close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekadi-stuhzi-e birusulin min kablike feemleytu lilleżîne keferû śümme eḣażtuhum(s) fekeyfe kâne ‘ikâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki senden önceki peygamberlerle de alay edildi de kafirlere mühlet verdim, sonra da onları helak ediverdim. Nasıl bu azap?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Senden önceki elçilerle de alay edilmeye kalkışıldı, bunun üzerine Ben de o inkâra sapanlara bir süre (mühlet ve fırsat) tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakaladım. İşte bak azapla sonuçlandırmam (ve intikam almam) nasıl olmaktaymış?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, senden önceki elçilerle de alay edilmişti. Buna rağmen biz, O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri, bir süre kendi hallerine bıraktık; ama sonunda kıskıvrak yakaladık ve böylece benim cezalandırmam nasıl olurmuş gördüler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Senden önceki Rasullerle de alay edildi. Ben kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, küfre saplananlara bir süre meydan verdim. Sonra da cezalandırdım, işlerini bitirdim. Peygamberlerimle alay etme ve inkâr suçlarına denk, onları adâletle nasıl cezalandırdığımı bir görseydin!
bk. Kur’an-ı Kerim, 22/48.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Senden önce de peygamberlerle alay edildi. Ben inkâr edenlere mühlet verdim. Sonra onları yakaladım. Benim cezalandırmam nasıl olmuştu (bir bak)!
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o inkârcılara bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Andolsun ki, (Ey Rasûlüm) senden önce gelen Peygamberlerle de istihza edildi; ben de o kâfirlere bir müddet için meydan verdim. Sonra da onları azabla yakalayıverdim. Benim azabım nasıl dehşetli olmuştu!
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andsolun! Senden önceki peygamberler de alaya alındılar. (Önemsenmediler.) Ben de, onları inkâr edenlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. İşte bak! Azabımın nasıl olduğunu gör!...
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ancak ben inkâr edenlere mühlet verdim; sonra da onları yakaladım. Azabım nasılmış!
Besim Atalay
swap_vert close
Senden önce, nice nice peygamberler alay edildi, kâfirlere zaman verdik; sonra da yakaladık onları; imdi benim azabım nice?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, senden önce de nice resuller alaya alınmıştı. Ben de inkâr ede(rek zulme ve haksızlığa devam ede)nlere önce mühlet verdim, sonra da (onları azabımla) yakaladım. Ve (böylece) benim cezalandırmam nasıl olurmuş (gördüler). 
Bkz. 22/48  
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Senden evvel dahî rasûller dûçâr-ı istihzâ oldılar, ben kâfirlere bir mühlet virdim, ândan sonra tecziye itdim hem mücâzâtım nasıl oldı!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, senden önce de nice peygamberler alaya alınmıştı. İnkar edenleri önce erteledim, sonra cezalarını verdim. Cezalandırmam nasıldı?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkâr edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim cezalandırmam nasılmış!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ancak ben inkâr edenleri bir süre serbest bıraktım, sonra da onları yakaladım. Görülsün işte azabım nasılmış?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi de ben inkâr edenlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. (Görseydin ki) azabım nasılmış!
Edip Yüksel
swap_vert close
Senden önceki elçilerle de alay edildi. İnkarcılara fırsat verdim ve sonunda onları yakaladım. Sonuç nasıldı?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Ben de o kâfirlere bir süre için meydan verdim. Sonra da tuttum onları cezalandırdım. O vakit azabım nasıl imiş (gördüler).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kasem olsun ki senden evvel ki peygamberlerle istihza edildi de ben o küfredenlere bir müddet meydan verdim sonra da tuttum ıkaba çektim, o vakıt ıkabım nasıl oldu?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Kasem olsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. (Tarafımızdan belirlenmiş, bir vakte kadar) o kâfirlere mühlet verdim. Sonra onları (azabım ile) yakaladım. (O vakit) azabım nasılmış (gördüler)!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun senden önceki resullerle de alay edildi. Gerçeği yalanlayan o nankörlere süre tanıdım. Sonra zamanı gelince onları yakalayıverdim. Benim cezam nasıl olurmuş gördüler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki (Habîbim) senden evvelki peygamberlerle de istihza edilmişdir de ben o küfredenler (e bir zaman) için meydan vermişimdir. Sonra ise onları yakalayıverdim. Bu, benim nasıl (ve ne müdhiş) bir ıkaabımdr!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi de inkâr edenlere mühlet verdim; sonra onları (azabla) yakaladım! Artık azâbım nasılmış (gördüler)!(1)
