Bunun içindir ki, kendilerine bu vahyi bahşettiğimiz kimseler ⁶⁸ [ey Peygamber,] sana indirdiklerimizden ötürü sevinir, hoşnut olurlar; ⁶⁹ fakat başka inançların bağlıları arasında onun bir kısmının geçerliliğini inkar edenler var. ⁷⁰ [Ey Peygamber, onlara] de ki: “Ben yalnızca Allah’a kulluk etmekle ve O’ndan başkasına tanrısal güçler, tanrısal nitelikler yakıştırmamakla emrolundum: ⁷¹ [bütün insanlığı] O’na çağırıyorum ve dönüşüm de O’nadır!”
68 Zımnen, “ve ona inananlar”.69 Yani, onlara bu dünyada doğru yolu gösterdiği, öte dünyada da ebedî mutluluğu vaad ettiği için.70 Yani, Kur’an’ın, kendi dinlerinin öngördüğü ya da öğrettiği manevî kavramlarla eş değer pek çok şey ihtiva ettiğini kabul ettikleri halde. Bu anlam örgüsü içinde ahzâb tabiri (lafzen, “hizipler” ya da “mezhepler”; tekili hizb) öteki dinlerin ya da inançların mensupları anlamına geliyor (Taberî ve Râzî).71 Cümlenin başındaki “yalnızca” (innemâ) takısı “açıkça gösteriyor ki [İslam’da] bu (tevhid) [ilke]siyle bağlantılı olmayan tek yükümlülük, tek emir ya da nehiy (yasak) yoktur” (Râzî).