close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rahmân Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibân(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlamaya kalkışırsınız? (Ey gafil insanlar, Allah’ın lütfettiği hangi nimet ve fazileti, kendi gayret ve marifetinizle kazandığınızı sanırsınız?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyleyse ey insan ve cinler topluluğu! Veya erkekler ve kadınlar topluluğu. Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalan sayarsınız?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey insanlar ve cinler, bu durumda, zatına imanı, hamdi, şükrü gerektiren Rabbinizin nimetlerinden hangisini, Kuran'dan hangi ilkeyi, hangi bilgilendirmeyi ve uyarıyı önemsemeyerek sınırsız rahmetini, kudretini yalanlayabilirsiniz?
Ahmet Varol
swap_vert close
O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? [1]
1.Burada ve aynı ifadeyi taşıyan bundan sonra gelecek âyetlerde iki kişiye hitapta bulunulmaktadır. Tefsirlerde bu hitabın insan ve cin topluluğuna olduğu ifade edilmektedir. Surenin bütününden de bu anlaşılmaktadır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde (ey cinler ve insanlar!) Rabbinizin hangi nimetlerini edersiniz inkâr?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
10, 11, 12, 13. Yeryüzünü de insanlar için koymuş. Onda meyve ve salkımlı hurma ağaçları vardır. O yeryüzü hayvanlarınıza ve size rızık olan hububat ve bitkiler mahzenidir. Madem böyledir ey insan ve cin nevileri! Artık Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şimdi, Rabbinizin yaratılış gücünü nasıl göremezsiniz?
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrınızın hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?
Ayette muhataplar tesniye (ikil) olarak dile getirilmiştir. Bu da muhatapların ikil olduğunu göstermektedir. 14 ve 15. âyetlerde insanın ve cinin yaratılmasından bahsedilmesi, 31 ve 33. ayetlerde doğrudan insan ve cin (görünen ve görünmeyen) topluluklarına hitap edilmesi, muhatapların insan ve cin olduğu ihtimalini güçlendiriyor.   
Cemil Said
swap_vert close
Ey ins ve cin! Allâh’ın hangi lütfını inkâr ideceksiniz?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
Edip Yüksel
swap_vert close
(Ey insanlar ve cinler), Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?
Emrah Demiryent
swap_vert close
O hâlde, (sonsuz kudret sahibi olan) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş
swap_vert close
O halde ikiniz¹, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
1- Çoğul formu(sigası) yerine ikil (“kuma” zamiri) formunun kullanılması, Arapçada anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bu ikil zamirin İnsan-cin toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz sözcüğünü, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur'an'ın yalnızca insanı muhatap aldığını, nebinin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur'an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O halde (ey ins-ü cin) Rabbinizin hangi ni'metlerini yalan sayabilirsiniz?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey insanlar ve cinler!) O hâlde Rabbinizin ni'metlerinden hangisini yalanlarsınız?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse siz ey (kendilerine sorumluluk yüklenen) iki topluluk! Rabbinizin (eşsiz gücünün ve azametinin) hangi delillerini yalanlayabilirsiniz. (*)
(*) Not: Bu vb. ayetlerde geçen (آلَاء) ‘’âlâ’’ kelimesi her ne kadar nimetler anlamına gelse de buralarda, Allah’ın kudret ve azamet delilleri anlamına gelir, zira buna nimetler anlamını verdiğimizde bazı ayetler birbirleriyle uyumlu olmuyor, ama Allah’ın kudret delilleri anlamını verirsek o zaman ayetler birbirleriyle tam uyumlu olur. Mesela: 41 ve 43. ayetlerde mücrimler/suçlular için cehennem azabından söz ediliyor ve hemen ardında da فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴾) ayeti geliyor. Peki, mücrimlerin/suçluların cehenneme atılması bir nimet midir ki, hemen ayetin ardından yüce Allah ‘’ Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz’’ şeklinde bir mesaj versin? Demek ki, buradaki (آلَاء)’’âlâ’’ kelimesinden maksat Allah’ın kudret ve azametini gösteren delillerdir, nimetler değil. (الله اعلم) Ayrıca Kurtubi tefsirinde de (الاء) kelimesinin anlamı, Allah’ın kudretinin delilleri olduğu anlatılmaktadır. M. Esed de şöyle diyor: Bazı ilk dönem müfessirler, mesela Taberî’de zikredildiği gibi İbni Zeyd, âlâ terimini, bu bağlamda, kudret (“güç veya güçler”) ile eş anlamlı görürler. Ayrıca klasik müfessirlerin çoğunluğu bu ifadede görülen ikil hitap tarzını -Rabbikumâ (ikinizin Rabbi) ve tukezzibân ("siz ikiniz inkâr eder [yahut "edebilir"] misiniz")- insanların ve "görünmez varlıkların" (cinn - dünyaları ile irtibatlandırırlar; ama en ikna edici açıklama tarzı (Râzî’den de nakledildiği gibi), bu hitabın, Kur’ an’ın muhatap aldığı iki insan kategorisine, yani erkeklere ve kadınlara yönelik olduğu şeklindedir. (M. Esed Meal Açıklaması) Yani Râzî’nin dediği gibi bu ayetlerdeki hitap erkek ve kadın olarak her iki cinse yönelik olması da mümkündür. Fakat yine buna rağmen Râzi, ayetin zahirinden hareket ederek bu hitap hem insan hem de cin topluluğunadır diyor. Daha sonra gelen ayetler de bu görüşü doğrular niteliğindedir. . فقال سائلاً لهم: {فَبِأَيِّ آلاۤءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ} أي بأيّ قدرة ربكما تكذبان، فإنما كان تكذيبهم أنهم جعلوا له في هذه الأشياء التي خرجت من ملكه وقدرته شريكاً يملك معه ويقدر معه، فذلك تكذيبهم. ثم ذكر خلق الإنسان من صلصال، وذكر خلق الجانّ من مارج من نار، ثم سألهم فقال: {فَبِأَيِّ آلاۤءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ} أي بأيّ قدرة ربّكما تكذبان؛ فإن له في كل خلق بعد خلق قدرة بعد قدرة؛ فالتكرير في هذه الآيات للتأكيد والمبالغة في التقرير، وٱتخاذ الحجة عليهم بما وقفهم على خلقٍ خلقٍ(الجامع لاحكام القرآن) في الآلاء قولان: الثاني: أنها القدرة، وتقدير الكلام فبأي قدرة ربكما تكذبان، قاله ابن زيد، والكلبي (النكت والعيون) آلاء... نِعَـمِـهِ تعالى و منها دلائل قدرته (معنى آلاء في قاموس المعجم الوسيط ) فإن قيل : المقصود تعديد النعم على الإنسان ، فما وجه بيان خلق الجان ؟ نقول : الجواب عنه من وجوه ثالثها : أن الآية مذكورة لبيان القدرة والعظمة لا لبيان النعمة ،(التفسير الكبير ) معنى فَبِأَيِّ آلاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَان -- يعتقد الكثير بأن كلمة آلاء تعني النِعَمْ، ومنهم من قال أنها الأدلة، ومنهم من قال أنها آيات الخلق… فماذا أراد الله تعالى بكلمة الآلاء؟ ِ بإختصار، آلاء هي قدرة الله تعالى على التدمير والهلاك. - أومرة اخري يقول الله (وَخَلَقَ الْجَانَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ ﴿١٥﴾ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿١٦) هل في خلق الجان من مارج من نار نعم للانسان ؟؟؟ وأيضا يفول تعالي (يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمَاهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاصِي وَالْأَقْدَامِ ﴿٤١) فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٢﴾ فكيف يكون هذا نعما للانسان (جامع البيان في تفسير القرآن ) حدثني يونس، قال: أخبرنا ابن وهب، قال: قال ابن زيد في قوله: {فَبِأيّ آلاءِ رَبِّكُما تُكَذِّبانِ} قال: الآلاء: القدرة، فبأيّ آلائه تكذّب خلقكم كذا وكذا، فبأيّ قُدرة الله تكذّبان (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) الأول: الخطاب مع من؟ نقول: فيه وجوه..الثاني: الذكر والأنثى. فعاد الضمير إليهما والخطاب معهما - الرابع: المراد العموم، لكن العام يدخل فيه قسمان بهما ينحصر الكل ولا يبقى شيء من العام خارجاً عنه... فكأنه قال: يا أيها القسمان: .. والظاهر منها الثقلان، لذكرهما في الآيات من هذه السورة بقوله: { سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَا ٱلثَّقَلاَنِ } [الرحمٰن: 31]، وبقوله: { يٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلإِنسِ } [الرحمٰن: 33) (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير - الرازي))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey İnananlar ve İnkâr edenler!) Siz ikiniz, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nasıl olur da siz çalabınızın iyiliklerini tanımaz olursunuz?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
(İnsanlar, periler!) Rabbinizin hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz? [⁷].
[7] Veya sizler Rabbinizin hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz veya ne yürek, ne dil nimetlerini yalan sayabilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey insanlar ve cinler!) O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, ey insanlar ve cinler, söyleyin; Rabb’inizin buncanîmetlerinden hangi birini yalan sayıp inkâr edebilirsiniz?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Artık, rabbinizin hangi nimetlerini inkâr edersiniz?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tanrının bu nimetlerini nasıl görmezsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O halde Rabbinizin yüceliğini nasıl yalanlarsınız? Bütün bunlar sizin için yaratılmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz ki!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey insanlar ve cinler!)¹ O halde, Rabbinizin nîmetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?²
1 Bu ifâde, sûredeki 3, 15, 31 ve 33. âyetlerde sürekli insan ve cin ikilisinden bahsedildiği için konulmuştur. Razi de bu ikilinin, erkek ve kadın olduğunu ifâde etmektedir. En doğrusunu Allah bilir. 2 İbnu Ömer ve Cabir’den (r.a): Peygamberimiz, ashâbına “rahman sûresini” okuyup onlar da susunca; “ben Rablerine karşı, cinlerden sizinkinden daha güzel bir cevap işitiyorum? Ben, cinlere Kur’an okuduğumda bu âyete gelince onlar, ‘Ey Rabbimiz! Hiçbir nîmetini asla yalanlamayız.’ dediler.” buyurdu. (Taberî) Bu âyet, (Rahman: 13, 16, 18, 21, 23, 25, 28, 30, 32, 34, 36, 38, 40, 42, 45, 47, 49, 51, 53, 55, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 69, 71, 73, 75, 77)’de toplam 31 defa tekrar edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini inkar edebilirsiniz? ⁴
4 Klasik müfessirlerin çoğunluğu bu ifadede görülen ikil hitap tarzını -Rabbikumâ (“ikinizin Rabbi”) ve tukezzibân (“siz ikiniz inkar eder [yahut “edebilir”] misiniz”)- insanların ve “görünmez varlıkların” (cinn -bkz. Ek. III) dünyaları ile irtibatlandırırlar; ama en ikna edici açıklama tarzı (Râzî tarafından da nakledildiği gibi), bu hitabın, Kur’an’ın muhatap aldığı iki insan kategorisine, yani erkeklere ve kadınlara yönelik olduğu şeklindedir. Benim “nimet ve kudret” şeklinde çevirdiğim âlâ çoğul ismi ise, lafzen, “nimetler” veya “ihsanlar”ı ifade eder; ama bu surede defalarca tekrarlanan yukarıdaki nakarat, yalnızca Allah’ın kullarına verdiği nimetlerle değil, ama daha genel olarak O’nun yaratıcılığının bütün tezahürleri ile ilgilidir ve bazı ilk dönem müfessirler, mesela Taberî’de zikredildiği gibi İbni Zeyd, âlâ terimini, bu bağlamda, kudret (“güç” veya “güçler”) ile eş anlamlı görürler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O halde Rabbinizin onca nimetinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 2/172
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
o halde Rabbinizin hangi nimetini inkâr edebilirsiniz?[⁴⁸⁴²]
[4842] Kumâ tesniye zamiri neye delâlet eder? 1) insan ve cinlere işaret ettiği yaygın yorumuna İbn Âşûr “Kur’an cinlere değil insanlara gönderildi” gerekçesiyle karşı çıkar. İbn Âşûr’un bu görüşüne Ahkâf 29-32’yi delil göstererek itiraz eden olabilir. Ne var ki orada, Allah Rasûlü’nü dinlediğini vahiyden öğrendiğimiz cinlerin, “maddi olmayan iradeli varlıklar” değil, “bölgede nadir görülen kabileler” olmuş olma ihtimali daha yüksek görünmektedir. (Bkz: 72:16, not 17.) 2) İman ve küfre delâlet edebilir. Bu sûrenin 20. âyetindeki birbirine karışmayan iki su kütlesi, iman ve küfre mecazi bir atıf olarak kabul edildiğinde (25:53), bu yorumu destekler gibidir. Mü’min olsun kâfir olsun, doğum ve ölüm insanın kaçamayacağı iki gerçektir. 3) Râzî bu ikil zamirin, âyetin içeriğine tekrar vurgusu kattığı kanaatindedir. 4) Bizce erkek ve kadın, madde ve anti madde, görünen ve görünmeyen âlem, madde ve mâna, ceset ve ruh ve daha birçok çifti kapsayacak şekilde eşyanın çift kutupluluğu gerçeğine bir atıf olarak yorumlanabilir. Görünen ve görünmeyen boyutuyla insanın çift kutbuna delâlet edebileceği gibi, idrak ve irade sahibi varlıkların görünen kutbu olan insanla görünmeyen kutbu olan cinne de delâlet edebilir. Bazı âyetlerden yola çıkarak buradaki ikil zamirin “insan” ve onun “iç ben”ine delâlet ettiğini söyleyebiliriz. Kur’an, Fussilet 25, Zuhruf 36 ve Kâf 16-29’da insan ve “iç ben” (öteki kişilik) arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Özellikle Kâf 16-29 arasında insan ve “iç ben”i sanki iki tarafmış gibi âhiret sahnesinde karşılıklı konuşurlar. Orada tasvir edilen cehennemlik olan insan ve iç benidir. Fakat 46. âyetteki “iki cennet”, bu iki boyuta bir ödül olsa gerektir. İşin hakikatini Allah bilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O halde Rabbinizin hangi nimetini yalan sayabilirsiniz?