(1)“Âlemde görünen tasarrufâttan (idâreden) anlaşılıyor ki Sâni‘-i âlemin pek yüksek celâlli ve izzetli bir haysiyeti (şânı) vardır ki, ubûdiyetle (kullukla) Sâni‘a (herşeyi san‘atla yaratan Allah’a) ta‘zîm(hürmet) etmeyenlerin veya istihfâf edenlerin (hafife alanların) te’diblerini (cezâlandırılmalarını) te’hîr ve imhâl etse (erteleyip mühlet verse) bile ihmâl etmez. Ve kezâ o Sultân’ın emirlerini nehiylerini (yasaklarını)kıymetsiz görüp îmân ile imtisâl etmeyenlere (uymayanlara) ve ibâdetle kendilerini sevdirmeyenlere ve şükranla hürmette bulunmayanlara rubûbiyetin (Allah’ın terbiye ediciliğinin) ebedî karargâhında (âhirette)elbette bir dâr-ı mücâzâtı (cezâ yeri) olacaktır.” (Mesnevî-i Nûriye, Lâsiyyemâlar, 34)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak, senden önceki elçilerle de alay edilmişti; buna rağmen ben de inkâr etmiş olanları bir süre kendi hallerine bıraktım; sonra (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülüklerinden dönmeyince) onları (azapla) yakalayıverdim. Artık azabım nasıl oluyormuş (gördüler)!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Senden önceki elçilerle de alay edilmişti, bende onlara süre tanımış ve onları yakalamıştım. Azabım nasılmış (gördüler).
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki senden önceki elçilerle eğlenilmişti. Ancak, Ben bu tanımazlara önce önel verdim. Sonra onları çarptım. O azabım nice idi!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Senden evvel nice peygamberler istihzaya uğramışlardı. Kâfir olanlara ben mühlet verdim. Sonra onları azaba giriftar ettim. Onlara verdiğim ukubetim nasıldı?
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Andolsun senden önce de nice elçiler alaya alındı da ben inkâr edenlere önce mühlet verdim sonra da onları yakaladım/cezalandırdım. Cezalandırmam nasılmış (görsünler bakalım!)
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz senden önceki peygamberlerle de alay edildi, bunun üzerine ben de o küfre sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. O vakit azabım nasıl imiş (gördüler).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey şanlı Elçi! Senden önceki elçilerle de alay edilmişti ve ben de inkâr edenlere birazcık mühlet tanımış, sonra dahepsini azâbımla kıskıvrak yakalayıvermiştim! İşte o zaman gördüler, benim cezalandırmam nasılmış!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun senden önce de rasûllerle alay edildi. İnkâr etmiş olanları önce erteledim; sonra yakaladım. Benim cezalandırmam nasıldı?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! senden önce de tanrı elçileriyle hep alay edilmiştir. Ama ben, inkarcıları önce biraz boşlamış, sonra da tuttuğum gibi hepsine cezayı basmışımdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Senden önceki Resuller de alaya alındı! Alay eden inkârcılara süre verdim. Süre dolunca onları cezalandırdım. Benim cezalandırmam nasılmış gördüler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti de ben kâfir olanlara zaman tanımış, sonra da onları yakalamıştım. [*] Benim azabım (bak) nasıl olmuştu!
Benzer mesajlar: En‘âm 6:10; Ra‘d 13:32; Hicr 15:11, 95; Enbiyâ 21:41.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun, senden önceki Peygamberlerle de alay edildi,¹ bunun üzerine Ben de o kâfirlere bir süre verdim, sonra da onları helâk ediverdim. Benim cezâlandırmam nasılmış? (gördüler.)
1 Ey Muhammed! Yani, kâfirlerin amaçları, îman etmek için cidden bir âyet ve delil istemek değil, sadece alay etmektir. Onun için bunlara hangi âyet indirilirse indirilsin yine îman etmezler. Çünkü daha önceki tüm Peygamberlere de aynı şey yapıldı. Bu, bunların âdetidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, senden önceki elçilerle de alay edilmişti; buna rağmen, Biz o hakkı inkara şartlanmış kimseleri bir süre kendi hallerine bıraktık; ama sonunda kıskıvrak yakaladık. Ve (böylece) Benim cezalandırmam nasıl olurmuş, (gördüler)!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Unutma ki senden önce de nice elçiler hafife alınmışlardı. Ben de gerçeği örtbas eden o kâfirlere belli bir mühlet vermiştim sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Cezalandırmam nasılmış öğrendiler. 18/59, 35/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu, senden önceki elçiler de alaya alınmışlardı. Bu yüzden, inkârda ısrar eden o kimselere (önce) süre tanıdım, sonunda onları yakaladım. Cezalandırma nasıl olurmuş, (görsünler bakayım)!
