close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in ta’ceb fe’acebun kavluhum e-iżâ kunnâ turâben e-innâ lefî ḣalkin cedîd(in)(k) ulâ-ike-lleżîne keferû birabbihim(s) veulâ-ike-l-aġlâlu fî a’nâkihim(s) veulâ-ike ashâbu-nnâr(i)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şaşıyorsan asıl şaşılacak şey, toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız diyenlerin sözü. Onlar, öyle kişilerdir ki Rablerine kafir olmuşlardır. Onlar, öyle kişilerdir ki boyunlarında demir zincirler var ve onlar, cehennem ehlidir; onlar, orada ebedi kalırlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şayet şaşıracaksan, asıl hayret edilmesi gereken onların (hâlâ) şöyle söylemeleridir: "Biz toprak iken mi, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar Rablerine karşı inkâra sapanlardır. İşte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar takılanlardır ve işte onlar -içinde ebedi kalacakları- ateşin ashabı (sürekli yanıcıları) olanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer Allah'ın yarattığı bunca harikalara hayret ediyorsan asıl hayret edilecek şey, inkârcıların şu sözleridir: “Nasıl yani! Biz toprağa karıştıktan sonra, yeniden hayata dönmek üzere, yeniden mi yaratılacağız?” İşte bunu söyleyenler, Rablerini tanımayıp, inkâra kalkışan kimselerdir. İşte böyleleri boyunlarında, kendi davranışlarının bir sonucu olarak, demir halkalar taşıyacaklardır. Ve işte böyleleri ebedi olarak ateşte kalacak kimselerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kâfirlerin seni yalanlaması, putlara tapması, kâinattaki hârikulâde oluşlar hayretini mucip olsa da, asıl şaşılacak şey onların, “Biz toprak olduğumuz zaman mı, yeniden mi yaratılacağız?” demeleridir. İşte onlar Rablerini inkârda ısrar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına tasmalar takılacak olanlardır. Onlar ateş ehli, cehennemliktirler. Orada ebedî kalacaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer şaşacaksan asıl şaşılacak şey onların: "Biz toprak olduğumuzda mı, biz mi yeniden yaratılacağız?" demeleridir. İşte onlar Rabblerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarında halkalar olanlardır. Ve işte onlar cehennemliktirler. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer şaşıracaksan, asıl şaşkınlık konusu onların şöyle söylemeleridir: 'Biz toprak iken mi, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?' İşte onlar Rablerine karşı inkâra sapanlar, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilenler ve işte onlar -içinde ebedi kalacaklarıateşin arkadaşları olanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm, eğer kâfirlerin seni yalanlamasına şaşıyorsan, asıl şu sözleri şaşılacak şeydir: “- Biz bir toprak olduğumuz zaman mı cidden yeni bir yaratılışta olacağız (öldükten sonra yeniden mi dirileceğiz)?” İşte bunlar, Rablerini (hükümlerini) inkâr etmiş olanlardır; bunlar, boyunlarında (kıyamet gününde) demir halkalar bulunanlardır. Bunlar, Cehennemliktirler; ebedî olarak orada kalacaklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şaşacaksan, onların: “Biz toprak olacağımız zaman mı yeniden yaratılacağız?” demelerine şaşman lazım! İşte onun için onlar, kendilerini yaratıp büyüten Allah’ı yalanlayanlardır. Çünkü onların boyunlarına (kibir ve azap) tasmaları geçirilmiştir. (Artık düşünüp inanmazlar.) Çünkü onlar Cehenneme ehildirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
[İnsan gibi bir yaratığın en şaşılacak yönü, ebediyet hissini ve fikrini ruhundan atmasıdır.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların, “Biz toprak olduğumuz zaman yeniden mi yaratılacağız?” demeleridir. İşte onlar, Rabblerine nankörlük edenlerdir. Onlar, boyunlarında tasmalar bulunanlardır. Onlar ateş ehlidir. Onlar orada uzun süreli kalacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer sen şaşıyorsan, şaşılacak şey onların: «Toprak olduktan sonra, yeniden mi diriliriz» demiş olmalarıdır İşte bunlar, küfredenler Tanrılarına; işte bunlar boyunları halkalı, cehennemlik işte bunlar, orda sonsuz kalırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer (Allah'ın yarattığı bu harikalara) şaşıyorsanız inkârcıların şu sözlerine de şaşın: “Nasıl yani! Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” İşte (bunu söyleyenler) Rablerini inkâra kalkışan kimselerdir. İşte böyleleri (kıyamet gününde) boyunlarında (kendi davranışlarının bir sonucu olarak) demir halkalar (tasmalar) bulunan kimselerdir. İşte böyleleri yerleşip kalmak üzere ateşe giren kimselerdir!
