close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 40. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in mâ nuriyenneke ba’da-lleżî ne’iduhum ev neteveffeyenneke fe-innemâ ‘aleyke-lbelâġu ve’aleynâ-lhisâb(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara vaat ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de sana düşen vazife, ancak tebliğdir, seni öldürsek de ve hesap, bize aittir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara (azap cinsinden) va’ad ettiklerimizden bir kısmını Sana göstersek de, veya (bundan önce) Senin hayatına son versek de; (zalimler ve hainler asla kurtulacak değildir. Ey Resulüm!) Sana düşen sadece tebliğ ve davettir. Hesap görmek Bize aittir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmının başlarına geldiğini, ister sana sağlığında gösterelim, ister bundan önce seni öldürelim, her iki durumda da sana düşen, ancak mesajı tebliğ etmek, duyurmaktır. Hesap görmek ise, bize aittir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara yaptığımız vaatlerin, tehditlerin bir kısmını sana göstersek veya ondan önce senin ruhunu alarak ölümünü gerçekleştirsek bile, sana ancak Allah'ın emirlerini tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bizim huzurumuzda görülecektir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 88/21-26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara vaadettiklerimizin bazılarını sana göstersek de senin canını alsak da sana düşen sadece tebliğdir. Hesap görmek ise bize aittir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara (azab olarak) va'dettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de, senin hayatına son versek de, sana düşen yalnızca tebliğ etmek, hesap (sormak) bize aittir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, seni (bundan önce) vefat ettirsek de, ey Rasûlüm sana düşen ancak tebliğdir. Hesaba çekip ceza vermek de yalanız bize aittir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer onlara vaadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek (gerçekleştirsek, onların işini bitirsek) veya seni vefat ettirsek, bil ki sana düşen, yalnızca tebliğdir. Bize düşen de hesap görmektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ya onlara vaad ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana gösteririz; yahut da seni vefat ettiririz. O halde tebliğ etmek sana, hesap sormak da bize düşer.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar için söz verilen şeylerin, sana gösteririz birtakımını, ya da seni alırız, sana düşen ancak eriştirmek, bize düşen hesaptır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek yahut seni, (onu görmeden) vefat ettirsek, yine de sana düşen sadece tebliğ etmektir. Bize düşen de hesaba çekmektir.
Yani sen bunları hiç düşünmeden görevini yapacaksın. Çünkü senin vazifen Allah’tan indirilenleri hayata geçirmek ve tebliğ etmektir. Müslümanlar da Hz. Peygamberin tebliğ ettiği bu ayetlerin doğrudan muhatapları olarak gayretlerinin sonucunu merak etmeden vazifelerini sorumluluklarını yerine getirmelidir.  
Cemil Said
swap_vert close
Gerek tehdîdlerimizden bir kısmı husûl bulsun ve gerek husûl bulmazdan evvel seni yanımıza çağıralım senin vazîfen tebliğdir ve senden hesâb sormak bize ’âiddir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de senin canını alsak da, vazifen sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek Bize düşer.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara va’dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.[292]
“Ana kitap” için ayrıca bakınız: Zuhruf sûresi, âyet, 4.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara haber verdiğimiz azabın bir kısmını sana ister gösterelim, ister (bundan önce) seni vefat ettirelim, senin görevin sadece tebliğ etmektir; hesaba çekmek bize aittir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, onlara vâdettiğimizin (azabın) bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de sana ancak (Allah'ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bize aittir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak da, sana düşen görev bildirmektir. Hesap ise bize düşer.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, yahut seni, onu görmeden vefat ettirsek, yine de sana düşen sadece tebliğ etmek, bize düşen de hesaba çekmektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlara yaptığımız vaıydin bazısını sana muhakkak göstersek de yâhud seni vefat ettirsek de her halde belağ sana, hisab bizedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlara (kâfirlere, azap olarak) vadettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de veya (bundan önce) seni vefat ettirsek de hiç şüphesiz sana düşen sadece tebliğdir. Hesap görmek bize aittir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İster onlara yaptığımız uyarının bir kısmını sana gösterelim, ister senin canını alalım; sana düşen sadece tebliğ yapmaktır.¹ Hesap görmek Bize aittir.
