close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velehu-lhamdu fî-ssemâvâti vel-ardi ve’aşiyyen vehîne tuzhirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzih edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hamd O’nundur; göklerde ve yerde (övülen ve ibadet edilen O’dur), günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (ibadetinizi yapın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde her türlü eksiksiz övgünün, O'na mahsus olduğunu görerek, öğle ve akşam vaktine girerken de, O'nun şanını yüceltin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gündüzün sonuna doğru, ikindi vaktinde, öğle vaktine eriştiğinizde, göklerde ve yerde yalnız ona hamd ederek namaz kılıp ibadet edin.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 91/3-4; 92/1-2; 93/1-2.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd O'na aittir. Gündüzün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (O'nu tesbih edin). [1]
1.Bu iki ayette sözü edilen vakitler beş vakit namazın yerine getirileceği vakitlerdir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd O'nundur. İkindi vaktinde de, öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını kılın ve Allah'ı tesbih edin).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki hamd ve övgüye sebep her şeyin Allah’ın olduğunu (bilin.) Karanlık olduğu zaman da, her şeyin aydınlanıp göründüğü zaman da Allah’ı hamd ve tesbih edin. [O’nu tenzih edin, bütün mükemmelliklerin O’nun olduğunu bilin.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
17,18. O halde, akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbîh ediniz/namaz kılınız! Göklerde ve yerde övgü O'na aittir.[420]
[420] Tesbîh, hamd ve namaz vakitleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 31-34.  
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerde de, yerde de öğüş O'nundur, hem günün sonunda, hem de öğleyin O'na tespih et !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde her türlü övgü ve yücelik, sadece O'nun hakkıdır ve yalnızca O'na yaraşır. İkindi vaktinde de öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını icra ederek Allah'ı tesbih edin).
Bkz. 2/238, 11/114, 17/78Ayetin ilk cümlesindeki “övgü ve yüceliğin” sadece Allah’a has kılınmasının hatırlatılması, O’nun dışındaki varlıklara tanrısal niteliklerin yüklenmemesi konusunda uyarı niteliğindedir. Her iki ayette de zikredilen hamd ve tesbih ifadeleri, genel mahiyetteki öğüdün dışında, günün belli bölümlerinde lütfedilen beş vakit namaza işaret etmektedir. 17. ayette geçen “akşam vaktine girdiğinizde” akşamla yatsı namazını “sabah vaktine vardığınızda” ise sabah namazını işaret etmektedir. 18. ayette geçen “ikindi vaktinde” ikindi namazını, “öğleye girdiğiniz vakitte” ise öğle namazını anlatmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda ve arzda cümlenin hamd ve salâtı Allâh içündir. Gicenin hulûlüne yakın ve öğle vakti Allâh’a hamd idiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
17,18. Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tespih edin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göklerde ve yerde her türlü övgü O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de O’nu tesbih edin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18. Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.  
 Abdullah b. Abbâs (r.a.)’dan gelen rivayete göre, bu âyet, beş vakit namazı içine almaktadır. Bu sebeple ekseri âlimler beş vakit namazın Mekke’de farz kılındığı kanaatindedir. Hz. Peygamber (s.a.), bir hadis-i şerifte, büyük sevap kazanmak isteyenlere bu âyeti okumalarını tavsiye etmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Akşam ve öğle tatilinde göklerde ve yerde tüm övgüler O'nadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem hamd ona Göklerde ve Yerde ve ikindileyin ve o zaman ki öğle edersiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Göklerde ve yerde, (bütün) hamd (ler) O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde (öğle ile ikindi namazını kılarak) Allah’ı tesbih edin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Karanlık ve aydınlık zamanlarda, göklerde ve yerde hamd¹, O'a aittir.
1- Övgü, yüceltme.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihâyetinde de, öğle vaktına vardığınız vakıtda da (Allâhı tenzîh ve tesbîh edin, namaz kılın).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki göklerde ve yerde hamd, O'na mahsustur. Akşama doğru ve öğlene girdiğiniz zaman da (Allah'ı tesbîh edin! İkindi ve öğle namazını kılın)!(1)
(1)Namazın muayyen beş vakitte kılınmasının hikmeti için bakınız; (sahîfe 94, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Göklerde de yerkürede de (her yerde) hamd (bütün övgüler yalnızca) ona mahsustur. Karanlık bastığında da (yatsı vaktinde), öğleye erdiğiniz vakitte de (yalnızca Allah’ı tesbih edin ve ona kulluk edin).*
(*) Not: Aaşağıdaki tefsir metinlerinde de belirtildiği gibi (عشيا)’’âşiyyen’’kelimesi, karanlık bastığı zamanı, yani yatsı vaktini ifade eder. Ayrıca (وعشيا)’’ve aşiyyen’’cümlesi de 17. ayette matuftur. وقوله: {حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ} {وَعَشِيّاً وَحِينَ تُظْهِرُونَ} أي: إذا دخلوا في المساء والعشاء والصبح والظهر (تأويلات أهل السنة – الامام ماتريدي) قوله {وَعَشِيّاً} معطوف على {حِينَ تُمْسُونَ} أى: سبحوا الله - تعالى -: حين تمسون، وحين تصبحون، وحين يستركم الليل بظلامه. وحين تكونون فى وقت الظهيرة، (الوسيط في تفسير القرآن الكريم) (فَسُبْحانَ اللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ) أي نزّهوا الله سبحانه في وقت المساء حين إقبال الليل وظلامه، وحين الصباح حين إسفار النهار بضيائه. (وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ) أي ونزهوه وقت العشى حين اشتداد الظلام، ووقت الظهيرة حين اشتداد الضياء (تفسير المراغي) وقوله "وعشيا": ظرف معطوف على { حِينَ } «وعشيا» معطوف على حين «وحين تظهرون» معطوف على ما قبله. «وَعَشِيًّا» معطوف على حين «وَحِينَ تُظْهِرُونَ» معطوف على ما قبله (اعراب سورة الروم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Göklerde ve yerde, gece vaktinde ve gündüzün orta vaktinde övülmeye layık olan yalnızca O dur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yerlerde, göklerde de övülmek yalnız Allah’a yaraşır. İkindi vakti de, öğle vakti de Onu ululayın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerde, yerde hamd-ü sena O/na mahsustur, ikindi ve öğle vaktinde de O/nu tespih ile anın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Göklerde ve yerde de bütün övgüler/hamd O’na mahsustur. Gündüzün sonunda da ve öğleye erdiğinizde de [O’na hamd ediniz].⁵
5 İbn Abbas’a göre bu iki ayette beş vakit namaz toplanmıştır. “Akşama girdiğinizde” akşam ve yatsı namazları, “sabaha erdiğinizde” sabah namazı, “gündüzün sonu” ikindi namazına, “öğleye erdiğinizde” ise öğle namazına işarettir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Göklerde ve yerde; günün sonunda da öğleye girerken de bütün güzel övgüler O'na mahsustur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Unutmayın ki, göklerde ve yerde her türlü övgü ve yücelik, sadece O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır; o hâlde, ey kullarım, akşamüstü ikindi ve akşam namazlarında ve öğle vaktine girerken öğle namazında O’nu övgüyle anıp yüceltin! O Allah ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer’de de, Gökler’de de, öğle sırasında da, akşamları da Hamd O’na aittir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
öğle ve ikindi vakitleri, göklerde ve yerde elhamdülillâh diyerek Allah'a teşekkür etme zamanıdır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Göklerde ve yerde şükür sadece Allah’a mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde, Allah’ın huzurunda durun! Kendinizi sorgulayın! Bilerek bilmeyerek yaptığınız hatalardan dolayı bir daha yapmamak üzere tövbe edin! Her zaman Allah’ın yasalarına göre yaşayacağınıza dair söz verin! Allah’a verdiğiniz sözleri tutun! Bu bilinçli davranış sizi diri tutacaktır. Aksi halde ölülerden farkınız olmaz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde [hamd] (övgü) yalnızca O’nadır. (Ayrıca) günün sonunda (yatsı vaktinde) ve öğleye ulaştığınızda da (Allah’ı [tesbih] edin, namaz kılın)! [*]
Bazı müfessirlerimize göre [tesbîh] kavramı, bir zaman kavramıyla birlikte kullanılırsa “namaz kılmak” anlamına gelir. Ayette yer alan [hîne tümsûne] ifadesi “akşama ulaştığınızda” anlamında “akşam” vaktini içerir. [Hîne tusbihûne] ifadesi “sabaha ulaştığınızda” demektir ki bu da “sabah” vaktini karşılar. Diğer iki vakit yani “yatsı” ve “öğle” vakti bir sonraki ayette dile getirilmektedir. “İkindi” vakti ise Bakara 2:238, Hûd 11:114, Tâhâ 20:130 ve Kâf 50:39’daki kullanımlardan anlaşılmış olur. Böylece Kur’an’da beş vakit namazın yer aldığı görülmektedir. Namaz vakitleriyle ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:238; Hûd 11:114; İsrâ 17:78; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17-18; Kâf 50:39.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Göklerde ve yerde her türlü övgünün Ona ait olduğunu (bilerek) günün sonuna¹ ve öğle vaktine ulaştığınızda da (namaz kılarak Allah’ın şânını yüceltin.)
1 İkindi vaktine…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Göklerde ve yerde her türlü övgünün O’na mahsus olduğunu [görerek] öğle vaktinde de sonrasında da [O’nu yüceltin]. ¹³
13 Yani, “Allah’ı bütün vakitlerde anın”. Bu genel mahiyetteki öğüt dışında ayette zikredilen belli saatler, bir Müslümana günde beş kez farz kılınan namaz vakitlerini göstermektedir. “Akşam vakti”, hem güneşin batımından sonraki (mağrib), hem de gecenin başlangıcındaki (‘işâ’) namazlara işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Göklerde ve yerde tüm övgüler O’na mahsustur o halde öğleyin ve ikindi vakitlerinde de O’nu tespih edip yüceltin. 20/130, 50/39- 40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde her tür sena ve övgüye lâyık tek varlık O olduğuna göre, öğleyin ve akşama girerken de (O’nu anın).[³⁵⁷⁵]
[3575] Lafzen: “akşama girerken ve öğleyin”. Bu şekilde formüle edilme gerekçesi fasıladan kaynaklanmış olabilir. İbn Abbas’a göre ‘aşiyyen “ikindi namazına” işaret etmektedir (Taberî). Tâhâ 130 ve Hûd 114, Allah Rasûlü’nün beyanî sünnetinin de delâlet ettiği gibi yıllar öncesinden beş vakit namazı emretmişti (Adı geçen âyetlerin ilgili notlarına bkz). Dilsel olarak 5 vakte delâlet eden âyetlerden yıllar sonra gelen bu âyet gibi iki vakte ve Bakara 238 gibi tek vakte delâlet eden âyetler, gündelik hayatın dağdağası içinde beş vakit arasından gevşeklik eğilimi gösterdikleri vakitler konusunda İslâm cemaatini uyarma amacı taşımaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd O'nundur. (Evrende bulunan bütün varlıklar Rablerini, hal diliyle tesbih etmektedirler, Onun her emrini yerine getirerek kulluk etmektedirler. Bundan ibret alın, siz de) Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de (Rabbinizi) tesbih edin.
Osman Fırat
swap_vert close
Göklerde ve yerde övgü O’na mahsustur. Öğlende de ve günün sonunda da (yine övgü onadır)?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hamd, göklerde ve yerde O'na mahsustur ve gündüzün nihâyetinde de ve öğle vaktine vardığınızda da.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O'na mahsustur. İkindi vaktinde de, öğleye girerken de, O'nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın! [91, 3-4; 92, 1-2; 93, 1-2]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göklerde ve yerde, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O'na mahsustur.
Abdullah ibn Abbâs'a göre Bu âyet, beş vakit namazı içinde toplamıştır: "Akşama girerken" ta'bîri, akşam ve yatsı namazlarına; "sabaha ererken" ta'bîri, sabah namazına; "Œşiyyen, yani gündüzün sonu" ta'bîri ikindi namazına; "öğleye erdiğiniz zaman" ta'bîri de öğle namazına işârettir. Hz. peygamber: "Kim kendisine tam ölçekle sevâb verilmesini isterse fesubhânellahi hîne tumsûne ve hîne tusbihûn ve lehû'l-hamdu fî's-semâvâti ve'l-ardı ve 'aşiyyen ve hîne tuzhirûn desin!" buyurmuştur (Envâru't-Tenzîl).  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd yalnız O'na mahsûsdur. İkindi ve öğle vakitlerinde de O'na hamd iyleyin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde, yaptığını güzel yapmak Allah’a mahsustur. İkindi ve öğle vaktinde de kulluk edin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd kendisine ait olanı yatsıleyin ve öğleyin de (tesbih ve hamd edin)
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd Ona aittir. Gündüzün sonuna doğru ve öğleye eriştiğiniz zaman da Onu tesbih edin.(4)
(4) “Kur’ân’da beş vakit namaz var mı?” sorusuna, İbni Abbas bu iki âyeti ve Nûr Sûresinin 58’inci âyetini hatırlatarak cevap vermiştir: “Akşama erdiğinizde: akşam namazı. Sabaha çıktığınızda: sabah namazı. Gündüzün sonunda: ikindi namazı. Öğleye eriştiğinizde: öğle namazı. Ve ‘Yatsı namazından sonra sizin için mahremiyet vaktidir.’” (Müstedrek, 2:445, no. 3541.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göklerde ve yerde hamd da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anuñdur ögmek göklerde daħı yirde daħı giceye yaķın daħı öyleye girdügüñüz vaķt ya'nį öyle namāzı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı şükr Allāh[a], ẟābitdür göklerde ve yirlerde daḫı, gicede vegündüzde daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərdə və yerdə həmd (şükür və tə’rif) yalnız Ona məxsusdur. Gün batanda da (günün sonuna yetişəndə də), gündüz də Onu təqdis edib şə’ninə tə’riflər deyin! (İkindi və günorta namazlarını qılın!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto Him be praise in the heavens and the earth! and at the sun's decline and in the noonday.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yea, to Him be praise, in the heavens and on earth; and in the late afternoon and when the day begins to decline.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَهُ
O'na mah- sustur
الْحَمْدُ
hamd
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerde
وَالْاَرْضِ
ve yerde
وَعَشِياًّ
ve akşama doğru
وَح۪ينَ
ve o zaman ki
تُظْهِرُونَ
öğlene girdiniz
Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Akşama doğru ve öğlene girdiğiniz zaman da (ikindi ve öğle namazlarında da Allah'ı tesbih edin)!
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
عَشِىّ
İsim
ع ش و
Akşam, akşama doğru, akşam üstü
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an
اَظْهَرَ
Fiil-IV
ظ ه ر
Üstün kıldı, destekledi, öğlene girdi, çıkardı, açıkladı, açtı