Toprak olduktan sonra yeniden dirilmek inkârcılara inandırıcı gelmiyor. Onlar bu işin olamayacağını düşünüyorlar. “Sizi (yeniden) yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı?” (Nâziât 79/27) “Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu O'na daha kolaydır.” (Rum 30/27)“Daha kolaydır” ifadesi anlayışları kıt olanlar için söylenmiştir. Zira Allah için ilk defa yaratmakla yeniden yaratmak aynı seviyede kolaydır. İkisi için de sadece “ol” demesi yeterlidir. Ama aklı olduğu halde işletmeyenler için böyle uç bir örnek veriyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Müşriklerin îmân itmediklerine ta’accüb idersin ânlar : "Toprak oldukdan sonra yeni bir mahlûk olmak mümkün müdür?" dirler. Ânlar rablerine karşu küfürde bulunuyorlar boğazlarına zincirler geçecek ateşe atılacaklar ve orada ilelebed kalacaklar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şaşacaksan, onların: "Biz toprak olunca mı yeniden yaratılacağız?" demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır. İşte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer şaşacağın bir şey varsa o da onların, “Biz toprak olduğumuz zaman gerçekten yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. Onlar, rablerini inkâr edenlerdir; onlar boyunlarında demir halkalar bulunanlardır; onlar cehennemliklerdir; orada ebedî kalacaklardır!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm! Kâfirlerin seni yalanlamalarına) şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların: «Biz toprak olduğumuz zaman yeniden mi yaratılacağız?» demeleridir. İşte onlar, Rablerini inkâr edenlerdir; işte onlar (kıyamet gününde) boyunlarında tasmalar bulunanlardır. Ve onlar ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacaklardır!
Edip Yüksel
swap_vert close
Şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmalısın: "Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" İşte onlar, Rab'lerini inkar edenlerdir. Onlar, boyunlarına prangalar hakedenlerdir. Onlar ateşin halkıdır; nitekim orada ebedi kalıcıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların şu sözleridir: "Biz toprak olup gittikten sonra mı, yani biz gerçekten yeniden mi yaratılacağız?" İşte bunlar Rablerini inkâr etmişlerdir. Bunlar boyunlarında demir halkalar bulunanlardır. Ve işte bunlar cehennemliktirler, orada ebedî kalacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer teaccüb edeceksen işte teaccüb edilecek şey: onların şu lâkırdısı: biz bir toprak olduğumuz vakıt mı, hele hele biz mi mutlaka yeni bir hılkat içinde bulunacağız!... İşte bunlar rablarına küfretmiş olanlar ve işte bunlar tomrukları boyunlarında ve işte bunlar eshabı nar, hep onda kalacaklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Müşriklerin, senin peygamberliğini yalanlamalarına) taaccub ediyorsun, velâkin, asıl taaccub edilecek şey, onların, (Allah’ın kudretini hiçe sayarak) “Biz (öldükten sonra, kabirde) toprak olduğumuz zaman, gerçekten yeniden mi yaratılacağız?” demeleridir. İşte onlar, Rablerin (in kendilerini tekrar diriltmeye kadir olduğunu inkâr etmekle birlikte, ahireti de) inkâr edenlerdir. Onlar (hesap gününde) boyunlarında (demir) halkalar olanlardır. Ve onlar cehennemliktirler. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların, “Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz bir kez daha mı yaratılacağız?” sözleridir. İşte onlar, Rabb'lerini küfreden¹ kimselerdir. İşte onlar, boyunlarında halkalar olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.