1- İnsanları gerçeğe çağırmaktır, vahyi onlara duyurmaktır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bizim onlara (onların başına gelib çatacağına) söz verdiğimiz (azâb) ın bir kısmını sana göstersek de, yahud seni (ondan evvel) öldürsek de ancak sana düşen (vazîfe, risâletini) tebliğ etmekdir. Hesâb (ları, cezaları) da yalınız bize âiddir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlara va'd ettiğimiz (azâb)ın bir kısmını sana (onları helâk etmekle dünyada)göstersek veya seni (daha önce) vefât da ettirsek, artık sana düşen ancak tebliğdir; hesab görmek ise bize âiddir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de seni (bundan önce) vefat ettirsek de, (ey Resulüm) sana düşen ancak tebliğtir. Hesap sormak da yalnız bize aittir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer biz, inkâr edenlere vaat ettiğimiz şeyleri sana göstersek de veyahut seni öldürsek de, sana düşen açıkça tebliğdir. Hesap sormak bize aittir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, daha önce senin canını alsak da sana düşen yalnız bildirmektir. Hesabını görmek ise bize düşer.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ya onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmını sen sağ iken sana gösteririz, yahut göstermeden evvel senin ruhunu alırız, sana ancak risaleti tebliğ düşer, bize de hesap.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Onlara vaat ettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de (göstermeden) senin canını alsak da (değişmez). Senin vazifen sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek de Biz’e düşer.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara (azap olarak) vaat ettiklerimizden bir kısmını sana göstersek de (göstermeyip) senin hayatına son versek de sana düşen yalnızca tebliğdir ve hesap da bize aittir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onları tehdit ettiğimiz azap ve felâketlerinbir kısmını daha dünyadayken gerçekleştirerek, özlemini çektiğin mutlu ve aydınlık günlerisana hemen göstersek de; çetin bir mücâdelenin ardından seni vefât ettirerek mükafatını âhirete ertelesek de,her iki durumda da senin görevin, yalnızca hakîkati tebliğ etmektir; hesabı görmek ise Bize aittir. O hâlde, ey Müslüman! Emek ve gayretlerinin semeresini görüp görmeyeceğini hesaba katmadan Kur’an’ı duyurmaya, anlatmaya devam et; bu uğurda can vermek gerekse bile, Allah yolunda mücâdeleden vazgeçme! O zaman göreceksin ki, İslâm hızla yayılacak ve küfür cephesi gün be gün eriyip yok olacaktır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimizin bazısını sana göstersek de, seni vefat ettirsek de, doğrusu sana düşen görev, Tebliğ Etmek’tir / Bildirim’dir. Hesaba Çekmek bize aittir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sen, onlara vereceğimiz cezanın bir kesitini, daha ölmeden mutlaka göreceksin. Sen işine bak, tebliğ görevine devam et. Hesap ve ceza işini de bize bırak.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlere vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, sana göstermeden senin dünya hayatını bitirsek de, senin görevin sadece tebliğ etmektir. İnkâr edenlerin hesabını görmek bize aittir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz onlara vadettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de [*] sana ancak (Allah’ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. [*] Hesap, yalnız bize aittir.
Benzer mesajlar: Yûnus 10:46; Mü’min 40:77.,Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Nahl 16:35, 82; Nûr 24:54; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Teğâbun 64:12; Ğâşiye 88:21.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara vâdettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de senin hayatına son versek de (fark etmez) tebliğ sana, (onların) hesabı(nı görmek de) Bize aittir.¹
1 Ra’d: 31 ve 34. âyetlerde vadettiğimiz azabı, sana göstersek de göstermesek de fark etmez. Sen, bunu hiç düşünmeden görevini yap. Çünkü senin üzerine vacip olan ancak tebliğdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İMDİ, onlara vaad ettiğimiz [azabın] ⁷⁸ bir kısmının [başlarına geldiğini] ister sana [sağlığında] gösterelim, ister [bundan önce] seni öldürelim, her iki durumda da sana düşen ancak mesajı tebliğ etmek, duyurmaktır; hesabı görmek ise Bize aittir.
78 Yani, yukarıda 31. ayetin son paragrafında belirtildiği üzere, “hakkı inkara şartlanmış olanları” (ellezîne keferû) bekleyen felaketler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi onlara tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, ya da senin ölümünü takdir etsek unutma ki sana düşen sadece tebliğdir.1 Onları hesaba çekmek bize düşer.2, 124/54, 288/2
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İMDİ, onları tehdit ettiğimiz (cezanın) bir kısmını ister sana (daha hayatında) gösterelim, isterse (ondan önce) senin ölümünü takdir edelim: unutma ki sana düşen yalnızca tebliğ etmektir; (onların) hesabını görmekse sadece bize düşer.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Onlara yaptığımız va'adlerin (tehdit ve azapların) bir kısmını sana göstersek de veya seni (ondan önce) vefat ettirsek de, sana düşen görev (Rabbinin emirlerini) tebliğ etmektedir, onların hesabını görmek (amellerinin cezasını vermek) ise bize aittir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara va’dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek senin görevin sadece tebliğ etmek veonların hesap görmek de bize aittir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer onlara vaadettiğimizin bazısını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de, sana ait olan ancak tebliğdir. Bize ait olan da hesaptır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ya onları uyardığımız birtakım belaların bir kısmını sana gösterir, ya da bundan önce senin ruhunu teslim alırız, fark etmez. Zira senin görevin sadece tebliğ etmektir, hesap görmek ise Bize aittir. [88, 21-26]
Risalet ahkâmının tamamını tebliğ etmek gerekir. Fakat risalet cümlesinden olarak tebliğ edilen uyarmaların muhtevasına şahit olmak, tebliğin gereklerinden değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz, ya da (bundan önce) senin canını alırız (fark etmez). Sana düşen, sadece duyurmaktır. Hesap görmek bize düşer.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer biz, onlara va'd iylediğimiz 'azâbın ba'zılarını sana göstersek veyâ görmezden evvel seni vefât itdirsek her halde sana vâcib olan ancak teblîğdir. Onların ru'yet-i hesâbı bize 'âiddir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları tehdit ettiğimiz şeyin[*] bir kısmını sana göstersek de seni vefat ettirsek de sana düşen yalnızca tebliğdir. Hesabını sormak bizim işimizdir.
[*] Bir topluluğun Kitap karşısında görmezlikten gelmesi, yalan yanlış şeylere sarılması, Kitabın hükümlerini uygulamaktan kaçınmaları durumunda tehdit edildikleri şeyler Ra'd 13/31 ve En'am 6/65-67'de bildirilmiştir. Bu ayetlerde geçen tehditler Dünya hayatına ilişkin olanlardır. Ahiret hayatı için cehennem cezası pek çok ayette ayrıca belirtilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek ya da (daha önce) senin ölümünü takdir etsek, senin görevin ancak tebliğdir. Hesaba çekmek bize aittir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara vaad ettiğimiz şeyin bir kısmını sana göstersek de, bundan önce senin canını alacak olsak da, sana düşen tebliğ etmek, Bize düşen ise hesap görmektir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ya onlara vaat ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana gösteririz yahut da seni vefat ettiririz. O halde tebliğ etmek sana, hesap sormak bize düşer.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger gösterevüz saña bir nicesini anuñ kim va'de eylerüz anlara yā öldürevüz seni bayıķ üzerüñedür degürmek daħı üzerümüzedür hisāb eylemek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı [a]nı (?) gösterevüz bir niçeyi anı kim va‘de eylerüz anlara, ya öldüre‐vüz seni, bayıḳ üzerüñedür degürmek. Daḫı üzerümüzedür ḥisāb eylemek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara və’d etdiyimizin (əzabın) bir qismini sənə göstərsək də və ya (ondan qabaq) səni öldürsək də (Öz dərgahımıza götürsək də, fərq etməz). Sənin vəzifən ancaq (dini) təbliğ etməkdir. Haqq-hesab çəkmək isə Bizə aiddir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whether We let thee see something of that which We have promised them, or make thee die (before its happening), thine is but conveyance (of the message), Ours the reckoning.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Whether We shall show thee (within thy life-time) part of what we promised them or take to ourselves thy soul (before it is all accomplished),- thy duty is to make (the Message) reach them: it is our part to call them to account.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
مَا
o şeyi
نُرِيَنَّكَ
sana göstersek
بَعْضَ
bir kısmını
الَّذ۪ي
o şeyin ki
نَعِدُهُمْ
onlara vaad ediyoruz
اَوْ
ve- ya
نَتَوَفَّـيَنَّكَ
seni vefat ettirsek
فَاِنَّمَا
artık ancak
عَلَيْكَ
sana düşen
الْبَلَاغُ
tebliğdir
وَعَلَيْنَا
ve Bize âittir
الْحِسَابُ
hesap
(Resulüm! Sen sabret!) Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana (dünyada iken onları helâk ederek) göstersek veya seni (daha önce) vefat ettirsek de sana düşen ancak (hakkı) tebliğdir. Hesap görmek (yalnız) Bize aittir.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
تَوَفّٰى
Fiil-V
و ف ي
Vefat ettirdi, canını aldı, alıp götürdü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
بَلَاغ
İsim
ب ل غ
Tebliğ
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حِسَاب
Fiilimsi-III
ح س ب
Hesap etme, hesaba çekilme