Osman Fırat
swap_vert close
O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?
Suat Yıldırım
swap_vert close
O halde Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?
Bu âyetle birlikte sûre boyunca 31 defa tekrarlanan iki gruba yönelik hitap, birçok müfessirce insanlar ve cinler diye yorumlanmıştır. Fakat Râzî’nin bildirdiği gibi erkek ve kadın gruplarına yönelik olması da mümkündür. Hz. Peygamber (a.s.) cinlerin bu âyeti işittiklerinde tekrar tekrar: “Rabbimizin hiçbir nimetini yalanlayıp inkâr etmeyiz. Her türlü hamd Sana’dır ey Rabbimiz!” dediklerini bildirmiş ve ashabını da buna teşvik etmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey cinler ve insanlar topluluğu) Şimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rabbinizin hangi ni'metlerini tekzîb idersiniz?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Ey insan ve cin topluluğu)[1] Bu durumda Rabbinizin[2] hangi nimeti karşısında yalan söyleyebilirsiniz?
[1] Ayette yalan söylemek manasına gelen "kezzebe" fiilinin ikil kipi kullanıldığından esas çeviri "Siz ikiniz, bu durumda Rabbinizin hangi nimeti karşısında yalan söyleyebilirsiniz." olmalıdır. Ayetin esas metninde olmayan insan ve cin özneleri, 14 ve 15. ayetleri delil alarak parantez içinde eklenmiştir. [2] Sahibinizin  
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse Rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz?(4)
(4) Sûre boyunca 31 defa tekrarlanacak olan bu ifade iki ayrı topluluğa birden hitap etmektedir ki, bunlar insanlar ve cinlerdir. Ancak cümle Türkçeye çevrildiğinde, muhatabın ikiliği, cümlenin doğal akışı içinde belli olmamaktadır. 77’nci âyetin açıklamasına da bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu böyle iken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķanķı ni'metlerini çalabularuñ siz iki ya'nį ādemį daħı perrį yalan dutarsız?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳanḳı ni‘metlerini Tañrıñuzuñ yā ins‐ile cinnīler yalanlayup inkār idersiz?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey cinlər, ey insanlar!) Belə olduqda Rəbbinizin hansı ne’mətlərini yalan saya bilərsiniz?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Which is it, of the favours of your Lord, that ye deny?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then which of the favours(5180) of your Lord will ye deny?
5180 Both the pronoun "your" and the verb "will ye deny" are in the Arabic in the Dual Number. The whole Surah is a symphony of Duality, which leads up to Unity, as explained in the Introduction. All creation is in pairs: 51:49, and notes 5025-26; 36:36, n. 3981. Justice is the conciliation of two opposites to unity, the settlement of the unending feud between Right and Wrong. The things and concepts mentioned in this Surah are in pairs: man and outer nature; sun and moon; herbs and trees; heavens and earth; fruit and corn; human food and fodder for cattle; things nourishing and things sweet-smelling; and so on throughout the Surah. Then there is man and Jinn, for which see n. 5182 below. Will ye deny? that is, fail to acknowledge either in word or thought or in your conduct. If you misuse Allah's gifts or ignore them, that is equivalent to ingratitude or denial or refusal to profit by Allah's infinite Grace.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَبِاَيِّ
o hâlde hangisini
اٰلَٓاءِ
nimetle- rinden
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyor- sunuz
O hâlde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
اٰلَاءٌ
İsim
ا ل و
Nimetler
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı