close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rahmân Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Merace-lbahrayni yeltekiyân(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İki denizi salmıştır, nerdeyse karışacaklar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah CC) Birbirleriyle kavuşmak üzere (suları acı ve tatlı olan) iki denizi (bir boğazda) salıvermiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Suyu acı ve tatlı iki denizi, birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İki denizi salıverdi. Birbirlerine kavuşuyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Birbirlerine kavuşmaları üzere iki denizi salıverdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiş, birbirlerine kavuşuyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
19, 21. İki denizi salıvermiş, buluşuyorlar. Fakat aralarında bir engel olduğundan birleşemiyorlar. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Birbirine kavuşan iki denizi salıvermiştir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıverdi.
Cemil Said
swap_vert close
Biri biriyle iltisâk iden iki bahri tefrîk iyledi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.[518]
Benzer ifadeler için bakınız: Furkân sûresi, âyet, 53.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O, birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşuyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Salmış iki deryayı demâdem çatışırlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Suyu acı ve tatlı) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.(1)
(1)“Ehl-i velâyetin ehemmiyetle virdlerinde zikir ve tekrâr ettikleri مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِياَنِ [İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.]*بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِياَنِ*[(Ama) aralarında bir engel vardır; birbirine tecâvüz etmezler (karışmazlar)!] cümlesinde; dâire-i vücûb (Allah’ın Zât, isim ve sıfatları âlemi) ile dâire-i imkândaki (yaratılmışlar âlemindeki) bahr-i rubûbiyet ve bahr-i ubûdiyetten (umum kâinâtı terbiye etme ve O’na kulluk etme denizlerinden) tut, tâ dünya ve âhiret bahirlerine (denizlerine), tâ âlem-i gayb ve âlem-i şehâdet (görünmeyen ve görünen âlemler) bahirlerine, tâ şark ve garb (doğu ve batı), şimâl ve cenubdaki(kuzey ve güney) bahr-i muhîtlerine (okyanuslarına), (...) tâ Nil ve Dicle ve Fırat gibi, büyük ırmaklar denilen küçük tatlı denizler ile onların karıştığı tuzlu büyük denizlerine kadar, ma‘nâsındaki cüz’iyâtları var. Bunlar umûmen murâd ve maksûd olabilir ve onun hakīkī ve mecâzî ma‘nâlarıdır.” (Mektûbât, 26. Mektûb, 127)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O, (farklı özelliklere sahip tuzlu) iki denizi (iki büyük su kütlesini) salıvermiştir, birbirine kavuşurlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Farklı iki deniz birbiriyle birleşirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O, iki denizi birbirine kavuşsun diye koyverdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
19, 20. O, iki denizi birbiriyle kavuşmak üzere bırakıverdi. Fakat aralarında birbirine karışmamak üzere bir engel vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, iki denizi salıverdi birbirine kavuşurlar³
3 Birinin suyu acı ve tuzlu, diğerininki ise tatlı ve yumuşak yahut birisi sıcak diğeri soğuk iki su kastedilmektedir. Krş. Furkân, 25/53  
Kadri Çelik
swap_vert close
Birbirleriyle kavuşup karşılaşmak üzere (yeraltı kaynaklarındaki tatlı su ile okyanuslardaki tuzlu su içeren) iki denizi salıverdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Rahmân ki, bazı okyanus ve denizlerde, biri tatlı ve içilebilir, diğeri tuzlu ve acı olan iki su kütlesini birbirlerine kavuşacak şekilde serbest bırakmıştır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İki Deniz’i salıverdi, birbirine kavuşuyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
19,20. İki denizi birbirine katmış // araya, karışmaya engel bir boşluk atmış iken
Mehmet Çoban
swap_vert close
Suları acı ve tatlı olan iki denizi salıvermiştir, birbirine kavuşuyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) iki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşurlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
19,2. O, aynı hizada bulunan iki denizi, aralarına birbirlerinin sınırını asla geçemeyecekleri şekilde engel koyarak¹ iç içe bıraktı.
1 Bu ifâdeyi; denizde ve karada, tatlı suyla acı suyun arasına engel koyup birbirine karıştırmayan, bulutlarla denizler ve mü’minlerle kâfirler arasına birbirlerine karışmamaları için engeller koyan veya iki deniz arasına kara parçaları koyup birbirlerine karışmalarını engelleyen, şeklinde anlamak da mümkündür. Bk. (Furkan: 53, Neml: 61) Ancak 20. ayetten, denizde ve karada, bulunan tatlı suyla acı suyun arasını anlamak daha doğru olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O, birbirlerine kavuşup karışabilmeleri için iki büyük su kütlesini serbest bırakmıştır:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O, İki büyük su kütlesini birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. 25/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O iki denizi salmıştır; birbirine kavuşurlar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
19,20. O; -tatlı acı- iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir, fakat aralarında bir engel vardır, birbirine karışmazlar!
(Allah Teâlâ'nın cemâl ve celâl olmak üzere birbirine zıd görünen sıfatları vardır; kullarını rahmetiyle olduğu gibi gazabıyla da terbiye der; çünkü sadece cemâliyle ile yetinse kulları şımarırlar daha fazlasını isterler, ihsan buyurduğu nimetlerin kadrini idrak edemezler!.. Oysa sıkıntıdan sonra feraha kavuşurlarsa; hepsi olmasa dahi Rablerine hamd ve sena ederler, şükürde bulunurlar! İşte bu zıdların ahengi tatlı acı deryalarda da kendisini gösterir! Ki tatlı deryadan murâd bir manaya göre; bulutlardan yağmur ile yeryüzünde ırmaklarda ve göllerde -hatta yer altında- toplanan sulardır!.. Acı deryadan murâd da denizlerde toplanan sulardır! Düşünmemiz gerekir; bu iki derya arasındaki engel kalksa -bilfarz denizler kabarıp 100 metre yükselecek olsa- nice kasabalar sular altında kalıp milyonlarca kişi hayatını Kaybetmez miydi? Bunu imkânsız saymayalım, Nuh kıssasından ibret alalım! Diğer bir manaya göre de; tatlı ile acı deryalardan murâd mecâzî manada -Rahmet ile Gadab- deryaları olabilir ki, yukarda belirttiğimiz gibi kullar Rablerinin bu iki sıfatı ile terbiye olunurlar)  
Osman Fırat
swap_vert close
İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(O) İki denizi salıvermiştir, birbirine kavuşurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O iki denizi salıverdi, birbirine kavuşurlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İki denizi birbirine mücâvir ve mülâsık kıldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Birbirine kavuşan iki denizi[*] salıverir.
[*] Araplar büyük tatlı su kütlelerine, tuzlu veya tuzsuz iç denizlere ve göllere de deniz derler. Örneğin Musa(A.S.)'nın peşinde Firavun orduları varken yarıp geçtiği yer, ayette deniz olarak anılan Nil nehridir. Dolayısıyla birbirine karışmayan şeylerden birincisi tatlı ve tuzlu sulardır. Her ikisi de toprağın üzerinde olmasına rağmen biri tatlı, biri tuzlu veya acıdır. (Furkan 25/53). Hatta deniz kıyısı kasabalarındaki su kuyularından deniz seviyesinin altında olmalarına rağmen tatlı olanları vardır. Birbirine karışmayan ikinci tip denizler ise her ikisi de tuzlu olanlardır. Dünya iklimi üzerinde çok önemli olan sıcak ve soğuk su akıntıları, binlerce kilometre mesafeyi, içindeki sıcaklık, oksijen ve besin maddelerini karıştırıp kaybetmeden taşırlar. Bunların her biri ayrı birer ilim konusu olup Allah tarafından yazılmış ve yaratılmış ayetlerin uzmanlar tarafından birlikte okunması ile daha ileri bilgi seviyelerine ulaşılabilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İki denizi salıverdi ki birbirine kavuşurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Salmıştır iki denizi; buluşup kucaklaşıyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
viribidi iki deñizi biribirine irişür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İki deñizi ḳarışdurdı biri birine doḳuşur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Suları şirin və acı olan) iki dənizi O qovuşdurdu (bir-birinə qovuşmaq üçün açıb buraxdı).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He hath loosed the two seas. They meet.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He has let free(5185) the two bodies of flowing water, meeting together:
5185 See 25:53 and nn. 3111-3112, where it is explained how the two bodies of water, salt and sweet, meet together, yet keep separate, as if there was a barrier or partition between them. This is also one of the favours of Allah. Sea water is a sanitating agent, while fresh water is sweet and palatable to drink. For the allegorical interpretation, see notes 2404-2405 to 18:60; also n. 5186 (end) below.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَرَجَ
salıver- miştir
الْبَحْرَيْنِ
iki denizi
يَلْتَقِيَانِۙ
birbirine kavuşuyorlar
(O, suları acı ve tatlı olan) İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.
مَرَجَ
Fiil-I
م ر ج
Salıverdi
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
اِلْتَقَى
Fiil-VIII
ل ق ي
Karşı karşıya geldi, karşılaştı, birbirine kavuştu