close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehuve-lleżî medde-l-arda vece’ale fîhâ ravâsiye veenhârâ(an)(s) vemin kulli-śśemerâti ce’ale fîhâ zevceyni-śneyn(i)(s) yuġşî-lleyle-nnehâr(a)(c) inne fî żâlike leâyâtin likavmin yetefekkerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki yeryüzünü enine, boyuna uzatıp döşemiş, orada yerleşmiş dağlarla ırmaklar yaratmış, gene orada her çeşit meyveyi çifterçifter halketmiştir; gündüzü de geceyle bürür. Şüphe yok ki bunlarda düşünen topluluğa deliller var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve yine O, yeri (insanların ve tüm canlıların yaşamasına ve ihtiyaçlarını karşılamasına en uygun şekilde) yayıp uzatan, onda sarsılmaz dağlar ve ırmaklar (yaratıp var) kılandır. Orada ürünlerin her birinden (döllenip çoğalmaları için) ikişer çift yaratmıştır; geceyi de gündüze bürüyüp katmaktadır. (Dünya’yı, Güneş’i, Ay’ı, gezegenleri ve galaksileri, muhteşem bir denge ve düzen içinde ve kendi yörüngelerinde döndürüp durmaktadır.) Şüphesiz bunlarda, düşünen bir topluluk için gerçekten ibretler vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yeryüzünü yayıp genişleten ve onun üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirip vadilerden nehirler akıtan ve orada her türlü bitkiden iki cins yaratan ve gündüzü geceyle örtüp, bürüyen O'dur. Doğrusu bütün bunlarda, düşünen insanlar için mutlaka çıkarılacak dersler vardır!
Ahmet Tekin
swap_vert close
O, yerleşimi sağlamak, hayatı kolaylaştırmak için yer kürenin toprağını, biyolojik, kimyevi yapısını, rengini oluşturup yayarak verimli hale getiren; yeryüzünde planlı olarak ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar ve ırmaklar yerleştiren, her türlü üründen erkekli dişili çiftler var edendir. Sürekli olarak gündüzü geceye bürüyor. Bütün bunlarda, gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için, Allah'ın birliğini ve kudretini gösteren âyetler, birçok konunun çözümüne işaretler vardır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 10/3; er-Râid, “med-de” maddesi.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yeri yayan, üzerinde sabit dağlar ve ırmaklar var eden, orada bütün meyvalardan çift çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyen yine O'dur. Şüphesiz bunlarda düşünen bir topluluk için ayetler vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve O, yeri yayıp uzatan, onda sarsılmaz-dağlar ve ırmaklar kılandır. Orada ürünlerin her birinden ikişer çift yaratmıştır; geceyi gündüze bürümektedir. Şüphesiz bunlarda düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Arzı, enine-boyuna uzatıp döşeyen, onda yerli yerinde dağlar ve nehirler yaratıp meyvelerin hepsinden o arzda ikişer ikişer (erkekli-dişili) yapan O'dur. Geceyi gündüze o bürüyor; muhakkak ki bunda, düşünecek bir topluluk için (Allah'ın kudret ve vahdaniyetini isbat eden) pek çok deliller vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Allah, yeryüzünü bir sergi yapan, dağları demirlenmiş gemiler gibi onda oturtan, (aralarında) nehirler kılan, her meyve türünden ikişer çift yaratan, devamlı bir şekilde geceyi gündüze bir örtü gibi geçirendir. İşte bunlarda, tefekkür eden bir toplum için ayetler (belgeler) vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yeryüzünü döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O'dur. Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor. Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için dersler vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünü yayan, onda ulu dağlarla, ırmakları yaratan, yemişleri çifte çifte türeten; geceyi gündüzle örten de odur; düşünen bir ulusçün bunda nice belgeler var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, yeryüzünü yayıp genişleten, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden/bitkiden (erkekli-dişili) iki çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyendir (gündüzü kısaltıp geceyi uzatandır). Şüphesiz bütün bunlarda, düşünen bir toplum için derin mesajlar vardır.