1- Rabb'lerinin yeniden yaratmasını yalanlayan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer (kâfirlerin seni yalana çıkardıklarına) şaşıyorsan asıl şaşılacak olan onların: «Biz toprak oldukdan sonra mı ve yeniden mi muhakkak yaratılacağız?» demeleridir,İşte bunlar Rablerini tanımayanlardır, işte boyunlarında lâleler bulunanlar bunlar ve işte içinde müebbed kalacakları ateşin yârânı da yine bunlar, bunlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Buna rağmen (kâfirlerin yalanlamalarına) şaşıracaksan, asıl şaşılacak şey, onların: “Bir toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışta olacağız?” sözleridir. İşte onlar, Rablerini inkâr edenlerdir. Hem yine onlar (âhiret gününde)boyunlarında (demir) halkalar bulunanlardır. Ve onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmak lazım: Biz toza toprağa karıştıktan sonra (yeniden hayata dönmek üzere) bir kez daha mı yaratılacağız? İşte (bunu söyleyen kimseler) Rablerini inkâr etmiş kimselerdir; işte onlar (ahiret günü) boyunlarında halkalar (gibi kötü amellerini) taşıyan kimselerdir ve işte onlar, (Allah’ın dilediği vakte kadar) yerleşip kalmak üzere ateşe girecek olan kimselerdir. *
(*) Yani hayat belirtisi gösteren bütün olay ve olgularda belli bir amaçlılığın gözetildiğine ve dolayısıyla üstün kudret ve ilim sahibi yaratıcı bir gücün varlığına delalet eden tüm müşahede edilebilir alametlere rağmen insanın Allah’ı inkara kalkışabilmesi nasıl şaşırtıcı bir şeyse; Allah’a belli belirsiz inandığı halde ölümden sonra dirilişe inanmakta güçlük çeken insanların varlığını görmek de en az o kadar şaşırtıcıdır: Çünkü eğer Allah evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratmışsa, açıktır ki, yeni bir yaratma hamlesiyle ölümden sonra hayatı yeniden yaratacak güce ve bunun için gerekli vasıtalara da sahiptir. (M. Esed Meali Rad-5. Ayet Açıklaması) Ayetteki ’’el eğlal’ ’kelimesi, kinaye olup hesap günü halkalar gibi boyunlarına takılan kötü amellerini ifade eder. الأول : قال أبو بكر الأصم : المراد بالأغلال : كفرهم وذلتهم وانقيادهم للأصنام (تفسير الكبير) وقيل : الأغلال أعمالهم السيئة التي هي لازمة لهم (تفسير الفرطوبي)، :.. وقال بعض الناس {الأغلال} -هنا - عبارة عن الأعمال، أي أعمالهم الفاسدة في أعناقهم كالأغلال (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز - زاد المسير في علم التفسير -البحر المحيط - وقيل أراد به أغلال الكفر أي كفرهم أغلال في أعناقهم:( مجمع البيان في تفسير القرآن) وقيل ان المعنى في ذلك انهم يؤاخذون بأعمالهم، وهي الاغلال، كما قال { اذ الأغلال في أعناقهم } فكأنهم بمنزلة من الغلّ في عنقه لما لزمهم من الكفر به،(التبيان الجامع لعلوم القرآن) وهذا كقوله تعالي (وَكُلَّ إِنسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَائِرَهُ فِي عُنُقِهِ (الاسراء - 13)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer şaşıracaksan, onların “Biz toprak haline gelmişken, yeniden mi yaratılacağız?” diye söylediklerine şaşmalısın. Zira bunları söyleyenler, Rablerini inkâr eden kimselerdir. İşte bunlardır boyunlarında halkalar olan ve sürekli kalmak üzere, ateşin içinde kalacak olanlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer şaşacaksan onların şu sözlerine şaş: "Biz toprak olduktan sonra gerçekten yeni baştan diriltilecek miyiz?" Çalaplarını tanımıyanlar işte bunlardır. Boyunlarına kangallar geçirilecek olanlar da bunlardır. Ateşlik olanlar yine bunlardır. Hep orada kalacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirlerin seni tekziplerinden taaccüp ediyorsan asıl taaccübe şayan onların «— Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?» sözleridir. Rablerini tanımayanlar bunlardır. Onların boyunlarına bukağılar takılacaktır. İşte onlar ateşliktir, orada daim kalacaklardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Eğer şaşacaksan asıl onların, “Toprak olunca mı şüphesiz yeniden yaratılacağız?” demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarında demir halkalar olanlardır ve işte onlar ateş ehlidirler, orada sürekli kalırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer şaşıracaksan, asıl şaşkınlık konusu onların, “Biz toprak olduktan sonra mı, gerçekten biz yeniden mi yaratılacağız?” diye söylemeleridir. İşte onlar Rablerini inkâr edenler, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirenler ve işte onlar içinde temelli kalıcılar oldukları ateşin yarenleri olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nasıl, bu muhteşem güzellikler karşısında hayrete düştün, değil mi? Fakat bunlarne kadar hayranlık vericiyse, inkârcıların, “Ne yani, biz mezarlarda çürüyüp toprak olduktan sonra mı yeniden diriltilecekmişiz? Hiç öyle şey olur mu?” şeklindeki