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi, ben o kafirlere (vazgeçerler diye ilkin) bir süre tanıdım! (Onlar bu süre tanımayı, yanlış değerlendirdiler, kendilerine hiç ceza verilmeyecek sandılar.. azdılar da azdılar) Sonra da onları tutup cezalandırdım. Azabım nasılmış! (o zaman anladılar)
Osman Fırat
swap_vert close
Senden önceki peygamberlerle alay edildi de inkâr edenlere bir süre verdim, sonra onları yakaladım. Cezâm nasılmış, (gördüler)!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, senden evvelki peygamberler ile istihzâda bulunulmuştu. Ben kâfir olanlara bir mühlet verdim, sonra onları yakaladım. Artık azap nasıl oldu!
Suat Yıldırım
swap_vert close
Senden önce de nice peygamberlerle alay edildi. Fakat Ben, o kâfirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim. Ama onlar akıllanmayınca sonra da onları azabımla kıskıvrak yakaladım, cezam nasılmış, gördüler. [22, 48]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Senden önceki peygamberlerle alay edildi de inkar edenlere bir süre meydan verdim, sonra onları yakaladım. Cezam nasılmış, (gördüler)!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Senden evvel gelen rasûller de istihzâ olundı. Küfür idenleri bir müddet imhâl itdim. Ve sonra 'azâb ve 'ikâb iyledim. gör ki 'ikâbım nasıl oldı?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ant olsun ki senden önceki elçilerle de eğlenilmişti. Ancak ben, ayetleri görmezlikten gelenlere önce süre verdim sonra onları çarptım. Azabım nasılmış (gördüler)!
Şaban Piriş
swap_vert close
Senden önce de nice peygamberlerle alay edilmişti. İnkar edenleri önce erteledim, sonra tuttum. Cezalandırmam nasıl oldu?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Ben ise onlara mühlet tanıdım, sonra da onları yakalayıverdim. Cezam nasıl oluyormuş?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, senden önceki resullerle de alay edildi. İnkâr edenlere biraz süre verdim ama sonunda hepsini yakaladım. Gördüler nasılmış azap!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yañśulandı yalavaçlar senden ilerü pes mühlet virdüm anlara kim kāfir oldılar andan duttum anları. pes nite oldı 'aźābum!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bayıḳ yañṣıladı peyġamberleri senden ilerü. Pes mühlet virdüm anla‐ra kim kāfir oldılar, andan ṣoñra ṭutdum anları. Pes nite oldı ‘aẕābum.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Səndən əvvəl gəlib-gedən peyğəmbərlərə də istehza edilmişdi. Mən kafirlərə möhlət verdim, sonra isə onları (əzabla) yaxaladım. Mənim onları cəzalandırmağım necə (də dəhşətli) idi! (Bir görəydin onlara nə dəhşətli əzab verdim!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily messengers (of Allah) were mocked before thee, but long I bore with those who disbelieved. At length I seized them, and how (awful) was My punishment!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Mocked were (many) Messengers(1849) before thee: but I granted respite to the unbelievers, and finally I punished them: Then how (terrible) was my requital!(1850)
1849 Cf. 6:10 and 36:30. 1850 The punishment was in many cases deferred. But when it did come, how terrible and exemplary it was?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدِ
andol- sun ki
اسْتُهْزِئَ
alay edildi
بِرُسُلٍ
resullerle
مِنْ قَبْلِكَ
senden önceki
فَاَمْلَيْتُ
ve mühlet verdim
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
ثُمَّ
sonra
اَخَذْتُهُمْ۠قف
onları yakaladım
فَكَيْفَ
ve nasıl
كَانَ
oldu
عِقَابِ
cezalan- dırmam
(Resulüm!) Andolsun ki senden önceki resullerle de alay edildi de Ben inkâr edenlere (kısa bir süre) mühlet verdim sonra da onları (azabımla kıskıvrak) yakaladım ve Benim cezalandırmam nasılmış (gördüler)!
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَمْلٰى
Fiil-IV
م ل و
Mühlet verdi, okudu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عِقَاب
İsim
ع ق ب
Ceza, azap, sona erdirme, cezalandırma