Bilakis zâlimler, (hak bir) bilgiye dayanmadan sadece kendi (boş) arzularına uyuyorlar.¹ Allah’ın şaşırttığını kim hak yola ulaştırabilir? (Bu hususta) onların yardımcıları da yoktur.
1 Heva: Nefsin kendiliğinden meylettiği arzusu, aşırı arzulara meyli ve keyfi demektir. Burada “(hak bir) bilgiye dayanmadan” ifadesinden “heva”nın iki kısım olduğu anlaşılmaktadır. Bunlardan birisi ilme uygun olan, birisi de olmayandır. İlme uygun olan heva, Hak nazarında fıtrat gayesine uygun olan meyillerdir. Zira şehvetlerin yaratılışı boşuna değildir. Onlar, insanları yaratılışlarının gayesine erdirmek için taraf-ı ilâhîce konulan birer sebeptir. Ancak şeytanî olan insan zekâsı, onu gayesinden çevirerek ilmin zıddına olarak soyut zevkler için boşu boşuna da israf eder. Meselâ iffet ve tenasül niyetiyle nikâh arzusu fıtratın gayesine uygun bir meyildir. Zina meyli ise ilme muhalif soyut bir hevadır. Genellikle böyle şeylere heva denilir. Ve işte müşrikler bir şey bildiklerinden dolayı değil, ilme uymayan hevâları ardında koştuklarından dolayı kendilerini hevesata esîr ederek haksızlıkla zulümkârlıkla şirke saptılar. Malik’i, mülküne ortak etmek, eşit tutmak haksızlığıyla Allah’a mülkünden, mahlûkatından şerikler uydurarak onlara taptılar, onları kendilerinin mâliki imiş gibi tuttular da hürriyetlerini onlara verdiler. (Elmalılı) Bk. (Furkan: 43)