“Her türlü meyveden iki çift yaratan” ifadesi botanik bilimiyle tam bir uyum ortaya koyarak bitkilerde üremenin erkek ve dişi organlar vasıtasıyla gerçekleştiğini bitkilerin de dişisi ve erkeğinin olduğunu göstermektedir. “Gecenin gündüze bürümesi” gündüzün kısalıp gecenin uzamasıdır. Dünya’nın ekseninin yörünge düzlemi eğik olması sebebiyle bir yıl içinde gündüz ve gece saatleri devamlı uzar ya da kısalır. Kuzey yarımkürede 21 Aralık ile 21 Haziran tarihleri arasında günler aşama aşama uzar, 21 Haziran ile 21 Aralık tarihler arasında da geceler uzar. Güney yarımkürede de bunun tam tersi olur. Bu muhteşem denge ve düzen üzerine düşünmemiz, ibret almamız gerekmez mi?  
Cemil Said
swap_vert close
Arzı yaratan, üzerinde dağlar, nehirler halk iden her mahlûkâtı erkekli dişili meydâna getüren, giceyi gündüze kavuşdıran odur. Tefekkür iden kavim içün bunlar mu’cizelerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeri düzleyen, orada dağlar, nehirler var eden, her türlü üründen çift çift yetiştiren, gündüzü geceyle bürüyen de O'dur. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için ibretler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır.[289] O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.
Botanik biliminin açık bir şekilde ortaya koyduğu üzere bitkilerde üreme, erkek ve dişi organlar vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Bu erkek ve dişi organlar bazen aynı çiçekte, bazen ayrı çiçeklerde, bazen de hurmada olduğu gibi ayrı ağaçlardaki çiçeklerde olabilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yeryüzünü enine boyuna uzatan, onda sabit dağlar ve ırmaklar meydana getiren, orada meyvelerin her birinden çifter çifter yaratan O’dur. Geceyi de gündüzün üzerine O bürüyüp örtüyor. Düşünen insanlar için şüphesiz bütün bunlarda ibretler vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yeri döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O'dur. Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor. Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için ibretler vardır.  
 Modern ilmin bir keşfi olan bitkilerdeki döllenme olayını haber veren bu âyet Kur’an’ın mucize olduğunun açık delillerinden biridir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O ki yeryüzünü inşa edip üzerine sağlam dağlar, ırmaklar ve erkekli dişili yarattığı her çeşit meyveyi yerleştirdi. Geceyi gündüze bürüyor. Düşünen bir toplum için elbette bunda işaretler ve dersler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yeryüzünü enine boyuna yayıp döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar meydana getiren ve yeryüzünde meyvelerin hepsinden iki çift yapan O'dur. Sürekli olarak gece ile gündüzü birbirine dolamaktadır. Düşünecek olan bir kavim için bunda muhakkak ki, ibretler vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem o, odur ki Arza bir imtidad verdi ve onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaptı ve meyvelerin hepsinden onda iki çift yarattı, geceyi gündüze bürüyüp duruyor, her halde bunda tefekkür edecek bir kavm için âyetler var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yeryüzünü yayıp genişleten, onda sabit dağlar ve ırmaklar var eden, orada bütün meyvelerden (tatlı-ekşi, küçük-büyük, beyaz-siyah gibi) çift çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyen O’dur. Şüphesiz bütün bunlarda, (hakkı/hakikati) düşünen bir topluluk için (Allah’ın varlığını, vahdaniyetini ve kudretini gösteren nice) deliller vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve O ki, yeryüzünü uzattı¹ ve orada ağır baskılar ve nehirler yaptı. Orada meyvelerin hepsinden ikili eşler yaptı². Gündüzü geceyle örttü. Bunda tefekkür³ eden bir halk için ayetler⁴vardır.
1- Yaydı. 2- Her cinsten erkekli-dişili olarak. 3- Düşünen. 4- Allah'ın varlığının ve gücünün göstergesi olan işaretler, kanıtlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, yeri (enine boyuna) uzatıb döşeyen, onda oturaklı oturaklı dağlar ve ırmaklar meydana getirendir ve O, meyvelerin hepsinden, yine kendilerinin içinde, ikişer çift yaratmışdır. Geceyi gündüze O bürüyor ki bütün bunlarda iyi düşünecekler için elbette âyetler (deliller, ibretler) vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yeryüzünü yayan, orada sâbit dağlar ve nehirler yapan ve orada her çeşit meyvelerden ikişer eş kılan da O'dur. Geceyi gündüze (O) örtüyor. Şübhesiz ki bunda, düşünecek bir topluluk için apaçık deliller vardır.(2)
(2)“Arzın evvel-i hılkatine (dünyanın ilk yaratılışına) bakıyoruz ki: Mâyi‘ (sıvı) hâline gelen bir madde-i seyyâleden (akıcı maddeden) taş ve taştan toprak halk edilmiş (yaratılmış). Mâyi‘ kalsa idi, kābil-i süknâ (oturmaya müsâid) olmazdı. O mâyi‘ taş olduktan sonra timur (demir) gibi sert olsa idi, kābil-i istifâde olmazdı (istifâde edilemezdi). Elbette buna bu vaziyeti veren, yerin sekenelerinin (yeryüzü ahâlisinin) hâcetlerini (ihtiyaçlarını) gören bir Sâni‘-i Hakîm’in (herşeyi hikmet ve san‘atla yaratan Allah’ın)hikmetidir. Sonra tabaka-i turâbiye (toprak tabakası) dağlar direği üzerine atılmış, tâ içindeki dâhilî inkılâblardan(hareketlerden) gelen zelzeleler, dağlarla teneffüs edip (nefes alıp), zemîni (dünyayı) hareketinden ve vazîfesinden şaşırmasın. Hem denizin istîlâsından toprağı kurtarsın. Hem zîhayatların (canlıların)levâzımât-ı hayâtiyesine (hayâtı için lâzım olan şeylere) birer hazîne olsun. Hem havayı tarasın, gâzât-ı muzırradan (zararlı gazlardan) tasfiye etsin, tâ teneffüse kābil (nefes almaya müsâid) olsun. Hem suları biriktirip iddihâr etsin (depolasın). Hem zîhayâta lâzım olan sâir madenlere menşe’ ve medâr (kaynak ve vesîle) olsun. (...) Hem acîb (şaşılacak) ve garîb san‘atlar içinde rengârenk, acîb, hikmetli zemin yüzünün sîmâsındaki bu nakışlı çizgilere bak! Nasıl sekenelerine enhar (nehirler) ve çayları, deniz ve ırmakları, dağ ve tepeleri, ayrı ayrı mahlûklarına ve ibâdına (kullarına) lâyık birer mesken ve vesâit-i nakliye (nakil vasıtaları)yapmış. Sonra yüzbinler ecnâs-ı nebâtât ve envâ‘-ı hayvanâtıyla (nebât ve hayvan cinsleriyle) kemâl-i hikmet ve intizamla doldurup hayat vererek şenlendirmek, vakit be vakit (zaman zaman) muntazaman mevt (ölüm)ile terhîs ederek boşaltıp yine muntazaman بَعْثَ بَعْدَ الْمَوْتِ [Öldükten sonra dirilmek] sûretinde doldurmak; bir Kadîr-i zü’l-Celâl’in (sonsuz kudret ve celâl sâhibi) ve bir Hakîm-i zü’l-Kemâl’in (sonsuz hikmet ve kemâl sâhibi olan Allah’ın) vücûb-ı vücûduna (kat‘iyen var olduğuna) ve vahdetine (birliğine)yüzbinler lisanlarla şehâdet ederler.” (Mektûbât, 33. Mektûb, 329-330)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve O (Allah) ki, yeryüzünü (canlılar için hayata elverişli bir şekilde) uzatıp genişletmiştir ve içinde (yerkabuğunda) kök salan ağırlıklar (dağlar) yerleştirip nehirler oluşturmuştur ve (yine) orada her türlü üründen/bitkiden (döllenip çoğalmaları için) iki cins kılmıştır; O, (yerkürenin kendi ekseni etrafında dönmesini sağlayarak) geceyi gündüzün üzerine bürümektedr. Hiç kuşkusuz bunlarda düşünen (bilimsel araştırma yapan) kimseler için (Allah’ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren) ayetler (belgeler) vardır.*