iddiaları da en az bunun kadar hayret ve dehşet vericidir. İşte bu iddiada bulunanlardır, sonsuz hikmet, adâlet ve kudret sahibi olan Rab’lerini inkâr edenler; işte bunlardır, boyunlarına kibir, cehâlet, ihtirâs, inat ve önyargı kelepçelerivurulmuş olanlar ve işte bunlardır, günahlarının cezasını çekmek üzere ebediyen cehennemde kalacak olanlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer hayret edeceksen, onların: “Toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılış içindeyiz?” demelerine hayret etmek gerekir. İşte onlar rabb’lerini inkâr etmiş olanlardır. Boyunlarında Demir Halkalar vardır. İşte onlar Ateş arkadaşlarıdır. İçinde sürekli kalacaklardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sen şaşırıyorsun ama, asıl şaşılası iş onların. Yani: " biz toprak olduktan sonra mı sil baştan dirileceğiz " demeleri. Bunlar Tanrı'yı inkar etmekle boyunlarına demir halkayı taktılar ve cehennemlik oldular. Artık sonsuza kadar orada kalacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer şaşacaksan asıl şaşılacak olan inkâr edenlerin; "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Allah’ı inkâr edenlerdir. Hesap günü onların boyunlarına demir halkalar vurulur. Cehenneme sürüklenerek atılırlar. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır. Zannettikleri gibi günahları kadar ceza çekip çıkmayacaklar, cennete hiçbir zaman giremeyeceklerdir. Onların bu yorumu şeytanın kuruntuya sokmasındandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kâfirlerin seni yalanlamalarına) şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların “Biz toprak olduğumuz zaman yeni bir yaratılışta mı olacağız!” demeleridir. İşte onlar, Rablerini inkâr edenlerdir; işte onlar (kıyamet gününde) boyunlarında halkalar bulunanlardır. [*] İşte onlar ateş halkıdır. Onlar orada [ebedî] kalacaklardır!
Benzer mesajlar: Hacc 22:21; Sebe’ 34:33; Mü’min 40:71; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Eğer şaşacaksan, asıl onların: “Biz toprak olduktan sonra gerçekten yeniden mi yaratılacağız?” demelerine şaş. İşte onlar hem Rablerini inkâr eden, hem boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilen ve hem de içerisinde ebedî kalacakları cehennemin dostları olanlardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
FAKAT eğer [Allah’ın yarattığı bu harikalara] şaşıyorsanız inkarcıların şu sözlerine de şaşın: “Nasıl yani! Biz toza toprağa karıştıktan sonra [yeniden hayata dönmek üzre] bir kez daha mı yaratılacağız?” ¹¹ İşte (bunu söyleyenler) Rablerini inkara kalkışan kimselerdir; ¹² işte böyleleri boyunlarında [kendi davranışlarının bir sonucu olarak] bukağılar taşıyan kimselerdir; ¹³ ve işte böyleleri, yerleşip kalmak üzere ateşe girecek olan kimselerdir.
11 Yani, hayat belirtisi gösteren bütün olay ve olgularda belli bir amaçlılığın gözetildiğine ve dolayısıyla üstün kudret ve ilim sahibi yaratıcı bir gücün varlığına delalet eden tüm müşahede edilebilir alametlere rağmen insanın Allah’ı inkara kalkışabilmesi nasıl şaşırtıcı bir şeyse; Allah’a belli belirsiz inandığı halde ölümden sonra dirilişe inanmakta güçlük çeken insanların varlığını görmek de en az o kadar şaşırtıcıdır: çünkü, eğer Allah evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratmışsa, açıktır ki, yeni bir yaratma hamlesiyle ölümden sonra hayatı yeniden yaratacak güce ve bunun için gerekli vasıtalara da sahiptir.12 Çünkü böyleleri, ölümden sonra dirilişi inkar etmeleriyle zımnen Allah’ın sınırsız kudretini ve dolayısıyla fiilen Allah’ın varlığını inkar etmiş olmaktadırlar.13 Birtakım sahte değerlere bağlanıp kendilerini sorumsuzca çarpık yaşama tarzlarına teslim edenlerin içine düştükleri ruhsal tutsaklığı dile getiren mecazî bir ifade (karş. Zemahşerî, Râzî, Beydâvî). Ayrıca bkz. 34. sure, 44. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer şaşıyorsan, asıl sen onların: “Biz toprak olduktan sonra yeniden mi diriltileceğiz?” demelerine şaş! İşte onlar, Rablerinden gelen gerçekleri örtbas edenlerdir. İşte onlar, boyunlarında tutsaklık tasması taşıyanlardır. İşte onlar ateş halkıdır. Orada kalıcıdırlar. 17/49-97-98 19/66, 23/33...35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İLLE de (hâlâ nasıl inkâr edebildiklerine) şaşacaksan, asıl onların şu sözüne şaş: “Ne yani, şimdi biz toprak olup gittikten sonra yeni bir yaratılışın muhatabı mı olacağız?!” İşte bunlar, Rablerine nankörlük etmede direnen kimselerdir.[¹⁹⁴¹] Ve işte boyunlarında tutsaklık tasması taşıyanlar da, (hesap verme sorumluluğunu reddeden) bu tiplerdir: İşte onlardır ateş yaranı; onlar orada yerleşip kalacak olanlardır.
