close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne yasilûne mâ emera(A)llâhu bihi en yûsale veyaḣşevne rabbehum veyeḣâfûne sû-e-lhisâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardır Allah neyi ulaştırmayı emrettiyse ulaştıranlar ve Rablerinden ürkerler ve kötü hesaptan korkarlar.
Ulaştırılması, riâyet edilmesi emredilen şey, bütün peygamberlerle kitaplara inanmaktır. Hz. Muhammed (s.a.a)'e yardım etmek, ona uyup din düşmanlariyle savaşmak, anaya babaya saygı göstermek ve akrabalık haklarına riâyet etmektir de denmiştir  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onlar ("Ulü’l Elbâb=akıl ve vicdan erbabı" sayılanlar) Allah’ın birleştirilmesini ve devam ettirilmesini emrettiği (akrabalık bağlarını ve İslam kardeşliği haklarını) gözetenlerdir. (Bu konuda) Onlar Rablerinden saygı ile çekinir, (akrabalarına ve Hakk davadaki yol arkadaşlarına kötülük yapmak veya onlardan uzaklaşmak sonucu çekilecekleri) kötü hesaptan (sorgulamayı kaybedip cezalandırılmaktan) korkuyla ürperirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlar ki, Allah'ın ulaştırılmasını istediği şeyi ulaştırırlar, yani akraba ve mü'minlerle ilgiyi kesmezler. Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranırlar, O'nun çağrısına sağır kalanları bekleyen o pek kötü hesaptan korkarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, Allah'ın riâyet edilmesini, birleştirilmesini, bütün peygamberlerin tek davet ve tebliğ konusu İslâm dinindeki devamlılığı sağlayan hükümleri, Kur'an âyetlerinin irtibatlandırılarak bütünlük içinde düşünülmesini, uygulanmasını emrettiği şer'î kuralları, şer'î düzeni eksiksiz uygulayanlar, içleri titreyerek Rablerinden korkanlar, kötü bir hesaptan, ağır bir sorgulamadan endişe edenlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiğini ulaştırır, Rabblerinden çekinir ve kötü sorgulamadan korkarlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, Allah'ın gözetilmesini emrettiği hakları gözetirler (akrabalık bağlarını devam ettirirler ve iyilikte bulunurlar)? Rablerine saygı beslerler ve kötü hesabdan korkarlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği (bütün sosyal bağları) birleştirirler. Sahipleri olan Allah’a karşı ürperti duyarlar. Ve kötü bir muhasebeden de korkarlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirirler. Rabblerine saygı duyarlar ve hesabın kötüsünden korkarlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Buluşmayı Allahın buyurduğu üzere yerine getirenler, Tanrıdan çekinenler, kötü hesap vermekten de korkanlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yine onlar, Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranırlar ve hesabın kötü çıkmasından kaygı duyarlar.
“Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şey” insanların riayet etmesi gereken ilahi yasalardır. “Ulaştırırlar” ifadesi, bu yasaları yani dinin esasını oluşturan hükümleri nesilden nesle aktarırlar demektir. Buna “akrabalık bağlarını geliştirirler” şeklinde mana verenler olsa da önceki ve sonraki ayetlerin anlam örgüsüne dikkat edildiğinde bu cümleye verilecek olan en uygun anlamın ulaştırılması gereken şeyin “dinin esasını oluşturan ilahi yasalar” olduğudur. Bu ayetlerde bir anlamda mü’min kişinin özellikleri anlatılmaktadır. “Siz, insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder, kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız.” (A. İmran 3/110)  
Cemil Said
swap_vert close
20, 21, 22. Allâh’a karşu ’ahidlerini sâdıkane edâ idenler ve mîsâklarını nakz itmeyenler, Allâh’ın birleşdirmeği emr itdiğini birleşdirenler, Allâh’dan korkanlar ve bir gün virecekleri müdhîş hesâbdan havf iyleyenler, Allâh’ı görmek ümîdiyle felâkete sabr idenler, muntazaman edâ-yı salât iyleyenler, virdiğimiz erzâkdan gerek gizli gerek ’alenî sadaka virenler, seyyiâtını hasenât ile telâfî idenler dâru’l ’ukbâda (cennetde) sâkin olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerinden korkarlar; kötü hesaptan ürkerler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, Allah’ın riâyet edilmesini emrettiği haklara riâyet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar Allah’ın, korunmasını emrettiği bağı koruyan, rablerine saygıda kusur etmeyen, hesabın kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar Allah'ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir.  
 Âyetteki «Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyler»den maksat tefsircilere göre akrabalık bağlarını sürdürmek, müminlerle dostluk ve birlik halinde yaşamak gibi ailevî ve içtimaî vazifelerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki ALLAH'ın birleştirmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rab'lerini sayarlar ve kötü hesaptan korkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlar ki, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği şeye riayet ederler ve Rablerine saygı gösterirler ve hesabın kötülüğünden korkarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve onlar ki Allahın riayet edilmesini emrettiği hukuka riâyet ederler, Rablarına saygı besler! ve hisâbın kötülüğünden korkarlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve onlar ki, (sıla-ı rahim yapmak ve mü’minler arasında, olması gereken kardeşlik ve yardımlaşma bağını kuvvetlendirmek gibi) Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerine karşı yürekleri saygıyla titreyen ve (âhiretteki) çetin hesaptan korkanlardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve o kimseler, Allah'ın bağlı kalınmasını emrettiği şeye bağlı¹ kalırlar, Rabb'lerini saygı ile yüceltirler, hesabın kötü olmasından korkarlar.
1- Sahip çıkarlar, bağlantıyı kesmezler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar ki Allahın ulaşdırılmasını (idâme ve riaayet edilmesini) emretdiği şey'i ulaşdırırlar (ona riaayet ederler). Rablerinden korkarlar, (bilhassa) kötü hesâbdan endîşe ederler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onlar ki, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi(2) (akrabâlar ve mü'minler arasında olması gereken bağı) birleştirirler; Rablerinden korkarlar ve hesâbın kötüsünden endişe ederler.
(2)Buradaki emir hakkında bakınız; (sahîfe 4, hâşiye 3)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar ki, (insanların din, inanç, renk, milliyet ve dillerine bakılmaksızın herkesin hak ve hukuku konusunda) Allah’ın birleştirilmesini (kurulmasını) emrettiği şeyleri (bütün sosyal bağları) birleştirirler (gözetip korurlar). Ayrıca, (her konuda) Rabbileri karşısında saygıyla ürperir ve pek kötü bir hesaptan korkarlar. *
(*) Vahyin inşâ etmek istediği İslâm aklının koordinatlarından biri olan bu ilke, hakikatle ve kendi fıtratıyla tanışık ve barışık bir mü’minin özelliği olarak verilmektedir. Bunun tam tersine, mutlak hakikate ve kendi fıtratına karşı yabancılaşmış bir aklın tavrı hem 25. âyette hem de Medenî bir sûre olan Bakara 27’de şöyle dile getirilir: “Allah’ın kurulmasını emrettiği bağları kesip koparırlar ve yeryüzünde ahlâkî çürümeye neden olurlar”. İslâm aklının koordinatlarından biri olan bu ölçünün hem Mekke’de hem de Medine’de dile getirilmiş olması, zaman, zemin ve ortamın değişmesiyle değişmeyen insana dair temel bir meseleye parmak basıldığının işaretidir. Bu uyarıyı sadece akrabalık bağlarıyla sınırlamak doğru olmasa gerek. (M. İslamoğlu Meal Açıklaması) Yani onlar Allah’ın hakkına, kulların hak ve hukukuna riayet ederler. Akrabalarla ilgiyi kesmezler, akrabanın, komşunun, arkadaşının, mü’minlerin, müslüman olmayanların, bütün insanların, hayvanların ve bütün canlıların haklarına riayet ederler. Çevrenin, bitkilerin, ormanların ve cansızların hukukuna riayet ederler. Kısaca herkesin hak ve hukukuna riayet ederler ve hçbir varlığa zarar vermezler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın ulaşmalarını emrettiği şeylere ulaşıp sahiplenenler, Rablerine karşı saygılarını gösterirler ve (aleyhlerine çıkacak) hesabın kötüsünden de korkarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
o kimseler ki Allah’ın ulaşsın buyurduğunu ulaştırırlar, çalaplarından ürkerler, kötü hesaptan ürkerler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirenler [¹], Rablerinden korkanlar, çetin hesaptan endişe edenler.
[1] Allah'a iman edenler, akrabayı gözetenler, mü'min'leri sevenler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, Allah’ın riayet edilmesini/korunmasını [yasılûne] emrettiği haklara⁷ riayet eden, Rablerinden ürperen ve kötü hesaptan da korkanlardır.
7 Bu haklar, genelde ferdi, ailevi ve sosyal haklardır. Bir diğer ifadeyle maddimanevi, dünyevi ve uhrevi bütün haklardır. Kısaca Kur’an’da bahsedilen haklardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar, Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, akraba, komşu, yoksul, yetim ve yardıma muhtaç kimselere gereken ilgi ve yakınlığı göstererek Allah’ın geliştirilmesini emrettiği ilişkileri geliştirip canlandıran, Rab’lerine karşı yürekleri saygıyla titreyen ve mahşer gününde kötü bir şekilde hesaba çekilmekten korkarak, o gün gelip çatmadan önce kendilerini hesaba çeken kimselerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın sürdürülmesini emrettiği şeyi sürdürürler; rabb’lerinden çekinirler; Hesab’ın kötüsünden korkarlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah’ın sıkı tutulmasını emrettiği akrabalık bağlarını güçlendirenler, ahret sualinden korkarak, Rab’lerine karşı daimî bir ürperti içinde olanlar,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Müslümanlar; Allah’ın riayet edilmesini emrettiği haklara riayet eden, Allah’a saygı besleyen, Allah’ın yasalarına uyan, ahirette başlarına gelecek kötü hesaptan korkanlardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler; Rablerine saygı duyar ve hesabın kötüsünden korkarlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yine) onlar Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten,¹ Rablerine hakkıyla saygı gösteren ve kötü hesaptan çok korkan, kimselerdir.
1 Hakka hukuka riayet ederler. Allah’la, peygamberle ve akrabalarla ilgiyi kesmezler, Âlimlerin, hısım-akrabanın, komşunun ve bütün müminlerin, gayr-i müslimlerin ve bütün insanların, hayvanların, bütün canlıların, bitkilerin ve cansızların hukukuna riayet ederler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onlar ki, Allah’ın sıkı tutulmasını buyurduğu (bağları) sıkı tutarlar; ⁴³ Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranır, [O’nun çağrısına sağır kalanları bekleyen] o pek kötü hesaptan korkarlar;
43 Bu bağlar -aile bağları, öksüz/yetim ve yoksullara karşı taşınan sorumluluklar, komşular arasındaki karşılıklı hak ve görevler gibi- insanlararası ilişkilerden doğan bütün bağları, ayrıca inananlar arasındaki İslam kardeşliğinin öngördüğü manevî ve dünyevî bağların hepsini içine almaktadır (karş. 8:75 ve ilgili notlar.) “Allah’ın sıkı tutulmasını buyurduğu (bağlar)” sözüyle aktardığımız ifade, en geniş anlamıyla, insanın tüm yaratılmış âlemin bağlı olduğu amaç birliğinin farkında olup buna karşı duyarlı kalması yönündeki manevî yükümlülüğünü ve bu noktadan hareketle -Râzî’ye göre- tüm canlılara karşı sevgi ve şefkatle davranması yönündeki ahlakî sorumluluğunu da dile getirmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve bunlar, Allah’ın kurulmasını emrettiği bağları kurarlar. Zira bunlar, Rablerine saygıda kusur etmeyenler ve kötü hesapla karşılaşmaktan korkanlardır. 3/162, 5/119, 58/22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine onlar Allah’ın kurulmasını emrettiği bağları kurarlar:[¹⁹⁵⁹] Zira onlar Rablerinin (sevgisini yitirme) kaygısıyla titrerler ve hesabı kötü vermekten korkarlar.[¹⁹⁶⁰]
[1959] Vahyin inşâ etmek istediği İslâm aklının koordinatlarından biri olan bu ilke, hakikatle ve kendi fıtratıyla tanışık ve barışık bir mü’minin özelliği olarak verilmektedir. Bunun tam tersine, mutlak hakikate ve kendi fıtratına karşı yabancılaşmış bir aklın tavrı hem 25. âyette hem de Medenî bir sûre olan Bakara 27’de şöyle dile getirilir: “Allah’ın kurulmasını emrettiği bağları kesip koparırlar ve yeryüzünde ahlâkî çürümeye neden olurlar”. İslâm aklının koordinatlarından biri olan bu ölçünün hem Mekke’de hem de Medine’de dile getirilmiş olması, zaman, zemin ve ortamın değişmesiyle değişmeyen insana dair temel bir meseleye parmak basıldığının işaretidir. Bu uyarıyı sadece akrabalık bağlarıyla sınırlamak doğru olmasa gerek. [1960] Haşyet ve havf farkı için bkz: 10:62, not 83.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah’ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi (müminler arasındaki birliği) sağlarlar. (Akrabalara, fakirlere iyilik ve yardımda bulunurlar, toplumda çıkan ayrılığı gidermeye çalışırlar... Yaptıkları ve yapmadıkları amellerde) Rablerinden sakınırlar ve (ahirette) kötü duruma düşmekten korkarlar. (O gün gelip çatmadan evvel kendi kendilerini -vicdanlarında - hesaba çekerler)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlar ki Allâh’ın birleştirilmesini istediği şeyi birleştirirler. Rablerine karşı saygılı ve kötü hesaptan da korkarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, Allah Teâlâ'nın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirirler ve Rablerinden haşyette bulunurlar ve fena hesaptan korkarlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler. Rab'lerinden çekinir ve pek çetin bir hesaptan endişe ederler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onlar Allah'ın bitiştirilmesini istediği şeyi bitiştirirler. Rablerine karşı saygılı olur ve en kötü hesaptan korkarlar.
Akrabâ ile, mü'minlerle ilgiyi kesmez, ayırım yapmadan bütün peygamberlere inanırlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ'nın îsâlini emr iylediği şeyi îsâl iderler (sıla-i rahme ri'âyet iderler) rablerinden ve yevm-i kıyâmetin fenâ hesâbından korkarlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar, Allah’ın kurulmasını istediği bağı kuran, Rablerinden korkan ve verecekleri hesabın kötü olmasından endişe edenlerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirenler, Rab'lerinden korkanlar; kötü hesaptan korkanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi(12) birleştirirler, Rablerinden korkarlar, hesabın kötü çıkmasından çekinirler.
(12) Yine 2:27’de değinildiği gibi, bu ifade, akrabalık bağlarını gözetmek, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmamak (bk. 4:150), mü’minler arasındaki dayanışmayı korumak, yaratıklar arasındaki denge ve ilişkilere zarar vermemek gibi birçok anlamı içermektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar, Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar, Rablerinden korkarlar ve hesabın kötüsünden ürperti duyarlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim irürürler anı kim buyurdı Tañrı anı kim ulaşturınıla daħı ķorķarlar çalabı’larından daħı ķorķarlar ḥisāb yavuzlıġından.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlar kim irürürler anı kim buyurdı Tañrı, anı kim ulaşdurınıla. Daḫıḳorḳarlar Çalaplarından, daḫı ḳorḳarlar ḥisāb yavuzluġından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, Allahın birləşdirilməsini əmr etdiyi şeyləri birləşdirir (qohumluq əlaqələrini qoruyub saxlayır, mö’minlərə hörmət edir), Rəbbindən və (qiyamət günü çəkiləcək) pis haqq-hesabdan qorxurlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Such as unite that which Allah hath commanded should be joined, and fear their Lord, and dread a woeful reckoning.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who join together those things which Allah hath commanded to be joined,(1835) hold their Lord in awe, and fear the terrible reckoning;
1835 That is, join faith with practice, love of Allah with love of man, and respect for all Prophets alike, i.e., follow the universal Religion, and not odd bits of it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar ki
يَصِلُونَ
birleştirirler
مَٓا اَمَرَ
emrettiği şeyi
اللّٰهُ
Allah'
ın
بِه۪ٓ
onu
اَنْ يُوصَلَ
birleştirilmesini
وَيَخْشَوْنَ
ve haşyet duyarlar
رَبَّهُمْ
Rabb- lerinden
وَيَخَافُونَ
ve korkarlar
سُٓوءَ
kötüsünden
الْحِسَابِۜ
hesabın
Onlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi (resulünün ve vahyinin kendisiyle olan ünsiyet bağını) birleştirenler, Rabblerinden haşyet duyanlar ve hesabın en kötüsünden korkanlardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
وَصَلَ
Fiil-I
و ص ل
Birleştirdi, sığındı, ulaştı, dokundu, erişti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
وَصَلَ
Fiil-I
و ص ل
Birleştirdi, sığındı, ulaştı, dokundu, erişti
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
حِسَاب
Fiilimsi-III
ح س ب
Hesap etme, hesaba çekilme