(*) Orada her türlü meyve, sebze ve diğer ürünleri var etmiş; bunları da aynen insan ve hayvanlarda olduğu gibi çift, yani erkekli dişili yaratmıştır. Her ağaç, her bitki ancak erkek ve dişi tohumlarının çiftleşmesinden ve döllenmesinden meydana gelir. Bir kısım bitkilerde erkek ayrı ağaçta dişi ayrı ağaçta olur. İncir buna örnektir. Bir kısmında ise hem erkeği hem dişisi aynı çiçekte bulunur. Çiçek, erkekli ve dişili bir hünsa şeklinde açar ve döllenmeyi kendi bünyesi içinde gerçekleştirir. Çoğunlukla çiçekler böyledir. Esen rüzgârlar da bu çiftleşmeyi sağlamada vasıta olur. (bk. Hicr 15/22) (Ö.Çelik Tefsiri) İngiliz bilim adamı Paul Dirac, “Parite” adıyla bilinen çalışmasıyla 1933 yılında Nobel Fizik ödülünü kazanmıştı. Ona bu ödülü kazandıran çalışma kısaca maddenin eşler halinde yaratılmasıydı. Maddenin antimadde denilen bir eşi olduğu bu buluşla ortaya konmuştu. Sadece insanların ya da hayvanların değil bitkilerin ve daha bilinmeyen birçok şeyin eşinin olduğu ise Paul Direk’ten yüzlerce yıl önce söyleyen başka bir kaynak vardır. Bu kaynak 14 asır önce bilimin ve teknolojinin gelişmediği Arap çöllerinde yaşanan bir kişiye vahyedilen Kur’an’ı Kerim’di. Kur’an’da bitkilerin çift olduğu dişisi erkeği bulunduğu bildirilirken, bunun bilimsel yöntemlerle keşfi 100 yıl öncesine dayanır. Botanikçilerin de bitkilerin farklı cinslerinin olduğunu fark etmeleri ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşebilmiştir. Yani botanik biliminin açık bir şekilde ortaya koyduğu üzere bitkilerde üreme, erkek ve dişi organlar vasıtasıyla gerçekleşmektedir. (Her Şeyin Çiftler Olarak Yaratılması- Kuran’da Çelişki Yok.) İşte 14 asır önce Kur’an, yeryüzündeki hayatın inceliklerine bakışlarımızı çeviriyor ve yine o zamanın insanlarının habersiz olduğu bir şeyden, bitkilerin erkekli ve dişili olarak yaratılışından bahsediyor. Yani çiçeklerin ve meyvelerin erkek ve dişi olarak çift unsurlara sahip oldukları ve bir döllenme olayının gerçekleştiğine işaret etmektedir. İşte 1400 sene önce Kur’an’ın ‘’Her türlü üründen/bitkiden (iki cins) kılmıştır, ifadesi botanik ilmiyle de bir uyum içinde olduğu bir gerçektir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Arzı uzatan, arzın üzerinde dikilmiş dağları ve nehirleri var eden de O’dur. Arzın üzerinde ikişer çift olmak üzere (dişili erkekli) meyveler var eden ve gündüzün üzerine geceyi örten de O’dur. İşte bunlarda düşünebilen toplumlar için elbette pek çok işaretler vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yeryüzünü düzliyen, üzerindeki dağları, ırmakları var eden, o ürünleri çift olarak var eden, gündüzü gece ile örten Odur. Bütün bunlarda düşünenler takımı için kesin belgeler vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yeri yapan, üzerinde sabit dağları, ırmakları var eden O/dur. O, her bir neviden çift çift meyve [³] peyda etmiştir. O, gündüzü gece ile örter, işte bu eserlerde mütefekkirler için birtakım ibretler vardır.
[3] Tatlı, ekşi, kuru, taze gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzünü yayıp genişleten, orada sağlam dağlar ve nehirler var eden, her türlü üründen çift çift yetiştiren, gündüzü geceye bürüyen de O’dur. Doğrusu bunlarda düşünen bir toplum [kavm] için ibretler [âyât] vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve O, yeri yayıp uzatan, onda sarsılmaz dağlar ve ırmaklar kılandır. Orada ürünlerin her birinden ikişer çift yaratmıştır ve geceyi gündüze bürümektedir. Şüphesiz bunlarda düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yeryüzünü hayata elverişli bir şekilde yayıp döşeyen, oraya, başı bulutlara değen sarsılmaz dağlar yerleştiren; yemyeşil vadilerde dereler, çaylar ve ırmaklar akıtan; orada, her renk ve her çeşit bitkiden erkek-dişi olarak birer çift yaratan ve geceyi siyah bir tül gibi gündüzün üzerine örten, O’dur. İşte bütün bu anlatılanlarda, hakîkati anlamak amacıyla inceden inceye düşünen insanlar için Allah’ın Rab ve ilâh olarak varlığını ve birliğini gözler önüne seren nicedeliller, ibretler ve dersler vardır. Öyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeryüzü’nü döşemiş; orada oturaklı Dağlar ve Nehirler yapmış ve orada her Ürün’den ikişer çift yapmış olan O’dur. Gece’yi Gündüz’e bürüyor. Bunda, düşünecek bir kavim için elbette âyetler vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gördüğünüz gibi Allah, yeryüzünü yatırıp üzerine dağlar çakmış, nehirler serpiştirmiş, erkekli dişili her türlü meyve ağacı ile donatmıştır. Gördüğünüz gibi geceyi gündüze örtü yapmaya devam ediyor. Bütün bunlarda düşünce toplumları için elbette çıkarılacak dersler vardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah yeri yayıp döşeyen, yeryüzünde dağlar, nehirler meydana getiren, her türlü meyveden polenlerini dişili erkekli eşler olarak yaratandır. Rabbiniz yaşadığınız geceye gündüze hükmedendir. Şüphesiz yaşadığınız, gördünüz her şeyde düşünenler için deliller vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yeri döşeyen, onda ağırlıklar [*] ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O’dur. Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor. Şüphesiz ki bunlarda düşünen bir toplum için dersler vardır.
Yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz.Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve O Allah) yeryüzünü enine boyuna döşeyen, onda sâbit dağlar ve ırmaklar yaratan, orada ürünlerin her birinden iki eş¹ yaratan, geceyi gündüze bürüyendir. Şüphesiz bunlarda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.
1 Zevceyn: Yani iki zevç (eş), erkek ve dişi gibi iki ayrı cinsten meydana gelmiş çift demektir. Bunun bir de ayrıca “isneyn” diye “iki” sayısıyla sıfatlanması te’kid veya ikişer ikişer anlamına olduğu söyleniyorsa da bunun bir bölünme olması daha açıktır. Her meyvenin çiçeğinde hayvanların erkek ve dişisi durumunda bir çift eş vardır ki, o meyve işte bunların çiftleşmesinden meydana gelir. Nitekim “Ve rüzgârları aşılayıcı olarak gönderip, (bulutları aşılayarak) gökten su indirdik ve sizleri onunla suladık.” (Hicr: 22) buyurulmuştur. Sonra bu zevceyn de ayrıca iki kısımdır: Bir kısmı erkeği başka kaynakta, dişisi başka kaynakta olmak üzere ayrı ayrı iki ağaçta bulunan incir ve hurma gibi. Bir kısmı da hem erkeği, hem dişisi aynı çiçekte bulunur ve döllenmeyi kendi bünyesi içinde yapar, çoğunlukla çiçekler böyledir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yeryüzünü yayıp genişleten ve onun üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirip vadilerinden nehirler akıtan ve orada her tür bitkiden iki cins yaratan ⁷ ve gündüzü geceyle örtüp bürüyen O’dur. Doğrusu, bütün bunlarda, düşünen insanlar için mutlaka (çıkarılacak) dersler vardır!
7 Lafzen, “ve bütün ürünlerden orada [yani, yeryüzünde] çiftler (zevceyn isneyn) türeten/çıkaran O’dur”. Zevc terimi bu anlam örgüsü içinde “bir çift” anlamına da gelebilir, “çifti oluşturan şeylerden biri” anlamına da; Ama zevceyn ikileme (tesniye) formunu isneyn sayı sıfatı izlediği zaman, bu sözcük grubu, şüpheye yer bırakmayacak biçimde, “erkek-dişi iki cinsin birlikte oluşturduğu bir çift”i ifade eder. Bu itibarla, yukarıdaki ifade her bitki türünden iki cinsin (yani, erkek ve dişi) var olduğunu dile getirmektedir ki, bu botanik bilimiyle tam bir uyum ortaya koymaktadır. (Pamuk gibi bazı bitkilerde erkek ve dişi üreme organları çoğu zaman aynı çiçekte, birlikte bulunmaktadır. Buna karşılık, kabak türünden bazı bitkilerde görüldüğü gibi, bazan erkek ve dişi organlar aynı bitkinin değişik çiçeklerinde; ve daha seyrek olmak üzere, hurma ağacında olduğu gibi, bazan da erkek ve dişi bitki bütünüyle ayrı sapta ya da gövdede tek-cinsiyetli olarak ortaya çıkmaktadır.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine O’dur yeryüzünü yayıp döşeyen,1 orada sağlam ve sabit dağlar dikip,2 vadilerde nice nehirler akıtan,3 her üründen erkekli-dişili çiftler var eden4 ve gündüzü geceye bürüyüp örten.5 İşte bütün bunlarda, derinliğine düşünen bir toplum için nice deliller vardır.6, 12/21-22, 10/24, 36/33...36, 216/15-16, 21/31, 327/61, 436/36, 43/12, 78/8, 53/27, 22/61, 39/5, 62/164, 45/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dahası Allah, yeryüzünü uzatıp genişletmiştir; yani (bir yanda) sağlam ve sarsılmaz dağlar dikmiş, (öte yanda) nehirler akıtmıştır;[¹⁹³⁵] ve orada her üründen erkekli-dişili çiftler var etmiştir;[¹⁹³⁶] (elan) O, gündüzü geceyle örtmeyi sürdürüyor… Elbet bütün bunlarda, düşünen bir topluluk için derin mesajlar vardır.
[1935] Bizce ikinci cümle, yeryüzünün nasıl uzatılıp genişletildiğini (medde’l-ard) açıklamayı amaçlamaktadır. Ve bağlacını beyan vurgusuyla çevirmemiz bundandır. Yaratıcı bu iradesini yerküreye dağlar ve vadiler, yükseltiler ve çukurlar koyarak gerçekleştirmiştir. Engebeli arazi yapısı sayesinde yerkürenin yüzey alanı bir kaç kat uzatılmış ve yayılmıştır. Bu uzatılmayı, yeryüzünün kısaltılmasından söz eden âyetin zıddı olarak mecaza hamledip bu uzama ve kısalmayı “değerler” olarak düşünmek de mümkündür (Bkz: Âyet 41, not 51 ve 21:44, not 53). [1936] Bitkilerin erkekli dişili olduğunu beyan eden bu âyet hiç şüphesiz botaniği çok çok aşan bir maksada sahiptir. O da, tıpkı tabiat varlıkları gibi insanların, fikirlerin ve inançların da tek kutuplu olmadığıdır. Hemen arkadan gelen gece-gündüz çifti de bu maksadı teyit eder. Zaten âyetin sonu, vahyi düşünen bir topluluğa ithaf eder. Zımnen: düşünen bir topluluk için bir âyetin içinde sayısız âyet vardır, ama düşünmeyen için sayısız âyetler taşıyan o bir âyet de yoktur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yeryüzünü (enine boyuna yayıp) döşeyen, orada oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan O'dur ki, meyvelerden çifter çifter var ediyor; Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor; kuşkusuz bunlarda, düşünen bir toplum için bir çok ibretler vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkeklidişili) iki çift yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünüp fikreden bir toplum için kanıtlar vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O, o (Hâlık-i Kâdirdir) ki, yeryüzünü uzatmıştır ve onda sabit dağlar ve ırmaklar yaratmıştır ve onda meyvelerin hepsinden ikişer çift yetiştirmiştir. Geceyi gündüze bürüyor. Şüphe yok ki, bunda tefekkür eder bir kavim için elbette ibretler vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem O'dur ki yeri yaydı. Orada sağlam dağlar yükseltti, ırmaklar akıttı. Her meyvenin içinde iki eş yarattı. Sürekli olarak geceyi gündüze bürüyüp duruyor. Elbette bunlarda, iyice düşünen kimseler için, alacak nice dersler ve ibretler vardır. [10, 3]
Çiçeklerin ve meyvelerin erkek ve dişi olarak çift unsurlara sahip oldukları ve bir döllenme olayının gerçekleştiğine işaret edilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O'dur ki arzı uzattı, orada sabit dağlar ve ırmaklar var etti, orada her meyvadan iki çift (erkek-dişi) yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örter. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ayetler vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Arzı yapub serdi. Onda dağlar ve su mecrâları yapdı. Her dürlü meyve ve mahsûlden çift çift yaratdı. Gice gündüzi kaplar. Bütün bunlarda düşünen kavim içün 'ibret vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünü uzatan, içindeki oturaklı dağları, ırmakları, her üründen iki eşi oluşturan O’dur. Gündüzü de gece ile örter. Bunda düşünen bir topluluk için ayetler vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yeryüzünü yayıp döşeyen, orada sabit dağlar, nehirler var eden, her türlü ürünü ikişer çift kılan, gündüzü geceyle bürüyen de O'dur. Şüphesiz bunlarda, düşünen toplum için deliller vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yeri yayan ve onda dağlar ve ırmaklar yaratan da Odur. O, her üründen ikişer eş yaratır; geceyi gündüzün üstüne örter.(4) Tefekkür eden bir topluluk için bunda âyetler vardır.
(4) Göklerdeki kudret ve hikmet eserlerine dikkatleri çektikten sonra, Kur’ân, bu defa yeryüzündeki hayatın inceliklerine bakışlarımızı çeviriyor ve, yine o zamanın insanlarının habersiz olduğu birşeyden, bitkilerin erkekli ve dişili olarak yaratılışından bahsediyor. Gecenin gündüz üzerine örtülmesinde ise, kâinatta asıl olan şeyin gündüz değil, gece olduğuna bir işaret vardır ki, bu konuda ayrıntı 36:37’de gelecektir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeri uzatıp döşeyen ve onda oturaklı dağlar ve nehirler vücuda getiren O'dur. Bütün meyvelerden kendi içlerinde ikişer çift yaratmıştır O. Geceyi gündüze sarıp bürümektedir O. Bütün bunlarda derin derin düşünecek bir topluluk için elbette ayetler vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol oldur kim çekdi yiri ya'nį döşedi daħı ķıldı anuñ içinde ŧaġlar daħı ırmaķlar daħı her yimişden eyledi anda iki çift örter giceyi gündüze. bayıķ şunuñ içinde nişānlardur bir ķavma kim endįşe eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol oldur kim çekdi yiri. Daḫı ırmaḳlar, daḫı her yemişden eyledi andaiki çift. Örter giceyi gündüze. Bayıḳ şunuñ içinde nişānlardur bir ḳavme kiendīşe eylerler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yeri (insanların və başqa canlıların yaşaya bilməsi üçün) döşəyən (uzadıb genəldən), orada möhkəm dağlar, çaylar yaradan, bütün meyvələrdən (erkək-dişi, yaxud şirin-acı, turş-meyxoş və s. olmaqla) cüt-cüt yetişdirən, gecəni gündüzlə (gündüzü də gecə ilə) örtüb bürüyən Odur. Şübhəsiz ki, bunda (bütün bu deyilənlərdə) düşünən insanlar üçün (Allahın qüdrətini və vəhdaniyyətini sübut edən) neçə-neçə dəlillər vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And He it is who spread out the earth and placed therein firm hills and flowing streams, and of all fruits be placed therein two spouses (male and female). He covereth the night with the day. Lo! herein verily are portents for people who take thought.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And it is He who spread out the earth, and set thereon mountains standing firm and (flowing) rivers: and fruit of every kind He made in pairs, two and two:(1804) He draweth the night as a veil(1805) o´er the Day. Behold, verily in these things there are signs for those who consider!
1804 I think that this refers to sex in plants, and I see M.P. has translated accordingly. Plants like animals have their reproductive apparatus—male stamens and female pistils. In most cases the same flower combines both stamens and pistils, but in some cases these organs are specialised in separate flowers, and in some cases, even in separate trees. The date palm of Arabia and the Papaya of India, are instances of fruit trees which are unisexual (Cf. 20:53 and 31:10). 1805 Cf. 7:54 and n. 1032. The whole passage there may be compared with the whole passage here. Both their similarity and their variation show how closely reasoned each argument is, with expressions exactly appropriate to each occasion.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُوَ
ve O
الَّذ۪ي
O zattır ki
مَدَّ
uzattı
الْاَرْضَ
yeryüzünü
وَجَعَلَ
ve kıldı
ف۪يهَا
orada
رَوَاسِيَ
sabit dağlar
وَاَنْهَاراًۜ
ve nehirler
وَمِنْ كُلِّ
ve her birinden
الثَّمَرَاتِ
meyvelerin
جَعَلَ
kıldı
ف۪يهَا
orada
زَوْجَيْنِ
çift
اثْنَيْنِ
iki
يُغْشِي
bürüyor
الَّيْلَ
geceyi
النَّهَارَۜ
gündüze
اِنَّ
muhak- kak
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda var
لَاٰيَاتٍ
elbette âyetler
لِقَوْمٍ
bir kavim için ki
يَتَفَكَّرُونَ
tefekkür ediyorlar
Yeryüzünü yay(ıp döşey)en, orada sabit dağlar ve nehirler var eden ve orada her türlü meyvelerden (erkek ve dişi olmak üzere) ikişer çift yaratan O'dur. Geceyi de gündüz(ün üzerin)e (O) örter. Muhakkak ki bunda (enine boyuna düşünüp) tefekkür eden bir kavim için âyetler (ibret ve deliller) vardır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مَدَّ
Fiil-I
م د د
Mühlet verdi, sürükledi, uzattı, yaydı, (gözünü) dikti, yardım etti
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَوَاسِيَ
Etken fiil
ر س و
Sabit dağlar
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ثَمَرَات
İsim
ث م ر
Mahsuller, ürünler, meyveler
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
اِثْنَيْن
İsim
ث ن ي
İki
اَغْشَى
Fiil-IV
غ ش و
Örttü, kapladı, bürüdü, perdeledi
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
نَهَار
İsim
ن ه ر
Gündüz
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
تَفَكَّرَ
Fiil-V
ف ك ر
Tefekkür etti, düşündü