[1941] Zımnen: Her tür nankörlüğün temelinde, Allah’ın hayata ve eşyaya müdahâlesinin tümünü ifade eden “Rububiyyetini” inkâr yatar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, sen en çok o müşriklerin senin peygamberliğini yalan saymalarına) Hayret edersin, oysa onların en çok şaşılacak sözleri "Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?'' demeleridir. (*) İşte onlar Rablerini inkar edenlerdir, İşte onlar (kıyamet gününde) boyunlarına demir halkalar vurulacak olanlardır ve işte onlar cehennem ehlidirler ki, orada sonsuza dek kalacaklardır!
(*) Onlar akıllarınca öldükten sonra tekrar diriltmeyi zor ve hatta imkansız görürler.. oysa Ahkaf suresinin 33. ayetinde 'Onlar görmüyorlar mı ki gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah, ölüleri de yaratmaya kâdirdir, çünkü O, her şeye kâdirdir buyurulmuştur!  
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmak lâzım: "Biz toprak olduğumuz zaman mı, biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar, Rablerini bununla inkâr edenlerdir. Ve Onlar, boyunlarında demirden halkalar bulunan kimselerdir, onlar ateş halkıdır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer taaccüb edecek isen işte asıl teaccüb edilecek şey, onların «Biz toprak kesildikten sonra mı mutlaka yeniden yaratılacağız?» demeleridir. Onlar o kimselerdir ki, Rablerini inkâr etmişlerdir ve boyunlarında demir zincirler bulunan da onlardır ve onlar ateşin yârânıdırlar, onlar orada müebbeden kalacak kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer onların iman etmemelerine şaşırıyorsan bil ki asıl şaşılacak olan, onların: “Ölüp toprak olduktan sonra biz yeniden mi yaratılacakmışız? ” demeleridir. İşte onlardır Rab'lerini inkâr edenler. İşte onlardır boyunları tasmalı olanlar. Ve işte onlardır, hem de ebedî kalmak üzere cehennemlik olanlar. [17, 49; 34, 33; 46, 33; 50, 15]
Dünyada, küfür ve dalâlet tasması, kıyamette de ateşten tasmalar takılacaktır. Tasma mahkûm ve esir olmanın alâmetidir. Bunlar da kendi alışkanlık ve taassuplarının esiri olduklarından delilleri değerlendirmezler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmak lazım: "Biz toprak olduğumuz zaman mı, biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar, Rablerine karşı nankörlük edenlerdir. Ve Onlar, boyunlarında halkalar bulunan kimselerdir, onlar ateş halkıdır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Ne kadar ta'acüb itsen hakdır. Müşriklerin: "Biz ölerek toprak oldukdan sonra yeniden bir halk olarak dirilir miyiz?" dimeleri şâyân-ı ta'acübdür. Bunlar rablerini inkâr idenlerdir. Boyunlarında zincirler (la'net halkaları) vardır. Orada dâimî kalacak olan cehennemliklerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hayret ediyorsan asıl hayret onların şu sözlerinedir: “Toprak olduğumuz zaman mı? Biz gerçekten yeni yaratılmış bir bedende mi olacağız?” Rablerini görmezlikten gelenler işte onlardır. Halkalar onların boyunlarında olacaktır. Onlar o ateşin ahalisidir. Hep orada kalacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer şaşacaksan, onların:-Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız? demelerine şaşman gerekir. İşte onlar Rablerini tanımayanlardır. İşte onlar, boyunlarına zincir vurulanlardır. Onlar, ateş halkıdır. Orada temelli kalacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şaşacaksan, “Toprak olduktan sonra yeniden yaratılacak mıyız?” diyenlerin sözüne şaş. Onlar Rablerine nankörlük edenlerdir. Onların boyunlarında bukağılar vardır. Onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer şaşıyorsan, esas şaşılacak olan onların şu sözüdür: "Biz toprak olunca mı ve gerçekten mi yeni bir yaratılış içinde bulunacağız?" Bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. Ve bunlar boyunlarına bukağılar vurulanlardır. Bunlar ateşe dost olanların ta kendileridir; orada uzun süre kalacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger ŧanlayasın, ŧañdur sözi anlaruñ: “ol vaķt kim olduķ mı ŧopraķ bayıķ biz mi yaratmaķdavuz yiñi ya'nį girü dirile mivüz? şunlar, anlardur kim kāfir oldılar çalabı’larına daħı şunlar bendlerdür [127a] boyunlarında daħı şunlar od isleridür anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger ṭañlasañ ṭañdur anlaruñ sözi, ol vaḳt kim olduḳ mı ṭopraḳ,bayıḳ biz mi yaratmaḳdavuz yiñi? Şunlar anlardur ki kāfirler oldılar Çalapla‐rına. Daḫı şunlar bendlerdür boyunlarında, daḫı şunlardur od issileri. An‐lar içinde anuñ ebed ḳalıcılardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Əgər (müşriklərə) təəccüblənirsənsə, əsl təəccübləniləsi (əsl təəccüb doğuran şey) onların: “Biz torpaq olduqdan sonra yenidənmi yaradılacağıq?” – söyləməsidir. Onlar Rəbbini inkar edənlərdir. Boyunlarında zəncir olanlar da (boyunlarına zəncir vurulacaq kəslər də) onlardır. Onlar cəhənnəmlikdirlər, özü də orada əbədi qalacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if thou wonderest, then wondrous is their saying: When we are dust, are we then forsooth (to be raised) in a new creation? Such are they who disbelieve in their Lord; such have carcans on their necks; such are rightful owners of the Fire, they will abide therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If thou dost marvel (at their want of faith), strange is their saying: "When we are (actually) dust,(1808) shall we indeed then be in a creation renewed?" They are those who deny their Lord! They are those round whose necks will be yokes (of servitude):(1809) they will be Companions of the Fire, to dwell therein (for aye)!
1808 After seeing the Signs in nature and the Signs in revelation, it is indeed strange that people should deny their Creator. But if they admit the Signs of the Creator, Who works marvels before their very eyes everyday, why should they doubt that when they are reduced to dust, they can be raised up again? If one creation is possible, what difficulty can there be in accepting a renewed creation? It becomes then a question of obstinate and rebellious will, for which the punishment is described. 1809 Aghlal: yokes (of servitude): Cf. 7:157 and n. 1128. The punishment may be conceived of in two stages: immediately, yokes of servitude to superstition, falsehood, etc., as against the freedom in Faith; and finally, the Fire which burns the very soul (see also 32:10).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
تَعْجَبْ
şaşırıyorsan
فَعَجَبٌ
asıl şaşı- lacak şey
قَوْلُهُمْ
(şu) sözle- ridir
ءَاِذَا
o zaman mı
كُنَّا
olduk
تُرَاباً
bir toprak
ءَاِنَّا
gerçekten biz mi
لَف۪ي
elbette içindeyiz
خَلْقٍ
bir yaratılış
جَد۪يدٍۜ
yeni
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
بِرَبِّهِمْۚ
Rabblerini
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar
الْاَغْلَالُ
halkalar (bulunanlardır)
ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ
boyunlarında
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar
اَصْحَابُ
ehlidirler
النَّارِۚ
ateş
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ
ebedi kalıcıdırlar
(Resulüm!) Eğer (Allah'ın bu yarattıklarına) şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey onların, "biz (ölüp) toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi (ondan sonra) yeniden yaratılacağız?" demeleridir. İşte onlar, Rabblerini inkâr edenlerdir, işte onlar (kıyamet gününde) boyunlarında (demir) halkalar bulunanlardır ve işte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
عَجِبَ
Fiil-I
ع ج ب
Şaşırdı, hayret etti, şaştı
عَجَب
İsim
ع ج ب
Şaşırtıcı, hayret verici
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
تُرَاب
İsim
ت ر ب
Toprak
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
جَدِيد
Sıfat
ج د د
Yeni
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
غِلّ
İsim
غ ل ل
Kin, zincirler, halkalar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عُنُق
İsim
ع ن ق
Boyun
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz