[Ey Peygamber, hakkı inkara şartlanmış olmakla bunlar, demek ki] iyilik [ummak] yerine, kötülüğün ivedi olarak kendilerini gelip bulması yönünde sana (küstahça) meydan okuyorlar; ¹⁴ hem de, [o alay edip durdukları türden] nice ibret verici felaketin kendilerinden önce(ki toplumların) başına geldiğini [bildikleri] halde. Bununla birlikte, muhakkak ki senin Rabbin, işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (esasta hep) bağışlayıcıdır; ¹⁵ ama, unutma ki, [aynı zamanda] cezasında da gerçekten çok şiddetlidir.
14 Lafzen, “senden iyilikten önce kötülükte ivedi olmanı istiyorlar”; yani, kendilerine Hz. Peygamber tarafından teklif edilen doğru yol bilgi ve öğretisini gönüllü olarak kabul etmek yerine, Allah’ın, kendilerini uyarıp sakınmalarını istediği ibret verici cezayı, getirecekse bir an evvel başlarına getirmesi yönünde Hz. Peygamber’e alaycı bir tavırla meydan okuyorlar. (Burada ve Kur’an’ın pek çok yerinde dile getirilen bu “meydan okuma” tavrına dair daha etraflı bir açıklama için bkz. 6:57-58, 8:32 ve ilgili notlar.)15 Karş. 10:11’in ilk cümlesi ve ilgili 17. not.