
kitabında
اللّٰهِ
Allah'ın
اِلٰى يَوْمِ
gününe kadar
الْبَعْثِۘ
yeniden dirilme
فَهٰذَا
işte bu
يَوْمُ
günü- dür
الْبَعْثِ
yeniden dirilme
وَلٰكِنَّكُمْ
fakat siz
كُنْتُمْ
idiniz
لَا تَعْلَمُونَ
bilmiyorsunuz
Kendilerine (Allah tarafından) ilim ve iman verilmiş olanlar ise (onlara) şöyle derler: "Andolsun ki siz (dünyada) Allah'ın Kitâb'ında (vaad ettiği gibi) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün yeniden dirilme günüdür; fakat siz onu (dünyada) bil(ip anlamak iste)miyordunuz.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
لَبِثَ
Fiil-I
ل ب ث
Kaldı, gecikti, durakladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
بَعْث
İsim
ب ع ث
Diriliş, yeniden dirilme
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
بَعْث
İsim
ب ع ث
Diriliş, yeniden dirilme
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi