Fakat [hayattayken] kendilerini bilgi ⁵¹ ve inanç ile donattıklarımız: “Siz, gerçekte, Allah’ın vahyettiğin[i doğru kabul etme]de geciktiniz ⁵² [ve] Kıyamet Günü’ne kadar [beklediniz]: işte bugün Kıyamet Günü’dür: ama siz bunu anlamamakta direndiniz!” ⁵³ diyeceklerdir.
51 Bkz. sure 16, not 25.52 Lafzen, “Allah’ın vahyi (kitâb) konusunda (fî)” yani, ölünün diriltilerek O’nun tarafından yargılanacağını kabulde. Lebise fiili, “[bazı şeyleri] bekledi” yahut “[bazı şeyler konusunda] geç kaldı”, ayrıca “[bir yerlerde] bulundu” veya “kaldı”; anlamlarına gelir. Açıkçası, 55. ayetteki mâ-lebisû deyimi, “onlar kalmadılar” veya “bulunmadılar” anlamına geldiği halde 56. ayetteki lebistum, “geç kaldınız” veya “beklediniz” anlamındadır.53 Lafzen, “siz bunu anlamamayı alışkanlık edinmiştiniz” -yani, “bu vaade gözünüzü ısrarla kapatıyordunuz”.