close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ ente bihâdi-l’umyi ‘an dalâletihim(s) in tusmi’u illâ men yu/minu bi-âyâtinâ fehum muslimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve sen, körleri sapıklıklarından döndürüp doğru yola sevkedemezsin. Sen, ancak delillerimize inananlara duyurursun; gerçekten de onlardır Müslüman olanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve Sen kendi sapkınlıkları içinde (gönül gözleri) kör olanları (ama kendilerini en haklı ve hayırlı konumda sananları) da doğru yola (hidayete) ulaştıramazsın. Sen sadece, Bizim ayetlerimize (kudret eserlerimize ve Kur’ani hükümlerimize) iman edenlere (çağrını) duyurabilirsin ki onlar (Kur’an’ın tüm hüküm ve haberlerine, Resulüllah’ın öğütlerine inanıp gönülden teslim olan ve Hakk hâkim olsun diye çırpınan) Müslümanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine kalpleri kör olanları, sapıklıklarından döndürüp, doğru yola iletemezsin. Sen davetini ancak, mesajlarımıza inananlara ve böylece kendilerini bize teslim edenlere yani müslüman olanlara duyurabilirsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kör kesilenleri, başlarına buyruk bir hayattan, dalâlet, bozuk düzen, ahmaklık ve cehaletten kurtaramazsın, doğru yolu gösteremezsin. Tebliğini ancak, âyetlerimize, iman edenlere duyurabilirsin. İşte onlar İslâm'ı yaşayan müslümanlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen körleri sapıklıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve sen kendi sapıklıkları içinde kör olanları da doğruya iletici değilsin. Sen yalnızca, bizim ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin ki onlar müslümanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Körleri, (kalbleri kör olanları) da, sen, sapıklıklarından ayırıb doğru yola iletici değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edeceklere (davetini) duyurursun da, onlar İslâma gelir, selâmeti bulurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve sen, körleri sapıklıktan alıp onlara doğru yolu gösteremezsin. Sen ancak ayetlerimize inanan, Bize teslim olmuş olanlara söz işittirebilirsin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Manen körleri de sapıklıklarından doğru yola iletemezsin. Ancak teslimiyet göstererek âyetlerimize iman edebileceklere duyurabilirsin.
Besim Atalay
swap_vert close
Sen körleri, sapkınlıktan doğru yola yedemen, ancak âyetlerimize inanmış olanlara, işittirebilirsin, onlar Müslümandırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve sen, (kalp gözleri kapalı) körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize (içtenlikle) iman edenlere dinletebilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.
Cemil Said
swap_vert close
Sen dalâlete sapmakdan men’ itmek içün kalbi kör olanların mürşîdi değilsin, sen ancak âyâtımıza îmân idenlere ve bize kâmilen teslîm olanlara ismâ-’ı kelâm idebilürsin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak âyetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen körleri yanlış gittikleri yoldan çevirip doğru yola sokamazsın. Sen (çağrını) ancak âyetlerimize inanıp teslim olanlara duyurabilirsin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Körleri de sapıklıklarından (vazgeçirip) doğru yola iletemezsin. Ancak teslimiyet göstererek âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.  
 52 ve 53 âyetlerde geçen ölü, sağır ve kör kelimeleri, kalpleri ölmüş, hakka kulak tıkamış ve kalp gözü kör olup hakikati göremeyen manasında tefsir edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Körü de sapıklığından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara işittirebilirsin ki onlar hemen teslim olurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Körleri de sapıklıklarından hidayete getiremezsin. Sen ancak âyetlerimizi iman edeceklere duyurursun da onlar müslüman olur, selâmeti bulurlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Körlerin de şaşkınlıklarından yol göstericisi değilsin, ancak âyetlerimize iyman edeceklere işittirirsin de onlar islâma gelir, selâmeti bulurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve sen (küfürlerindeki inat sebebiyle hakikati idrak etmeyen manevi) körleri, sapkınlıklarından vazgeçirip doğru yola iletemezsin. Ancak âyetlerimize (kalben, tam bir teslimiyet ile) inanıp da müslüman olmuş olanlara (hakikatleri) duyurabilirsin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sen, körleri¹ sapkınlıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen, ayetlerimizi ancak iman edeceklere duyurabilirsin; zira onlar teslim² olmuş kimselerdir.
1- Gerçekleri görmeyenleri. 2- Gerçekleri yürekten arzulayan kimseler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen körleri dahi sapıklıklarından ayırıb doğru yola iletici değilsin. Sen (başkalarına değil) ancak âyetlerimize îman edib de müslüman olanlara, (yalınız) onlara dinletebilirsin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve sen, körlerin sapıklıklarından (kendilerini çıkaran) hidâyet vericisi değilsin! Çünki sen (da'vetini), ancak âyetlerimize îmân edip de kendileri Müslüman olan kişilere işittirebilirsin.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Gerçekleri) görmek istemeyenleri de (düşünce körlüğü içinde olanları), sapkınlıklarından (kurtarıp) doğru yola iletemezsin! Sen ancak (gönülden) teslimiyet göstererek ayetlerimizi (düşünen, araştıran ve) inanan kişilere duyurabilirsin.*
(*) Ayetlerde geçen ölü, sağır ve kör kelimeleri mecaz olup manen beyinleri ölmüş olanlar demektir. Yani hakikati kavrayıp bulmak için beyinlerini çalıştırmayan, hakka kulak tıkamış, aklını kullanmayan ve hakikati görmeye çalışmayan manasında tefsir edilmektedir. Ayrıca bu Bağlamda Kur’an’ın temel düsturlarından biri örnekleri ile izah edilmektedir. Bu düstûr da, ‘din ve inançta zorlama ve dayatmanın her türünün kesinlikle olmayacağı’ hakîkatidir. Resûllerin görevi; insanlar iman etsin diye manevî körlere mucizeler göstermek, sağırlara kehanetler söylemek değildir. Resûllerin ve izinden giden gerçek müminlerin aslî görevi, nefsanî arzu ve ilkel duygularla vicdan ve merhametinin üstünü örtmeyenlere kılavuzluk etmektir. Bu rehberlik, ancak fıtratlarına nakşedilen insanlığın ortak doğrularına ulaşıp teslim olmak isteyenlere fayda verecektir. (Bkz. Bakara:2) İşte peygamber bile olsa hakiketlere karşı sağır kesilenlere hakikati duyurabilir mi? Duymamaya, dinlememeye, iman etmemeye şartlanmış olup tüm kapılarını, pencerelerini kapatanlara bir şey yapabilir mi? Manen kör olanlara hidâyet rehberliği yapabilir mi? Yâni bu insanlar şimdiden kendilerini ölmüş olanlar gibi kabirlere mahkûm etmişlerse, işitmek istemiyorlarsa, ölüler haline gelmişlerse, uyarılara göre, söylenenlere göre hiçbir değişim, hiçbir devinim göstermiyorlarsa, tepki vermez hâle gelmişlerse bunlara yapabilecek bir şey kalmamıştır. Bu duruma gelmiş insanlar için ne peygamberlerin ne de başka birilerinin yapabilecekleri bir şey yoktur. Yüce Allah’a gönülden iman eden, Allah’ın âyetlerine teslim olanlardan başka.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yolunu şaşırdıktan sonra kör olanı doğru yola götürmek senin işin değil. Sen, ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin sonra onlar işittiklerine teslim olanlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen körleri de sapkınlıktan ayırıp doğru yola getiremezsin. İşte sen yalnız belgelerimize inanlara sözünü dinletebilirsin. Bunlar kendini Bize verenlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen körleri sapıklıklarından yola getiremezsin, sen ancak âyetlerimize inananlara söz işittirebilirsin, onlarsa bize münkattırlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Körleri¹⁷ de sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getirecek de değilsin. Sen çağrını ancak ayetlerimize inananlara işittirebilirsin. Zaten onlar da Allah’a teslim/Müslüman olanlardır.
17 Ayetlerde geçen sağırlar ve körler, fiziki anlamda özürlü olanlar değil, metafizik anlamda gerçeği görmeyen, doğru söze kulak vermeyen demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve sen kendi sapıklıkları içinde kör olanları da doğruya iletici değilsin. Sen yalnızca bizim ayetlerimize iman edenlere ve böylece de Müslüman olan kimselere duyurabilirsin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve vicdanları kirlenmiş, gönül gözleri körelmiş olan zâlimleri saptıkları yanlış yoldan çevirip doğru yola iletemezsin! Sen bu çağrıyı, ancak ayetlerimize inanmaya gönlü olan iyi niyetli, temiz yürekli insanlara işittirebilirsin ve zaten onlar, hakîkatin sesini işitir işitmez derhal Rabb’lerine boyun eğerler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sen, şaşkınlıklarından dolayı Körler’in yol göstereni de değilsin. Sen, ancak teslim olup âyetlerimize inanan kimselere işittirebilirsin.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sen, daha kendini tanıyamamış körleri de yedemezsin. Sen sadece bizim ayetlerimize inanıp İslâm'a gönül verenlere söz geçirebilirsin...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen bakıyor görürsün! Ama onlar ön yargılarıyla gerçeklere karşı kördür. Gerçeklere karşı kör olanları nasıl doğru yola iletebilirsin? Sen çağrını ancak ayetlerimize inanan, yasalarımıza uymaya söz veren Müslümanlara işittirebilirsin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sen körleri şaşkınlıklarından (çevirip) doğru yola iletemezsin. [*] Ayetlerimize inanıp teslim olanlardan başkasına duyuramazsın. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:43; Zuhruf 43:40 Benzer mesaj: Neml 27:80-81.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen körleri de saptıkları yoldan çevirip hak yola getiremezsin. Sen (hakkı) ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize îman edenlere, duyurabilirsin.¹
1 Bk. (Neml: 81)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yine, [kalpleri] kör olanları sapıklıklarından döndürüp doğru yola iletemezsin: Sen [davetini] ancak mesajlarımıza inan[mak istey]enlere ve böylece kendilerini Bize teslim edenlere duyurabilirsin. ⁴⁷
47 Karş. 27:80-81’deki benzer pasaj ve ilgili not 72.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir de sen hakikate karşı körleşmiş olanları sapıklıktan kurtarıp doğru yola yöneltemezsin. Sen ancak bizim ayetlerimize inanıp güvenen müminlere davetini duyurabilirsin işte Müslüman olanlar bunlardır. 27/80-81, 35/22, 36/70, 33/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine sen (kalbi) kör olanları sapıklıktan çevirip de doğru yola yöneltemezsin. Sen ancak âyetlerimize iman eden kimselere duyurabilirsin ve onlar da hemen teslim oluverirler.[³⁶¹⁸]
[3618] Zımnen: Hakkı görmek istemeyene, hiç kimse hakkı zorla gösteremez.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Körleri de (basiretten yoksun kalanları da) sapıklıklarından vazgeçirip, doğru yola çeviremezsin, sen ayetlerimizi ancak iman edip de müslüman olanlara işittirebilirsin!
Osman Fırat
swap_vert close
Sen, O körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak âyetlerimize iman eden müslüman olan kimselere işittirebilirsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sen körleri de sapıklıklarından (kurtarıp) doğru yola iletici değilsin. Sen ancak âyetlerimize imân edenlere dinletebilirsin. İşte müsIüman olanlar onlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen, körleri de şaşkınlıktan, yanlış yola girmekten kurtaramazsın. Sen ancak, âyetlerimize iman etmeye yatkın kimselere çağrını duyurabilirsin. Çünkü onlar hakka teslim olurlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve sen, körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin. Sen ancak, ayetlerimize inananlara işittirirsin de onlar müslüman olurlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve sen körleri (kalbi) dalâletlerinden hidâyete sevk ider değilsin. Sen ancak âyetlerimize îmân iden ve müslümân olanlara da'vetini işitdirirsin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Körlere, yanlışlarından kurtaracak yolu gösteremezsin, sadece ayetlerimize inananlara dinletebilirsin. Sonra onlar teslim olurlar[*].
[*] Bakara 2/7: Bu kitap kendini koruyanlara rehber, kendini doğrulara kapatanlara nafiledir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Körleri de sapıklıklarından doğru yola iletemezsin. Sen, ancak ayetlerimize inananlara sesini duyurabilirsin. Çünkü onlar teslim olmuşlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Körleri de şaşkınlıklarından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak âyetlerimize iman edip teslim olmuş kimselere söz dinletebilirsin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve sen körleri de sapıklıklarından aydınlığa çıkaramazsın. Sen ancak, ayetlerimize iman edenlere dinletirsin de onlar müslümanlar/Allah'a teslim olanlar haline geliverirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı degülsiz ŧoġru yol gösterici gözsüzlere azġunlıķlarından işiddürmezsin illā aña kim inanur āyetlerümüze anlar müsülmānlardür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı sen yā Muḥammed yol gösteremezsin gözsüzlere azġun olsalar. Senişitdüremezsin, illā īmān getürenlere bizüm āyetlerümüze. Anlar Mü‐selmānlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən korları da düşdükləri əyri yoldan qurtarıb düz yola gətirə bilməzsən. Sən (haqqı) yalnız ayələrimizə inananlara eşitdirə bilərsən. Məhz onlar müsəlmandırlar! (Allaha ürəkdən inanıb Ona can-başla itaət edərlər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nor canst thou guide the blind out of their error. Thou canst make none to hear save those who believe in Our revelations so that they surrender (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor canst thou lead back the blind from their straying:(3571) only those wilt thou make to hear, who believe in Our signs and submit (their wills in Islam).
3571 See last note. Then there is the case of men about whom the saying holds true, that none are so blind as those who will not see. They prefer to stray in the paths of wrong and of sensoiy pleasures. How can they be guided in any way? The only persons who gain by spiritual teaching are those who bring a mind to it—who believe and submit their wills to Allah's Will. This is the central doctrine of Islam (Cf. 43:40).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَنْـتَ
ve sen değilsin
بِهَادِ
hidâyete erdirici
الْعُمْيِ
kör olanlara
عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ
dalâletlerinden
اِنْ تُسْمِعُ
sen işittiremezsin
اِلَّا مَنْ
ancak o kimseye ki
يُؤْمِنُ
iman ediyor
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimize
فَهُمْ
ve onlar
مُسْلِمُونَ۟
teslim olanlardır
Sen (manevi olarak) kör olanları dalâletlerinden (vazgeçirip) hidâyete de erdiremezsin, sen ancak âyetlerimize iman edip ona teslim olanlara (âyetlerimizi) duyurabilirsin.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
هَاد
Etken fiil
ه د ي
Hidâyetçi, hidâyete erdiren, hidâyet eden
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ضَلَالَة
İsim
ض ل ل
Dalâlet
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَسْمَعَ
Fiil-IV
س م ع
İşittirdi, duyurdu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren