close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Darabe lekum meśelen min enfusikum(s) hel lekum mimmâ meleket eymânukum min şurakâe fî mâ razeknâkum feentum fîhi sevâun teḣâfûnehum keḣîfetikum enfusekum(c) keżâlike nufassilu-l-âyâti likavmin ya’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Size, kendinize ait birşeyle örnek getirmede: Kölelerinizden, cariyelerinizden, sizi rızıklandırdığımız şeylerde size ortak olanlar var mı ve siz, o mallarda, onlarla bir olur musunuz, onları mallarınıza ortak eder de onlar da, sizin korkup titrediğiniz gibi o malların üstüne korkup titrerler mi? İşte, akıl eden topluluğa delilleri böylece tekrarlayıp açıklarız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah) Size kendi nefislerinizden (şöyle) bir örnek vermektedir: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde (şahsi servet ve mülkünüzde); ellerinizin altındakilerden (işçi, memur ve hizmetlilerinizden bir kısmının), sizinle eşit ortak sayılmasına (yanaşır mısınız?) Kendi kendinizden (ve aile fertlerinizin bile malınızı serbestçe tasarruf etmesinden) korkup sakındığınız gibi, bunların (işçi ve memurlarınızın) da (hiçbir hakları olmadıkları halde; kendi malınızı, yetki ve imkânlarınızı, istedikleri gibi harcamasından) endişeye kapılacağınız ortaklarınız (bulunmasından rahatsızlık duymayacak kimseler) var mıdır? (Siz buna razı olur musunuz ki, Allah da mülküne ortak kabul etsin?)" İşte Biz, aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah size kendinize ait bir şeyle örnek getirmektedir. Otoriteniz altında yaşayan kimselerden; sizi rızıklandırdığımız şeylerde size ortak olanlar var mı? Ve siz, o malların kullanım ve harcamalarında, onlarla bir olur musunuz? Onları mallarınıza ortak eder de, onlar da sizin korkup titrediğiniz gibi, o malların üstüne korkup titrerler mi? İşte akleden bir topluluğa, ayetlerimizi böylece açıklıyoruz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah konuyu size kendinizden misal getirerek anlatıyor. Size rızık ve servet olarak verdiğimiz şeylerde, meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz, kendileriyle düzgün insanî münasebetleriniz olan köleleriniz, câriyeleriniz, işyerlerinizde çalışan sözleşmeli işçileriniz içinde hiç ortağınız var mı? Servetinizi tasarrufda siz, onlarla kendinizi eşit sayar mısınız? Birbirinizden çekindiğiniz gibi, onlardan da çekinir misiniz? İşte biz, ilimle ve tecrübeyle gelişmeye devam eden aklını faydalı kullanabilen toplumlar için, Allah'ın birliğini ispatlayan delilleri, birçok konunun çözümünün işaretlerini böyle ayrıntılı açıklıyoruz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: Size rızık olarak verdiklerimizde, ellerinizin sahip olduklarından (kölelerinizden), sizinle eşit derecede, birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Akıl eden bir topluluk için ayetlerimizi işte böyle etraflıca açıklıyoruz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: 'Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar varmıdır? “İşte biz, aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah'ın, mülkünde ortağı olmadığını iyice anlamanız için), O size kendinizden (şöyle) bir temsil yaptı: Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sahib olduğunuz köleler, size ortaklar değildir; (böyle kölelerinizi mallarınıza ortak yaparak onları sizinle bir tutmazken Allah'ın bazı kullarını ve yaratıklarını O'na nasıl ortak yaparsınız?) Siz (ve onlar), mallarda hiç musavi olur da aranızda birbirinizden, (tek başına mala sahib olma endişesiyle) korktuğunuz gibi, onlardan (kölelerinizden) korkar mısınız? (O halde kölelerinizden bu şekilde korkmaz ve mallarınıza da onları ortak etmeye razı olmazsanız, kullarım olan bazı kimselere, ortaklarım diye ibadet etmekle onların ilâhlarınız olmasına nasıl razı olursunuz?) İşte (kudret ve vahdaniyyetimize delâlet eden) alâmet ve delillerimizi, aklını kullanıb ibret alacak bir kavim için böyle açıklarız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, kendinizden size bir örnek verdi: Size verdiğimiz rızıkta, kölelerinizden ortaklarınız var mı? Ki (hür) ortaklarınızdan çekindiğiniz gibi, onlardan da çekineceğiniz şekilde onlar size eşit olsunlar. İşte Biz ayetlerimizi, idrak eden bir toplum için böylece açıklıyoruz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, kendinizden şöyle bir örnek verdi: “Size verdiğimiz mallarda hizmetçilerinizden ortaklarınız var mı? Siz ve hizmetçileriniz mallarda eşit misiniz? Bu konuda birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz?” İşte biz akıllarını kullanan insanlara âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah size, kendinizden örnek getirir, verdiğimiz azıklarda sizinle kölelerinizin ortak oldukları, malca bir düzeyde bulunmaları, birbirinizden korktuğunuz gibi onlardan da korkmanız var mıdır? Anlayan bir ulusçün işte böylecene âyetleri açıklar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah, mülkünde ortaksız olduğunu anlatmak için) size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Elinizin altındaki köle ve hizmetçilerinizden, size verdiğimiz (kullanma ve harcama) konusunda sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız (ve sözünü dinleyeceğiniz) kimseler var mı?  İşte biz aklını işleten bir toplum için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Cemil Said
swap_vert close
Sizin nefsinize ’âid meseller de darb ider: Kendi eliniz ile yetişdirdiğiniz köleleri size ihsân itdiğimiz gün hisseleri sizin hisselerde müsâvî olan hür şerîkler gibi çekiniyor mısınız? [1] İşte tefekkür iden kavme âyâtımızı bu vecihle tafsîl ideriz.
[1] Öyle ise nasıl benim kullarımı bana şerik koşabilürsiniz?  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah size kendinizden bir misal vermektedir: Size verdiğimiz rızıklarda, emrinizde bulunan kölelerinizin de eşit surette hak sahibi olmalarına razı olur ve birbirinizi saydığınız gibi bu ortaklarınızı sayar mısınız ? Düşünen millete ayetleri böylece uzun uzadıya açıklarız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah size kendinizden bir örnek veriyor: Elinizin altında bulunan köleleriniz arasında size verdiğimiz rızıklarda, sizinle eşit haklara sahip ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? İşte aklını kullanacak kimseler için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah size kendinizden bir temsil getirmektedir: Mülkiyetiniz altında bulunan köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda -birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz derecede sizinle eşit (haklara sahip)- ortaklarınız var mı? İşte biz âyetlerimizi, aklını kullanacak bir kavim için böylece açıklıyoruz.  
 Âyette, insanların, kendi cinslerinden ve aynı yaratılış evsafına sahip olan kölelerini bile kendilerine denk tutmaya, geçici dünya mülklerine ortak etmeye rıza göstermedikleri gerçeğine işaret edilerek; eşi ve benzeri olmayan Yüce Allah’a şirk koşmanın, O’nun mutlak mülkiyetine ortaklık atfetmenin ne kadar akıl almaz bir iş olduğu temsil yoluyla anlatılmakta ve kölenin efendisine ortak olamayacağı gibi kulun da Allah’a ortak olamayacağı vurgulanmaktadır. Ayrıca Kur’an âyetlerinin, düşünen kafalara hitap ettiği de özellikle belirtilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İşte size kendi içinizden bir örnek veriyor: Emriniz altındaki kimseleri, size verdiğimiz rızıklarda size eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz? Birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? Aklını kullanan bir toplum için ayetleri b öyle detaylı açıklarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, size kendinizden bir misâl verdi: Hiç size rızık olarak verdiğimiz şeylerde elleriniz altındaki kölelerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz eşit olur, aranızda birbirinizi saydığınız gibi, onları da sayar mısınız? İşte biz, düşünecek bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Size kendinizden bir temsil yaptı: hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz altındaki milklerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz müsavi olur kendilerinizi saydığınız gibi onları sayar mısınız? İşte akledecek bir kavm için âyetleri böyle ayırd ediyoruz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, (şirkin çirkinliğini anlatmak için) size kendinizden şöyle bir misal verdi: Sizi rızıklandırdığımız şeyler hususunda (mal/mülk ya da servetlerde), kölelerinizden olup da sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendinizden, size bir örnek vermektedir: Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz¹ kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.”²
1-Yeminle hak sahibi olduğunuz anlamına gelen “Ma melaket eymanukum” deyimine “sağ elinin” sahip olduğu anlamı da verilmektedir. Bu deyim, “antlaşma yoluyla sahip olunan” demektir. El, deyim olarak “güç” demektir; güç yolu ile “üzerinde yetkili olma hakkına” sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. 2- Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: “Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkâr ediyorlar? (16:71)”  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, size kendi nefislerinizden bir temsil getirdi: Sizi rızıklandırdığımız şeylerde sağ elinizin mâlik olduğu (köleler) den ortaklarınız olmasını ister de bu hususda siz (onlarla) müsavi olur, onları kendinizi saydığınız gibi sayar mısınız? İşte biz âyetleri, aklını kullanacak bir kavm için, böyle açıklarız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah, ortağı olmadığına dâir) size kendinizden şöyle bir misâl getirdi: Sizin için, sâhibi bulunduğunuz kölelerden, sizi rızıklandırdığımız şeylerde artık siz (hür olanlar)kendisinde (onların mülkiyetinde) eşit (haklara sâhib) olduğunuz (ve) birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan (o kölelerden de) çekineceğiniz ortaklar var mı? İşte akıl erdirecek olan bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey müşrikler! Allah’ın, mülkünde ortağı olmadığını iyice anlamanız için), O, (zatım olan Allah) size kendinizden (o kendi çarpık düzeninizden) bir misal vermektedir: (Bakın!) Size rızık olarak verdiklerimizde (ki, o rızıkların hem paylaşımında hem de insani ve hukukî statüde hepiniz eşitsiniz); sizin sözleşmelerinizin sahip olduğu kimselerden (yönetiminiz altında bulunanlardan) sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan, birbirinizden (birbirinizin hakkına dokunmaktan) çekindiğiniz gibi onlardan da çekindiğiniz ortaklar var mıdır (ki, tutup kendi yaratıklarımızı, bazı kullarımızı, bize denk yapıp ortak koşuyorsunuz)? İşte biz, aklını kullanan bir toplum için âyetleri böyle açıklıyoruz. *
(*) Yani ‘Size kendinizden/düzeninizden örnek verdi.’ ifadesiyle bu sistemi Allah’ın onayladığı manasına gelmemelidir. Amaç, âyetin sonunda hem insani hem de hukuki açıdan ifade edildiği gibi mahza anlaşılmaktır. İşte olması gereken kulların bu çarpık düzeni değil, efendi ve kölenin olmadığı, (yani herkesin hür olduğu, kulluğun kullara değil, sadece yüce Allah’a ait olduğu) takvaya dayalı bir sistemdir. Ayrıca (ما ملكت أيمانهم) ‘’ma meleket…’’iki veya daha fazla kişi arasında yapılan sağlam sözleşme, akitleşme demektir. Hizmet karşılığı yapılan ve karşılıklı taahhütlere dayalı bu akitleşme üzerinden Allah bir darbımesel yani ayırt edici bir örnek vermektedir. Buradaki kıyas akitleşilen ile olan ilişki ve hiçbir akdin, sözleşmenin, taahhüdün olmadığı kişiler arasındaki ilişkilerdeki fark üzerinden verilmiştir. İnsanlar kendilerini yaratan, kendilerine rızık veren ve imkânlar sağlayan Allah’a ontolojik bir borçla varlık âleminde yer alabilir. Buna rağmen hiçbir borcu, taahhüdü yokmuş gibi Allah’a ortaklar uydurur. İnsanın bunları uydurmasının sebebi, hiçbir borç ve mükellefiyetinin olmadığı hâlde, şahıslara/ nesnelere kendisini borçlu hissetmesidir. Bu zan insanı köleleştirir. İşte şirk bu nedenle büyük bir zulüm doğurur. (Bkz. Lokman:13) Allah’ın tevhit üzere yarattığı sistem ve üstün örnekler izzet ve hikmetli iken, kulların uydurduğu şirk ve kölelik sistemi insanları zillete düşüren büyük bir zulümdür. (Kurandan Hayata) Yani" size verdiğimiz rızıkta, insani ve hukuki statüde size eşit ve ortak oldukları hâlde yönetiminizde bulunan kimseleri kendinize eşit ve ortak kabul etmiyorken, nasıl oluyor da Allah’ın mülkünde tutup onun bölünmez bütünlüğünü parçalayarak kimi insanları, atalarınızı, putları, güneşi, ayı, yıldızları vs. Allah’a denk yapıp, ona ortak koşuyorsunuz? Siz daha kendi mülkünüzü, yönetiminizde bulunanlarla paylaşmaya yanaşmazken kalkıp Allah’ın mülkünü düzmece tanrılara pay ediyorsunuz olacak iş mi bu?"denmek isteniyor. Demek ki bir "tarihsel" örnek çekirdek olarak kullanılıyor ve onun üzerinden"evrensel"mesajlar veriliyor … Bu konun detayı için R. İ. Eliaçık’ın YAŞAYAN KUR’AN adlı eserine bakılabilir… Not: Başta bu ayetin hedef kitlesi Müslümanlar değil, köle ve efendi sistemini meşru sayan ve yüce Allah’tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştıran putperestlerdir. O eşitliğe dayanmayan, insanlık dışı çarpık düzenleri, yüce Allah’ın onay vermediği bir düzendir. Böyle bir örnek verilmekle hem onlar hem de onların çarpık düzenleri eleştirilmektedir. Ayrıca kimi mealcilerce bazı ayetlerde bu kalıba (ما ملكت أيمانهم) “köle” şeklinde de anlam verilmekte. Fakat bu yanlış bir tanımlama, çünkü “köle” Kur’an’da ayrı kelime “abd” olarak zaten geçiyor. Ayrıca kölelikte kişinin rızası alınarak, çift taraflı yapılmış yeminli bir anlaşma bulunmadığından “ma meleket” kavramı ile de örtüşmeyecektir. Aşağıdaki metinlerde köle, (عبد) ile ilgili örnekler verilmiştir. عَبْد : مخلوق ، مُطيع ، خاضع - العَبْدُ : الرَّقيق مملوك غير حُرّ ، إنسان يُباع ويُشترى (تعريف و معنى عبد في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي عَبْدٌ ( ج ) عِبَادٌ و عَبِيدٌ و عُبَادٌ, köle, kul, bende ترجمة و معنى عبد في قاموس عربي تركي )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah sizin kendi nefsinizden size bir misal veriyor. Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, kölelerinizin size ortak olmasını ve o rızıklara sahip olmada onlarla eşit olmayı ister misiniz? Kendi nefisleriniz için korktuğunuz şeylerde onlar içinde korkar mısınız? Aklını kullanan bir toplum için ayetlerimizi böyle açıklarız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah size örneği kendi kendinizden veriyor: elinizin altında bulunan köleleriniz arasında size verdiğimiz azıkları eşit olarak paylaştığınıız, hem de kendinizi sayar gibi saydığınız ortaklar var mıdır hiç? İşte Biz düşünenler takımına belgelerimizi böyle uzun uzun anlatırız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, kendinizden size bir misal getiriyor: Size verdiğimiz malda onlarla tasarrufta beraber olmak, birbirinizden korktuğunuz gibi onlardan korkmak üzere kölelerinizden hiçbir ortağınız [²] var mıdır? Aklı eren cemaata nişanları biz böyle tafsil ederiz.
[2] Köle ile ağası bir olmayınca Allah'ın kulunu nasıl Allah'a ortak yapıyorsunuz!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O; size kendinizden bir misal göstermektedir. Akit yoluyla malik olduklarınızı/kölelerinizi [mâ meleket eymânukum] size verdiğimiz rızıklar/servetler konusunda onları ortaklar olarak görüp onlarla eşit paylaşmaktan çekindiğiniz gibi, kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? İşte Biz, aklını kullanan bir topluluk [kavm] için ayetleri böyle açıklıyoruz.
Kadri Çelik
swap_vert close
(İşte şimdi de Allah) Size kendi nefislerinizden bir örnek vermekte: Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde sizinle eşit olup (ihanet noktasında) birbirinizden korktuğunuz (hürler) gibi kendilerinden de korkmakta olduğunuz sağ ellerinizin malik olduklarından (kölelerden) sizin için ortaklar var mıdır? (O halde neden cansız putları bana ortak koşuyorsunuz?) İşte biz aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böyle iken hâlâ Allah’a yetki sınırlaması getiren ey müşrikler! Allah, şirkin mantıksızlığını ortaya koymak üzere, size kendi hayatınızdan bir misal veriyor: Emriniz altında bulunan kimseler arasında, size verdiğimiz nîmetleri kullanma ve harcama konusunda sizinle eşit derecede yönetim hakkına sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekinip sözünü dinlediğiniz ortaklarınız var mı ki, tutup Benim mülkümde, Benim kullarımı, yaratıklarımı Bana eş ve ortak kabul ediyorsunuz?İşte, aklını kullanan bir toplum için, ayetlerimizi böyle canlı örneklerle açıklıyoruz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah size nefislerinizden misâl verdi. Sizi rızıklandırdığımız şeylerde ellerinizin mâlik olduklarından sizin için hiçbir ortak var mı? Siz bunda eşit düzeydesiniz; kendi nefislerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyorsunuz. İşte böyle, akledecek bir kavim için Âyetler’i ayırt ederek iyice açıklıyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, size sizden örnek vererek der ki: Hizmetçilerinizi, sizinle aynı haklara sahip olarak, size verdiğimiz mal varlığınıza ortak edebilir misiniz? Birbirinizden çekindiğiniz gibi, onlardan da korkup çekinmeyi göze alabilir misiniz? Biz bu açılımı, akılcı toplumlara yapıyoruz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan, birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için ayetleri ayrıntıyla açıklıyoruz ki anlayasınız! Hiçbir zaman yaratılanlarla Yaratan Allah eşit olmaz! Allah yaratandır, yasa koyandır, yasalarıyla yönetendir. İnsan yaratıcılığa, yasa koymaya, kendi yasalarıyla yönetmeye kalkarsa gerçekten yaratıcı, yasa koyucu, yönetici olabilir mi? Unutmayın ki; Rabbiniz Allah hiçbir insana yaratma, yasa koyma, yasalarıyla yönetme izni vermemiştir. Kendi kendilerine yaratıcılığa, yasa koymaya, yönetmeye soyunanlar zalimlerdir. Rabbiniz onları gerektiği şekilde cezalandıracaktır. Bu gerçeği hiç düşünmez misiniz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) size kendinizden şöyle bir örnek vermektedir: Sahibi olduğunuz köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda –birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz için sizinle eşit (haklara sahip)– ortaklarınız var mı? Akıl eden bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz. [*]
Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Fussilet 41:3, 44.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah) size kendi hayatınızdan bir örnek veriyor. (Mesela); Size verdiğimiz rızıklarda, hiç köleleriniz, eşit şekilde hak sahibi ve birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinmeye râzı olacağınız ortaklarınız gibi olabilir mi? (de putlarınızı, Allah’la denk görüyorsunuz.) İşte Biz, aklını kullanabilen bir toplum için âyetleri böyle açıklarız.¹
1 Bu âyette Allah, müşriklerin kölelerini bile kendilerine eşit görmezlerken, hiç işe yaramayan putlarının, Kendisine nasıl eşit veya eş olabileceğini, sert bir şekilde sorgulamaktadır. Bunu anlayamayanların da aklını kullanamayan kimseler olduğunu ifâde etmektedir. Konu ile ilgili diğer benzetmeler için Bk. (Nahl: 71, 75, 76)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O size kendi hayatınızdan örnek getirir: ²⁰ Sağ elinizin sahip olduğu kimseleri ²¹ size verdiğimiz rızık üzerinde [tam yetki sahibi] ortaklarınız olarak görmeye ve böylece [onlarla] bu hakkı eşit olarak paylaşmaya razı olur musunuz? Ve [daha güçlü olan] emsallerinizden ²² korktuğunuz gibi onlar[a danışmadan o hakkı kullanmak]tan korkar mısınız? İşte akıllarını kullanan insanlara mesajlarımızı böylece açıklarız.
20 Lafzen, “kendinizden bir örnek (mesel)”.21 Yani, köleleri veya birinin otoritesi altında yaşayan kimseleri.22 Lafzen, “benzerlerinizden” -yani, “statü olarak size denk durumda olanlardan”. Buradaki soru, tabii ki, üslup gereği sorulan (rhetorical) bir sorudur ve olumsuz bir karşılığa sahiptir. Fakat eğer (kasdedildiği üzere) bir efendi, kölelerini kendi isteğiyle tam yetki sahibi ortaklar olarak görmezse -efendi ile köle, esas olarak, her ikisi için ortak olan insanî değerler açısından eşit olsalar bile (Zemahşerî)- insan, herhangi bir varlığı veya nesneyi, mutlak efendisi ve yaratıcısı olan ve mevcut veya muhtemel hiçbir şeyle mukayese edilemeyecek bir konumda bulunan Allah’a nasıl denk görebilir? (Benzer bir amaca yönelik örnekler 16:75-76’da görülebilir.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, size kendi hayatınızdan bir misal veriyor. Emriniz altında bulunanlara, size verdiğimiz servete ortaklar olarak görüp o serveti onlarla eşit olarak paylaşıp sizinle denk bir statüde olmasına razı olur musunuz? Kendiniz için duyduğunuz endişeyi onlar için de duyar mısınız? İşte biz, aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz. 3/64, 9/31, 16/75- 76,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O size kendinizden bir örnek verir: Otoriteniz altında bulunan kimseleri, size verdiğimiz servet üzerinde (söz sahibi) ortaklar olarak görüp onlarla (otoritenizi) eşit olarak paylaşır; size denk (statüde) olanlardan[³⁵⁸⁸] çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz?[³⁵⁸⁹] İşte Biz, akleden bir topluluğa âyetlerimizi böyle açıklarız.
[3588] Lafzen: “birbirinizden” (Bkz: 24:12, not 16). Bu bağlamda toplumsal statü denkliğine vurgu yapılmaktadır. [3589] Zımnen: Siz size emanet edilen üzerindeki tasarruf hakkınızı başkalarıyla paylaşmaya dahi yanaşmazken, Allah’ın mutlak otoritesini başkalarıyla paylaşmasını O’ndan nasıl beklersiniz? Ve Allah’a şirk koşmanın bu demeye geldiğini nasıl bilmezsiniz?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah size, kendinizden şöyle bir misal verir: Sizi rızıklandırdığımız (mal ve mülk gibi) şeylerde, emriniz altında bulunan kölelerden ortaklar olmasını ister misiniz? (elbette böyle bir şeye razı olmazsınız. O halde nasıl oluyor da Rabbinize, kendisinin yarattıklarından eşler ortaklar uyduruyorsunuz?) İşte biz, (aklını kullanacak bir topluluk için) ayetleri böyle açıklarız.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Ellerinizin altında bulunan ve size verdiğimiz rızıkada sizine eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden(ellerinizin altındakilerden) çekindiğiniz size ortaklar mı var? Düşünen bir topluluk için âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sizin için kendi nefislerinizden misal irâd etti. Sizi merzûk ettiğimiz şeyde sizin için sağ ellerinizin maliki olduğu (köle ve cariye) gibi şeylerden ortak olanları var mıdır ki, onda siz müsavî olasınız? Kendi nefislerinizden korktuğunuz gibi onlardan da korkasınız? İşte böyle âyetleri âkilâne düşünürler olan bir kavim için mufassalan bildiririz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bakın, Allah size kendi hayatınızdan bir temsil getiriyor: Hiç, elinizin altındaki köle ve hizmetçilerden, size nasib ettiğimiz servette, onların payları da sizinki ile eşit olacak derecede, kendinize ortak yaptığınız, kendinize itibar ettiğiniz kadar onlara da itibar edip saydığınız ortaklarınız var mıdır? İşte Biz aklını kullanan kimseler için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Size kendinizden bir misal verdi: (Bakın) size verdiğimiz rızıklarda; sizin ellerinizin altında bulunan(köleler, hizmetçi)lerden sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan, birbiriniz(in hakkına dokunmak)dan çekindiğiniz gibi onlar(ın hakkına dokunmak)dan da çekindiğiniz ortaklar var mı (ki tutup kendi mülkümüzde, saltanatımızda bize ortaklar atfediyorsunuz, kendi kullarımızı, yaratıklarımızı bize eş koşuyorsunuz)? İşte biz, aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh size kendi nefsinizden mesel darb ider. Size virdiğimiz ni'metlerimize malınız olan köle ve câriyelerinizin şerîk olmasını ve bunlarda sizinle müsâvî olmalarını ve onlardan kendi nefsinizden korkdığınız gibi korkmanızı ister misiniz? Öyle şeyleriniz var mı? İşte aklı olub tefekkür iden kavim içün biz âyetlerimizi böyle tafsîl iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah size kendinizden örnek veriyor: Yönetiminiz altındakilerden size verdiğimiz rızıklara, sizinle eşit oranda ortak olanlar var mıdır? Onlar için duyduğunuz kaygı aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle açıklarız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, size kendinizden örnek veriyor. Emriniz altında olan köleleri, size verdiğimiz rızıklara eşit olarak ortak eder misiniz? Kendiniz için çekindikleriniz gibi onlar için de çekinir misiniz? İşte ayetleri aklını kullanan bir toplum için böyle açıklıyoruz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah size kendinizden bir misal verdi: Elinizin altındaki köle ve hizmetçilerinizden, size verdiğimiz rızka ortak olup da sizinle eşit hale gelebilecek ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız kimseler olur mu?(10) Akıl eden bir topluluk için âyetleri Biz böyle açıklıyoruz.
(10) Siz hiçbir şeyin yaratıcısı olmadığınız halde, size verilmiş olan ve gerçek sahibi olmadığınız bir malı, tıpkı sizin gibi yaratılmış olan başka insanlarla paylaşmaya razı olmazsanız, herşeyin yaratıcısı olan Allah, kendi mülkünü, kendi yarattıklarıyla paylaşır mı? Kendi kullarının, yine kendileri gibi yaratılmışları Ona ortak koşmasına ve mülkünü onlar arasında bölüştürmesine razı olur mu?  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Size öz benliklerinizden bir örnek verdi: Ellerinizin altında bulunanlarda, size verdiğimiz rızıklarda, sizinle aynı haklara sahip, birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz ortaklarınız var mı? İşte biz, aklını işletecek bir topluluk için ayetleri böyle açık açık sıralıyoruz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
beyān eyledi size beñdeş gendüzüñüzden hįç var mı sizüñ andan kim mālik oldı śaġ ellerüñüz ortaķlar anuñ içinde kim rūzį virdük size pes siz anuñ içinde berābersız ķorķarsız anlardan ķorķduġuñuz gibi gendüzüñüzden? ancılayın beyān eylerüz nişānları ķavma kim anlarlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bir meẟel urdı size öz nefsüñüzden. Hīç var mı size ḳullaruñuzdan şerīkler size virdügümüz rızḳdan. Siz anda anlar‐ıla berābersiz. Ḳorḳarsızanlardan öz nefslerüñüzden ḳorḳġan gibi. Anuñ gibi bellü idüp ayırur‐bizāyetleri bir ḳavme ki.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah) sizə özünüzdən bir məsəl çəkər. Sahib olduğunuz kölələr içərisində sizə verdiyimiz mal-dövlətə sizinlə bərabər ortaq olan, özünüzdən (özünüz kimi azad adamların haqqına toxunmaqdan) çəkindiyiniz kimi, o kölələrdən də çəkindiyiniz şərikləriniz varmı? (Siz buna razı olarsınızmı? Əlbəttə, yox! Elə isə bəs Allaha Öz aciz bəndələrini, bütləri şərik qoşmağa necə razı olursunuz?) Biz ayələri ağılla düşünən bir qövm üçün belə ətraflı izah edirik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He coineth for you a similitude of yourselves. Have ye, from among those whom your right hands possess, partners in the wealth We have bestowed upon you, equal with you in respect thereof, so that ye fear them as ye fear each other (that ye ascribe unto Us partners out of that which We created)? Thus We display the revelations for people who have sense.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He does propound to you a similitude from your own (experience):(3535) do ye have partners among those whom your right hands possess, to share as equals in the wealth We have(3536) bestowed on you? Do ye fear(3537) them as ye fear each other? Thus do we explain the Signs in detail to a people that understand.(3538)
3535 One way in which we can get some idea of the things higher than our own plane is to think of Parables and Similitudes drawn from our own lives and experience. And such a Similitude or Parable is offered to us now about false worship. See next note. 3536 Allah is far higher above His Creation than any, the highest, of His creatures can be above any, the lowest, of His creatures. And yet would a man share his wealth on equal terms with his dependents? Even what he calls his wealth is not really his own, but given by Allah. It is "his" in common speech by reason merely of certain accidental circumstances. How then can men raise Allah's creatures to equality with Allah in worship? 3537 Men fear each other as equals in a state of society at perpetual warfare. To remove this fear they appoint an authority among themselves-a King or sovereign authority whom they consider just-to preserve them from this fear and give them an established order. But they must obey and revere this authority and depend upon this authority for their own tranquillity and security. Even with their equals there is always the fear of public opinion. But men do not fear, or obey, or revere those who are their slaves or dependents. Man is dependent on Allah. And Allah is the Sovereign authority in an infinitely higher sense. He is in no sense dependent on us, but we must honour and revere Him and fear to disobey His Will or His Law. "The fear of Allah is the beginning of wisdom." 3538 Cf. 6:55 , and 7:32 , 174, etc.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ضَرَبَ
misal getirdi
لَكُمْ
size
مَثَلاً
bir misal olarak
مِنْ اَنْفُسِكُمْۜ
kendinizden
هَلْ لَكُمْ
sizin için var mı
مِنْ مَا
o şey- lerden ki
مَلَكَتْ
sahip oldu
اَيْمَانُكُمْ
sağ elleriniz
مِنْ شُرَكَٓاءَ
ortaklardan
ف۪ي مَا
o şey- lerde ki
رَزَقْنَاكُمْ
sizi rızıklandırdık
فَاَنْتُمْ
artık siz
ف۪يهِ
kendi-sinde
سَوَٓاءٌ
eşitsi- nizdir
تَخَافُونَهُمْ
onlardan korkarsınız
كَخ۪يفَتِكُمْ
korkmanız gibi
اَنْفُسَكُمْۜ
kendinizden
كَذٰلِكَ
işte böyle
نُفَصِّلُ
açıklıyoruz
الْاٰيَاتِ
âyetleri
لِقَوْمٍ
bir kavim için ki
يَعْقِلُونَ
aklını kullanıyorlar
(Bakın, Allah ortağı olmadığına dair) Size kendinizden bir misal getirdi: Size verdiğimiz rızıklarda, ellerinizin altında bulunan (köleler, cariyeler) içinden sizinle eşit olan, birbiriniz(in hakkına dokunmak)dan çekindiğiniz gibi onlar(ın hakkına dokunmak)dan da çekindiğiniz ortaklar var mı (ki tutup kendi mülkümüzde, saltanatımızda bize ortaklar atfediyorsunuz, kendi kullarımızı ve yarattıklarımızı bize şirk koşuyorsunuz)? İşte Biz, aklını kullanan bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
خِيفَة
İsim
خ و ف
Korkma
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
فَصَّلَ
Fiil-II
ف ص ل
Açıkladı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi